<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
	<channel>
		<title><![CDATA[Efsane Board - Komik Fıkralar]]></title>
		<link>/</link>
		<description><![CDATA[Efsane Board - ]]></description>
		<pubDate>Tue, 21 Apr 2026 01:01:40 +0000</pubDate>
		<generator>MyBB</generator>
		<item>
			<title><![CDATA[Bana görünme de, kime görünürsen görün!]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=19419</link>
			<pubDate>Tue, 03 Jan 2023 17:40:04 +0100</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=19419</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bana görünme de, kime görünürsen görün!</span></span><br />
<br />
Hoca evlendiği ilk gece karısının yüzünü ilk kez görünce, felaket derecede çirkin olduğunu fark eder. Fakat olan olmuştur. Ertesi sabah, kadın nazlanarak Hoca'ya sorar:<br />
<br />
– Kocacığım, kime görüneyim, kime görünmeyeyim? Bu konuda bana bir şey söylemedin.<br />
<br />
Bu soru, Hoca'nın bütün sabrını bitirir. Hoca cevap verir:<br />
<br />
– Bana görünme de, kime görünürsen görün! <br />
<br />
 <img src="/images/smilies-2/Smileys-29.gif" alt="Smileys-29" title="Smileys-29" class="smilie smilie_634" /> <br />
<br />
 <img src="/images/smilies-2/Smileys-27.gif" alt="Smileys-27" title="Smileys-27" class="smilie smilie_632" /> </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Bana görünme de, kime görünürsen görün!</span></span><br />
<br />
Hoca evlendiği ilk gece karısının yüzünü ilk kez görünce, felaket derecede çirkin olduğunu fark eder. Fakat olan olmuştur. Ertesi sabah, kadın nazlanarak Hoca'ya sorar:<br />
<br />
– Kocacığım, kime görüneyim, kime görünmeyeyim? Bu konuda bana bir şey söylemedin.<br />
<br />
Bu soru, Hoca'nın bütün sabrını bitirir. Hoca cevap verir:<br />
<br />
– Bana görünme de, kime görünürsen görün! <br />
<br />
 <img src="/images/smilies-2/Smileys-29.gif" alt="Smileys-29" title="Smileys-29" class="smilie smilie_634" /> <br />
<br />
 <img src="/images/smilies-2/Smileys-27.gif" alt="Smileys-27" title="Smileys-27" class="smilie smilie_632" /> </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karagöz İle Hacivat Part6]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=17901</link>
			<pubDate>Tue, 27 Sep 2022 19:03:12 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=17901</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Karagöz İle Hacivat Part6</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Karagöz İle Hacivat: Tuzsuz Deli Bekir</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: TUZSUZ DELİ BEKİR</span><br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır. Ramazan ayının birinci günüdür.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ramazan-ı şerifler hayrolsun Karagözüm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen ne diyorsun Hacivat? Ramazan'la şerif neden kaybolsun? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ramazan-ı şerifler hayrolsun. Hayırlı ramazanlar. "<br />
Derdi dağlardan büyük olan Karagöz Hacivat'ın ne dediğini yine anlayamaz: " Ramazanların tarlası mı? Ne bileyim nerededir? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yani oruç ayına girdik Karagözüm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Oruçlu musun Karagözüm? Gece sahura kalktın mı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Gece sabaha kadar uyuyamadım. Bir aralık dalmışım. Kötü bir rüya gördüm. Adamın biri, beni kesiyordu. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayrolsun diyecektim. Ama böyle rüyanın hayrı olmaz ki. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hayri'yi rüyanda mı gördün? "<br />
Karagözün hey heylerde olduğunu anlayan Hacivat hey heylere hay hay der geçer.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, rüyanda seni kim kesiyordu? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Adamın biri. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> De hadi Karagözüm. Ağzımdan laf çıkmaz bilirsin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Şu Tuzsuz Deli Bekir. Rüyama kadar girdi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ne demek rüyama kadar girdi? Gerçek hayatta da mı keskinleri oynadı? "<br />
Karagöz anlatmaya başlar: " Yazın bir ara işsizdim. Tuzsuz'dan borç almıştım, ödeyemedim. İkidir gelir kapıyı tekmeler, açmadım diye kızar bağırır. Yolda önüme çıktı, kaçtım, kurtuldum. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Eee sonra ne oldu? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dün çıkmaz sokakta kıstırdı beni. Hani para dedi. Bıçağını çıkardı, ileri geri salladı. Bir böbrekten, bir ciğerden dedi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Elinden nasıl kurtuldun? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yarın söz, paranı vermezsem bildiğin gibi yap dedim. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O ne dedi? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Parça mı olsun, kuşbaşı mı dedi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, senin borcun ne kadardı? "<br />
Karagöz borcunu söyler. Hacivat, Karagöz'ün borcunu son kuruşuna kadar eline sayar. Karagöz buna çok sevinir. Daha sonra evinin yolunu tutar. Tahmini doğrudur. Tuzsuz Deli Bekir, elinde bıçağı, kapının önünde bağırıp çağırmaktadır. Karagöz, Bekir Efendi deyip paraları gösterince Tuzsuz bıçaklı elini arkasına saklar: " Vay Karagöz, borcunu getirdin galiba. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Evet, borcum, al say, hepsi tamamdır. "<br />
Tuzsuz parayı sayar: " Evet, tamam, der, borç morç kalmadı. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bir daha senden borç almam. Bu son olsun. "<br />
Tuzsuz: " Vay köfte vay, bir de haklı çıkarsın ha. Ben de sana borç verirsem elim bıçak tutamasın. " der ve bıçağını çıkarır. Karagöz eve kaçar. Kapıyı sürgüler. Kapının önünde nara atan, tehditler savuran Tuzsuz Deli Bekir daha sonra evin önünden uzaklaşır. Böylelikle Karagöz kurtulur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: AYAKLI KÜTÜPHANE</span></span><br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> "Hacivat, evi taşımışsın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Doğru taşıdım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Nereye taşıdın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şu kilisenin beş ev yukarısına. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kilis'e mi taşındın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kilis demedim Karagözüm. Kilise dedim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kilis'e taşındığına göre Konya'yı görmüşsündür. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Konya da nereden çıktı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kilis'e giderken kervan Konya'dan geçer. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ne Konya'sı, ne kervanı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Mervan dayım Konya'da otururdu. Çocukken gitmiştik. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dayının adı Mervan mıydı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Van daha ileride Acem sınırında. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Eee? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Orada bir göl varmış. Deniz kadar büyükmüş. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Göl deniz kadar büyük olur mu? Deniz gölden büyüktür. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Marmara Denizi, Ege Denizi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " .... "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Karadeniz, Akdeniz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bunları niye sayıyorsun? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Saymayı bilirim, bir, iki, üç. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sonra. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Üç, iki, bir. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sonrası yok mu? Sen kaça kadar okudun? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Üçe kadar. Matematikte birinciydim. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Belli, sondan birinci. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Okumam da iyidir. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şu dükkanın levhasını oku bakalım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kem küm. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sonra. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ham hum. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Senin neden üçe gidemediğin belli. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Üçe gidecektim ama evden göndermediler. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Neden? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çok şey öğrenmiştim, beynim dolmuştu. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yapma ya? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bana ayaklı kütüphane diyorlardı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ayaklı kütüphane ha? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen de bir şey bilmiyorsun Hacivat? Sen kaça kadar okudun? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Beşi bitirdim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Beşi mi? Ben senden çok okumuşum. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Vay vay! Üç mü büyük, beş mi? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen de amma cahilsin be Hacivat. Tabi ki üç büyük. "<br />
<br />
------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: KOCA KAFALI BİR KELEŞ</span></span><br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Gökyüzünde yıldız var, ay var. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yeryüzünde baldızımın yaptığı çay var. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Gökyüzünde bulut var, güneş var. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yeryüzünde unutma keleş var. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, keleş mi var? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Var tabi, koca kafalı bir keleş var. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Acaba kim bu keleş? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kim olacak tabi ki sen. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, kafan benimkinden büyüktür. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çaresiz kaldığın için, şu attığın çığlıktır. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Senin denizin bitmiş, çırpındığın sığlıktır. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sığır sana derler, benden fışkıran sağlıktır. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sığır bana mı derler? Ben sığır falan değilim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sağır değilsin ama sığır olduğun muhakkak. "<br />
Bana nasıl sığır dersin diyen Hacivat, Karagöz'ün yüzüne sert bir tokat vurur. Karagöz yere yuvarlanır, ayağa kalkar. Sol eli sol yanağının üstündedir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Aman Hacivat, bana vurdun. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sen de dayak istedin durdun. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Zalim Hacivat, bana vurma. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Senin uçarken gördüğün telli turna. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hamama gittim, yoktu boş kurna. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben seni bilirim, çalar durursun zurna. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " De git Hacivat, alırım seni ayağımın altına. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O biraz zor, bugün üzüm şerbeti içtim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tarlada buğday, başak mı biçtin? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, bugün çok saçmaladın. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivatım, seçmeyi bilemedin. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yanlışta olan ben değilim, sensin Karagözüm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tepeni delerim, budur son sözüm. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, barış yapalım, sun bana bir salkım üzüm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İki karış uzakta dur, bir bardak zıkkım çözüm. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Nasıl olur, bir bardak zıkkım çözüm? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İç zıkkımın kökünü, titrerken gör çözümü. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, zıkkım zehir olmasın? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Zehir, tehir olmasın, bardağa dolsun. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dur Karagözüm, zehir bardağa dolmasın. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman Hacivat sessiz kalsın. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ağzıma fermuarı çektim, işte bak sustum. "<br />
<br />
---------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: GÜBRE</span></span><br />
Hacivat Karagöz'ün evinin önünden geçerken, Karagöz pencereden Hacivat'ın üstüne atlar, boğuşmaya başlarlar. Yoldan geçen adamlar ikiliyi ayırırlar, bunlar sakinleşince adamlar gider. Yalnız kalınca Hacivat sorar: " Aman Karagözüm, bana neden saldırdın? Ben sana ne yaptım? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Şuna bak, bir de ne yaptım diye soruyor. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Söyle canım efendim, bir suçum varsa bileyim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Cenabettin Bey yalıya bahçıvan arıyormuş. Zoti'yi göndermişsin. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Doğrudur. Zoti iyi bahçıvandır "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben kötü bahçıvan mıyım? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayır, kötü bahçıvan değilsin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman beni gönderseydin. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Geçen defa seni gönderdiydim. Bahçedeki güllerin altına insan gübresi dökmüşsün. O kadar gül soldu. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Eee Cenabettin Bey geldi, Karagöz gülleri gübrele dedi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ama olmaz ki, insan gübresi dökülmez ki. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ne gübresi dökülür? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayvan gübresi dökülür. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kedi, köpek gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kuş, fare gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz Karagözüm, olmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bunlar hayvan değil mi? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayvan ama gübreleri bahçede kullanılmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kullanılırsa ne olur? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Topraktaki bitkiyi öldürür. Tarla, bahçe bozulur. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " .... "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bir de Cenabettin Bey'i sokakta kovalamışsın. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kovalarım tabi. Bana kızdı, bağırdı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kızar, bağırır. Yalının bahçesini tümden bitirdin. Bahçeyi temizletti, yeniden gül ektiriyor. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Keşke ben ekseydim gülleri. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Artık sana orası yasak. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Gülleri eksinler de sonra ben bakımını yaparım. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, söyle bakalım ne gübresi kullanırsın? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen söyle. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ahır hayvanlarının gübresi. Say bakalım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İnek, öküz gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Başka. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Boğa, tosun gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Başka. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " At, eşek gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Başka, başka. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Koyun, keçi gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Değil mi ya? İşte bunları kullanmalısın? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bak hepsini bildim. Zoti'yi kov, beni işe al. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Zoti'yi kovmam ama seni işe alırım. Yeni bir iş. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yeni bir iş mi? Ne işi bu? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yük taşıyacaksın. Sandık sandık domates. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Gündelik ne kadar? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Gündelikler hep aynı. Bu işin bir de ayrıcalığı var."<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ayrıcalık mı? Neymiş o çabuk söyle. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İstediğin kadar domates yiyebilirsin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İstediğim kadar mı? Desene yaşadım. Midem bayram edecek. "<br />
<br />
-----------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: ZAMAN MAKİNESİ</span></span><br />
Karagöz bir gün hızlı adımlarla evinden çıkar ve Hacivat'ın evine doğru yürümeye başlar. Karagöz çok hırslıdır, gözü hiçbir şeyi görmez. Kendisini tanıyıp, selam verenlere bile eyvallah etmez. Hışımla gelip, Hacivat'ın evinin kapısını çalar. Hacivat kapıyı açar:<br />
" Yavaş ol Karagözüm, kapıyı kıracaksın! Tokmağı görmez misin? Tekmeyle kapı çalınır mı? Evi yıkacaksın. Benden korkmaz mısın? "<br />
" Kes! Senden korkmam. Sen benden korkar mısın? "<br />
" Aman Karagözüm, korkarım. Yeter ki, evimi başıma yıkma."<br />
" Hemen gel, benim evin bahçesine. Hani diyordun ya yüz sene sonra ne seni ne beni kimse bilmez, hatırlamaz. Onun sağlamasını yapacağız. Bakalım doğru mu? "<br />
" Hah hah ha. Aman Karagözüm. Bırak yüz seneyi, elli altmış sene sonra bile insanlar bizi hatırlamaz. Suya yazılan yazı gibi, ağızdan söz uçup gider. Kim Hacivat diye, kim Karagöz diye, kim beni ana, kim seni bile. "<br />
" Kes! Çekerim senin kulaklarını. Kapa kapını, düş peşime. "<br />
Gerisin geriye dönüp uzaklaşan Karagöz'ün ardından, Hacivat koşarak zor yetişir: " Karagözüm, nedir benimle derdin? Ben öylesine şakacıktan söylemişimdir. Sen esas mı sanırsın? "<br />
" Artık iş çığırından çıktı. Sen şakacıktan konuşmadın, ben de esas sandım. Elli altmış sene değil, altı yüz altmış sene sonrasına gideceğiz ve o zamanın insanına bizi soracağız. Ey ademoğlu, Karagöz ile Hacivat'ı bilir misin, diyeceğiz. Yüz kişiden bir kişi bile tanımayan çıkarsa, ben süpürge olayım, yolları süpüreyim. "<br />
<br />
Karagöz daha sonra Hacivat'ı evinin bahçesine götürür ve kendi icadı zaman makinesini gösterir: " Bak Hacivat, bu benim yaptığım zaman makinesi. İkimiz buna binip geleceğe gideceğiz. Bakalım Bursa ve Pınarbaşı Meydanı nasılmış? Kaç yüz sene sonra insanlar nasılmış? Bütün bunları öğreneceğiz. "<br />
" Aman Karagözüm, bu ne böyle? Tahtadan, tenekeden bir odacık yapmışsın. Ama bunun tekerlekleri yok. Tekerlekleri olsa bile hani at, hani eşek. Bunu ne çekip götürecek? "<br />
" Kes! Zırıltıyı bırak! Tekerleğe ihtiyaç yok, çünkü yürümeyecek. Bu makine zaman içinde süzülecek. Süzülerek zamandan hızlı gidecek ve zamanın önüne geçecek. İstediğim yerde duracak ve o zamanda kalacak. Biz de makineden çıkıp geleceği göreceğiz, yaşayacağız. "<br />
"Neler diyorsun, Karagözüm? Söylediklerinin yarısını anlamadım. İddianı ispat et, benden sana bir tepsi cevizli baklava hediye. "<br />
Bunun üzerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bir tepsi cevizli baklava mı? Desene ağzım tatlanacak," dedikten sonra zaman makinesinin kapısını açar ve haydi bakalım Hacivat, gir içeri, der.<br />
Hacivat içeri girip sandalyeye oturur. Karagöz de diğer sandalyeye oturup kapıyı kapatır. Ayaklarıyla bisiklet pedalına benzer bir tür pedalı çevirmeye başlar. Aracın etrafını bir zaman bulutu kümesi kaplar. Karagöz, Bursa Pınarbaşı Meydanı diye bağırır ve pedalı altı yüz altmış defa çevirdikten sonra bırakır. Biraz sonra araç Pınarbaşı Meydanı'nda belirir. Karagöz ile Hacivat araçtan çıkarlar.<br />
<br />
Sene 2011. Aralık ayının yirmi dördü. Karagöz ile Hacivat'ı meydanın ortasında gören insanlar, onların başına toplanırlar. Bir çocuk sevinçle koşarak yanlarına gelir ve geride kalan annesine bağırır: " Anne, koş bak, Karagöz'le Hacivat. "<br />
Adamlar, kadınlar, çocuklar, Karagöz ile Hacivat'ın etrafını sarar. Duyan gelir, gören gelir. Ortalık kalabalıklaşır. Karagöz nasılsın? Hacivat nasılsın? diye hal-hatır soranlar çoğunluktadır. Sizleri çok seviyoruz, diyenler vardır. Karagöz atıp tutturmuş olmanın gönül rahatlığı içinde Hacivat'tan yana döner: " Hani Hacivat, kimse bizi tanımazdı? Ne oldu, gıkın çıkmıyor? Çamura oturdun mu şimdi? "<br />
" Ne desem bilmem ki, Karagözüm. Şaşırdım kaldım. İnsanlar bunca sene sonra bile beni tanıdılar ya, eee ben de az değilim hani, tanımasalardı şaşardım. "<br />
" Vay Hacivat, fırıldak olmuş dönüyorsun! Yaptığın laf kalabalığı. İnsanlar seni tanıdılar ama ben varım diye seni tanıdılar. Ben olmasam, seni kim bilecek? Önce benim adım anılıyor. Ben başroldeyim, sen fagüransın. "<br />
" Hah hah ha. Ona fagüran değil, figüran derler. "<br />
" Ha fagüran, ha fegüran, ne fark eder? Doğrusunu kim bilebilir ki? "<br />
<br />
Serdar Yıldırım da, ilk andan itibaren Karagöz ile Hacivat'ın yanındaydı. Onların konuşmalarına kulak müşterisi olmuştu. Karagöz'ün konuşmasından imla, kelime, söyleyiş hatalarını cımbızla çekip alarak, diliyle şekillendirip, doğrusunu söyleyen Hacivat, Serdar'ın bilerek yaptığı hatayı cımbızladı: " Oğlum, yazıyorsun bari doğrusunu yaz. Ona kulak müşterisi değil, kulak misafiri denir. "<br />
Aynı anda kadının biri, yanındaki kadına şöyle demektedir: " Üniversiteli gençler galiba. Çok güzel rol yapıyorlar. Tıpkısının aynısı Karagöz ile Hacivat bunlar. "<br />
" Doğru kardeş, belli tiyatro eğitimi almışlar. Böyle gerçekmiş gibi rol yapan tiyatrocu az bulunur. Broadway yıldızları, bunlara bir bardak su veremez. "<br />
Üniversiteli gençler galiba, diyen kadının on yaşındaki oğlu annesinin dediklerine katılmıyordu. Annesi, çok güzel rol yapıyorlar, demişti. Bakın bu doğru olabilirdi. Dünya bir sahnedir dersek, onlar başroldeki aktörlerden ikisiydi. Dünya sahnesine çeşitli devirlerde, çeşitli oyuncular önderlik etmişti. Önderler, liderlik pozisyonlarını hiçbir zaman kaybetmezler ve yüzyıllar sonra bile, bu özelliklerini sürdürürlerdi. Önemli olan, iyilikleriyle, artı değerleriyle hatırlanmaktı. İşte Karagöz ile <span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> Bu ikiliye kötüdür, fenadır demek kimsenin aklına gelmezdi. Her tip insan için, biçilmiş kaftandılar. Korkunç zordur, herkes tarafından beğenilmek, takdir edilmek.<br />
Annesi son olarak, tıpkısının aynısı, Karagöz ile Hacivat sanki bunlar, demişti. Sankiyi aradan çıkartırsak, geriye ne kalır? Gerçekten bunlar Karagöz ile Hacivat olabilir miydi? Çocuk, annesinin elinden kurtulup, Karagöz'ün ağzıyla boğazı arasındaki yeri yani sakalını tutup çekiştirdi. Sakal sağlamdı, tutanın elinde kalmıyordu.<br />
Çocuk: " Anne, Karagöz'ün sakalı takma değil, " dedi ve diğer eliyle Hacivat'ın sakalını çekiştirdi. " Bak anne, Hacivat'ın sakalı da takma değil. Bunlar gerçekten Karagöz ile Hacivat, " dediyse de annesinin çatılmış kaşlarıyla karşılaşınca sustu.<br />
<br />
Serdar daha sonra Karagöz ile Hacivat'ı kalabalıktan kurtararak Muradiye semtine götürdü. Oradan Çekirge semtine inecekler ve ikiliye türbelerini ziyaret ettirecekti. Yolda Serdar, şu internet kafeye girelim de resimlerinizi görelim ve hayat hikayenizi okuyalım, dedi.<br />
Bunun üzerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İnternet kafe mi? Ne interneti, ne kafesi? Güvercin kafesi filan gibi mi? "<br />
Serdar: " Hayır, güvercin değil, tavşan kafesi. Suya yazı yazarsın kalmaz ya internette havaya yazıyorsun kalıyor. Cep telefonunla resim çek, koy siteye, foruma, aylar sonra bile silinmez, bozulmaz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Cep telefonu mu? O da ne ki? "<br />
Serdar cebinden telefonunu çıkararak: " İşte bu. Sende de bundan bir tane olsun, ben burada sen Uludağ'da rahatça konuşup anlaşırız. "<br />
" Hiç o kadar uzaktaki iki insan birbiriyle konuşabilir miymiş " diyen Karagöz, Serdar'ın üstüne yürüdü. Serdar kaçtı, Karagöz kovaladı. Az sonra yorulan Karagöz, Serdar'ın peşini bırakıp bir kenara oturdu ve Hacivat'ın gelmesini beklemeye başladı.<br />
Karagöz çabuk sinirlenmişti ama siniri hemen geçti. Karagöz ile Hacivat kafede resimlerini görünce gururlandılar, hayat hikayeleri okununca duygulandılar. Hayat hikayelerinin son bölümünü okumadan geçen Serdar müthiş ikiliyi hala hayatta olduklarına inandırdı ve türbe ziyaretini kara listeye aldı. Onlara tarihsel ve teknolojik bilgi verdi.<br />
<br />
Serdar daha sonra Karagöz ile Hacivat'ı kapalı çarşıya götürdü ama onları oradaki izdihamda kaybetti. Ertesi gün Pınarbaşı'na giden Serdar zaman makinesini göremedi. Araç ortada yoktu. Karagöz ile Hacivat zaman makinesine binip gitmişler miydi? Yoksa belediye bu nedir deyip aracı çöpe mi atmıştı? Belediye aracı çöpe atmış olsa bile Karagöz ile Hacivat'ı da çöpe atacak hali yoktu. Serdar, Bursa sokaklarında çok aramasına karşın, onların izini bulamadı. Üzüntüsü doruğa çıkmıştı ki, bu hikayeyi yazıp rahatladı. Bu hikayenin Karagöz ile Hacivat'ın hatırlanması, akıllara düşmesi açısından yararlı olacağını düşündü. </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Karagöz İle Hacivat Part6</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Karagöz İle Hacivat: Tuzsuz Deli Bekir</span></span><br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: TUZSUZ DELİ BEKİR</span><br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır. Ramazan ayının birinci günüdür.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ramazan-ı şerifler hayrolsun Karagözüm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen ne diyorsun Hacivat? Ramazan'la şerif neden kaybolsun? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ramazan-ı şerifler hayrolsun. Hayırlı ramazanlar. "<br />
Derdi dağlardan büyük olan Karagöz Hacivat'ın ne dediğini yine anlayamaz: " Ramazanların tarlası mı? Ne bileyim nerededir? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yani oruç ayına girdik Karagözüm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Oruçlu musun Karagözüm? Gece sahura kalktın mı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Gece sabaha kadar uyuyamadım. Bir aralık dalmışım. Kötü bir rüya gördüm. Adamın biri, beni kesiyordu. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayrolsun diyecektim. Ama böyle rüyanın hayrı olmaz ki. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hayri'yi rüyanda mı gördün? "<br />
Karagözün hey heylerde olduğunu anlayan Hacivat hey heylere hay hay der geçer.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, rüyanda seni kim kesiyordu? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Adamın biri. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> De hadi Karagözüm. Ağzımdan laf çıkmaz bilirsin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Şu Tuzsuz Deli Bekir. Rüyama kadar girdi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ne demek rüyama kadar girdi? Gerçek hayatta da mı keskinleri oynadı? "<br />
Karagöz anlatmaya başlar: " Yazın bir ara işsizdim. Tuzsuz'dan borç almıştım, ödeyemedim. İkidir gelir kapıyı tekmeler, açmadım diye kızar bağırır. Yolda önüme çıktı, kaçtım, kurtuldum. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Eee sonra ne oldu? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dün çıkmaz sokakta kıstırdı beni. Hani para dedi. Bıçağını çıkardı, ileri geri salladı. Bir böbrekten, bir ciğerden dedi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Elinden nasıl kurtuldun? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yarın söz, paranı vermezsem bildiğin gibi yap dedim. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O ne dedi? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Parça mı olsun, kuşbaşı mı dedi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, senin borcun ne kadardı? "<br />
Karagöz borcunu söyler. Hacivat, Karagöz'ün borcunu son kuruşuna kadar eline sayar. Karagöz buna çok sevinir. Daha sonra evinin yolunu tutar. Tahmini doğrudur. Tuzsuz Deli Bekir, elinde bıçağı, kapının önünde bağırıp çağırmaktadır. Karagöz, Bekir Efendi deyip paraları gösterince Tuzsuz bıçaklı elini arkasına saklar: " Vay Karagöz, borcunu getirdin galiba. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Evet, borcum, al say, hepsi tamamdır. "<br />
Tuzsuz parayı sayar: " Evet, tamam, der, borç morç kalmadı. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bir daha senden borç almam. Bu son olsun. "<br />
Tuzsuz: " Vay köfte vay, bir de haklı çıkarsın ha. Ben de sana borç verirsem elim bıçak tutamasın. " der ve bıçağını çıkarır. Karagöz eve kaçar. Kapıyı sürgüler. Kapının önünde nara atan, tehditler savuran Tuzsuz Deli Bekir daha sonra evin önünden uzaklaşır. Böylelikle Karagöz kurtulur.<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: AYAKLI KÜTÜPHANE</span></span><br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> "Hacivat, evi taşımışsın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Doğru taşıdım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Nereye taşıdın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şu kilisenin beş ev yukarısına. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kilis'e mi taşındın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kilis demedim Karagözüm. Kilise dedim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kilis'e taşındığına göre Konya'yı görmüşsündür. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Konya da nereden çıktı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kilis'e giderken kervan Konya'dan geçer. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ne Konya'sı, ne kervanı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Mervan dayım Konya'da otururdu. Çocukken gitmiştik. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dayının adı Mervan mıydı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Van daha ileride Acem sınırında. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Eee? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Orada bir göl varmış. Deniz kadar büyükmüş. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Göl deniz kadar büyük olur mu? Deniz gölden büyüktür. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Marmara Denizi, Ege Denizi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " .... "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Karadeniz, Akdeniz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bunları niye sayıyorsun? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Saymayı bilirim, bir, iki, üç. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sonra. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Üç, iki, bir. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sonrası yok mu? Sen kaça kadar okudun? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Üçe kadar. Matematikte birinciydim. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Belli, sondan birinci. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Okumam da iyidir. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şu dükkanın levhasını oku bakalım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kem küm. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sonra. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ham hum. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Senin neden üçe gidemediğin belli. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Üçe gidecektim ama evden göndermediler. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Neden? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çok şey öğrenmiştim, beynim dolmuştu. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yapma ya? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bana ayaklı kütüphane diyorlardı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ayaklı kütüphane ha? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen de bir şey bilmiyorsun Hacivat? Sen kaça kadar okudun? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Beşi bitirdim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Beşi mi? Ben senden çok okumuşum. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Vay vay! Üç mü büyük, beş mi? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen de amma cahilsin be Hacivat. Tabi ki üç büyük. "<br />
<br />
------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: KOCA KAFALI BİR KELEŞ</span></span><br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Gökyüzünde yıldız var, ay var. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yeryüzünde baldızımın yaptığı çay var. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Gökyüzünde bulut var, güneş var. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yeryüzünde unutma keleş var. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, keleş mi var? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Var tabi, koca kafalı bir keleş var. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Acaba kim bu keleş? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kim olacak tabi ki sen. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, kafan benimkinden büyüktür. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çaresiz kaldığın için, şu attığın çığlıktır. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Senin denizin bitmiş, çırpındığın sığlıktır. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sığır sana derler, benden fışkıran sağlıktır. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sığır bana mı derler? Ben sığır falan değilim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sağır değilsin ama sığır olduğun muhakkak. "<br />
Bana nasıl sığır dersin diyen Hacivat, Karagöz'ün yüzüne sert bir tokat vurur. Karagöz yere yuvarlanır, ayağa kalkar. Sol eli sol yanağının üstündedir.<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Aman Hacivat, bana vurdun. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sen de dayak istedin durdun. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Zalim Hacivat, bana vurma. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Senin uçarken gördüğün telli turna. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hamama gittim, yoktu boş kurna. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben seni bilirim, çalar durursun zurna. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " De git Hacivat, alırım seni ayağımın altına. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O biraz zor, bugün üzüm şerbeti içtim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tarlada buğday, başak mı biçtin? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, bugün çok saçmaladın. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivatım, seçmeyi bilemedin. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yanlışta olan ben değilim, sensin Karagözüm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tepeni delerim, budur son sözüm. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, barış yapalım, sun bana bir salkım üzüm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İki karış uzakta dur, bir bardak zıkkım çözüm. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Nasıl olur, bir bardak zıkkım çözüm? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İç zıkkımın kökünü, titrerken gör çözümü. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, zıkkım zehir olmasın? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Zehir, tehir olmasın, bardağa dolsun. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dur Karagözüm, zehir bardağa dolmasın. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman Hacivat sessiz kalsın. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ağzıma fermuarı çektim, işte bak sustum. "<br />
<br />
---------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: GÜBRE</span></span><br />
Hacivat Karagöz'ün evinin önünden geçerken, Karagöz pencereden Hacivat'ın üstüne atlar, boğuşmaya başlarlar. Yoldan geçen adamlar ikiliyi ayırırlar, bunlar sakinleşince adamlar gider. Yalnız kalınca Hacivat sorar: " Aman Karagözüm, bana neden saldırdın? Ben sana ne yaptım? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Şuna bak, bir de ne yaptım diye soruyor. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Söyle canım efendim, bir suçum varsa bileyim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Cenabettin Bey yalıya bahçıvan arıyormuş. Zoti'yi göndermişsin. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Doğrudur. Zoti iyi bahçıvandır "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben kötü bahçıvan mıyım? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayır, kötü bahçıvan değilsin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman beni gönderseydin. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Geçen defa seni gönderdiydim. Bahçedeki güllerin altına insan gübresi dökmüşsün. O kadar gül soldu. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Eee Cenabettin Bey geldi, Karagöz gülleri gübrele dedi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ama olmaz ki, insan gübresi dökülmez ki. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ne gübresi dökülür? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayvan gübresi dökülür. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kedi, köpek gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kuş, fare gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz Karagözüm, olmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bunlar hayvan değil mi? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayvan ama gübreleri bahçede kullanılmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kullanılırsa ne olur? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Topraktaki bitkiyi öldürür. Tarla, bahçe bozulur. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " .... "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bir de Cenabettin Bey'i sokakta kovalamışsın. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kovalarım tabi. Bana kızdı, bağırdı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kızar, bağırır. Yalının bahçesini tümden bitirdin. Bahçeyi temizletti, yeniden gül ektiriyor. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Keşke ben ekseydim gülleri. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Artık sana orası yasak. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Gülleri eksinler de sonra ben bakımını yaparım. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, söyle bakalım ne gübresi kullanırsın? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen söyle. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ahır hayvanlarının gübresi. Say bakalım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İnek, öküz gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Başka. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Boğa, tosun gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Başka. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " At, eşek gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Başka, başka. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Koyun, keçi gübresi. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Değil mi ya? İşte bunları kullanmalısın? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bak hepsini bildim. Zoti'yi kov, beni işe al. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Zoti'yi kovmam ama seni işe alırım. Yeni bir iş. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yeni bir iş mi? Ne işi bu? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yük taşıyacaksın. Sandık sandık domates. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Gündelik ne kadar? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Gündelikler hep aynı. Bu işin bir de ayrıcalığı var."<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ayrıcalık mı? Neymiş o çabuk söyle. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İstediğin kadar domates yiyebilirsin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İstediğim kadar mı? Desene yaşadım. Midem bayram edecek. "<br />
<br />
-----------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: ZAMAN MAKİNESİ</span></span><br />
Karagöz bir gün hızlı adımlarla evinden çıkar ve Hacivat'ın evine doğru yürümeye başlar. Karagöz çok hırslıdır, gözü hiçbir şeyi görmez. Kendisini tanıyıp, selam verenlere bile eyvallah etmez. Hışımla gelip, Hacivat'ın evinin kapısını çalar. Hacivat kapıyı açar:<br />
" Yavaş ol Karagözüm, kapıyı kıracaksın! Tokmağı görmez misin? Tekmeyle kapı çalınır mı? Evi yıkacaksın. Benden korkmaz mısın? "<br />
" Kes! Senden korkmam. Sen benden korkar mısın? "<br />
" Aman Karagözüm, korkarım. Yeter ki, evimi başıma yıkma."<br />
" Hemen gel, benim evin bahçesine. Hani diyordun ya yüz sene sonra ne seni ne beni kimse bilmez, hatırlamaz. Onun sağlamasını yapacağız. Bakalım doğru mu? "<br />
" Hah hah ha. Aman Karagözüm. Bırak yüz seneyi, elli altmış sene sonra bile insanlar bizi hatırlamaz. Suya yazılan yazı gibi, ağızdan söz uçup gider. Kim Hacivat diye, kim Karagöz diye, kim beni ana, kim seni bile. "<br />
" Kes! Çekerim senin kulaklarını. Kapa kapını, düş peşime. "<br />
Gerisin geriye dönüp uzaklaşan Karagöz'ün ardından, Hacivat koşarak zor yetişir: " Karagözüm, nedir benimle derdin? Ben öylesine şakacıktan söylemişimdir. Sen esas mı sanırsın? "<br />
" Artık iş çığırından çıktı. Sen şakacıktan konuşmadın, ben de esas sandım. Elli altmış sene değil, altı yüz altmış sene sonrasına gideceğiz ve o zamanın insanına bizi soracağız. Ey ademoğlu, Karagöz ile Hacivat'ı bilir misin, diyeceğiz. Yüz kişiden bir kişi bile tanımayan çıkarsa, ben süpürge olayım, yolları süpüreyim. "<br />
<br />
Karagöz daha sonra Hacivat'ı evinin bahçesine götürür ve kendi icadı zaman makinesini gösterir: " Bak Hacivat, bu benim yaptığım zaman makinesi. İkimiz buna binip geleceğe gideceğiz. Bakalım Bursa ve Pınarbaşı Meydanı nasılmış? Kaç yüz sene sonra insanlar nasılmış? Bütün bunları öğreneceğiz. "<br />
" Aman Karagözüm, bu ne böyle? Tahtadan, tenekeden bir odacık yapmışsın. Ama bunun tekerlekleri yok. Tekerlekleri olsa bile hani at, hani eşek. Bunu ne çekip götürecek? "<br />
" Kes! Zırıltıyı bırak! Tekerleğe ihtiyaç yok, çünkü yürümeyecek. Bu makine zaman içinde süzülecek. Süzülerek zamandan hızlı gidecek ve zamanın önüne geçecek. İstediğim yerde duracak ve o zamanda kalacak. Biz de makineden çıkıp geleceği göreceğiz, yaşayacağız. "<br />
"Neler diyorsun, Karagözüm? Söylediklerinin yarısını anlamadım. İddianı ispat et, benden sana bir tepsi cevizli baklava hediye. "<br />
Bunun üzerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bir tepsi cevizli baklava mı? Desene ağzım tatlanacak," dedikten sonra zaman makinesinin kapısını açar ve haydi bakalım Hacivat, gir içeri, der.<br />
Hacivat içeri girip sandalyeye oturur. Karagöz de diğer sandalyeye oturup kapıyı kapatır. Ayaklarıyla bisiklet pedalına benzer bir tür pedalı çevirmeye başlar. Aracın etrafını bir zaman bulutu kümesi kaplar. Karagöz, Bursa Pınarbaşı Meydanı diye bağırır ve pedalı altı yüz altmış defa çevirdikten sonra bırakır. Biraz sonra araç Pınarbaşı Meydanı'nda belirir. Karagöz ile Hacivat araçtan çıkarlar.<br />
<br />
Sene 2011. Aralık ayının yirmi dördü. Karagöz ile Hacivat'ı meydanın ortasında gören insanlar, onların başına toplanırlar. Bir çocuk sevinçle koşarak yanlarına gelir ve geride kalan annesine bağırır: " Anne, koş bak, Karagöz'le Hacivat. "<br />
Adamlar, kadınlar, çocuklar, Karagöz ile Hacivat'ın etrafını sarar. Duyan gelir, gören gelir. Ortalık kalabalıklaşır. Karagöz nasılsın? Hacivat nasılsın? diye hal-hatır soranlar çoğunluktadır. Sizleri çok seviyoruz, diyenler vardır. Karagöz atıp tutturmuş olmanın gönül rahatlığı içinde Hacivat'tan yana döner: " Hani Hacivat, kimse bizi tanımazdı? Ne oldu, gıkın çıkmıyor? Çamura oturdun mu şimdi? "<br />
" Ne desem bilmem ki, Karagözüm. Şaşırdım kaldım. İnsanlar bunca sene sonra bile beni tanıdılar ya, eee ben de az değilim hani, tanımasalardı şaşardım. "<br />
" Vay Hacivat, fırıldak olmuş dönüyorsun! Yaptığın laf kalabalığı. İnsanlar seni tanıdılar ama ben varım diye seni tanıdılar. Ben olmasam, seni kim bilecek? Önce benim adım anılıyor. Ben başroldeyim, sen fagüransın. "<br />
" Hah hah ha. Ona fagüran değil, figüran derler. "<br />
" Ha fagüran, ha fegüran, ne fark eder? Doğrusunu kim bilebilir ki? "<br />
<br />
Serdar Yıldırım da, ilk andan itibaren Karagöz ile Hacivat'ın yanındaydı. Onların konuşmalarına kulak müşterisi olmuştu. Karagöz'ün konuşmasından imla, kelime, söyleyiş hatalarını cımbızla çekip alarak, diliyle şekillendirip, doğrusunu söyleyen Hacivat, Serdar'ın bilerek yaptığı hatayı cımbızladı: " Oğlum, yazıyorsun bari doğrusunu yaz. Ona kulak müşterisi değil, kulak misafiri denir. "<br />
Aynı anda kadının biri, yanındaki kadına şöyle demektedir: " Üniversiteli gençler galiba. Çok güzel rol yapıyorlar. Tıpkısının aynısı Karagöz ile Hacivat bunlar. "<br />
" Doğru kardeş, belli tiyatro eğitimi almışlar. Böyle gerçekmiş gibi rol yapan tiyatrocu az bulunur. Broadway yıldızları, bunlara bir bardak su veremez. "<br />
Üniversiteli gençler galiba, diyen kadının on yaşındaki oğlu annesinin dediklerine katılmıyordu. Annesi, çok güzel rol yapıyorlar, demişti. Bakın bu doğru olabilirdi. Dünya bir sahnedir dersek, onlar başroldeki aktörlerden ikisiydi. Dünya sahnesine çeşitli devirlerde, çeşitli oyuncular önderlik etmişti. Önderler, liderlik pozisyonlarını hiçbir zaman kaybetmezler ve yüzyıllar sonra bile, bu özelliklerini sürdürürlerdi. Önemli olan, iyilikleriyle, artı değerleriyle hatırlanmaktı. İşte Karagöz ile <span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> Bu ikiliye kötüdür, fenadır demek kimsenin aklına gelmezdi. Her tip insan için, biçilmiş kaftandılar. Korkunç zordur, herkes tarafından beğenilmek, takdir edilmek.<br />
Annesi son olarak, tıpkısının aynısı, Karagöz ile Hacivat sanki bunlar, demişti. Sankiyi aradan çıkartırsak, geriye ne kalır? Gerçekten bunlar Karagöz ile Hacivat olabilir miydi? Çocuk, annesinin elinden kurtulup, Karagöz'ün ağzıyla boğazı arasındaki yeri yani sakalını tutup çekiştirdi. Sakal sağlamdı, tutanın elinde kalmıyordu.<br />
Çocuk: " Anne, Karagöz'ün sakalı takma değil, " dedi ve diğer eliyle Hacivat'ın sakalını çekiştirdi. " Bak anne, Hacivat'ın sakalı da takma değil. Bunlar gerçekten Karagöz ile Hacivat, " dediyse de annesinin çatılmış kaşlarıyla karşılaşınca sustu.<br />
<br />
Serdar daha sonra Karagöz ile Hacivat'ı kalabalıktan kurtararak Muradiye semtine götürdü. Oradan Çekirge semtine inecekler ve ikiliye türbelerini ziyaret ettirecekti. Yolda Serdar, şu internet kafeye girelim de resimlerinizi görelim ve hayat hikayenizi okuyalım, dedi.<br />
Bunun üzerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İnternet kafe mi? Ne interneti, ne kafesi? Güvercin kafesi filan gibi mi? "<br />
Serdar: " Hayır, güvercin değil, tavşan kafesi. Suya yazı yazarsın kalmaz ya internette havaya yazıyorsun kalıyor. Cep telefonunla resim çek, koy siteye, foruma, aylar sonra bile silinmez, bozulmaz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Cep telefonu mu? O da ne ki? "<br />
Serdar cebinden telefonunu çıkararak: " İşte bu. Sende de bundan bir tane olsun, ben burada sen Uludağ'da rahatça konuşup anlaşırız. "<br />
" Hiç o kadar uzaktaki iki insan birbiriyle konuşabilir miymiş " diyen Karagöz, Serdar'ın üstüne yürüdü. Serdar kaçtı, Karagöz kovaladı. Az sonra yorulan Karagöz, Serdar'ın peşini bırakıp bir kenara oturdu ve Hacivat'ın gelmesini beklemeye başladı.<br />
Karagöz çabuk sinirlenmişti ama siniri hemen geçti. Karagöz ile Hacivat kafede resimlerini görünce gururlandılar, hayat hikayeleri okununca duygulandılar. Hayat hikayelerinin son bölümünü okumadan geçen Serdar müthiş ikiliyi hala hayatta olduklarına inandırdı ve türbe ziyaretini kara listeye aldı. Onlara tarihsel ve teknolojik bilgi verdi.<br />
<br />
Serdar daha sonra Karagöz ile Hacivat'ı kapalı çarşıya götürdü ama onları oradaki izdihamda kaybetti. Ertesi gün Pınarbaşı'na giden Serdar zaman makinesini göremedi. Araç ortada yoktu. Karagöz ile Hacivat zaman makinesine binip gitmişler miydi? Yoksa belediye bu nedir deyip aracı çöpe mi atmıştı? Belediye aracı çöpe atmış olsa bile Karagöz ile Hacivat'ı da çöpe atacak hali yoktu. Serdar, Bursa sokaklarında çok aramasına karşın, onların izini bulamadı. Üzüntüsü doruğa çıkmıştı ki, bu hikayeyi yazıp rahatladı. Bu hikayenin Karagöz ile Hacivat'ın hatırlanması, akıllara düşmesi açısından yararlı olacağını düşündü. </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karagöz İle Hacivat Part5]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=17900</link>
			<pubDate>Tue, 27 Sep 2022 19:00:17 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=17900</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: PINARBAŞI MEYDANI</span></span><br />
<br />
Bursa’daki Pınarbaşı Meydanı’nda takriben yirmi kişilik bir kalabalık toplanmış ve neşeli vakit geçirmekteydi, çünkü orta yerde tartışanlar, gelmiş, geçmiş en iyi güldürü ustalarından ikisiydi: Karagöz ile Hacivat. Dilerseniz şimdi biz de hoşça vakit geçirmek için, tartışmaya küpe olalım ve küpeyi parmağımıza takalım.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Olur mu Karagözüm, hiç küpe parmağa takılır mı? “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ya nereye takılır? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Küpe kulağa takılır. Kulağına küpe takan hanımlar, daha bir güzel görünürler. Hanım hanımcık olurlar. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Hamam açıksa bizim hanıma söyleyeyim de, Yaşar’ı da götürsün. Hamamda bir güzel yıkansınlar. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Ah Karagözüm, Yaşar hiç kadınlar hamamına gider miymiş? Büyüdü, kocaman adam oldu. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Kocaman adam mı? Yaşarcık daha altısını sürüyor. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Olsun Karagözüm. Altı yaşında oğlan çocuğu kadınlar hamamına götürülmez, çünkü kadınlar ondan korkarlar. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Amma yaptın ha Hacivat. Yıllar önce annem beni on beş yaşındayken kadınlar hamamına götürmüştü de yalnız yıkanmıştım. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Yapma ya, iyi ki hamamda kadın yokmuş. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Aslında hamamda yıkanan kadınlar vardı ama ben göbek taşına doğru yürüyünce hamam boşalıverdi. Benden neden kaçtılar, anlayamadım.”<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Paçalı uzun donunla mı girmiştin hamama. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Sen ne diyorsun Hacivat? Hamamda donla yıkanılmaz ki. “<br />
<br />
Pınarbaşı Meydanı’ndaki kalabalık kahkahaların çağırdıklarıyla birlikte kırk kişi olmuştu. Yirmi kişide kırk ayak vardı da, kırk kişide kaç ayak vardı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Bak Hacivat, okumam, yazmam yoktur ama hesabım kuvvetlidir. Kırk kişide altmış ayak vardır. Altmış ayakta dört yüz parmak vardır. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Olur mu Karagözüm. Kırk kişide ikişerden seksen ayak vardır. Seksen ayakta beşerden dört yüz parmak olur. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Tamam işte, ben de dört yüz parmak demiştim. “<br />
<br />
Gülmekten gözleri yaşaran, karınlarını tutarak gülen ve yerlerde debelenenler haricindeki çoğulcu kalabalıktan bir alkış tufanı koptu. Hacivat’ın, ama sen altmış ayakta dört yüz parmak demiştin, Karagözüm, dediğini benden başka kimse duymadı.<br />
<br />
İnsanlar, doğar, büyür ve olgunlaşırlar. Olgunlaşma geçici değil, kalıcıdır. Olgunlaşma yeni olgunlaşmaları beraberinde getirir. Bu böyle sürüp gider. İnsan olgun bir meyvedir, dersek yanlış olmaz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Olur mu öyle şey, Hacivat? Şimdi ben meyve mi oldum? Elma, armut gibi mi yani? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hayır, erik gibi. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Demek beni erik yaptın? Şimdi görürsün. Sen de olsan olsan şu ekşi limon olursun. Üç, iki değil, bir işe yaramayan limon. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Doğru Karagözüm. Limon bir işe yaramaz, çok işe yarar. Hani limonu ortadan kesersin, çaya, çorbaya sıkarsın. Tadı leziz olur. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Adı keriz mi olur? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hayır Karagözüm. Adı keriz değil, tadı leziz olur yani lezzetli olur. İç ferahlatır, gönül açar. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Hayda bre pehlivan. Limon anahtar mı ki, Gönül teyzenin kapısını açsın. Teyzem ellisini geçti hala evlenmedi. Gönül teyzenin gönlünü açacak anahtar daha yapılmadı. “<br />
<br />
Dünyanın pek çok şehrinde, belli günlerde pazar kurulur. Bu pazarlarda köyden getirilen sebze, meyve satılır. Pazara gidenin kesesi doluysa ve cimri değilse ürünün en iyisini alır. Anadolu’da sebze ve meyveler şehirlerin isimleriyle anılır olmuştur. Amasya’nın elması, İnegöl’ün pırasası gibi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Bırak ya Hacivat. Ne demek Amasya’nın elması, İnegöl’ün pırasası. Yani elma almak için Amasya’ya mı gidelim? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Karagözüm, elma almak için, Amasya’ya gitmene gerek yok. Salı pazarında Amasya elması satılıyor. Elma alırken, Amasya elması almak gerekir. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Amasya’nın elması elma da başka yerin elması armut mu? Benim bahçedeki elmalar, Amasya elmasına bin basar. Tadı güzel kokusu hoş, eder insanı sarhoş. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Armut alırken deveci armudunu, üzüm alırken Mürefte üzümünü tercih etmek gerekir. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Deveci armudunu boş ver şimdi. Çocukken köye gittiğimizde dedemin bağına koşardık. Dedemin üzümlerinin tadını, sonraki senelerde yediğim üzümlerin hiçbirinde bulamadım. Elma alırken Bursa elması, pırasa zaten Bursa’dan, armut Bursa’dan, üzüm Bursa’dan, erik Bursa’dan, domates, patates, şeftali, vişne, kiraz hep Bursa’dan. Hey benim güzel Bursam, kovsalar gitmem şu Bursa’dan. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Karagöz, az önce kiraz dedin. Söyle bakalım bu kiraz Bursa’nın neresinde yetişiyor? Sen eskiden hiç yalan söylemezdin. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ De git oradan Hacivat. Şimdi de yalan söylemiyorum. On yaşlarındaydım. Edebey Köyü’ne gitmiştik. Orada bir kiraz ağaçları vardı, aklın durur. Sanırsın kiraz ormanı. Epey bir gezindim orada, dallardaki kiraz çokluğundan güneşi göremedim. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Güneş görünmüyorsa orman karanlıktır, kirazları nasıl gördün? “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Pöh, şunun sorduğu soruya bak. Kirazların verdiği ışıltı ormanı aydınlatıyordu. Ağaçlara çıktım, belki iki kilo kiraz yedim. Sen Edebey kirazının tadını nereden bileceksin. “<br />
<br />
Aradan zaman geçtikçe kalabalık çoğalmış ve yüz kişiyi bulmuştu. Hava kararmaya başlamıştı, akşam oluyordu. İşi tadında bırakmak gerekirdi. Karagöz ile Hacivat ellerini havaya kaldırıp teslim işareti çizdikten sonra kahkahalar bıçak gibi kesildi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Haydi bakalım ağalar, bu günlük bu kadar, " dedi ve yürüdü gitti.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yarın aynı saatte buluşmak üzere şimdilik hoşça kalın, deyip Karagöz'ün peşine topal ördek gibi yürüyerek takılması kahkahaları meydana paraşütle geri getirdi.<br />
<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: PARAYI KİM BULDU</span></span><br />
<br />
Karagöz iş bulur. Yedi gün çalışır ve ilk haftalığını alır. Akşamüstü evine dönerken haftalığını kaybeder. Geldiği yoldan geriye döner ve düşürdüğü paralarını aramaya başlar. Diğer yandan da söylenmektedir: " Paracıklarım, paracıklarım, gitti paracıklarım. Keşke paralarım cebimde dursaydı da ben kaybolsaydım. "<br />
<br />
Aynı saatte evine dönmekte olan Hacivat Karagöz'le karşılaşır.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayrola Karagözüm, yanımdan geçersin beni görmezsin. Paracıklarım dersin. Para mı kaybettin? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hiç sorma Hacivat. Haftalık almıştım, onu kaybettim. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bir gören, bir bulan yok mu? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dört gören, beş bulan var. Canımı sıkma, canını yakarım. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm kızma. Para kaybedince ararsın bulamazsan, kadıya gidersin. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Para kaybettin, aradın bulamadın, ne yaparsın? Kadıya gidersin. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Demek paramı kadı bulmuş. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kadının para falan bulduğu yok. Parayı bulan kadıya bırakır. Kaybeden kadıya gider. Para kadıdaysa parasını alır. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ya para kadıda yoksa. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O zaman avcunu yalar. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yani şimdi avcumu yalarsam param bulunur mu? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Nereni yalarsan yala paran bulunmaz. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ne yapmak gerekir? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kadıya gitmek gerekir. Buyur Karagözüm, önden sen yürü. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Önden ben yürümem, yan yana gidelim. "<br />
<br />
Hacivat ile Karagöz kadıya giderler. Yolda para bulan birisi parayı getirip kadıya teslim etmiştir. Fakat paranın sahibinin kim olduğunu bilmemektedir. Karagöz'ün haftalığını kaybettiğini öğrenen Hacivat onu kadıya yönlendirir, çünkü Karagöz'ün kaybettiği parayı bulan Hacivat'tır.<br />
<br />
<br />
<br />
-------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: LEYLEK</span></span><br />
<br />
Mart ayının ortası. Kar yeni kalkmış. Ortalık ayaz, hava buz gibi. Karagöz nicedir işsiz. Kazağını, paltosunu eskiciye satmış. Yarı aç, yarı tok. Üstünde bir fanila, bir mintan. Soğuk havada iş bulmak için gezerken, dişlerinin takırtısı Uludağ'dan duyuluyor. Karagöz tam bu esnada Hacivat'la karşılaşır.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Merhaba Karagözüm. Nasılsın, iyi misin? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İyi değilim Hacivat. Donuyorum. "<br />
<br />
Hacivat sağa sola bakınır. Bir evin bacası üstündeki leyleği görür. Parmağıyla leyleği işaret ederek: " Bak Karagözüm, leylekler gelmiş. Artık yaz geliyor. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat, anlamsız konuşma. Hem leylek gelmiş diyorsun, hem kaz geliyor diyorsun. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kaz demedim Karagözüm, yaz geliyor dedim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kaz yazayım ama ben yazı bilmem ki. Yaz demek kolay. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dediklerimi yanlış anlıyorsun Karagözüm. Bak leylek nasıl da takırdıyor. "<br />
<br />
Karagöz çenesini tutar: " Takırtı benden geliyor. Paltom yok da, soğuktan dişlerim takırdıyor. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Palton yok mu? Doğru ya, paltonu giymemişsin. Al benim paltomu giy. " der ve paltosunu Karagöz'e verir. Karagöz paltoyu giyer ve dişlerinin takırdaması durur. Bu sefer üşüyen Hacivat'ın dişleri takırdamaya başlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat, bu leylek yolunu kaybetmiş, kış günü Bursa'ya gelmiş. Şimdi gerçekten takırdamaya başladı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, leylek değil, ben takırdıyorum. O palto senin olsun. Kürkçü Emin'den kendime kürklü palto alacağım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Körükçü Cemil'den palto mu çalacaksın? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çalmayacağım, parasıyla kürklü palto alacağım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat'ım, paltonu geri al, bana kürklü palto satın al. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz Karagözüm, benim eski paltomu sen giy. Ben kendime kürklü palto alacağım. "<br />
<br />
Karagöz, kendine alma, bana al dedikçe, Hacivat, sana değil, kendime alacağım der ve birlikte Kürkçü Emin'in dükkanına girerler. Bunlar dükkanda tartışa dursunlar, Kürkçü Emin bir diğer lakabı da tilki Emin: Gençliğinde bir taşla dört kuş vurmuşluğu vardır. Şimdi ise, bir taşla iki kuş vurmanın derdindedir. Sensin der, büyüksün der, zenginsin der ve Hacivat'a iki kürklü palto satar. Paltoların birini Hacivat, diğerini Karagöz giyer.<br />
<br />
Hacivat, Karagöz ile birlikte yolda giderken, gördüğü bir fakire eski paltosunu verir. İki arkadaş ilk karşılaştıkları yerden geçerken, leyleğin o evin bacasında olmadığını görürler.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bak Karagözüm, leylek yok, gitmiş. "<br />
<br />
Karagöz başını kaldırır, etrafına bakınır:<br />
<br />
" Başka leylekler mi gelmiş? Hani nerede? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Başka leylek falan yok. Tek leylek vardı, o da gitmiş. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ha, şu zamansız gelen leylek. Onun sayesinde kürklü palto sahibi oldum. Şansım açıldı. Bundan sonra beni kimse tutmasın. " <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DİLENCİ HACİVAT</span></span><br />
<br />
Hacivat tüccarın biriyle ortak olur. Birlikte mal alıp satmaya başlarlar. İlk zamanlar işler iyi gider, sonradan bozulur. Bir sabah erkenden tüccar çıkagelir ve Hacivat'a iflas ettiklerini, elde avuçta birşey kalmadığını söyler. Hacivat parasız ve çaresiz kalır, evine ekmek götüremez olur. İş arar bulamaz, dilencilik yapmaya başlar:<br />
<br />
" Fakire bir sadaka, fakire bir sadaka, " diyerek dolanır durur.<br />
<br />
Karagöz Hacivat'ı dilenirken görünce beyninden vurulmuşa döner. Kendini çabucak toparlar ve Hacivat'ın yanına gider.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat'ım, bu ne hal böyle? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Halim haraptır, Karagözüm. Tüccarın biriyle ortaklık kurdum, koca serveti har vurup harman savurdum. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Koca servet mi? Bu işe ne yatırdın sen onu söyle. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bin beş yüz altın. Gitti, gitti, bin beş yüz altınım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ne?! Senin o kadar altının var mıydı, Hacivat? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz olur mu Karagözüm? Babamdan kalan servet pek çoktu. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hazıra dağlar dayanmaz derler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dayandı. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Mirasyedinin mirası biter derler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bitmedi. "<br />
<br />
Karagöz daha sonra Hacivat'tan tüccarın adını öğrenir. Tüccara giderek, ortak aradığını, evini ve bahçesini ortaya koyarak iş yapmak istediğini söyler ama gelir gider defterini kendisinin tutması gerektiğini bildirir. Tüccar, Hacivat'tan sonra yolunacak kaz olarak gördüğü Karagöz'e elindeki bin beş yüz altını verir.<br />
<br />
Karagöz ertesi gün Hacivat'a bin beş yüz altını verir ve bir daha kimseyle ortak olmamasını söyler. Daha ertesi gün Karagöz'ün evine gelen tüccar yanındaki adamı göstererek, evi ve bahçeyi satın almak isteyen bir müşteri buldum, der. Ayrıca ortaklık gereği verdiği altınların bundan sonra kendisinde duracağını söyler. Bunun üzerine Karagöz altınları gece evine giren hırsızın götürdüğünü, ortaklık kalmadığı için, evini ve bahçesini satmaktan vazgeçtiğini söyler. Tüccar durumu kabullenmek istemez. Karagöz sesini yükseltir, tüccara diklenir. Tüccar, Karagöz'ün karşısında tutunamaz. Müşteri kaçar gider. Çaresiz kalan tüccar yol kenarına oturup ava giderken avlandım der ve hüngür hüngür ağlamaya başlar.<br />
<br />
<br />
<br />
---------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ BALIKÇI</span></span><br />
<br />
İşsiz kalan Karagöz Hacivat'ın yönlendirmesi üzerine Misi Köyü'ne giderek oradaki gölden alabalık tutmaya başlar. Akşamüstü at arabasına binerek Bursa'ya döner. Alabalıkların bir kısmını kendine ayıran Karagöz geri kalanı balıkçılara satar.<br />
<br />
Bir akşamüstü alabalıkları temizleyen Karagöz'ün hanımı balığın birinin içinde inci bulur. Çok sevinir. Odada oturmakta olan Karagöz'e inciyi gösterir. Karagöz sevinçten ne yapacağını şaşırır ve oynamaya başlar. Akşam yemeğinden sonra evde konuşulan tek konu incidir. Karagöz'ün oğlu Yaşar, baba, ya tuttuğun öteki balıklarda da inci varsa, deyince <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> "Doğru oğlum, o balıklarda inci olabilir. O zaman alabalıkların içini evde temizleriz, karnında inci olup olmadığına bakar, öyle satarız. On-on beş alabalığın birinden inci çıksa zengin olduk demektir. "<br />
<br />
Karagöz sonraki günlerde düşüncesini aynen uygular. Evde temizlenen alabalıkların birinden, ikisinden inci çıkmaktadır. İncileri kuyumcuya satan Karagöz kısa zamanda fakirlikten kurtulur. Kuyumcu incinin kaynağını merak eder. Karagöz'ün ağzını arayan kuyumcu hiçbir şey öğrenemez. Bunun üzerine gizlice Karagöz'ü takip etmeye başlar. Sonunda olayı çözer ve gölün karşı kıyısında çadır kurarak, beş karısını, oğullarını, kızlarını, gelinlerini, damatlarını ve torunlarını getirir. Birlikte çok çalışarak, çok balık tutarak kısa zamanda göldeki alabalık neslini kuruturlar. Gölde bir tane alabalık kalmaz. Kuyumcu, torbalar dolusu inciyle servetine servet katar.<br />
<br />
Aradan günler, haftalar geçmesine karşın, bir tek alabalık tutamayan Karagöz yol parası, evin geçimi derken, giderek fakirleşir. Daha sonra yine Hacivat'ın yönlendirmesi üzerine Hacivat ile birlikte Ulucami'nin yapım işinde çalışmaya başlar.<br />
<br />
---------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: MANGAL SEFASI</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, sucuk aldım. Gel mangal sefası yapalım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Birer kangal alalım ama benim bahçe küçük, kangala dar gelir. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kangal demedim Karagözüm, mangal dedim. Mangalda sucuk pişirelim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kangalla çocuk bir arada olmaz. Yaşar'ı kangal ısırır. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Canım, ne Yaşar'ı, ne kangalı, sucuk dedim, mangal dedim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " He öyle söylesene, sucuğu mandalla tavana asarsın. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O neden? Neden sucuğu tavana asıyorsun? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kurusun diye. Kuru sucuğun tadı farklı olur. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tamam Karagözüm, sucuğu kuruttum, mangalı bahçeye oturttum. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben senin bahçeye gelmem, Hacivat. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Gelmezsen gelme. Ben de kendime ziyafet çekerim. "<br />
<br />
Uzaklaşıp giden Hacivat'ın arkasından Karagöz söylenir:<br />
<br />
" Seni gidi beni bilmez. Kangalı kesmiş, sucuk yapmış, mangalda pişirecekmiş. Bende o sucuğu yiyecek göz var mı?<br />
<br />
<br />
<br />
------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: BUZAĞI</span></span><br />
<br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşırlar. Karşılıklı selamlaşmadan sonra iş arayan Karagöz'ün moralinin bozuk olduğunu gören Hacivat, ona derdini unutturmak için, bilmece sormaya karar verir: " Karagözüm, sana bir bilmece sorayım da cevabını ver. Öküz altında ne arıyor derler?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tavşan arıyor derler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz, tavşanın öküzle ilgisi yok. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tilki arıyor derler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tilkinin öküzle hiç ilgisi yok. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kurt arıyor derler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kurt öküz altında aranmaz. Öküz bunu babası, inek bunun annesi. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Koyun bunun amcası, keçi bunun dayısı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hani o şey büyür dana olur, tosun olur. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dana olur, tosun olur. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tamam, dana dedin, dananın küçüğü. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Küçük dana . "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hah, küçük danaya ne derler? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dana küçük. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, galiba bilemeyeceksin. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben bilemezsem sen bil. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Buzağı arıyor derler. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Öküz altında buzağı arıyor derler. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben onun öyle olduğunu biliyordum ama aklıma gelmedi. Sorunun cevabı buzağı. Bildim mi? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bildin Karagözüm, bildin. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bilemesem şaşardım. Bu soru kolaydı. Zor sorsan onları da bilirim. "<br />
<br />
Karagöz' ün güldüğünü, neşelendiğini gören Hacivat sevinir. Karagöz'ü de sevindirmek ister ve ona pazar yerinde hamallık bulur. Günün geri kalan kısmında sandıkla portakal, limon taşıyan Karagöz akşamüstü kazandığı iki akçeyle evinin yolunu tutar.<br />
<br />
<br />
<br />
-----------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: TURŞU</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hanım turşu kurduydu. Turşular bir olmuş. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hanım tarla kurduydu. Kuş mu olmuş? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Canım Karagözüm. Ne kurdu, ne kuşu? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kurt Bozkurt, kuş Zümrüdü Anka Kuşu. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hanım turşu kurduydu. Turşular olmuş dedim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hani masalda Bozkurtlar Zümrüdü Anka Kuşu'nu tepelemiş. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Eee. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben de seni tepelerim. "<br />
<br />
Karagöz Hacivat'ın üstüne yürür.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dur Karagözüm, ben ne yaptım? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Daha ne yapacaksın? Tepeme çık öt bari. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tepene çıkıp öteyim mi? Ne gibi ötmemi istersin? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İster horoz gibi öt, ister bülbül gibi öt. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Eşek gibi öteyim mi? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Eşek ötmez anırır. İstersen anırabilirsin. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben anıramam ama sen iyi anırırsın. "<br />
<br />
Hacivat tarafından eşek yerine konmak Karagöz'ü çileden çıkarır. Hacivat'ın üstüne hamle yapar. Hacivat geri dönüp kaçmaya başlar. Karagöz Hacivat'ı evinin önüne kadar kovalar. Hacivat evine girer ve kapıyı sürgüler. Kapının önünde bağırıp çağıran Karagöz'e pencereye çıkan Hacivat'ın hanımı söylenir:<br />
<br />
" Aaa yeter be! Git kendi evinin önünde bağır. "<br />
<br />
Hacivat'ın hanımının sözleri karşısında Karagöz sessizce oradan uzaklaşır. On gün ne Hacivat'ı arar ne de onun evinin önünden geçer. İki ayrılmaz dost sonradan barışırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: LEYLEK ETİ</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, ziyafet var. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ziyafet var, ziyafet. Al hanımı, Yaşar'ı. Bu akşam bize gelin. Levrek aldım, pişirip yeriz. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bu akşam size gelemeyiz, leylek eti yiyemeyiz. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Leylek demedim Karagözüm, levrek dedim. Levrek balığı. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bırak ya Hacivat, ne zamandan beri leylekler balık oldu. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Leylekler balık olmaz, tıpkı benim Karagöz olamadığım gibi. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Keşke Karagöz olsan, bana benzesen Hacivat. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman, hayatta isteyeceğim en son şey sana benzemek. Ben bu halimden memnunum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tamam, bana benzeme. Git Halim'le Memduh'a benze. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sen ne diyorsun Karagözüm? Halim'le Memduh da kim? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sizin mahalleden yeni taşınmışlar. Bizim mahalleye geldiler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Eee sonra? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bizim mahalleyi beğenmediler. Sizin mahalleye geri dönecekler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O neden? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çünkü onları dövdüm. Alaycı konuşmaya devam edersen seni de döverim. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sustum Karagözüm, yeter ki beni dövme. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Leylek eti falan da yemem. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yeme Karagözüm, leylek eti yeme.<br />
<br />
<br />
<br />
------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: KARAGÖZ AŞIK</span></span><br />
<br />
Genç Karagöz Bursa sokaklarında elinde bir demet ısırgan otuyla hızlı adımlarla yürürken, Hacivat'la karşılaşır. Hacivat sorar:<br />
<br />
" Hayrola Karagözüm, bu ne acele? Sanki peşinden köpek kovalıyor. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sus Hacivat! Köpek beni niye kovalasın? O ancak senin gibileri kovalar. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hemen kızma Karagözüm, lafın gelişi öyle dedim. Hızlı hızlı nereye böyle? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hızlı hızlı nereye böyle? Yani nereye yetişeceksin? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Şey, yavuklumla buluşacağım da. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yavuklun mu? Senin yavuklun mu var? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Var tabi, neden olmasın? Ben sevemez miyim yani? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tabi seversin, yavuklun da olur. O elindeki nedir? Isırgan otu mu? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " He ya ısırgan otu. Yavukluma verecektim "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olur mu Karagözüm, hiç insan sevdiğine ısırgan otu verir miymiş? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ee o zaman ne verir?<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karanfil verir. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kara fil mi? Afrika mı burası? Fil ne arar? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karanfil dedim Karagözüm. Bir tür çiçek. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çilek bulunmaz şimdi, mevsimi değil. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çilek değil, çiçek dedim. Her neyse sen iyisi kırmızı gül götür. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kırmızı gül, kırmızı gül. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kırmızı tül mü? Perdelik tüllerden mi? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dur Karagözüm, ne perdesi ne tülü. Kırmızı gül dedim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kırmızı kül mü? Amma yaptın Hacivat, külün kırmızısı mı olurmuş? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yine yanlış anladın. Peki o zaman senin dilinle konuşalım. Ya nesi olur? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen de ne cahilsin Hacivat. Külün rengi kül rengi olur. Bilmiyorsan öğren. "<br />
<br />
Karagöz'ün yanlış anlamaları karşısında sinirlenen Hacivat ne kadar hırslandığını Karagöz'e fark ettirmemeye çalışır. Kuruyan dili damağında zorlukla döner:<br />
<br />
" Tamam Karagözüm, yavukluna ne istersen götür. Isırgan götür, sarımsak götür, soğan götür. "<br />
<br />
Hacivat, ister ıspanak götür, ister pırasa götür, diye söylenerek uzaklaşır gider. Hacivat'ın arkasından bakakalan Karagöz çabucak aklını toplar. Kendini daha sağlıklı düşünmeye zorlar:<br />
<br />
" Hacivat'ın her dediğini ısırganın yanında yavukluma hediye etsem iyi olacak. Şimdi ben sarımsak, soğan, ıspanak, pırasa nerede bulurum? "<br />
<br />
Karagöz aradıklarını komşuların yardımıyla tamamlar. Hepsini bir sepete koyarak yavuklusuna verir. Karagöz'ün yavuklusu genç kız hediyelerden dolayısıyla memnun olur. Bu genç kız Karagöz'ün oğlu Yaşar'ın annesidir.<br />
<br />
<br />
<br />
------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: KÖSE</span></span><br />
<br />
Güzel, güneşli bir yaz gününde Pınarbaşı Meydanı'nda bir sürü adam toplanmış, kahkaha patlatıyordu. Şişiren ağızdır da balonu patlatan iğnedir. Ağızdan çıkan iğneli sözler, adama nasıl kahkaha patlattırır, dilerseniz bunu öğrenelim.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ak akçe kara gün içindir. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Akçe yok ki kara güne saklasam. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bir elin nesi var, iki elin sesi var. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kurnada oturanın elinde hamam tası var. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Söz gümüşse sükut altındır. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Söz altınsa sükut tenekedir. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olur mu Karagözüm, sükut yani susmak altındır. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İyi, o zaman susalım, konuşmayalım. Buradaki kalabalık hemen dağılır. İnsanlar, işini bırakıp bizi dinlemeye geliyorsa sözüm altın değerinde olduğu içindir. "<br />
<br />
Karagöz kalabalığa dönerek: " Beni haklı görenler alkışlasın. " diye bağırdı. Bir alkış fırtınasıdır koptu.<br />
<br />
Bu sefer Hacivat kalabalığa dönerek: " Beni haklı görenler alkışlasın. " diye bağırdı. Bir alkış boranıdır koptu. Eee ne diyelim onları alkışlayanlar sayıldığında birbirine eşit olduğu görüldü. Yalnız karşıda duran ve Karagöz ile Hacivat'ın her iğneli vuruşuna kahkahasını patlattıran köse kimseyi alkışlamadı. Sonradan sordum, benim oyum ikisine, dedi.<br />
<br />
----------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: EKMEK</span></span><br />
<br />
Bursa sokaklarında gezip dolaşan Karagöz ile Hacivat, Pınarbaşı Meydanı’na geldiklerinde yorulduklarını anlarlar ve bir ağacın altına oturup dinlenirler.<br />
<br />
Daha sonra <span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span>“ Aman Karagözüm, içim bayıldı. Fırından ekmek al da suya banıp yiyelim. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ekmek alayım da yakında fırın var mıdır? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Var ya. Az önce önünden geçtik. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Hiç fark etmedim. Yerini tarif et, hangi somun fırınında? “<br />
<br />
Hacivat eliyle işaret eder: “ Şuradaki inek ahırının ilerisindeki somun fırınında. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ne işi varmış elinin ineğin kuyruk sokumunda? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Karagözüm, nereden çıkarırsın ineğin kuyruk sokumunu? Şu ahırın ilerisindeki somun ekmek fırınında. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ahırda samandan ekmek mi pişiriyorlar? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hiç samandan ekmek olur mu? Buğday ekmeği olur, buğday. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Atlara buğday ekmeği, insanlara saman ekmeği. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ İnsanlar saman ekmeği yemezler. İnsanlara buğday ekmeği, atlara saman ekmeği. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Demek o fırında atlara saman ekmeği pişiriyorlar. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Öyle demek istemedim. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ama öyle dedin. Atlara saman ekmeği dedin. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Dur Karagözüm. Sana cümle anlatayım derken, ben kelimeleri şaşırdım. Gitmemek için, böyle yaptın. Ağzımdan çıkanı kulağıma duyurmadın. Ben bir ekmek alıp geleyim, “ diyen Hacivat hızlı adımlarla oradan ayrılır. Biraz sonra elinde bir somun ekmek ve bir çanak suyla gelir. Ekmeği ikiye böler ve yarısını Karagöz’e verir. Birlikte ekmeklerini suya banıp yerler. <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ'ÜN İĞNESİ</span></span><br />
<br />
Hacivat birkaç gündür görmediği Karagöz'ü sağda solda arar, bulamaz. Sorar soruşturur bilen, gören yoktur. Son çare olarak evine gider. Karısı Karagöz'ün üç gündür evin samanlığında olduğunu ve yemeğini bile orada yediğini söyler. Hacivat bahçeden samanlığa geçer. Karagöz samanların arasında birşey aramaktadır. Ama ne?<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Selam Karagözüm, ben geldim, selam. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hay Selami'nin kara kellesi. Sen misin Hacivat? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İyi günler Karagözüm, iyi günler. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Güller iyidir de ben papatyayı pek severim. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, neden o? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Papatyanın yapraklarını seviyor, sevmiyor diye koparıyorum, hep Hacivat beni sevmiyor çıkıyor. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olur mu Karagözüm? Ben seni çok severim. Bunu cümle alem bilir. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Düğmeci Adem bilir ama ben bilmiyorum. Beni sevmeyeni ben de sevmem. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yapma. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yaptım bile. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Etme. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ettim bile. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Papatya falına inanma. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ee kime inanacağım? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bana inan Karagözüm. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman sevdiğini ispat et. Bir şey istesem yapar mısın? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Emrin olur. Ne istersen yaparım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Samanların arasına iğne düşürdüm. Bul iğneyi, ispatla sevdiğini. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, samanlıkta iğne aranır mı? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Aranır, ben üç gündür arıyorum. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aradın da buldun mu? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bulamadım. Sanki iğne samana dönüşmüş. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O iğne ne iğnesiydi? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Arı iğnesi değil herhalde , dikiş iğnesiydi. "<br />
<br />
Ben şimdi o iğneyi bulurum, diyen Hacivat samanlıkta iğne aramaya başlar. Birkaç dakika sonra her zaman yakasında bulundurduğu dikiş iğnesini, işte iğneni buldum, diyerek Karagöz'e verir. Karagöz buna çok sevinir ve Hacivat'ı alnından öper. Hacivat Karagöz'ün koluna girerek bahçeye çıkarır. Altlarına birer sandalye çekip otururlar. Karagöz karısına seslenir ve hanım bize iki çay yap, der. Çaylar gelinceye kadar onlar sohbeti o kadar koyulaştırır ve şakalaşmalarını o kadar ağırlaştırırlar ki, dünyanın gelmiş geçmiş en somurtkan insanını kahkahalarla güldürecek düzeye erişirler.<br />
<br />
<br />
<br />
------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İŞSİZ</span></span><br />
<br />
Uzun zamandır işsiz olan ve geçim zorluğu çeken Karagöz hanımını ve oğlu Yaşar'ı köye, babasına gönderir. İş aramaktan bıkar, yalnızlıktan sıkılır ve yolda rastladığı Hacivat'ı evine çay içmeye davet eder. Eve gelince bakar çay ve şeker kavanozları bomboştur. Hacivat'a durumu anlatmak zor olacağı için, ne yapacağını bilemez. Mutfakta çaresiz beklemeye başlar. Daha sonra Hacivat odadan bağırır: " Haydi Karagözüm, çay demlendiyse getir de içelim. "<br />
<br />
Bunun üzerine Karagöz Hacivat'ın yanına gelir ve sorar: " Çayı kaç şekerli içersin? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben çayı çok şekerli içerim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çok şekerli mi? Çokşeker Arif çay bardağına sığmaz ki. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O zaman çift şekerli olsun. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çiftelerin Şakir İzmir'e taşındı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bari tek şekerli olsun. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Şekersiz içsen. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Amma yaptın ha! Şekersiz çay mı içilirmiş? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Anla işte, evde şeker yok. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çay demlenmiştir. Bardağa koy da getir bakalım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Evde çay yok ki. Ocağı yakmadım. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bir de soruyorsun, çayı kaç şekerli içersin diye? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İnan Hacivat, evde çay ve şekerin bittiğini bilmiyordum. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sizinkileri köye gönderdiğini duydum. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Doğrudur, burada aç kalmasınlar diye. "<br />
<br />
Hacivat Karagöz'ün eline birkaç akçe sıkıştırır:<br />
<br />
" Git bakkaldan çay, şeker, ekmek, peynir falan al. "<br />
<br />
Karagöz bir koşu Hacivat'ın dediklerini alır, gelir. Ocağı yakar, çayı demler. Birlikte çay içerler, peynir, ekmek yerler. Hacivat çayları çok şekerli içer. Karagöz'ün ise, çayları tek şekerli içmesinin nedeni Hacivat'ın aldığı yarım kilo şekerin bitmesini istemediğinden.<br />
<br />
Hacivat ertesi gün Karagöz'e bahçıvanlık işi bulur. Karagöz çalışmaya başlar. Haftalığını alınca hanımını ve oğlunu köyden getirtir. Böylelikle Karagöz ailesi normal günlük yaşantılarına dönerler.<br />
<br />
<br />
<br />
----------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ EZAN OKUYOR</span></span><br />
<br />
Karagöz iddia üzerine minareye çıkıp öğle ezanı okumaya başlar. Fakat ezanın yarısında takılır, kalır. Gerisini unutmuştur. Sil baştan tekrar okur, yine aynı yerde takılır. Bu böyle devam eder. Karagöz ezanı bir türlü tamamlayamaz. Cemaat namaza başlamak için, ezanın bitmesini beklemektedir. Zaman geçtikçe homurtular artar.<br />
<br />
Hacivat aşağıdan Karagözüm şöyle de, sonra bunu de diye bağırarak yardımcı olmak ister. Sonunda ezanı bırakan Karagöz, beni sen şaşırttın diyerek minareden Hacivat'ın üstüne atlar. Boğuşmaya başlarlar. Cemaat araya girer ve Hacivat'ı Karagöz'ün elinden kurtarır. Bu sefer Karagöz daha da sinirlenir ve cemaati sille tokat döver. Cemaat ve Hacivat kaçıp gider. Daha sonra minareye çıkan Karagöz ezanı güzelce okur ve derin bir oh çeker.<br />
<br />
<br />
<br />
-------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HACİVAT'IN İPİ</span></span><br />
<br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır. Karagöz'ün telaşlı olduğunu gören Hacivat sorar: " Hayrola Karagözüm, nereye böyle? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bahçedeki kuyudan su çekerken ip koptu. Kova kuyuya düştü. İp almaya gidiyorum. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Evde sağlam bir ip var. Onu sana vereyim. Ben ipin ucunu tutarım, sen kuyuya inersin. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben senin ipinle kuyuya inmem. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, bana hiç mi itimadın yok?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yani bana hiç mi güvenin yok? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yok, çünkü ben kuyuya inince ipin ucunu bırakırsın, aşağıda kalırım. "<br />
<br />
Hacivat ağzı bir karış açık Karagöz'e bakakalır. Bu sefer Karagöz sorar:<br />
<br />
" Söyle bakalım Hacivat, sen benim ipimle kuyuya iner misin? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İnerim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ya bıçakla ipi kesersem. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Öyle bir şey yapmazsın Karagözüm. Ben sana güvenirim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben de düne kadar sana güvenirdim ama gece rüyamda kuyuya indiydim de beni kuyuda bıraktıydın. Artık güvenim kalmadı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Rüyandaki ben değildim, gerçekler rüyadan farklı olur. " diyerek uzun süre dil döker, sonunda Karagöz'ü ikna eder ve evden ip alıp gelir. Bahçedeki kuyuya Karagöz Hacivat'ın ipiyle iner. Hacivat ipin ucunu bırakıp kaçar. Karagöz'ün bağırması üzerine komşular gelip onu kuyudan çıkarırlar. Altı ay ne Karagöz Hacivat'ı, ne de Hacivat Karagöz'ü arayıp sormaz. İlk defa bu kadar uzun süre küs kalırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
---------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: BİZANS ALTINI</span></span><br />
<br />
Karagöz bir gece rüyasında kendini Pınarbaşı Meydanı'nda toprağı kazarken görür. Kazar, kazar ve sonunda bir küp Bizans altını bulur. Çok sevinir ve oynamaya başlar. Daha sonra kanter içinde uyanır. Sabahı bekleyemez, alacakaranlıkta kazmayı, küreği kapar ve yola çıkar.<br />
<br />
Pınarbaşı Meydanı'na geldiğinde acele tarafından kazmayı toprağa vurur. Kazdıkça kazar. Sabahleyin işe giden Bursalılar, Karagöz'ü görürler. Toprağı neden kazdığını sorarlar. Karagöz rüyasını anlatır. Adamlardan bazıları Karagöz'e katılır. Onlar da kazma, küreklerini alıp gelirler ve biri o yanda, biri bu yanda kazmaya başlarlar.<br />
<br />
Öğle vaktine doğru Hacivat olaydan haberdar olur. Evde bulunan babadan kalma bir Bizans altınını cebine koyar ve yola çıkar. Hacivat geldiğinde Karagöz rüyasını ona da anlatır. Hacivat sırf muziplik olsun diye dinlenen birinin kazmasıyla toprağı biraz kazar ve altın buldum diye bağırır. Yanındaki Bizans altınını gösterir. Buna sevinen Karagöz altını alır, cebine atar ve orayı daha derin kazmaya başlar.<br />
<br />
Akşam üstüne doğru meydan baştan aşağı kazılır ama başka altın bulan olmaz. Karagöz tamam der ve işi bırakırlar. Karagöz meydandan ayrılmadan Hacivat önüne çıkar:<br />
<br />
" Aman Karagözüm, ben şaka yapmıştım. Altını evden getirmiştim. Altınımı ver de gideyim, " der.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Oldu mu şimdi Hacivat? Altını burada buldun. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayır, ben onu evden getirmiştim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Senin evde altın ne arar? Bu altın rüyamda gördüğüm altınlardan biri. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, etme, eyleme, beni buraya geldiğime pişman etme. "<br />
<br />
Oradaki adamlar Karagöz'den yana taraf olunca Hacivat susar ve bir kenara oturup ağlamaya başlar. Karagöz altını epey bir akçe karşılığında satar. Kışın dört ay evde sırtüstü yatar, çalışmaz ve akçeleri bitirir. Yazın gelmesiyle birlikte iş aramaya başlar.<br />
<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SİVRİKOZ ZAMANA KARŞI</span></span><br />
<br />
Sivrikoz'un küçük yaşlardan itibaren kafasına takılan sorular vardır. Yıllar geçtikçe bu sorular daha da belirginleşir. Annesine, babasına, amcasına, dayısına bu soruları sorar fakat gelen cevaplar tatminkar olmaz. İyi, güzel diyorsunuz da benim beklediğim cevaplar bunlar değil, der. Babası bir gün: " Sivrikoz beklediğin cevaplar bunlar değilse sen sorduğun soruların cevabını biliyorsun demektir. " der de Sivrikoz babasına cevaplardan tam olarak emin olmadığını söyler. Sivrikoz'un sorduğu sorular nedir?<br />
<br />
Acımasızca geçen zaman, insanları neden yaşlandırıyor?<br />
<br />
İnsanların görünüşleri neden değişiyor?<br />
<br />
Zaman geçtiği için, insanlar yaşlanıyorsa zamanı durdurmak mümkün değil midir?<br />
<br />
Sivrikoz bir gün babası Hacivat'tan izin alır ve zamanı arayıp bulmak, onunla hesaplaşmak için, yola çıkar. Sonraki günlerde zamanı arar, her önüne gelene zamanı sorar ama kimse zamanın nerede olduğunu bilmemektedir. Günlerden bir gün bir ormandan geçerken bunalır, olanlar canına tak der ve bağırır: " Ey zaman, kimsin sen, neredesin, aramaktan bıktım, çık ortaya, yetti yaptıkların. "<br />
<br />
Birden ormanda sert bir ses yankılanır: " Hey genç, beni mi aradın? Senin adın nedir? "<br />
<br />
" Benim adım Sivrikoz. Seni aradım. Soracak sorularım var. Neden insanları yaşlandırıyorsun? Şimdinin ihtiyarı bir zamanlar gençtim, güçlüydüm diyor. Geçtin de ne oldu? Ne kazandın? İnsanlar belli bir yaşa gelince o insan için zamanı durdur. Yaşlanmasın ama yaşasın. Genç kalsın. "<br />
<br />
" Sen neler diyorsun Sivrikoz? Daha önce kimse benim işime karışmıyordu. Ben de istediğim gibi kendimi kuruyordum. Genç ve güçlü birini, yaşlı, iki büklüm bir ihtiyar haline getirmek benim için önemli. Ben o ihtiyarın genç halini hatırlar ve gülümserim. Ama sen istemiyorsan bundan sonra kimseyi yaşlandırmam. "<br />
<br />
Zamandan söz alan Sivrikoz sevinçle oradan uzaklaşır. Sonraki günlerde zaman sözünü tutmaz ve insanları yaşlandırmaya devam eder. Durumu fark eden Sivrikoz çok üzülür ve bir daha zamanı ne arayıp, ne sorar.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: PINARBAŞI MEYDANI</span></span><br />
<br />
Bursa’daki Pınarbaşı Meydanı’nda takriben yirmi kişilik bir kalabalık toplanmış ve neşeli vakit geçirmekteydi, çünkü orta yerde tartışanlar, gelmiş, geçmiş en iyi güldürü ustalarından ikisiydi: Karagöz ile Hacivat. Dilerseniz şimdi biz de hoşça vakit geçirmek için, tartışmaya küpe olalım ve küpeyi parmağımıza takalım.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Olur mu Karagözüm, hiç küpe parmağa takılır mı? “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ya nereye takılır? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Küpe kulağa takılır. Kulağına küpe takan hanımlar, daha bir güzel görünürler. Hanım hanımcık olurlar. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Hamam açıksa bizim hanıma söyleyeyim de, Yaşar’ı da götürsün. Hamamda bir güzel yıkansınlar. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Ah Karagözüm, Yaşar hiç kadınlar hamamına gider miymiş? Büyüdü, kocaman adam oldu. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Kocaman adam mı? Yaşarcık daha altısını sürüyor. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Olsun Karagözüm. Altı yaşında oğlan çocuğu kadınlar hamamına götürülmez, çünkü kadınlar ondan korkarlar. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Amma yaptın ha Hacivat. Yıllar önce annem beni on beş yaşındayken kadınlar hamamına götürmüştü de yalnız yıkanmıştım. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Yapma ya, iyi ki hamamda kadın yokmuş. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Aslında hamamda yıkanan kadınlar vardı ama ben göbek taşına doğru yürüyünce hamam boşalıverdi. Benden neden kaçtılar, anlayamadım.”<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Paçalı uzun donunla mı girmiştin hamama. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Sen ne diyorsun Hacivat? Hamamda donla yıkanılmaz ki. “<br />
<br />
Pınarbaşı Meydanı’ndaki kalabalık kahkahaların çağırdıklarıyla birlikte kırk kişi olmuştu. Yirmi kişide kırk ayak vardı da, kırk kişide kaç ayak vardı?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Bak Hacivat, okumam, yazmam yoktur ama hesabım kuvvetlidir. Kırk kişide altmış ayak vardır. Altmış ayakta dört yüz parmak vardır. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Olur mu Karagözüm. Kırk kişide ikişerden seksen ayak vardır. Seksen ayakta beşerden dört yüz parmak olur. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Tamam işte, ben de dört yüz parmak demiştim. “<br />
<br />
Gülmekten gözleri yaşaran, karınlarını tutarak gülen ve yerlerde debelenenler haricindeki çoğulcu kalabalıktan bir alkış tufanı koptu. Hacivat’ın, ama sen altmış ayakta dört yüz parmak demiştin, Karagözüm, dediğini benden başka kimse duymadı.<br />
<br />
İnsanlar, doğar, büyür ve olgunlaşırlar. Olgunlaşma geçici değil, kalıcıdır. Olgunlaşma yeni olgunlaşmaları beraberinde getirir. Bu böyle sürüp gider. İnsan olgun bir meyvedir, dersek yanlış olmaz.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Olur mu öyle şey, Hacivat? Şimdi ben meyve mi oldum? Elma, armut gibi mi yani? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hayır, erik gibi. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Demek beni erik yaptın? Şimdi görürsün. Sen de olsan olsan şu ekşi limon olursun. Üç, iki değil, bir işe yaramayan limon. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Doğru Karagözüm. Limon bir işe yaramaz, çok işe yarar. Hani limonu ortadan kesersin, çaya, çorbaya sıkarsın. Tadı leziz olur. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Adı keriz mi olur? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hayır Karagözüm. Adı keriz değil, tadı leziz olur yani lezzetli olur. İç ferahlatır, gönül açar. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Hayda bre pehlivan. Limon anahtar mı ki, Gönül teyzenin kapısını açsın. Teyzem ellisini geçti hala evlenmedi. Gönül teyzenin gönlünü açacak anahtar daha yapılmadı. “<br />
<br />
Dünyanın pek çok şehrinde, belli günlerde pazar kurulur. Bu pazarlarda köyden getirilen sebze, meyve satılır. Pazara gidenin kesesi doluysa ve cimri değilse ürünün en iyisini alır. Anadolu’da sebze ve meyveler şehirlerin isimleriyle anılır olmuştur. Amasya’nın elması, İnegöl’ün pırasası gibi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Bırak ya Hacivat. Ne demek Amasya’nın elması, İnegöl’ün pırasası. Yani elma almak için Amasya’ya mı gidelim? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Karagözüm, elma almak için, Amasya’ya gitmene gerek yok. Salı pazarında Amasya elması satılıyor. Elma alırken, Amasya elması almak gerekir. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Amasya’nın elması elma da başka yerin elması armut mu? Benim bahçedeki elmalar, Amasya elmasına bin basar. Tadı güzel kokusu hoş, eder insanı sarhoş. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Armut alırken deveci armudunu, üzüm alırken Mürefte üzümünü tercih etmek gerekir. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Deveci armudunu boş ver şimdi. Çocukken köye gittiğimizde dedemin bağına koşardık. Dedemin üzümlerinin tadını, sonraki senelerde yediğim üzümlerin hiçbirinde bulamadım. Elma alırken Bursa elması, pırasa zaten Bursa’dan, armut Bursa’dan, üzüm Bursa’dan, erik Bursa’dan, domates, patates, şeftali, vişne, kiraz hep Bursa’dan. Hey benim güzel Bursam, kovsalar gitmem şu Bursa’dan. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Karagöz, az önce kiraz dedin. Söyle bakalım bu kiraz Bursa’nın neresinde yetişiyor? Sen eskiden hiç yalan söylemezdin. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ De git oradan Hacivat. Şimdi de yalan söylemiyorum. On yaşlarındaydım. Edebey Köyü’ne gitmiştik. Orada bir kiraz ağaçları vardı, aklın durur. Sanırsın kiraz ormanı. Epey bir gezindim orada, dallardaki kiraz çokluğundan güneşi göremedim. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Güneş görünmüyorsa orman karanlıktır, kirazları nasıl gördün? “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Pöh, şunun sorduğu soruya bak. Kirazların verdiği ışıltı ormanı aydınlatıyordu. Ağaçlara çıktım, belki iki kilo kiraz yedim. Sen Edebey kirazının tadını nereden bileceksin. “<br />
<br />
Aradan zaman geçtikçe kalabalık çoğalmış ve yüz kişiyi bulmuştu. Hava kararmaya başlamıştı, akşam oluyordu. İşi tadında bırakmak gerekirdi. Karagöz ile Hacivat ellerini havaya kaldırıp teslim işareti çizdikten sonra kahkahalar bıçak gibi kesildi.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Haydi bakalım ağalar, bu günlük bu kadar, " dedi ve yürüdü gitti.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yarın aynı saatte buluşmak üzere şimdilik hoşça kalın, deyip Karagöz'ün peşine topal ördek gibi yürüyerek takılması kahkahaları meydana paraşütle geri getirdi.<br />
<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: PARAYI KİM BULDU</span></span><br />
<br />
Karagöz iş bulur. Yedi gün çalışır ve ilk haftalığını alır. Akşamüstü evine dönerken haftalığını kaybeder. Geldiği yoldan geriye döner ve düşürdüğü paralarını aramaya başlar. Diğer yandan da söylenmektedir: " Paracıklarım, paracıklarım, gitti paracıklarım. Keşke paralarım cebimde dursaydı da ben kaybolsaydım. "<br />
<br />
Aynı saatte evine dönmekte olan Hacivat Karagöz'le karşılaşır.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayrola Karagözüm, yanımdan geçersin beni görmezsin. Paracıklarım dersin. Para mı kaybettin? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hiç sorma Hacivat. Haftalık almıştım, onu kaybettim. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bir gören, bir bulan yok mu? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dört gören, beş bulan var. Canımı sıkma, canını yakarım. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm kızma. Para kaybedince ararsın bulamazsan, kadıya gidersin. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Para kaybettin, aradın bulamadın, ne yaparsın? Kadıya gidersin. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Demek paramı kadı bulmuş. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kadının para falan bulduğu yok. Parayı bulan kadıya bırakır. Kaybeden kadıya gider. Para kadıdaysa parasını alır. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ya para kadıda yoksa. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O zaman avcunu yalar. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yani şimdi avcumu yalarsam param bulunur mu? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Nereni yalarsan yala paran bulunmaz. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ne yapmak gerekir? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kadıya gitmek gerekir. Buyur Karagözüm, önden sen yürü. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Önden ben yürümem, yan yana gidelim. "<br />
<br />
Hacivat ile Karagöz kadıya giderler. Yolda para bulan birisi parayı getirip kadıya teslim etmiştir. Fakat paranın sahibinin kim olduğunu bilmemektedir. Karagöz'ün haftalığını kaybettiğini öğrenen Hacivat onu kadıya yönlendirir, çünkü Karagöz'ün kaybettiği parayı bulan Hacivat'tır.<br />
<br />
<br />
<br />
-------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: LEYLEK</span></span><br />
<br />
Mart ayının ortası. Kar yeni kalkmış. Ortalık ayaz, hava buz gibi. Karagöz nicedir işsiz. Kazağını, paltosunu eskiciye satmış. Yarı aç, yarı tok. Üstünde bir fanila, bir mintan. Soğuk havada iş bulmak için gezerken, dişlerinin takırtısı Uludağ'dan duyuluyor. Karagöz tam bu esnada Hacivat'la karşılaşır.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Merhaba Karagözüm. Nasılsın, iyi misin? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İyi değilim Hacivat. Donuyorum. "<br />
<br />
Hacivat sağa sola bakınır. Bir evin bacası üstündeki leyleği görür. Parmağıyla leyleği işaret ederek: " Bak Karagözüm, leylekler gelmiş. Artık yaz geliyor. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat, anlamsız konuşma. Hem leylek gelmiş diyorsun, hem kaz geliyor diyorsun. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kaz demedim Karagözüm, yaz geliyor dedim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kaz yazayım ama ben yazı bilmem ki. Yaz demek kolay. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dediklerimi yanlış anlıyorsun Karagözüm. Bak leylek nasıl da takırdıyor. "<br />
<br />
Karagöz çenesini tutar: " Takırtı benden geliyor. Paltom yok da, soğuktan dişlerim takırdıyor. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Palton yok mu? Doğru ya, paltonu giymemişsin. Al benim paltomu giy. " der ve paltosunu Karagöz'e verir. Karagöz paltoyu giyer ve dişlerinin takırdaması durur. Bu sefer üşüyen Hacivat'ın dişleri takırdamaya başlar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat, bu leylek yolunu kaybetmiş, kış günü Bursa'ya gelmiş. Şimdi gerçekten takırdamaya başladı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, leylek değil, ben takırdıyorum. O palto senin olsun. Kürkçü Emin'den kendime kürklü palto alacağım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Körükçü Cemil'den palto mu çalacaksın? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çalmayacağım, parasıyla kürklü palto alacağım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat'ım, paltonu geri al, bana kürklü palto satın al. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz Karagözüm, benim eski paltomu sen giy. Ben kendime kürklü palto alacağım. "<br />
<br />
Karagöz, kendine alma, bana al dedikçe, Hacivat, sana değil, kendime alacağım der ve birlikte Kürkçü Emin'in dükkanına girerler. Bunlar dükkanda tartışa dursunlar, Kürkçü Emin bir diğer lakabı da tilki Emin: Gençliğinde bir taşla dört kuş vurmuşluğu vardır. Şimdi ise, bir taşla iki kuş vurmanın derdindedir. Sensin der, büyüksün der, zenginsin der ve Hacivat'a iki kürklü palto satar. Paltoların birini Hacivat, diğerini Karagöz giyer.<br />
<br />
Hacivat, Karagöz ile birlikte yolda giderken, gördüğü bir fakire eski paltosunu verir. İki arkadaş ilk karşılaştıkları yerden geçerken, leyleğin o evin bacasında olmadığını görürler.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bak Karagözüm, leylek yok, gitmiş. "<br />
<br />
Karagöz başını kaldırır, etrafına bakınır:<br />
<br />
" Başka leylekler mi gelmiş? Hani nerede? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Başka leylek falan yok. Tek leylek vardı, o da gitmiş. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ha, şu zamansız gelen leylek. Onun sayesinde kürklü palto sahibi oldum. Şansım açıldı. Bundan sonra beni kimse tutmasın. " <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">DİLENCİ HACİVAT</span></span><br />
<br />
Hacivat tüccarın biriyle ortak olur. Birlikte mal alıp satmaya başlarlar. İlk zamanlar işler iyi gider, sonradan bozulur. Bir sabah erkenden tüccar çıkagelir ve Hacivat'a iflas ettiklerini, elde avuçta birşey kalmadığını söyler. Hacivat parasız ve çaresiz kalır, evine ekmek götüremez olur. İş arar bulamaz, dilencilik yapmaya başlar:<br />
<br />
" Fakire bir sadaka, fakire bir sadaka, " diyerek dolanır durur.<br />
<br />
Karagöz Hacivat'ı dilenirken görünce beyninden vurulmuşa döner. Kendini çabucak toparlar ve Hacivat'ın yanına gider.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat'ım, bu ne hal böyle? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Halim haraptır, Karagözüm. Tüccarın biriyle ortaklık kurdum, koca serveti har vurup harman savurdum. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Koca servet mi? Bu işe ne yatırdın sen onu söyle. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bin beş yüz altın. Gitti, gitti, bin beş yüz altınım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ne?! Senin o kadar altının var mıydı, Hacivat? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz olur mu Karagözüm? Babamdan kalan servet pek çoktu. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hazıra dağlar dayanmaz derler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dayandı. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Mirasyedinin mirası biter derler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bitmedi. "<br />
<br />
Karagöz daha sonra Hacivat'tan tüccarın adını öğrenir. Tüccara giderek, ortak aradığını, evini ve bahçesini ortaya koyarak iş yapmak istediğini söyler ama gelir gider defterini kendisinin tutması gerektiğini bildirir. Tüccar, Hacivat'tan sonra yolunacak kaz olarak gördüğü Karagöz'e elindeki bin beş yüz altını verir.<br />
<br />
Karagöz ertesi gün Hacivat'a bin beş yüz altını verir ve bir daha kimseyle ortak olmamasını söyler. Daha ertesi gün Karagöz'ün evine gelen tüccar yanındaki adamı göstererek, evi ve bahçeyi satın almak isteyen bir müşteri buldum, der. Ayrıca ortaklık gereği verdiği altınların bundan sonra kendisinde duracağını söyler. Bunun üzerine Karagöz altınları gece evine giren hırsızın götürdüğünü, ortaklık kalmadığı için, evini ve bahçesini satmaktan vazgeçtiğini söyler. Tüccar durumu kabullenmek istemez. Karagöz sesini yükseltir, tüccara diklenir. Tüccar, Karagöz'ün karşısında tutunamaz. Müşteri kaçar gider. Çaresiz kalan tüccar yol kenarına oturup ava giderken avlandım der ve hüngür hüngür ağlamaya başlar.<br />
<br />
<br />
<br />
---------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ BALIKÇI</span></span><br />
<br />
İşsiz kalan Karagöz Hacivat'ın yönlendirmesi üzerine Misi Köyü'ne giderek oradaki gölden alabalık tutmaya başlar. Akşamüstü at arabasına binerek Bursa'ya döner. Alabalıkların bir kısmını kendine ayıran Karagöz geri kalanı balıkçılara satar.<br />
<br />
Bir akşamüstü alabalıkları temizleyen Karagöz'ün hanımı balığın birinin içinde inci bulur. Çok sevinir. Odada oturmakta olan Karagöz'e inciyi gösterir. Karagöz sevinçten ne yapacağını şaşırır ve oynamaya başlar. Akşam yemeğinden sonra evde konuşulan tek konu incidir. Karagöz'ün oğlu Yaşar, baba, ya tuttuğun öteki balıklarda da inci varsa, deyince <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> "Doğru oğlum, o balıklarda inci olabilir. O zaman alabalıkların içini evde temizleriz, karnında inci olup olmadığına bakar, öyle satarız. On-on beş alabalığın birinden inci çıksa zengin olduk demektir. "<br />
<br />
Karagöz sonraki günlerde düşüncesini aynen uygular. Evde temizlenen alabalıkların birinden, ikisinden inci çıkmaktadır. İncileri kuyumcuya satan Karagöz kısa zamanda fakirlikten kurtulur. Kuyumcu incinin kaynağını merak eder. Karagöz'ün ağzını arayan kuyumcu hiçbir şey öğrenemez. Bunun üzerine gizlice Karagöz'ü takip etmeye başlar. Sonunda olayı çözer ve gölün karşı kıyısında çadır kurarak, beş karısını, oğullarını, kızlarını, gelinlerini, damatlarını ve torunlarını getirir. Birlikte çok çalışarak, çok balık tutarak kısa zamanda göldeki alabalık neslini kuruturlar. Gölde bir tane alabalık kalmaz. Kuyumcu, torbalar dolusu inciyle servetine servet katar.<br />
<br />
Aradan günler, haftalar geçmesine karşın, bir tek alabalık tutamayan Karagöz yol parası, evin geçimi derken, giderek fakirleşir. Daha sonra yine Hacivat'ın yönlendirmesi üzerine Hacivat ile birlikte Ulucami'nin yapım işinde çalışmaya başlar.<br />
<br />
---------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: MANGAL SEFASI</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, sucuk aldım. Gel mangal sefası yapalım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Birer kangal alalım ama benim bahçe küçük, kangala dar gelir. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kangal demedim Karagözüm, mangal dedim. Mangalda sucuk pişirelim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kangalla çocuk bir arada olmaz. Yaşar'ı kangal ısırır. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Canım, ne Yaşar'ı, ne kangalı, sucuk dedim, mangal dedim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " He öyle söylesene, sucuğu mandalla tavana asarsın. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O neden? Neden sucuğu tavana asıyorsun? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kurusun diye. Kuru sucuğun tadı farklı olur. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tamam Karagözüm, sucuğu kuruttum, mangalı bahçeye oturttum. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben senin bahçeye gelmem, Hacivat. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Gelmezsen gelme. Ben de kendime ziyafet çekerim. "<br />
<br />
Uzaklaşıp giden Hacivat'ın arkasından Karagöz söylenir:<br />
<br />
" Seni gidi beni bilmez. Kangalı kesmiş, sucuk yapmış, mangalda pişirecekmiş. Bende o sucuğu yiyecek göz var mı?<br />
<br />
<br />
<br />
------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: BUZAĞI</span></span><br />
<br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşırlar. Karşılıklı selamlaşmadan sonra iş arayan Karagöz'ün moralinin bozuk olduğunu gören Hacivat, ona derdini unutturmak için, bilmece sormaya karar verir: " Karagözüm, sana bir bilmece sorayım da cevabını ver. Öküz altında ne arıyor derler?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tavşan arıyor derler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz, tavşanın öküzle ilgisi yok. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tilki arıyor derler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tilkinin öküzle hiç ilgisi yok. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kurt arıyor derler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kurt öküz altında aranmaz. Öküz bunu babası, inek bunun annesi. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Koyun bunun amcası, keçi bunun dayısı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hani o şey büyür dana olur, tosun olur. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dana olur, tosun olur. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tamam, dana dedin, dananın küçüğü. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Küçük dana . "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hah, küçük danaya ne derler? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dana küçük. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, galiba bilemeyeceksin. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben bilemezsem sen bil. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Buzağı arıyor derler. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Öküz altında buzağı arıyor derler. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben onun öyle olduğunu biliyordum ama aklıma gelmedi. Sorunun cevabı buzağı. Bildim mi? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bildin Karagözüm, bildin. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bilemesem şaşardım. Bu soru kolaydı. Zor sorsan onları da bilirim. "<br />
<br />
Karagöz' ün güldüğünü, neşelendiğini gören Hacivat sevinir. Karagöz'ü de sevindirmek ister ve ona pazar yerinde hamallık bulur. Günün geri kalan kısmında sandıkla portakal, limon taşıyan Karagöz akşamüstü kazandığı iki akçeyle evinin yolunu tutar.<br />
<br />
<br />
<br />
-----------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: TURŞU</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hanım turşu kurduydu. Turşular bir olmuş. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hanım tarla kurduydu. Kuş mu olmuş? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Canım Karagözüm. Ne kurdu, ne kuşu? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kurt Bozkurt, kuş Zümrüdü Anka Kuşu. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hanım turşu kurduydu. Turşular olmuş dedim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hani masalda Bozkurtlar Zümrüdü Anka Kuşu'nu tepelemiş. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Eee. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben de seni tepelerim. "<br />
<br />
Karagöz Hacivat'ın üstüne yürür.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dur Karagözüm, ben ne yaptım? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Daha ne yapacaksın? Tepeme çık öt bari. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tepene çıkıp öteyim mi? Ne gibi ötmemi istersin? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İster horoz gibi öt, ister bülbül gibi öt. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Eşek gibi öteyim mi? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Eşek ötmez anırır. İstersen anırabilirsin. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben anıramam ama sen iyi anırırsın. "<br />
<br />
Hacivat tarafından eşek yerine konmak Karagöz'ü çileden çıkarır. Hacivat'ın üstüne hamle yapar. Hacivat geri dönüp kaçmaya başlar. Karagöz Hacivat'ı evinin önüne kadar kovalar. Hacivat evine girer ve kapıyı sürgüler. Kapının önünde bağırıp çağıran Karagöz'e pencereye çıkan Hacivat'ın hanımı söylenir:<br />
<br />
" Aaa yeter be! Git kendi evinin önünde bağır. "<br />
<br />
Hacivat'ın hanımının sözleri karşısında Karagöz sessizce oradan uzaklaşır. On gün ne Hacivat'ı arar ne de onun evinin önünden geçer. İki ayrılmaz dost sonradan barışırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: LEYLEK ETİ</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, ziyafet var. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ziyafet var, ziyafet. Al hanımı, Yaşar'ı. Bu akşam bize gelin. Levrek aldım, pişirip yeriz. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bu akşam size gelemeyiz, leylek eti yiyemeyiz. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Leylek demedim Karagözüm, levrek dedim. Levrek balığı. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bırak ya Hacivat, ne zamandan beri leylekler balık oldu. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Leylekler balık olmaz, tıpkı benim Karagöz olamadığım gibi. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Keşke Karagöz olsan, bana benzesen Hacivat. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman, hayatta isteyeceğim en son şey sana benzemek. Ben bu halimden memnunum.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tamam, bana benzeme. Git Halim'le Memduh'a benze. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sen ne diyorsun Karagözüm? Halim'le Memduh da kim? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sizin mahalleden yeni taşınmışlar. Bizim mahalleye geldiler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Eee sonra? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bizim mahalleyi beğenmediler. Sizin mahalleye geri dönecekler. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O neden? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çünkü onları dövdüm. Alaycı konuşmaya devam edersen seni de döverim. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sustum Karagözüm, yeter ki beni dövme. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Leylek eti falan da yemem. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yeme Karagözüm, leylek eti yeme.<br />
<br />
<br />
<br />
------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: KARAGÖZ AŞIK</span></span><br />
<br />
Genç Karagöz Bursa sokaklarında elinde bir demet ısırgan otuyla hızlı adımlarla yürürken, Hacivat'la karşılaşır. Hacivat sorar:<br />
<br />
" Hayrola Karagözüm, bu ne acele? Sanki peşinden köpek kovalıyor. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sus Hacivat! Köpek beni niye kovalasın? O ancak senin gibileri kovalar. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hemen kızma Karagözüm, lafın gelişi öyle dedim. Hızlı hızlı nereye böyle? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hızlı hızlı nereye böyle? Yani nereye yetişeceksin? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Şey, yavuklumla buluşacağım da. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yavuklun mu? Senin yavuklun mu var? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Var tabi, neden olmasın? Ben sevemez miyim yani? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tabi seversin, yavuklun da olur. O elindeki nedir? Isırgan otu mu? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " He ya ısırgan otu. Yavukluma verecektim "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olur mu Karagözüm, hiç insan sevdiğine ısırgan otu verir miymiş? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ee o zaman ne verir?<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karanfil verir. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kara fil mi? Afrika mı burası? Fil ne arar? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karanfil dedim Karagözüm. Bir tür çiçek. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çilek bulunmaz şimdi, mevsimi değil. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çilek değil, çiçek dedim. Her neyse sen iyisi kırmızı gül götür. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Kırmızı gül, kırmızı gül. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kırmızı tül mü? Perdelik tüllerden mi? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dur Karagözüm, ne perdesi ne tülü. Kırmızı gül dedim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kırmızı kül mü? Amma yaptın Hacivat, külün kırmızısı mı olurmuş? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yine yanlış anladın. Peki o zaman senin dilinle konuşalım. Ya nesi olur? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen de ne cahilsin Hacivat. Külün rengi kül rengi olur. Bilmiyorsan öğren. "<br />
<br />
Karagöz'ün yanlış anlamaları karşısında sinirlenen Hacivat ne kadar hırslandığını Karagöz'e fark ettirmemeye çalışır. Kuruyan dili damağında zorlukla döner:<br />
<br />
" Tamam Karagözüm, yavukluna ne istersen götür. Isırgan götür, sarımsak götür, soğan götür. "<br />
<br />
Hacivat, ister ıspanak götür, ister pırasa götür, diye söylenerek uzaklaşır gider. Hacivat'ın arkasından bakakalan Karagöz çabucak aklını toplar. Kendini daha sağlıklı düşünmeye zorlar:<br />
<br />
" Hacivat'ın her dediğini ısırganın yanında yavukluma hediye etsem iyi olacak. Şimdi ben sarımsak, soğan, ıspanak, pırasa nerede bulurum? "<br />
<br />
Karagöz aradıklarını komşuların yardımıyla tamamlar. Hepsini bir sepete koyarak yavuklusuna verir. Karagöz'ün yavuklusu genç kız hediyelerden dolayısıyla memnun olur. Bu genç kız Karagöz'ün oğlu Yaşar'ın annesidir.<br />
<br />
<br />
<br />
------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: KÖSE</span></span><br />
<br />
Güzel, güneşli bir yaz gününde Pınarbaşı Meydanı'nda bir sürü adam toplanmış, kahkaha patlatıyordu. Şişiren ağızdır da balonu patlatan iğnedir. Ağızdan çıkan iğneli sözler, adama nasıl kahkaha patlattırır, dilerseniz bunu öğrenelim.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ak akçe kara gün içindir. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Akçe yok ki kara güne saklasam. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bir elin nesi var, iki elin sesi var. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kurnada oturanın elinde hamam tası var. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Söz gümüşse sükut altındır. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Söz altınsa sükut tenekedir. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olur mu Karagözüm, sükut yani susmak altındır. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İyi, o zaman susalım, konuşmayalım. Buradaki kalabalık hemen dağılır. İnsanlar, işini bırakıp bizi dinlemeye geliyorsa sözüm altın değerinde olduğu içindir. "<br />
<br />
Karagöz kalabalığa dönerek: " Beni haklı görenler alkışlasın. " diye bağırdı. Bir alkış fırtınasıdır koptu.<br />
<br />
Bu sefer Hacivat kalabalığa dönerek: " Beni haklı görenler alkışlasın. " diye bağırdı. Bir alkış boranıdır koptu. Eee ne diyelim onları alkışlayanlar sayıldığında birbirine eşit olduğu görüldü. Yalnız karşıda duran ve Karagöz ile Hacivat'ın her iğneli vuruşuna kahkahasını patlattıran köse kimseyi alkışlamadı. Sonradan sordum, benim oyum ikisine, dedi.<br />
<br />
----------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: EKMEK</span></span><br />
<br />
Bursa sokaklarında gezip dolaşan Karagöz ile Hacivat, Pınarbaşı Meydanı’na geldiklerinde yorulduklarını anlarlar ve bir ağacın altına oturup dinlenirler.<br />
<br />
Daha sonra <span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span>“ Aman Karagözüm, içim bayıldı. Fırından ekmek al da suya banıp yiyelim. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ekmek alayım da yakında fırın var mıdır? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Var ya. Az önce önünden geçtik. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Hiç fark etmedim. Yerini tarif et, hangi somun fırınında? “<br />
<br />
Hacivat eliyle işaret eder: “ Şuradaki inek ahırının ilerisindeki somun fırınında. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ne işi varmış elinin ineğin kuyruk sokumunda? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Karagözüm, nereden çıkarırsın ineğin kuyruk sokumunu? Şu ahırın ilerisindeki somun ekmek fırınında. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ahırda samandan ekmek mi pişiriyorlar? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hiç samandan ekmek olur mu? Buğday ekmeği olur, buğday. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Atlara buğday ekmeği, insanlara saman ekmeği. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ İnsanlar saman ekmeği yemezler. İnsanlara buğday ekmeği, atlara saman ekmeği. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Demek o fırında atlara saman ekmeği pişiriyorlar. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Öyle demek istemedim. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ama öyle dedin. Atlara saman ekmeği dedin. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Dur Karagözüm. Sana cümle anlatayım derken, ben kelimeleri şaşırdım. Gitmemek için, böyle yaptın. Ağzımdan çıkanı kulağıma duyurmadın. Ben bir ekmek alıp geleyim, “ diyen Hacivat hızlı adımlarla oradan ayrılır. Biraz sonra elinde bir somun ekmek ve bir çanak suyla gelir. Ekmeği ikiye böler ve yarısını Karagöz’e verir. Birlikte ekmeklerini suya banıp yerler. <br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ'ÜN İĞNESİ</span></span><br />
<br />
Hacivat birkaç gündür görmediği Karagöz'ü sağda solda arar, bulamaz. Sorar soruşturur bilen, gören yoktur. Son çare olarak evine gider. Karısı Karagöz'ün üç gündür evin samanlığında olduğunu ve yemeğini bile orada yediğini söyler. Hacivat bahçeden samanlığa geçer. Karagöz samanların arasında birşey aramaktadır. Ama ne?<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Selam Karagözüm, ben geldim, selam. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hay Selami'nin kara kellesi. Sen misin Hacivat? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İyi günler Karagözüm, iyi günler. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Güller iyidir de ben papatyayı pek severim. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, neden o? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Papatyanın yapraklarını seviyor, sevmiyor diye koparıyorum, hep Hacivat beni sevmiyor çıkıyor. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olur mu Karagözüm? Ben seni çok severim. Bunu cümle alem bilir. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Düğmeci Adem bilir ama ben bilmiyorum. Beni sevmeyeni ben de sevmem. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yapma. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yaptım bile. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Etme. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ettim bile. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Papatya falına inanma. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ee kime inanacağım? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bana inan Karagözüm. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman sevdiğini ispat et. Bir şey istesem yapar mısın? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Emrin olur. Ne istersen yaparım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Samanların arasına iğne düşürdüm. Bul iğneyi, ispatla sevdiğini. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, samanlıkta iğne aranır mı? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Aranır, ben üç gündür arıyorum. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aradın da buldun mu? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bulamadım. Sanki iğne samana dönüşmüş. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O iğne ne iğnesiydi? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Arı iğnesi değil herhalde , dikiş iğnesiydi. "<br />
<br />
Ben şimdi o iğneyi bulurum, diyen Hacivat samanlıkta iğne aramaya başlar. Birkaç dakika sonra her zaman yakasında bulundurduğu dikiş iğnesini, işte iğneni buldum, diyerek Karagöz'e verir. Karagöz buna çok sevinir ve Hacivat'ı alnından öper. Hacivat Karagöz'ün koluna girerek bahçeye çıkarır. Altlarına birer sandalye çekip otururlar. Karagöz karısına seslenir ve hanım bize iki çay yap, der. Çaylar gelinceye kadar onlar sohbeti o kadar koyulaştırır ve şakalaşmalarını o kadar ağırlaştırırlar ki, dünyanın gelmiş geçmiş en somurtkan insanını kahkahalarla güldürecek düzeye erişirler.<br />
<br />
<br />
<br />
------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İŞSİZ</span></span><br />
<br />
Uzun zamandır işsiz olan ve geçim zorluğu çeken Karagöz hanımını ve oğlu Yaşar'ı köye, babasına gönderir. İş aramaktan bıkar, yalnızlıktan sıkılır ve yolda rastladığı Hacivat'ı evine çay içmeye davet eder. Eve gelince bakar çay ve şeker kavanozları bomboştur. Hacivat'a durumu anlatmak zor olacağı için, ne yapacağını bilemez. Mutfakta çaresiz beklemeye başlar. Daha sonra Hacivat odadan bağırır: " Haydi Karagözüm, çay demlendiyse getir de içelim. "<br />
<br />
Bunun üzerine Karagöz Hacivat'ın yanına gelir ve sorar: " Çayı kaç şekerli içersin? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben çayı çok şekerli içerim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çok şekerli mi? Çokşeker Arif çay bardağına sığmaz ki. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " O zaman çift şekerli olsun. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çiftelerin Şakir İzmir'e taşındı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bari tek şekerli olsun. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Şekersiz içsen. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Amma yaptın ha! Şekersiz çay mı içilirmiş? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Anla işte, evde şeker yok. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çay demlenmiştir. Bardağa koy da getir bakalım. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Evde çay yok ki. Ocağı yakmadım. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bir de soruyorsun, çayı kaç şekerli içersin diye? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İnan Hacivat, evde çay ve şekerin bittiğini bilmiyordum. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sizinkileri köye gönderdiğini duydum. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Doğrudur, burada aç kalmasınlar diye. "<br />
<br />
Hacivat Karagöz'ün eline birkaç akçe sıkıştırır:<br />
<br />
" Git bakkaldan çay, şeker, ekmek, peynir falan al. "<br />
<br />
Karagöz bir koşu Hacivat'ın dediklerini alır, gelir. Ocağı yakar, çayı demler. Birlikte çay içerler, peynir, ekmek yerler. Hacivat çayları çok şekerli içer. Karagöz'ün ise, çayları tek şekerli içmesinin nedeni Hacivat'ın aldığı yarım kilo şekerin bitmesini istemediğinden.<br />
<br />
Hacivat ertesi gün Karagöz'e bahçıvanlık işi bulur. Karagöz çalışmaya başlar. Haftalığını alınca hanımını ve oğlunu köyden getirtir. Böylelikle Karagöz ailesi normal günlük yaşantılarına dönerler.<br />
<br />
<br />
<br />
----------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ EZAN OKUYOR</span></span><br />
<br />
Karagöz iddia üzerine minareye çıkıp öğle ezanı okumaya başlar. Fakat ezanın yarısında takılır, kalır. Gerisini unutmuştur. Sil baştan tekrar okur, yine aynı yerde takılır. Bu böyle devam eder. Karagöz ezanı bir türlü tamamlayamaz. Cemaat namaza başlamak için, ezanın bitmesini beklemektedir. Zaman geçtikçe homurtular artar.<br />
<br />
Hacivat aşağıdan Karagözüm şöyle de, sonra bunu de diye bağırarak yardımcı olmak ister. Sonunda ezanı bırakan Karagöz, beni sen şaşırttın diyerek minareden Hacivat'ın üstüne atlar. Boğuşmaya başlarlar. Cemaat araya girer ve Hacivat'ı Karagöz'ün elinden kurtarır. Bu sefer Karagöz daha da sinirlenir ve cemaati sille tokat döver. Cemaat ve Hacivat kaçıp gider. Daha sonra minareye çıkan Karagöz ezanı güzelce okur ve derin bir oh çeker.<br />
<br />
<br />
<br />
-------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">HACİVAT'IN İPİ</span></span><br />
<br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır. Karagöz'ün telaşlı olduğunu gören Hacivat sorar: " Hayrola Karagözüm, nereye böyle? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bahçedeki kuyudan su çekerken ip koptu. Kova kuyuya düştü. İp almaya gidiyorum. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Evde sağlam bir ip var. Onu sana vereyim. Ben ipin ucunu tutarım, sen kuyuya inersin. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben senin ipinle kuyuya inmem. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, bana hiç mi itimadın yok?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yani bana hiç mi güvenin yok? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yok, çünkü ben kuyuya inince ipin ucunu bırakırsın, aşağıda kalırım. "<br />
<br />
Hacivat ağzı bir karış açık Karagöz'e bakakalır. Bu sefer Karagöz sorar:<br />
<br />
" Söyle bakalım Hacivat, sen benim ipimle kuyuya iner misin? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İnerim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ya bıçakla ipi kesersem. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Öyle bir şey yapmazsın Karagözüm. Ben sana güvenirim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben de düne kadar sana güvenirdim ama gece rüyamda kuyuya indiydim de beni kuyuda bıraktıydın. Artık güvenim kalmadı. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Rüyandaki ben değildim, gerçekler rüyadan farklı olur. " diyerek uzun süre dil döker, sonunda Karagöz'ü ikna eder ve evden ip alıp gelir. Bahçedeki kuyuya Karagöz Hacivat'ın ipiyle iner. Hacivat ipin ucunu bırakıp kaçar. Karagöz'ün bağırması üzerine komşular gelip onu kuyudan çıkarırlar. Altı ay ne Karagöz Hacivat'ı, ne de Hacivat Karagöz'ü arayıp sormaz. İlk defa bu kadar uzun süre küs kalırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
---------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: BİZANS ALTINI</span></span><br />
<br />
Karagöz bir gece rüyasında kendini Pınarbaşı Meydanı'nda toprağı kazarken görür. Kazar, kazar ve sonunda bir küp Bizans altını bulur. Çok sevinir ve oynamaya başlar. Daha sonra kanter içinde uyanır. Sabahı bekleyemez, alacakaranlıkta kazmayı, küreği kapar ve yola çıkar.<br />
<br />
Pınarbaşı Meydanı'na geldiğinde acele tarafından kazmayı toprağa vurur. Kazdıkça kazar. Sabahleyin işe giden Bursalılar, Karagöz'ü görürler. Toprağı neden kazdığını sorarlar. Karagöz rüyasını anlatır. Adamlardan bazıları Karagöz'e katılır. Onlar da kazma, küreklerini alıp gelirler ve biri o yanda, biri bu yanda kazmaya başlarlar.<br />
<br />
Öğle vaktine doğru Hacivat olaydan haberdar olur. Evde bulunan babadan kalma bir Bizans altınını cebine koyar ve yola çıkar. Hacivat geldiğinde Karagöz rüyasını ona da anlatır. Hacivat sırf muziplik olsun diye dinlenen birinin kazmasıyla toprağı biraz kazar ve altın buldum diye bağırır. Yanındaki Bizans altınını gösterir. Buna sevinen Karagöz altını alır, cebine atar ve orayı daha derin kazmaya başlar.<br />
<br />
Akşam üstüne doğru meydan baştan aşağı kazılır ama başka altın bulan olmaz. Karagöz tamam der ve işi bırakırlar. Karagöz meydandan ayrılmadan Hacivat önüne çıkar:<br />
<br />
" Aman Karagözüm, ben şaka yapmıştım. Altını evden getirmiştim. Altınımı ver de gideyim, " der.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Oldu mu şimdi Hacivat? Altını burada buldun. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayır, ben onu evden getirmiştim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Senin evde altın ne arar? Bu altın rüyamda gördüğüm altınlardan biri. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, etme, eyleme, beni buraya geldiğime pişman etme. "<br />
<br />
Oradaki adamlar Karagöz'den yana taraf olunca Hacivat susar ve bir kenara oturup ağlamaya başlar. Karagöz altını epey bir akçe karşılığında satar. Kışın dört ay evde sırtüstü yatar, çalışmaz ve akçeleri bitirir. Yazın gelmesiyle birlikte iş aramaya başlar.<br />
<br />
<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">SİVRİKOZ ZAMANA KARŞI</span></span><br />
<br />
Sivrikoz'un küçük yaşlardan itibaren kafasına takılan sorular vardır. Yıllar geçtikçe bu sorular daha da belirginleşir. Annesine, babasına, amcasına, dayısına bu soruları sorar fakat gelen cevaplar tatminkar olmaz. İyi, güzel diyorsunuz da benim beklediğim cevaplar bunlar değil, der. Babası bir gün: " Sivrikoz beklediğin cevaplar bunlar değilse sen sorduğun soruların cevabını biliyorsun demektir. " der de Sivrikoz babasına cevaplardan tam olarak emin olmadığını söyler. Sivrikoz'un sorduğu sorular nedir?<br />
<br />
Acımasızca geçen zaman, insanları neden yaşlandırıyor?<br />
<br />
İnsanların görünüşleri neden değişiyor?<br />
<br />
Zaman geçtiği için, insanlar yaşlanıyorsa zamanı durdurmak mümkün değil midir?<br />
<br />
Sivrikoz bir gün babası Hacivat'tan izin alır ve zamanı arayıp bulmak, onunla hesaplaşmak için, yola çıkar. Sonraki günlerde zamanı arar, her önüne gelene zamanı sorar ama kimse zamanın nerede olduğunu bilmemektedir. Günlerden bir gün bir ormandan geçerken bunalır, olanlar canına tak der ve bağırır: " Ey zaman, kimsin sen, neredesin, aramaktan bıktım, çık ortaya, yetti yaptıkların. "<br />
<br />
Birden ormanda sert bir ses yankılanır: " Hey genç, beni mi aradın? Senin adın nedir? "<br />
<br />
" Benim adım Sivrikoz. Seni aradım. Soracak sorularım var. Neden insanları yaşlandırıyorsun? Şimdinin ihtiyarı bir zamanlar gençtim, güçlüydüm diyor. Geçtin de ne oldu? Ne kazandın? İnsanlar belli bir yaşa gelince o insan için zamanı durdur. Yaşlanmasın ama yaşasın. Genç kalsın. "<br />
<br />
" Sen neler diyorsun Sivrikoz? Daha önce kimse benim işime karışmıyordu. Ben de istediğim gibi kendimi kuruyordum. Genç ve güçlü birini, yaşlı, iki büklüm bir ihtiyar haline getirmek benim için önemli. Ben o ihtiyarın genç halini hatırlar ve gülümserim. Ama sen istemiyorsan bundan sonra kimseyi yaşlandırmam. "<br />
<br />
Zamandan söz alan Sivrikoz sevinçle oradan uzaklaşır. Sonraki günlerde zaman sözünü tutmaz ve insanları yaşlandırmaya devam eder. Durumu fark eden Sivrikoz çok üzülür ve bir daha zamanı ne arayıp, ne sorar.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karagöz İle Hacivat Part4]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=17899</link>
			<pubDate>Tue, 27 Sep 2022 18:56:21 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=17899</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Karagöz İle Hacivat Part4 Miras</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: MİRAS</span></span><br />
<br />
Karagöz’e Mısır’daki amcasından bir sandık altın miras kalır. Bunun üzerine Karagöz yakın arkadaşı Hacivat ile beraber bir ticaret gemisine binip Mısır’a giderler. Miras işlemlerini hallettikten sonra yine bir ticaret gemisine binip geri dönerler. Ama Marmara Denizi’nde kürekçilerin isyanı sırasında su alan gemiden yolcular kayıklara binerek kurtulurlar.<br />
<br />
Karagöz ile Hacivat altın dolu sandıkla Mudanya kıyılarına, bindikleri kayıkla ulaşırlar ama sahilde konuşmaya daldıklarından iskeleye iyi bağlamadıkları kayık dalgalara kapılır ve gözden kaybolur. Daha sonra bir at arabasına binerler ve Bursa’daki evlerine dönerler. Bırak bir sandık altını ceplerindeki para da bitmiştir. İş bulup çalışarak para kazanmaları gereklidir ama nasıl bir iş? Onlar aralarında bu konuyu konuşurken tatlı bir sohbete dalarlar. Giderek sohbet koyulaşır, şakalaşmalar artar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Sence nasıl bir iş tutayım Hacivat. Ama tutacağım iş de az emek harcayıp çok para kazanayım. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Öyle iş olmaz Karagözüm. Ne demek az emek çok yemek. Az emek az yemek. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Sen de amma yaptın be Hacıcavcav. Bana az yemek vere vere açlığa mı alıştıracaksın. Biraz insaflı olsan da tabağımı dolmayla doldursan. Pek severim dolmanın yanına köfteyi, ondan sonra pilavı ve şamtatlıyı. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Bu kadar yeter mi Karagözüm? İstersen nohuttan, musakkadan, makarnadan ve cacıktan da alsan.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Onları sen ye Hacıcavcav. Benim istediklerimden ikişer porsiyon olsaydı, o yemeklerden birazı sabaha kalsaydı, ne güzel olurdu. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Tamam Karagözüm, bu istediklerin olur olmasına da, çok çalışırsan, çok kazanırsan, bu yemeklerden yersin. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ahh. Ah. Keşke kayığı iyi bağlasaydık ve altınlar kaybolmasaydı. Altınları bozdurur bozdurur harcar, yer içerdik. Keyifli bir hayat sürerdik. "<br />
<br />
<br />
<br />
-------------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: HACİVAT’IN AT</span></span>I<br />
<br />
Hacivat’ın son zamanlarda işleri iyi gider. Çok para kazanır. Bu birikimi değerlendirmek için, bir yarış atı satın alır. Girdiği her yarışı kazanan meşhur bir at: Küheylan. Olayı duyan Karagöz, Hacivat’ın evine gidip kapıyı çalar. Hacivat pencereye çıkar ve sorar: “ Buyur Karagöz’üm, bir şey mi istemiştin?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Evet Hacivat, bir şey istemiştim. Duyduğuma göre, Küheylan’ı satın almışsın. Onu bana satar mısın? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> ” Neden olmasın Karagöz’üm. İyi bir fiyat verirsen satarım. De bakalım, ne veriyorsun? “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Hı?..”<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Yani kaç para verirsin? Küheylan’ı kaça alırsın? “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ On altın veririm. Sattın mı? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Dur bakalım, Karagöz’üm. Hemen sattın mı olur mu? Bir pazarlık yapalım, değil mi? “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Nazarlık taktırırım, Küheylan’a. Anlaştık o zaman. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Yapma Karagöz’üm. Alışverişi oldubittiye getirme. On altına Küheylan mı satılırmış? Çık biraz, çık çık. “<br />
<br />
Hacivat’ın ne dediğini tam olarak anlayamayan Karagöz evin merdivenlerini çıkmaya başlar. Sonunda, burnu kapıya dayanır.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Çık Karagöz’üm, çık çık. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Kapıya kadar çıktım. Daha fazla çıkamıyorum. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Ben sana merdivenleri çık demedim. Fiyatta çık, yani on altın dedin ya onu arttır, yirmi de, otuz de. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Yirmi, otuz. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Çık, çık. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Elli, altmış. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Çık, çık. “<br />
<br />
Hacivat’ın çok para istemesine kızan Karagöz bağırır: “ Çık çıkı, çık çık. Sanki zil takıp oynuyorsun. Bre Hacivat, sen ne istiyorsun bu ata, onu söyle bakalım. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Bak Karagöz’üm, ben atı yüz altına aldım. Üstüne kar da koy. Yüzü geç, yüzü geç.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Yüzgeç balıklarda olur, alık. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hemen sinirlenme Karagöz’üm. Şunun şurasında ne güzel pazarlık yapıyoruz. Bak Karagöz’üm, Küheylan’ı sana veririm ama yüz yirmi altınını alırım. Bir kuruş aşağı olmaz. “<br />
<br />
Hacivat’ın konuşmasına içerleyen ve Küheylan’ı alamadığına üzülen Karagöz, Hacivat’a küser. Bir hafta ne Hacivat’ın evinin önünden geçer, ne de onunla konuşur. Daha sonra iki eski dost tekrar barışırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
----------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: İBİŞ’LE DOMUZ AVI</span></span><br />
<br />
Karagöz ile Hacivat, yanlarına İbiş’i de alıp, Uludağ’a domuz avına çıkarlar. Önceleri ellerde ok ve yay, kaşlar çatılmış, bakışlar keskin ormanda domuz ararken, sonraları yorgunlukla birlikte ok yaydan, kaş kaştan, bakışlar keskinlikten sıyrılır. Sıkıntıyı azaltmak için Karagöz’ün anlatmaya başladığı av hikâyeleri başına bela olur, çünkü anlattığının bir numara büyüğünü İbiş’ten duymak, Karagöz’ün giderek sinirlenmesine neden olur. Karagöz, İbiş’i uçurumdan aşağı atmakla tehdit eder.<br />
<br />
İbiş: “ Tamam, beyabi. Kızma bana. Ben de bundan sonra konuşursam iki olsun. Şimdi rahat rahat istediğini anlat. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Bre İbiş, sussana artık. Bir daha sana av yok. Hacivat, İbiş’i ava giderken yanımıza alalım demek yok artık. Bu son. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Merak etme Karagözüm. Sen kalbini serin tut. Hiçbir ava İbiş’i götürmeyiz. “<br />
<br />
Daha sonra Karagöz ile Hacivat ve İbiş domuz aramaya devam ederler, fakat ortalıkta hiç domuz yoktur.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Sabahtan beri arıyoruz, bir domuz göremedik. Hayatımda böyle bir şey ne gördüm, ne de duydum. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Göremeyiz tabi, bu İbiş yanımızdayken. Bunun sesini duyan domuz karşı dağa kaçıyor. İki ok atmış, üç domuz vurmuş. Anlatsana o hikâyeyi bir daha. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Aman Karagözüm, sinirlenme. İbiş o hikâyeyi anlattı, geçti. Ben inanmadım. Senin anlattığın hikâyeler daha bir inandırıcı oluyor. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Doğru, çünkü ben olmuş olayları anlatıyorum. Yıllar önce gençken köyden arkadaşlarla domuz avına gittiydik. On kişiyiz. Ormanda büyük bir domuz sürüsünü tuzağa düşürdük. Etrafını kuşattık. Baktı domuzlar kaçış yok, birer birer yanıma geldiler. Ben de çaldım bıçağı boyunlarına, yirmiden sonrasını sayamadımdı. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hah hah ha.. İlahi Karagözüm. Sen de değme avcılara taş çıkartırsın. Avcılıkta, atıcılıkta benden ileridesin. “<br />
<br />
İbiş: “ Benim de yıllar öncesinden bir domuz avı hikâyem vardı, ama beyabi kızar diye anlatamıyorum. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Yeni bir domuz hikâyesi ha. Ama anlatma. Karagöz’ü kızdırmayalım. Keşke demeseydin. Merakta bıraktın beni, İbiş. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ben de meraklandım. Bana bak İbiş, destekli atarsan kızmam ama desteksiz atarsan, seni uçurumdan atarım, bilmiş ol. “<br />
<br />
İbiş: “ Tamam beyabi ve Hacıabi. Atışlar destekli olacak. “ İbiş, konuşmasına devam eder ve ben sekiz yaşındayken der. Karagöz’ün ayağa kalktığını gören İbiş ağız değiştirir. “ Yani on sekiz yaşındayken demek istedim. “<br />
<br />
Bunun üzerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Hah öyle söyle. Beni kızdırma. Şimdi devam et. “<br />
<br />
İbiş: “ Manda kadar bir domuz bizim tarlalara dadandıydı. Tarlada mısır, bağda üzüm bırakmadıydı. Ye babam ye. Baktık yedikçe doymaz bu domuz, yakında ağaçları da yer. Babam, dedem, amcam, yeğenlerim ve ben tarlada, bağda nöbete durduk. Ben bağda bekliyorum. Bir gün öğle vakti domuz bağa girdi. Zönk zönk deyip yürüyüp geliyor. Yakaladım domuzu suratına iki tokat, başladı domuz ağlamaya. Bir yandan da,” Abi, ben sana ne yaptım? Neden vuruyorsun?” diye vızırdıyor. Ben de bağırdım. Bak şu bağdaki üzümleri ben mi yedim. Başkasının üzümünü nasıl habersiz yersin. Ben böyle bağırdım ama domuz ne dese beğenirsiniz. Ne yapayım, açım, abi. Yemeseydim de açlıktan ölse miydim? O gün domuzu bıraktım. Bir daha onu oralarda gören olmadı. Çok uzaklara gitmiş olmalı. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Bre densiz, yine desteksiz attın. Ben seni uçurumdan atayım da gör “ diyen Karagöz, İbiş’in üstüne yürür. Bunun üzerine İbiş kaçar, gider. Daha sonra Karagöz ile Hacivat başka olay olmadan evlerine dönerler.<br />
<br />
<br />
<br />
----------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: HIRSIZ</span></span><br />
<br />
Bir gece Karagöz’ün evine hırsız girer. Karagöz sabahleyin uyanınca bakar ki, ev tam takır kuru bakır. Hırsız utanmamış ve sokak kapısını söküp götürmüştür. Karagöz olayı zaptiyeye, hanımı da komşulara haber verir. Komşular, evin önünde toplanır ve az sonra iki zaptiye gelir. Karagöz’ün oğlu Yaşar, annesine sarılmış, ağlamaktadır. Küçük Yaşar’ın birkaç parça oyuncağını götüren hırsız acaba onları ne yapacaktır?<br />
<br />
Karagöz’ün evinin soyulduğunu duyan kadim dostu Hacivat, eve gelir ve evde inceleme yapmaya başlar. İki zaptiye olayı soruşturur ve hırsızı yakalayacaklarını söyleyip gider. Zaptiyeler gidince, komşular dağılır. Karagöz ailesinin yanında Hacivat kalır ve Karagöz’ü sorguya çekmeye başlar.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Canım Karagöz’üm, hırsız gelmiş, dolapları, masaları götürmüş. Kapıyı sökmüş. Hiç mi gürültü, tıkırtı duymadın? “ diye sorar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Bu ne biçim soru, Hacivat. Gürültü, tıkırtı duysam kalkıp da hırsızın ümüğüne basmaz mıyım? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Her neyse, olan olmuş, biten bitmiş, eşyalar gitmiş. Şimdi bir oyun etmeli de, şu hırsızı yakalamalı. Hah buldum!. Karagözüm, siz bir yandan, ben bir yandan komşuların arasına dalalım, onları senin evde bir kese altın olduğuna inandıralım. Bu durum kulaktan kulağa yayılır ve hırsızın kulağına giderse, hırsız mutlaka senin eve damlar. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Sen ne diyorsun, Hacivat? Bende bir kese altın yok ki? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Olduğunu farz et. Hırsızı yakalamak için, bu bir yem. Oltanın ucuna yem takarsan balık yakalarsın. Balık yeme gelir de, hırsız altına gelmez mi? Siz benim dediğimi yapın gerisine karışmayın. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Tamam, Hacivat. Senin bu tür işlere aklın erer. Bende bir kese altın olduğunu yayarız. Haydi, hanım, Yaşar, kalkın gidiyoruz. “<br />
<br />
Karagöz’ün evinde bir kese altın olduğunu akşama kadar duymayan kalmamıştı. Eski kulağı kesiklerden olan Celal, gece yarısına kadar evin içinde dört döndü. Daha sonra evinden çıkıp, karanlık sokaklardan süzülerek geçti ve bir hayalet sessizliğinde Karagöz’ün kapısız evinden içeri girdi. Evdekilere elindeki şişenin içindekini koklatıp altınlara konardı. Şişeyi koklattığı kazazede top atsan uyanmazdı, fakat bu defa durum bambaşkaydı. Evdekiler uyanıktılar ve onu bekliyorlardı. Celal yatak odasına girince Karagöz ile Hacivat tarafından yakalandı ve bir iple sıkıca bağlandı. Ertesi gün zaptiyeler tarafından sıkı bir dayaktan geçirilerek zindana atıldı.<br />
<br />
Karagöz’ün eşyaları hırsızın evinde bulundu. Kader, son günlerde işsiz olan, Hacivat’ın bulduğu işlerde çalışarak, kışın da turşu satarak geçimini sağlayan Karagöz’ün alnının teriyle çalışarak kazandığı eşyaları kaybedip buldurarak, onu sevindirmişti.<br />
<br />
<br />
<br />
---------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT : OĞULLARI</span></span><br />
<br />
Karagöz’ün oğlu Yaşar ile Hacivat’ın oğlu Sivrikoz arasında, babaları kadar olmasa bile, hatırı sayılır bir rekabet vardı. Yaşar, Sivrikoz’un elinde yeni alınmış bir oyuncak görmesin, ne yapar eder, Karagöz’e oyuncağın aynısını aldırırdı. Hani ya Sivrikoz’un Yaşar’dan aşağı kalır yanı mı vardı? Sivrikoz, Yaşar’ın elinde ne görürse isterdi. Oğlunun gözlerinde yaş, kalbinde acı görmek istemeyen Hacivat ikiletmeden oğlu ne istiyorsa alırdı.<br />
<br />
Böylece aradan yıllar geçti. İkisi de birer yiğit olan gençler düğün güreşlerine katılmaya başladılar. Güreşlere katılanlar birer havlu, rakiplerini yenip baş olan güreşçi ise, kınalı bir koç kazanıyordu. İlk katıldıkları güreşlerde birinci, ikinci turlarda elenen Yaşar ile Sivrikoz, tecrübeleri arttıkça güreşlere ağırlıklarını koymaya başladılar. Nihayet, bir düğünde finale kalma başarısını gösterdiler. Bunun üzerine Karagöz, Hacivat’ın yanına gider ve oğlunun güreşlerden çekilmesini ister.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hiç öyle şey olur mu Karagözüm? Oğullarımız bileklerinin hakkıyla finale adlarını yazdırdılar. Çıkarlar meydana aslanlar gibi güreşirler. Kim güçlüyse galip gelir ve şampiyon olur. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Benim oğlum şampiyon olur, çünkü senin oğlundan daha iri. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ İrilikle şampiyon olunmaz ki, güreşte kuvvetli olan, atak olan ve nefesini iyi ayarlayan rakibine üstünlük sağlar. Bütün bunlar benim oğlumda var. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Günah benden gitti. Rezil olmayasınız diye geldim. Benimki, senin oğlunu hamur gibi yoğuracak ve koçu kazanacak. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Bak Karagözüm, koçu benim oğlum kazanır. Bundan korktuğun için, oğlun güreşten çekilsin diyorsun. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ben kimseden korkmam. Hata bende, kırk yılda bir şey istedim, onu da yapmadın. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Ama canım efendim, borç para istemiyorsun ki, dediğini yapayım. Oğluma güreşten çekil, hükmen yenik sayıl diye nasıl söylerim. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Söyleyemezsin tabi, çünkü korkaksın. Yarın senin evin karşısında koçu şişe takıp kızartacağım. Sakın gelme bir parça et için. Yağma yok “ diyen Karagöz arkasını dönüp uzaklaşmaya başlar. Hacivat’ın seslenmesiyle durup dönen Karagöz’e, Hacivat şöyle der:<br />
<br />
“ Yarın koç benim bahçede kızaracak. Toplanın gelin, kurban bayramı haricinde et yüzü mü görüyorsunuz? “<br />
<br />
Ertesi gün yapılan güreşi Hacivat’ın oğlu Sivrikoz kazanır. Karagöz buna itiraz eder ve Sivrikoz’un daha önce açık düştüğünü ve güreşi oğlu Yaşar’ın kazandığını söyler. Bunun üzerine hakem heyeti toplanır ve karar değişikliği yaparak, Yaşar’ı şampiyon ilan eder. Bu duruma da Hacivat itiraz eder. Hakem heyeti görevsizlik kararı alıp topluca Bursa Kadısı’na gider. Bursa Kadısı, iki tarafı ve hakem heyetini dinledikten sonra müsabakayı berabere ilan eder. Kınalı koç kurallara uygun olarak kesildikten sonra, yarısı Sivrikoz’a, yarısı Yaşar’a verilir. Böylelikle olay tatlıya bağlanır.<br />
<br />
<br />
<br />
-----------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: İDAM FERMANI</span></span><br />
<br />
Günlerden bir gün, Karagöz, Bursa sokaklarında turşu satarken, yanına bir adam yaklaşır:<br />
<br />
" Ben beni arıyorum ama bulamıyorum. Sen beni buldun mu? " diye sorar. Adamın ne dediğini anlamayan Karagöz sadece " hı " der. Bunun üzerine adam tekrar sorar:<br />
<br />
" Ben kendimi arıyorum ama yokum. Yoksam yokum ve ben yoktan çıkıp, kendimi bulup kendimle kucaklaşmak istiyorum. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bre adam, kendinle nasıl kucaklaşacaksın ki? İnsan ancak bir başkasıyla kucaklaşabilir.<br />
<br />
Adam: " İnsanlar çift yaratılmıştır derler. Böyle bir şey doğruysa eğer, işte ben bu çiftimi, benzerimi arıyorum. Tıpkısının aynısı ben bu adamı sen tanıyor musun? Görmüşlüğün var mı? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Görmüşlüğüm var. Onunla konuştum bile. "<br />
<br />
Adam: " Gördün mü? Konuştun mu? Nerede gördün, konuştun, çabuk söyle? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Az önce görmeye, konuşmaya başladım. Şimdi de onu görüyorum, konuşuyorum. O sensin ya. "<br />
<br />
Karagöz ile konuşan, onu ara sokaklara çeken, Hacivat'tır. Ulucami'nin yapım işinde çalışan Karagöz ile Hacivat sık sık tartışarak caminin yapımını geciktirince, padişah Orhan Gazi bunun nedenini mimardan öğrenir ve Karagöz ile Hacivat hakkında idam fermanı çıkarır. Ertesi gün tebdil kıyafet camiye gelen Orhan Gazi, Karagöz ile Hacivat'ın tartışmalarını izler ve gülümsemekten kendini alamaz. Saraya dönünce, verdiği ölüm kararı için pişman olur. Padişah, fedailerinden birini, Hacivat'a gönderir. Fedai, Hacivat'a, tanınmaması için ne lazımsa yapıp, Karagöz'ü de yanına alıp, Bursa'dan gitmelerini ve kurtulmalarını söyler.<br />
<br />
Hacivat evine gider ve sakallarını keser, sadece bıyıkları kalır. Yıllardır giymediği elbiselerini giyer, Karagöz'ü arar. Hacivat'ın Karagöz'ün yanına gidince sesini değiştirerek konuşmasının sebebi; Karagöz'ün şaşırmasını sağlayarak daha ne olduğunu anlamadan, onu Bursa'dan uzaklaştırmaktır. Hacivat olanları Karagöz'e küt diye anlatsa, padişahın idam fermanına karşı gelmek istemeyecek Karagöz, kendini celladın önüne atacaktır.<br />
<br />
Hacivat Karagöz'ü Bursa dışına çıkarınca normal sesiyle konuşmaya başlar, Hacivat olduğunu söyler ve olanları anlatır. Karagöz Hacivat'ı yıllardır sakallı gördüğü için, sakalsız haline güler ve Hacivat'la alay eder. Hacivat'ın tanınmamak için sen de sakalını kesmelisin demesi üzerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen ne diyorsun Hacivat? Ben hayatta sakalımı kesmem. " der.<br />
<br />
Bunun üzerine <span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sakalını kesmezsin ama tanınır da yakalanırsan ne olacak? İnsanın hayattaki en önemli amacı, hayatını devam ettirebilmesi olmalı. Geride kalacak karını, çocuğunu düşün. Onlar sensiz ne yapar, ne yer, ne içerler? " der.<br />
<br />
" O da doğru ya. "<br />
<br />
" Gel bakalım, şu dere boyunda tıraşını ol. Erkek adama bıyık da yakışır. "<br />
<br />
Tıraştan sonra Hacivat, Karagöz ile birlikte, yakındaki bir çiftlikten iki at satın alırlar ve atlarına binip hep batıya doğru yol alarak, Balıkesir taraflarına giderler. Birkaç yer dolaştıktan sonra, bir köyde iş bularak, tarlada ırgat olarak çalışmaya başlarlar.<br />
<br />
<br />
<br />
İki ay içinde çalışkanlıkları ve doğrulukları sayesinde köydekilerle sağlam dostluklar kuran Karagöz ile Hacivat, bu arada kendilerine birer ev yaparlar. Köylülerin yardımıyla ailelerini buraya getirtirler ve uzun yıllar boyunca sakin bir hayat yaşarlar.<br />
<br />
Bu arada Karagöz ile Hacivat'ın idam edildikleri söylentisinin çıkması üzerine arkadaşları Şeyh Küşteri çok üzülür ve perde gerisinde Karagöz ile Hacivat oyunu oynatmaya başlar. Oyun, Bursa halkı tarafından çok beğenilir ve zamanla Anadolu'ya yayılır. O köyde ve civar köy ve kasabalarda pek çok defa kimliklerini belli etmeden oyunları seyreden iki dost çok önemli bir ayrıntı hariç, oyunları beğenirler.<br />
<br />
Karagöz'ün hemen her oyunda Hacivat'a vurup, O'nu dövmesi...<br />
<br />
Bu durumun açıklamasını Karagöz şöyle yapar: " Ben Hacivat'a neden vurayım? O tam bir beyefendi. Bana her zaman yardımcı oldu. İşsiz, parasız kaldığım durumlarda bana iş buldu. Bu durum beni üzüyor. "<br />
<br />
Hacivat ise: " Yok efendim, yok. Dayak, vurma falan yok. Bu oyunu oynatanlar, ilgiyi üst düzeyde tutabilmek için, Karagöz'e beni dövdürtüyorlar. Gerçekte, Karagöz bana bir fiske vurmamıştır. Oyun oynanırken, Karagöz bana vurduğunda seyredenler gülmeseler, zamanla bu kötü hareketin oyun harici kalacağına inanıyorum.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Karagöz İle Hacivat Part4 Miras</span></span><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: MİRAS</span></span><br />
<br />
Karagöz’e Mısır’daki amcasından bir sandık altın miras kalır. Bunun üzerine Karagöz yakın arkadaşı Hacivat ile beraber bir ticaret gemisine binip Mısır’a giderler. Miras işlemlerini hallettikten sonra yine bir ticaret gemisine binip geri dönerler. Ama Marmara Denizi’nde kürekçilerin isyanı sırasında su alan gemiden yolcular kayıklara binerek kurtulurlar.<br />
<br />
Karagöz ile Hacivat altın dolu sandıkla Mudanya kıyılarına, bindikleri kayıkla ulaşırlar ama sahilde konuşmaya daldıklarından iskeleye iyi bağlamadıkları kayık dalgalara kapılır ve gözden kaybolur. Daha sonra bir at arabasına binerler ve Bursa’daki evlerine dönerler. Bırak bir sandık altını ceplerindeki para da bitmiştir. İş bulup çalışarak para kazanmaları gereklidir ama nasıl bir iş? Onlar aralarında bu konuyu konuşurken tatlı bir sohbete dalarlar. Giderek sohbet koyulaşır, şakalaşmalar artar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Sence nasıl bir iş tutayım Hacivat. Ama tutacağım iş de az emek harcayıp çok para kazanayım. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Öyle iş olmaz Karagözüm. Ne demek az emek çok yemek. Az emek az yemek. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Sen de amma yaptın be Hacıcavcav. Bana az yemek vere vere açlığa mı alıştıracaksın. Biraz insaflı olsan da tabağımı dolmayla doldursan. Pek severim dolmanın yanına köfteyi, ondan sonra pilavı ve şamtatlıyı. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Bu kadar yeter mi Karagözüm? İstersen nohuttan, musakkadan, makarnadan ve cacıktan da alsan.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Onları sen ye Hacıcavcav. Benim istediklerimden ikişer porsiyon olsaydı, o yemeklerden birazı sabaha kalsaydı, ne güzel olurdu. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Tamam Karagözüm, bu istediklerin olur olmasına da, çok çalışırsan, çok kazanırsan, bu yemeklerden yersin. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ahh. Ah. Keşke kayığı iyi bağlasaydık ve altınlar kaybolmasaydı. Altınları bozdurur bozdurur harcar, yer içerdik. Keyifli bir hayat sürerdik. "<br />
<br />
<br />
<br />
-------------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: HACİVAT’IN AT</span></span>I<br />
<br />
Hacivat’ın son zamanlarda işleri iyi gider. Çok para kazanır. Bu birikimi değerlendirmek için, bir yarış atı satın alır. Girdiği her yarışı kazanan meşhur bir at: Küheylan. Olayı duyan Karagöz, Hacivat’ın evine gidip kapıyı çalar. Hacivat pencereye çıkar ve sorar: “ Buyur Karagöz’üm, bir şey mi istemiştin?<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Evet Hacivat, bir şey istemiştim. Duyduğuma göre, Küheylan’ı satın almışsın. Onu bana satar mısın? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> ” Neden olmasın Karagöz’üm. İyi bir fiyat verirsen satarım. De bakalım, ne veriyorsun? “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Hı?..”<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Yani kaç para verirsin? Küheylan’ı kaça alırsın? “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ On altın veririm. Sattın mı? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Dur bakalım, Karagöz’üm. Hemen sattın mı olur mu? Bir pazarlık yapalım, değil mi? “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Nazarlık taktırırım, Küheylan’a. Anlaştık o zaman. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Yapma Karagöz’üm. Alışverişi oldubittiye getirme. On altına Küheylan mı satılırmış? Çık biraz, çık çık. “<br />
<br />
Hacivat’ın ne dediğini tam olarak anlayamayan Karagöz evin merdivenlerini çıkmaya başlar. Sonunda, burnu kapıya dayanır.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Çık Karagöz’üm, çık çık. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Kapıya kadar çıktım. Daha fazla çıkamıyorum. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Ben sana merdivenleri çık demedim. Fiyatta çık, yani on altın dedin ya onu arttır, yirmi de, otuz de. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Yirmi, otuz. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Çık, çık. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Elli, altmış. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Çık, çık. “<br />
<br />
Hacivat’ın çok para istemesine kızan Karagöz bağırır: “ Çık çıkı, çık çık. Sanki zil takıp oynuyorsun. Bre Hacivat, sen ne istiyorsun bu ata, onu söyle bakalım. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Bak Karagöz’üm, ben atı yüz altına aldım. Üstüne kar da koy. Yüzü geç, yüzü geç.”<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Yüzgeç balıklarda olur, alık. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hemen sinirlenme Karagöz’üm. Şunun şurasında ne güzel pazarlık yapıyoruz. Bak Karagöz’üm, Küheylan’ı sana veririm ama yüz yirmi altınını alırım. Bir kuruş aşağı olmaz. “<br />
<br />
Hacivat’ın konuşmasına içerleyen ve Küheylan’ı alamadığına üzülen Karagöz, Hacivat’a küser. Bir hafta ne Hacivat’ın evinin önünden geçer, ne de onunla konuşur. Daha sonra iki eski dost tekrar barışırlar.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
----------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: İBİŞ’LE DOMUZ AVI</span></span><br />
<br />
Karagöz ile Hacivat, yanlarına İbiş’i de alıp, Uludağ’a domuz avına çıkarlar. Önceleri ellerde ok ve yay, kaşlar çatılmış, bakışlar keskin ormanda domuz ararken, sonraları yorgunlukla birlikte ok yaydan, kaş kaştan, bakışlar keskinlikten sıyrılır. Sıkıntıyı azaltmak için Karagöz’ün anlatmaya başladığı av hikâyeleri başına bela olur, çünkü anlattığının bir numara büyüğünü İbiş’ten duymak, Karagöz’ün giderek sinirlenmesine neden olur. Karagöz, İbiş’i uçurumdan aşağı atmakla tehdit eder.<br />
<br />
İbiş: “ Tamam, beyabi. Kızma bana. Ben de bundan sonra konuşursam iki olsun. Şimdi rahat rahat istediğini anlat. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Bre İbiş, sussana artık. Bir daha sana av yok. Hacivat, İbiş’i ava giderken yanımıza alalım demek yok artık. Bu son. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Merak etme Karagözüm. Sen kalbini serin tut. Hiçbir ava İbiş’i götürmeyiz. “<br />
<br />
Daha sonra Karagöz ile Hacivat ve İbiş domuz aramaya devam ederler, fakat ortalıkta hiç domuz yoktur.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Sabahtan beri arıyoruz, bir domuz göremedik. Hayatımda böyle bir şey ne gördüm, ne de duydum. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Göremeyiz tabi, bu İbiş yanımızdayken. Bunun sesini duyan domuz karşı dağa kaçıyor. İki ok atmış, üç domuz vurmuş. Anlatsana o hikâyeyi bir daha. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Aman Karagözüm, sinirlenme. İbiş o hikâyeyi anlattı, geçti. Ben inanmadım. Senin anlattığın hikâyeler daha bir inandırıcı oluyor. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Doğru, çünkü ben olmuş olayları anlatıyorum. Yıllar önce gençken köyden arkadaşlarla domuz avına gittiydik. On kişiyiz. Ormanda büyük bir domuz sürüsünü tuzağa düşürdük. Etrafını kuşattık. Baktı domuzlar kaçış yok, birer birer yanıma geldiler. Ben de çaldım bıçağı boyunlarına, yirmiden sonrasını sayamadımdı. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hah hah ha.. İlahi Karagözüm. Sen de değme avcılara taş çıkartırsın. Avcılıkta, atıcılıkta benden ileridesin. “<br />
<br />
İbiş: “ Benim de yıllar öncesinden bir domuz avı hikâyem vardı, ama beyabi kızar diye anlatamıyorum. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Yeni bir domuz hikâyesi ha. Ama anlatma. Karagöz’ü kızdırmayalım. Keşke demeseydin. Merakta bıraktın beni, İbiş. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ben de meraklandım. Bana bak İbiş, destekli atarsan kızmam ama desteksiz atarsan, seni uçurumdan atarım, bilmiş ol. “<br />
<br />
İbiş: “ Tamam beyabi ve Hacıabi. Atışlar destekli olacak. “ İbiş, konuşmasına devam eder ve ben sekiz yaşındayken der. Karagöz’ün ayağa kalktığını gören İbiş ağız değiştirir. “ Yani on sekiz yaşındayken demek istedim. “<br />
<br />
Bunun üzerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Hah öyle söyle. Beni kızdırma. Şimdi devam et. “<br />
<br />
İbiş: “ Manda kadar bir domuz bizim tarlalara dadandıydı. Tarlada mısır, bağda üzüm bırakmadıydı. Ye babam ye. Baktık yedikçe doymaz bu domuz, yakında ağaçları da yer. Babam, dedem, amcam, yeğenlerim ve ben tarlada, bağda nöbete durduk. Ben bağda bekliyorum. Bir gün öğle vakti domuz bağa girdi. Zönk zönk deyip yürüyüp geliyor. Yakaladım domuzu suratına iki tokat, başladı domuz ağlamaya. Bir yandan da,” Abi, ben sana ne yaptım? Neden vuruyorsun?” diye vızırdıyor. Ben de bağırdım. Bak şu bağdaki üzümleri ben mi yedim. Başkasının üzümünü nasıl habersiz yersin. Ben böyle bağırdım ama domuz ne dese beğenirsiniz. Ne yapayım, açım, abi. Yemeseydim de açlıktan ölse miydim? O gün domuzu bıraktım. Bir daha onu oralarda gören olmadı. Çok uzaklara gitmiş olmalı. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Bre densiz, yine desteksiz attın. Ben seni uçurumdan atayım da gör “ diyen Karagöz, İbiş’in üstüne yürür. Bunun üzerine İbiş kaçar, gider. Daha sonra Karagöz ile Hacivat başka olay olmadan evlerine dönerler.<br />
<br />
<br />
<br />
----------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: HIRSIZ</span></span><br />
<br />
Bir gece Karagöz’ün evine hırsız girer. Karagöz sabahleyin uyanınca bakar ki, ev tam takır kuru bakır. Hırsız utanmamış ve sokak kapısını söküp götürmüştür. Karagöz olayı zaptiyeye, hanımı da komşulara haber verir. Komşular, evin önünde toplanır ve az sonra iki zaptiye gelir. Karagöz’ün oğlu Yaşar, annesine sarılmış, ağlamaktadır. Küçük Yaşar’ın birkaç parça oyuncağını götüren hırsız acaba onları ne yapacaktır?<br />
<br />
Karagöz’ün evinin soyulduğunu duyan kadim dostu Hacivat, eve gelir ve evde inceleme yapmaya başlar. İki zaptiye olayı soruşturur ve hırsızı yakalayacaklarını söyleyip gider. Zaptiyeler gidince, komşular dağılır. Karagöz ailesinin yanında Hacivat kalır ve Karagöz’ü sorguya çekmeye başlar.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Canım Karagöz’üm, hırsız gelmiş, dolapları, masaları götürmüş. Kapıyı sökmüş. Hiç mi gürültü, tıkırtı duymadın? “ diye sorar.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Bu ne biçim soru, Hacivat. Gürültü, tıkırtı duysam kalkıp da hırsızın ümüğüne basmaz mıyım? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Her neyse, olan olmuş, biten bitmiş, eşyalar gitmiş. Şimdi bir oyun etmeli de, şu hırsızı yakalamalı. Hah buldum!. Karagözüm, siz bir yandan, ben bir yandan komşuların arasına dalalım, onları senin evde bir kese altın olduğuna inandıralım. Bu durum kulaktan kulağa yayılır ve hırsızın kulağına giderse, hırsız mutlaka senin eve damlar. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Sen ne diyorsun, Hacivat? Bende bir kese altın yok ki? “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Olduğunu farz et. Hırsızı yakalamak için, bu bir yem. Oltanın ucuna yem takarsan balık yakalarsın. Balık yeme gelir de, hırsız altına gelmez mi? Siz benim dediğimi yapın gerisine karışmayın. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Tamam, Hacivat. Senin bu tür işlere aklın erer. Bende bir kese altın olduğunu yayarız. Haydi, hanım, Yaşar, kalkın gidiyoruz. “<br />
<br />
Karagöz’ün evinde bir kese altın olduğunu akşama kadar duymayan kalmamıştı. Eski kulağı kesiklerden olan Celal, gece yarısına kadar evin içinde dört döndü. Daha sonra evinden çıkıp, karanlık sokaklardan süzülerek geçti ve bir hayalet sessizliğinde Karagöz’ün kapısız evinden içeri girdi. Evdekilere elindeki şişenin içindekini koklatıp altınlara konardı. Şişeyi koklattığı kazazede top atsan uyanmazdı, fakat bu defa durum bambaşkaydı. Evdekiler uyanıktılar ve onu bekliyorlardı. Celal yatak odasına girince Karagöz ile Hacivat tarafından yakalandı ve bir iple sıkıca bağlandı. Ertesi gün zaptiyeler tarafından sıkı bir dayaktan geçirilerek zindana atıldı.<br />
<br />
Karagöz’ün eşyaları hırsızın evinde bulundu. Kader, son günlerde işsiz olan, Hacivat’ın bulduğu işlerde çalışarak, kışın da turşu satarak geçimini sağlayan Karagöz’ün alnının teriyle çalışarak kazandığı eşyaları kaybedip buldurarak, onu sevindirmişti.<br />
<br />
<br />
<br />
---------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT : OĞULLARI</span></span><br />
<br />
Karagöz’ün oğlu Yaşar ile Hacivat’ın oğlu Sivrikoz arasında, babaları kadar olmasa bile, hatırı sayılır bir rekabet vardı. Yaşar, Sivrikoz’un elinde yeni alınmış bir oyuncak görmesin, ne yapar eder, Karagöz’e oyuncağın aynısını aldırırdı. Hani ya Sivrikoz’un Yaşar’dan aşağı kalır yanı mı vardı? Sivrikoz, Yaşar’ın elinde ne görürse isterdi. Oğlunun gözlerinde yaş, kalbinde acı görmek istemeyen Hacivat ikiletmeden oğlu ne istiyorsa alırdı.<br />
<br />
Böylece aradan yıllar geçti. İkisi de birer yiğit olan gençler düğün güreşlerine katılmaya başladılar. Güreşlere katılanlar birer havlu, rakiplerini yenip baş olan güreşçi ise, kınalı bir koç kazanıyordu. İlk katıldıkları güreşlerde birinci, ikinci turlarda elenen Yaşar ile Sivrikoz, tecrübeleri arttıkça güreşlere ağırlıklarını koymaya başladılar. Nihayet, bir düğünde finale kalma başarısını gösterdiler. Bunun üzerine Karagöz, Hacivat’ın yanına gider ve oğlunun güreşlerden çekilmesini ister.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Hiç öyle şey olur mu Karagözüm? Oğullarımız bileklerinin hakkıyla finale adlarını yazdırdılar. Çıkarlar meydana aslanlar gibi güreşirler. Kim güçlüyse galip gelir ve şampiyon olur. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Benim oğlum şampiyon olur, çünkü senin oğlundan daha iri. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ İrilikle şampiyon olunmaz ki, güreşte kuvvetli olan, atak olan ve nefesini iyi ayarlayan rakibine üstünlük sağlar. Bütün bunlar benim oğlumda var. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Günah benden gitti. Rezil olmayasınız diye geldim. Benimki, senin oğlunu hamur gibi yoğuracak ve koçu kazanacak. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Bak Karagözüm, koçu benim oğlum kazanır. Bundan korktuğun için, oğlun güreşten çekilsin diyorsun. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Ben kimseden korkmam. Hata bende, kırk yılda bir şey istedim, onu da yapmadın. “<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> “ Ama canım efendim, borç para istemiyorsun ki, dediğini yapayım. Oğluma güreşten çekil, hükmen yenik sayıl diye nasıl söylerim. “<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> “ Söyleyemezsin tabi, çünkü korkaksın. Yarın senin evin karşısında koçu şişe takıp kızartacağım. Sakın gelme bir parça et için. Yağma yok “ diyen Karagöz arkasını dönüp uzaklaşmaya başlar. Hacivat’ın seslenmesiyle durup dönen Karagöz’e, Hacivat şöyle der:<br />
<br />
“ Yarın koç benim bahçede kızaracak. Toplanın gelin, kurban bayramı haricinde et yüzü mü görüyorsunuz? “<br />
<br />
Ertesi gün yapılan güreşi Hacivat’ın oğlu Sivrikoz kazanır. Karagöz buna itiraz eder ve Sivrikoz’un daha önce açık düştüğünü ve güreşi oğlu Yaşar’ın kazandığını söyler. Bunun üzerine hakem heyeti toplanır ve karar değişikliği yaparak, Yaşar’ı şampiyon ilan eder. Bu duruma da Hacivat itiraz eder. Hakem heyeti görevsizlik kararı alıp topluca Bursa Kadısı’na gider. Bursa Kadısı, iki tarafı ve hakem heyetini dinledikten sonra müsabakayı berabere ilan eder. Kınalı koç kurallara uygun olarak kesildikten sonra, yarısı Sivrikoz’a, yarısı Yaşar’a verilir. Böylelikle olay tatlıya bağlanır.<br />
<br />
<br />
<br />
-----------------------------------------------------------------------------------<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: İDAM FERMANI</span></span><br />
<br />
Günlerden bir gün, Karagöz, Bursa sokaklarında turşu satarken, yanına bir adam yaklaşır:<br />
<br />
" Ben beni arıyorum ama bulamıyorum. Sen beni buldun mu? " diye sorar. Adamın ne dediğini anlamayan Karagöz sadece " hı " der. Bunun üzerine adam tekrar sorar:<br />
<br />
" Ben kendimi arıyorum ama yokum. Yoksam yokum ve ben yoktan çıkıp, kendimi bulup kendimle kucaklaşmak istiyorum. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bre adam, kendinle nasıl kucaklaşacaksın ki? İnsan ancak bir başkasıyla kucaklaşabilir.<br />
<br />
Adam: " İnsanlar çift yaratılmıştır derler. Böyle bir şey doğruysa eğer, işte ben bu çiftimi, benzerimi arıyorum. Tıpkısının aynısı ben bu adamı sen tanıyor musun? Görmüşlüğün var mı? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Görmüşlüğüm var. Onunla konuştum bile. "<br />
<br />
Adam: " Gördün mü? Konuştun mu? Nerede gördün, konuştun, çabuk söyle? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Az önce görmeye, konuşmaya başladım. Şimdi de onu görüyorum, konuşuyorum. O sensin ya. "<br />
<br />
Karagöz ile konuşan, onu ara sokaklara çeken, Hacivat'tır. Ulucami'nin yapım işinde çalışan Karagöz ile Hacivat sık sık tartışarak caminin yapımını geciktirince, padişah Orhan Gazi bunun nedenini mimardan öğrenir ve Karagöz ile Hacivat hakkında idam fermanı çıkarır. Ertesi gün tebdil kıyafet camiye gelen Orhan Gazi, Karagöz ile Hacivat'ın tartışmalarını izler ve gülümsemekten kendini alamaz. Saraya dönünce, verdiği ölüm kararı için pişman olur. Padişah, fedailerinden birini, Hacivat'a gönderir. Fedai, Hacivat'a, tanınmaması için ne lazımsa yapıp, Karagöz'ü de yanına alıp, Bursa'dan gitmelerini ve kurtulmalarını söyler.<br />
<br />
Hacivat evine gider ve sakallarını keser, sadece bıyıkları kalır. Yıllardır giymediği elbiselerini giyer, Karagöz'ü arar. Hacivat'ın Karagöz'ün yanına gidince sesini değiştirerek konuşmasının sebebi; Karagöz'ün şaşırmasını sağlayarak daha ne olduğunu anlamadan, onu Bursa'dan uzaklaştırmaktır. Hacivat olanları Karagöz'e küt diye anlatsa, padişahın idam fermanına karşı gelmek istemeyecek Karagöz, kendini celladın önüne atacaktır.<br />
<br />
Hacivat Karagöz'ü Bursa dışına çıkarınca normal sesiyle konuşmaya başlar, Hacivat olduğunu söyler ve olanları anlatır. Karagöz Hacivat'ı yıllardır sakallı gördüğü için, sakalsız haline güler ve Hacivat'la alay eder. Hacivat'ın tanınmamak için sen de sakalını kesmelisin demesi üzerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen ne diyorsun Hacivat? Ben hayatta sakalımı kesmem. " der.<br />
<br />
Bunun üzerine <span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sakalını kesmezsin ama tanınır da yakalanırsan ne olacak? İnsanın hayattaki en önemli amacı, hayatını devam ettirebilmesi olmalı. Geride kalacak karını, çocuğunu düşün. Onlar sensiz ne yapar, ne yer, ne içerler? " der.<br />
<br />
" O da doğru ya. "<br />
<br />
" Gel bakalım, şu dere boyunda tıraşını ol. Erkek adama bıyık da yakışır. "<br />
<br />
Tıraştan sonra Hacivat, Karagöz ile birlikte, yakındaki bir çiftlikten iki at satın alırlar ve atlarına binip hep batıya doğru yol alarak, Balıkesir taraflarına giderler. Birkaç yer dolaştıktan sonra, bir köyde iş bularak, tarlada ırgat olarak çalışmaya başlarlar.<br />
<br />
<br />
<br />
İki ay içinde çalışkanlıkları ve doğrulukları sayesinde köydekilerle sağlam dostluklar kuran Karagöz ile Hacivat, bu arada kendilerine birer ev yaparlar. Köylülerin yardımıyla ailelerini buraya getirtirler ve uzun yıllar boyunca sakin bir hayat yaşarlar.<br />
<br />
Bu arada Karagöz ile Hacivat'ın idam edildikleri söylentisinin çıkması üzerine arkadaşları Şeyh Küşteri çok üzülür ve perde gerisinde Karagöz ile Hacivat oyunu oynatmaya başlar. Oyun, Bursa halkı tarafından çok beğenilir ve zamanla Anadolu'ya yayılır. O köyde ve civar köy ve kasabalarda pek çok defa kimliklerini belli etmeden oyunları seyreden iki dost çok önemli bir ayrıntı hariç, oyunları beğenirler.<br />
<br />
Karagöz'ün hemen her oyunda Hacivat'a vurup, O'nu dövmesi...<br />
<br />
Bu durumun açıklamasını Karagöz şöyle yapar: " Ben Hacivat'a neden vurayım? O tam bir beyefendi. Bana her zaman yardımcı oldu. İşsiz, parasız kaldığım durumlarda bana iş buldu. Bu durum beni üzüyor. "<br />
<br />
Hacivat ise: " Yok efendim, yok. Dayak, vurma falan yok. Bu oyunu oynatanlar, ilgiyi üst düzeyde tutabilmek için, Karagöz'e beni dövdürtüyorlar. Gerçekte, Karagöz bana bir fiske vurmamıştır. Oyun oynanırken, Karagöz bana vurduğunda seyredenler gülmeseler, zamanla bu kötü hareketin oyun harici kalacağına inanıyorum.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karagöz İle Hacivat Part3]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=17898</link>
			<pubDate>Tue, 27 Sep 2022 18:51:44 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=17898</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Karagöz İle Hacivat Part3 KARAGÖZ'ÜN KARGASI </span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat, bak karga aldım. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ne? Karga mı? Ne kargası? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Karga kargası. Nasıl şaşırdın ama? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çok şaşırdım! Aman Karagözüm, nereden aldın bunu? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Pazardan. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Pazardan mı? Kaça aldın? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dört akçeye. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Nee? Dört akçe mi? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Evet, dört akçe. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sen ne yaptın Karagözüm? Hiç bu karga dört akçe eder mi? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Etmez mi? Ya kaç akçe eder? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bırak dördü, üçü, ikiyi, bir akçe etmez. "<br />
Karga söze karışır: " Bir akçe etmez miyim? Karagöz kim bu ya? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat, çok iyi arkadaşımdır. "<br />
Karga, Karagöz'ün kolundadır. Hacivat'tan yana döner. Sesi tok, duruşu ciddidir. Sert bakar. Hacivat bir adım geriler.<br />
Karga: " Senin adın Hacivat mı? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Evet Hacivat. "<br />
Karga: " Nerelisin? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Buralı."<br />
Karga: " Burası neresi? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şey, yani Bursa. "<br />
Karga: " Bursa'nın adı ne zamandan beri şey yani Bursa oldu? "<br />
Hacivat söyleyecek söz bulamaz. Renkten renge girer. Başını hafifçe öne eğer. Gözlerini kısar. Karagöz'den yana döner. Bakışları, imdat, beni bu kargadan kurtar, Karagöz, der gibidir. Karagöz durumu hemen kavrar. Hacivat'ın süngüsü düşmüştür. Bu bulunmaz fırsatı değerlendirir: " Hacivat korktu. Karga, parçala onu. " diye bağırır.<br />
Karga: " Sen sus Karagöz, " der. Karagöz susar. Gözlerini kapatır. Bir imparatorluğun çöküşünü dinlemek için, kulaklarını on altı açar.<br />
Karga, Hacivat'a döner: " Seni kanatsız, tüysüz yaratık seni. Kendini ne sanıyorsun? Beni dört akçeye Karagöz aldı. Sen kendini pazarda sat bakalım. Bırak akçeyi kuruş veren olmaz. Yolarım sakallarını sonra sokağa çıkamazsın. "<br />
Bunun üzerine Hacivat bir kaçış kaçar ki sormayın.<br />
Aradan günler geçer. Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır.<br />
Hacivat sorar: " Vay Karagöz, karga yok mu? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yok. Sattım kargayı kurtuldum. Ne belaymış be. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, bela dedin. Sana ne yaptı bu karga? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ne yapmadı kİ? Geçen gece sabaha kadar uyutmadı. Hayatını anlattı. 200 yaşındaymış. Dünyanın pek çok yerini gezmiş, dolaşmış. Saraylarda yaşamış. Krallarla, prenslerle dost olmuş. Gençliğinde göklerin hakimiymiş. Kartallar, bundan korkarmış. Daha neler, neler.. Sabah olunca yarı uykuluyum ya, sus da biraz uyuyayım, dedim. Sen misin bunu bana diyen. Bana bir daldı. Yere yıktı. Kanatlarıyla vurdu, gagaladı. Ama elinden kurtuldum. Pencereden atlayıp kaçtım. Sokaklarda uzun süre dolaştım. Ağaçlık bir alan gördüm. Oraya girip saklandım. Kendimce hafiften söyleniyordum. Karagöz, ne vızırdayıp duruyorsun, diyen bir ses duydum. Kafamı kaldırıp baktım. Ağacın dalında karga? Ağzım açık bakakaldım. Karga, beni pazara götür, on akçeye sat, dedi. Onu pazarda on akçeye sattım. Bu işten epey karlı çıktım. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Desene bu kargadan ben ucuz kurtulmuşum.. Kargayı kim aldı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kilimci Ahmet. Beni yerlerde sürükleyen karga kilimciyi ne yapar? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Halı gibi dokur. Dörde böler, on ikiyle çarpar. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hal ve gidiş böyle. Bana güle güle " der. Böylelikle iki arkadaş evlerine gitmek üzere birbirinden ayrılırlar.<br />
<br />
---------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: KABAK PİŞTİ, TABAĞA DÜŞTÜ</span></span><br />
<br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, ben de seni arıyordum. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Buldun işte ne olacak? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hanım evde kabak pişirdi, bir tabak kap da gel. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Senin hanım tabak mı pişirdi? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tabak değil, kabak pişirdi. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tamam gelirim. "<br />
Hacivat geri dönüp giderken, Karagöz arkasından söylenir: " Hanımı evde tabak pişirmiş. Ben evden kabak getirecekmişim. Pişmiş tabağı kabağın içine koyacakmışım. Şu Hacivat hekime bir uğrasa iyi olacak. "<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: DOST ACI SÖYLER</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat, biz eski dostuz, değil mi? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, tabi ki eski dostuz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Mesela ne kadar eski? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çok eski. Yılları üst üste toplamak zaman alır. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dost acı söylermiş, doğru mu? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Doğrudur. Yanlışta olan dostuna acı söylersin. Onu uyarırsın. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Gel o zaman şu kebapçıya girelim. Bana acı söyle. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, neden acı söyleyeyim? Yanlışa düşmedin ki. Acı konuşamam. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bre Hacivat, acılı Adana söyle. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ha şu mesele. Olur söylerim. Benim dostumsan sen de bana bir acılı söylersin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Söyledim gitti ama hesabı ödemen şartıyla. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olur Karagözüm, hesabı ben öderim. "<br />
<br />
----------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: HERKÜL</span></span><br />
<br />
Hacivat kurbanlık koyun seçmektedir:<br />
" Karagözüm gel, şu koyunu kucakla. Bakalım elli okka çeker mi? "<br />
Karagöz koyunu kaldıramaz. Etrafına toplananların bakışlarından etkilenir ve başını öne eğer.<br />
Hacivat böyle bir fırsatı kaçırmaz: " Yazık sana Karagözüm, bir koyunu kaldıramadın. Oysa bu alanda bir tosunu kaldırdığına ben şahidim. "<br />
Karagöz başını kaldırır, derin bir iç geçirir: " Doğru o zaman yirmi beş yaşındaydım. Herkes bana herkül demişti. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şimdi yaşın elli oldu. Herkülün heri gitmiş, külü kalmış. Bir yirmi beş yıl sonra külün de kalmaz. "<br />
Seyredenlerden gülenler olunca Karagöz Hacivat'ın alay ettiğini anlar. Hacivat'ın üstüne hamle yapar. Yakasından yakalar. Hacivat gömleğini çıkarıp, Karagöz'ün elinden kurtulur ve kaçmaya başlar. Karagöz Hacivat'ı kovalar ancak yakalayamaz.<br />
<br />
------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: DEVE ÇORBASI</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, yanında torba var mı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Torba, torba. Şuradan biraz ot yolalım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sabah içtiğim mercimek çorbası. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çorba değil, torba dedim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İşkembe çorbası, yayla çorbası. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " ? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tavuk çorbası, deve çorbası. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ötekiler neyse de deve çorbası ne alaka? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Deveyi yatırırsın falakaya. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hani deve nerede? "<br />
İşte diyen Karagöz hamle yapınca Hacivat kaçar. Arkasından koşan Karagöz, dur kaçma, elli sopa hediyem olsun, diye bağırır.<br />
<br />
-------------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: BİR KÜP ALTIN</span></span><br />
<br />
Karagöz kuyu açmak için, bahçeyi kazarken bir küp altın bulur. Çok sevinir. Bir saat sonra Bursa'da Karagöz'ün altın bulduğunu duymayan kalmaz. Halk, kapının önünde uzun kuyruklar oluşturur. Karagöz sıradan gelene on altın verir. Altınlar giderek azalmaya başlar. Hacivat Karagöz'ün altın bulduğunu ama bu altınları dağıttığını duyunca soluğu Karagöz'ün yanında alır.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, altın bulmuşsun, iyi, güzel de bulduğun altınları neden dağıtıyorsun? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Altınların yarısı bana yeter. Diğer yarısı fakir fukaranın. Onlar da sevinsin. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, sen ne kadar altın buldun? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bir küp altın. Küp benim boyumdan daha uzun. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Fakir fukaranın diyorsun da kalabalık arasında servet sahibi çok zengin gördüm. Bunların içinde sabahtan beri üç dört defa kuyruğa girenler varmış. Elbise değiştirip tekrar kuyruğa girerlermiş. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Vay köftehorlar? Boşuna değil şapkasını gözlerinin üstüne kadar indirip bakışlarını kaçıranlar vardı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bu zenginler daha zengin olursa halkı çok fazla ezer. Zenginleri şımartma. Dağıtımı kes. Kalan altınları sayalım. Kendine yetecek kadarını ayır gerisini yarın ben senin yanında gerçek ihtiyaç sahiplerine veririm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tamam Hacivat, dediğin olsun. "<br />
Karagöz halktan yana dönerek, bugünlük dağıtım bitti. Yarın altınları Hacivat dağıtacak deyince homurtular artar, kalabalık dağılır.<br />
Hacivat Karagöz ile birlikte bahçeye çıkar. Karagöz küpte kalan iki avuç altını Hacivat'a verir ve başka altın kalmadığını söyler. Hacivat düşer, bayılır. Daha sonra ayılan Hacivat, bu altınları da dağıtır korkusuyla Karagöz'ün verdiği altınlarla birlikte evinin yolunu tutar.<br />
Ertesi sabah küpteki altınların sıfırlandığını duyanlar, Karagöz'ün evinin önünden uzaklaşır. Karagöz bakkala peynir, ekmek almak için gider ama borç bini aştı, dün neden ödemedin borcunu diyen bakkal veresiyeyi kestiğini söyler. Karagöz başı önde evine döner.<br />
Daha ertesi sabah Hacivat eve gelir. Karagöz üzgündür. Keşke altınları dağıtmasaydım, seni çağırsaydım. Böyle aç- susuz kalmazdım, der.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yani artık akıllandın. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Akıllandım ama gitti altınlar, tükendi. "<br />
Hacivat, Karagöz'ün verdiği altınları çıkarır. Altınlar tükenmedi Karagözüm, bunlar bana verdiğin altınlar. Al, hepsi senin der ve altınları verir. Karagöz altınları alır ve gözlerinden iki damla yaş akar. Hacivat'a sıkıca sarılır. İşte gerçek dost böyle olur, der.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bir küp altın daha bulsan yine dağıtır mısın? " diye sorar.<br />
Bunun üzerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bir daha yanlışa düşmem. Kimseye haber vermem. Altınları bozdurur harcarım. " der.<br />
<br />
-----------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: ÜZÜM ÜZÜME BAKAR</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sana bir atasözü söyleyeyim, Hacivat. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Söyle bakalım Karagözüm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Üzüm üzüme baka baka conki. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bu ne biçim atasözü? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yanlış mı söyledim. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tabi yanlış söyledin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Üzüm üzüme baka baka Karagöz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yine yanlış. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Neresi yanlış. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sonu yanlış. Atasözünde adının işi ne? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Karalı bir şey vardı sonunda. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Doğru. Üzüm üzüme baka baka kara.. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Buldum. Kara kara. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayır. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Karabiber. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Belki şöyle olur. Ben kendi aklıma göre söylesem. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Söyle bakalım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat Karagöz'e baka baka Karagöz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayda? Bu ne demek? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yani sen bana baka baka Karagöz oldun. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben Karagöz olduysam sen de bana bakarak Hacivat oldun. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman gel yer değiştirelim. Ben oraya sen buraya. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şimdi ne oldu? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben Hacivat oldum, sen Karagöz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Öyle olsun. Senin sohbetine doyulmaz. Bir yere uğramam gerek. Sonra görüşürüz. "<br />
Kendini Hacivat zanneden Karagöz Hacivat'ın evine gider. Kapıyı çalar. Kapıyı açan Hacivat'ın hanımına ben Hacivat oldum der ve içeri girmeye kalkar. Hacivat'ın hanımı, seni kendini bilmez, diye bağırır ve mutfaktan kaptığı oklavayla Karagöz'ün kafasına vurur. Aklı başına gelen Karagöz kaçıp gider.<br />
Akşamüstü eve gelen Hacivat'a hanımı olanları anlatır. Hacivat ise, bugün Karagöz'le konuştuklarını nakleder. Karagöz'ün ikisi arasındaki konuşmaların etkisinde kaldığını söyler. Böylelikle Karagöz evleri şaşırıp bizim eve gelmiş, der.<br />
Hacivat'ın Hanımı: " Şu senin gözü kara başka birinin daha evine girmeye kalkmasın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yok daha neler? Dersini almış. Karagöz aynı yanlışa iki kere düşmez. "<br />
<br />
-----------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: İNEGÖL'E ON İŞÇİ</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Haydi, son bir kişi araba kalkıyor. Vay Karagözüm, hoş geldin. Araba kalkıyor. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " At arabası kalkıyor. İşçi gideceksin. İnegöl'e patates toplamaya. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dişim ağrımıyor ki, İnegöl'e dişçiye niye gideyim? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dişçiye değil, işçi gideceksin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Piştide çok iyiyimdir. Geçen gün nasıl seni kahvede yenmiştim. Herkesin içinde ağlamıştın. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ah Karagözüm, benim ağlamam yenildim diye değil. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman neden ağladın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Benim aldığım sayıları kendine yazmışsın. Senin zavallı haline acıdım da ağladım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Doğru, yenilince zavallı durumuna düşmüştün. Bak ısrar etme yine ağlatırım seni. "<br />
Bir işçi gelir, araba dolar ve gider. İkinci bir at arabası gelir, kenara yanaşır.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Haydi, İnegöl'e on işçi. Günübirlik iş. Gündelik iki akçe. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Az önce kalkan araba nereye gitti, Hacivat? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İnegöl'e gitti. Patatese. Gündelik iki akçe. Çalışan kazanır. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yazıklar olsun sana Hacivat. Bana neden söylemedin? O paraya ihtiyacım vardı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aha? Söyledim ya. Son bir kişi dedim. İnegöl'e patates toplamaya dedim. İşçi gideceksin dedim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Öyle söylemedin. Dişçiyle, piştiyle kandırdın beni. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dur Karagözüm, bu arabaya bin. Aynı yer, aynı iş. Atları biraz kırbaçlarsınız, onlardan önce varırsınız. "<br />
" Demek beni adamlara kırbaçlatacaksın? Bir daha seninle konuşursam iki olsun, " diye yürüyüp giden Karagöz'ün arkasından Hacivat bakakalır.<br />
<br />
----------------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EN AKILLI KARAGÖZ</span></span><br />
<br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, bal almak ister misin? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şu köşede bal satıyorlar. Kilosu dört akçe. Al istersen. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Zaten eskiden beri benim hayalim. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayalin mi? Ne hayali? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sal satıyorlar dedin ya. Bir sal alıp dünya turuna çıkmak. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sal değil, bal satıyorlar. Hey koca kafalı, sağır kulaklı. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Doldururdum çoluk çocuğu sala, kürek çeker, okyanusa ulaşırdım. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Okyanusu bırak, herkes bal alıyor. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Herkes fal bakar ama kimse benim gibi fal bakamaz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " ... "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Geçen gün kahve falıma baktım. İyi yerdeydim. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Nasıl yani? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çıkmışım kavağın ucuna, yukarıdan akıl dağıtıyorlar. Ben yüksekteyim ya en çok aklı ben aldım. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sorması ayıp olmasın, ne yaptın o akılları? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kaybolmasın diye beynime doldurdum. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Senin beynin akıl dolu da, sen çok akıllısın da ben mi fark edemedim? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Boşuna akıllıyım deme Hacivat, akıl dağıtılırken sen orada yoktun. "<br />
<br />
------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: MANDA</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, sana bir bilmece sorayım da bil. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sor bakalım ama kolay olsun. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Canı kaymak isteyen, neyi yanında taşır? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Parayı yanında taşır. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Parasız kaymak nasıl alacak? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bilmeceyi sulandırma. Olmaz dedim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Süthaneyi yanında taşır. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Mandırayı yanında taşır. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz Karagözüm, olmaz. Bu şey bir hayvan. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hayvan mı? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Evet, büyükbaş bir hayvan. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Buldum. Fil. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Fil değil. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Filin de sütü var. Sütünden kaymak olmaz mı? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karıştırma şimdi fili. Bu bir ahır hayvanı. Çamura yatmayı çok sever. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çamur hayvanı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " ... "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hayvan çamuru. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " ... "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tamam buldum. Öküz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Öküzün sütü nerede? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman inek. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İnek benzeri, manda gibi. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Şimdi aklıma geldi: Manda. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Doğru Karagözüm, bildin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bilirim tabi. Benim adım Karagöz. Her sorunun cevabını şıp diye bilirim. "</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Karagöz İle Hacivat Part3 KARAGÖZ'ÜN KARGASI </span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat, bak karga aldım. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ne? Karga mı? Ne kargası? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Karga kargası. Nasıl şaşırdın ama? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çok şaşırdım! Aman Karagözüm, nereden aldın bunu? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Pazardan. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Pazardan mı? Kaça aldın? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dört akçeye. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Nee? Dört akçe mi? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Evet, dört akçe. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sen ne yaptın Karagözüm? Hiç bu karga dört akçe eder mi? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Etmez mi? Ya kaç akçe eder? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bırak dördü, üçü, ikiyi, bir akçe etmez. "<br />
Karga söze karışır: " Bir akçe etmez miyim? Karagöz kim bu ya? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat, çok iyi arkadaşımdır. "<br />
Karga, Karagöz'ün kolundadır. Hacivat'tan yana döner. Sesi tok, duruşu ciddidir. Sert bakar. Hacivat bir adım geriler.<br />
Karga: " Senin adın Hacivat mı? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Evet Hacivat. "<br />
Karga: " Nerelisin? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Buralı."<br />
Karga: " Burası neresi? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şey, yani Bursa. "<br />
Karga: " Bursa'nın adı ne zamandan beri şey yani Bursa oldu? "<br />
Hacivat söyleyecek söz bulamaz. Renkten renge girer. Başını hafifçe öne eğer. Gözlerini kısar. Karagöz'den yana döner. Bakışları, imdat, beni bu kargadan kurtar, Karagöz, der gibidir. Karagöz durumu hemen kavrar. Hacivat'ın süngüsü düşmüştür. Bu bulunmaz fırsatı değerlendirir: " Hacivat korktu. Karga, parçala onu. " diye bağırır.<br />
Karga: " Sen sus Karagöz, " der. Karagöz susar. Gözlerini kapatır. Bir imparatorluğun çöküşünü dinlemek için, kulaklarını on altı açar.<br />
Karga, Hacivat'a döner: " Seni kanatsız, tüysüz yaratık seni. Kendini ne sanıyorsun? Beni dört akçeye Karagöz aldı. Sen kendini pazarda sat bakalım. Bırak akçeyi kuruş veren olmaz. Yolarım sakallarını sonra sokağa çıkamazsın. "<br />
Bunun üzerine Hacivat bir kaçış kaçar ki sormayın.<br />
Aradan günler geçer. Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır.<br />
Hacivat sorar: " Vay Karagöz, karga yok mu? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yok. Sattım kargayı kurtuldum. Ne belaymış be. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, bela dedin. Sana ne yaptı bu karga? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ne yapmadı kİ? Geçen gece sabaha kadar uyutmadı. Hayatını anlattı. 200 yaşındaymış. Dünyanın pek çok yerini gezmiş, dolaşmış. Saraylarda yaşamış. Krallarla, prenslerle dost olmuş. Gençliğinde göklerin hakimiymiş. Kartallar, bundan korkarmış. Daha neler, neler.. Sabah olunca yarı uykuluyum ya, sus da biraz uyuyayım, dedim. Sen misin bunu bana diyen. Bana bir daldı. Yere yıktı. Kanatlarıyla vurdu, gagaladı. Ama elinden kurtuldum. Pencereden atlayıp kaçtım. Sokaklarda uzun süre dolaştım. Ağaçlık bir alan gördüm. Oraya girip saklandım. Kendimce hafiften söyleniyordum. Karagöz, ne vızırdayıp duruyorsun, diyen bir ses duydum. Kafamı kaldırıp baktım. Ağacın dalında karga? Ağzım açık bakakaldım. Karga, beni pazara götür, on akçeye sat, dedi. Onu pazarda on akçeye sattım. Bu işten epey karlı çıktım. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Desene bu kargadan ben ucuz kurtulmuşum.. Kargayı kim aldı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kilimci Ahmet. Beni yerlerde sürükleyen karga kilimciyi ne yapar? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Halı gibi dokur. Dörde böler, on ikiyle çarpar. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hal ve gidiş böyle. Bana güle güle " der. Böylelikle iki arkadaş evlerine gitmek üzere birbirinden ayrılırlar.<br />
<br />
---------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: KABAK PİŞTİ, TABAĞA DÜŞTÜ</span></span><br />
<br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, ben de seni arıyordum. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Buldun işte ne olacak? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hanım evde kabak pişirdi, bir tabak kap da gel. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Senin hanım tabak mı pişirdi? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tabak değil, kabak pişirdi. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tamam gelirim. "<br />
Hacivat geri dönüp giderken, Karagöz arkasından söylenir: " Hanımı evde tabak pişirmiş. Ben evden kabak getirecekmişim. Pişmiş tabağı kabağın içine koyacakmışım. Şu Hacivat hekime bir uğrasa iyi olacak. "<br />
<br />
--------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: DOST ACI SÖYLER</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat, biz eski dostuz, değil mi? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, tabi ki eski dostuz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Mesela ne kadar eski? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çok eski. Yılları üst üste toplamak zaman alır. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dost acı söylermiş, doğru mu? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Doğrudur. Yanlışta olan dostuna acı söylersin. Onu uyarırsın. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Gel o zaman şu kebapçıya girelim. Bana acı söyle. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, neden acı söyleyeyim? Yanlışa düşmedin ki. Acı konuşamam. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bre Hacivat, acılı Adana söyle. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ha şu mesele. Olur söylerim. Benim dostumsan sen de bana bir acılı söylersin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Söyledim gitti ama hesabı ödemen şartıyla. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olur Karagözüm, hesabı ben öderim. "<br />
<br />
----------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: HERKÜL</span></span><br />
<br />
Hacivat kurbanlık koyun seçmektedir:<br />
" Karagözüm gel, şu koyunu kucakla. Bakalım elli okka çeker mi? "<br />
Karagöz koyunu kaldıramaz. Etrafına toplananların bakışlarından etkilenir ve başını öne eğer.<br />
Hacivat böyle bir fırsatı kaçırmaz: " Yazık sana Karagözüm, bir koyunu kaldıramadın. Oysa bu alanda bir tosunu kaldırdığına ben şahidim. "<br />
Karagöz başını kaldırır, derin bir iç geçirir: " Doğru o zaman yirmi beş yaşındaydım. Herkes bana herkül demişti. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şimdi yaşın elli oldu. Herkülün heri gitmiş, külü kalmış. Bir yirmi beş yıl sonra külün de kalmaz. "<br />
Seyredenlerden gülenler olunca Karagöz Hacivat'ın alay ettiğini anlar. Hacivat'ın üstüne hamle yapar. Yakasından yakalar. Hacivat gömleğini çıkarıp, Karagöz'ün elinden kurtulur ve kaçmaya başlar. Karagöz Hacivat'ı kovalar ancak yakalayamaz.<br />
<br />
------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: DEVE ÇORBASI</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, yanında torba var mı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Torba, torba. Şuradan biraz ot yolalım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sabah içtiğim mercimek çorbası. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Çorba değil, torba dedim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İşkembe çorbası, yayla çorbası. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " ? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tavuk çorbası, deve çorbası. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ötekiler neyse de deve çorbası ne alaka? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Deveyi yatırırsın falakaya. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hani deve nerede? "<br />
İşte diyen Karagöz hamle yapınca Hacivat kaçar. Arkasından koşan Karagöz, dur kaçma, elli sopa hediyem olsun, diye bağırır.<br />
<br />
-------------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: BİR KÜP ALTIN</span></span><br />
<br />
Karagöz kuyu açmak için, bahçeyi kazarken bir küp altın bulur. Çok sevinir. Bir saat sonra Bursa'da Karagöz'ün altın bulduğunu duymayan kalmaz. Halk, kapının önünde uzun kuyruklar oluşturur. Karagöz sıradan gelene on altın verir. Altınlar giderek azalmaya başlar. Hacivat Karagöz'ün altın bulduğunu ama bu altınları dağıttığını duyunca soluğu Karagöz'ün yanında alır.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, altın bulmuşsun, iyi, güzel de bulduğun altınları neden dağıtıyorsun? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Altınların yarısı bana yeter. Diğer yarısı fakir fukaranın. Onlar da sevinsin. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, sen ne kadar altın buldun? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bir küp altın. Küp benim boyumdan daha uzun. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Fakir fukaranın diyorsun da kalabalık arasında servet sahibi çok zengin gördüm. Bunların içinde sabahtan beri üç dört defa kuyruğa girenler varmış. Elbise değiştirip tekrar kuyruğa girerlermiş. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Vay köftehorlar? Boşuna değil şapkasını gözlerinin üstüne kadar indirip bakışlarını kaçıranlar vardı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bu zenginler daha zengin olursa halkı çok fazla ezer. Zenginleri şımartma. Dağıtımı kes. Kalan altınları sayalım. Kendine yetecek kadarını ayır gerisini yarın ben senin yanında gerçek ihtiyaç sahiplerine veririm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tamam Hacivat, dediğin olsun. "<br />
Karagöz halktan yana dönerek, bugünlük dağıtım bitti. Yarın altınları Hacivat dağıtacak deyince homurtular artar, kalabalık dağılır.<br />
Hacivat Karagöz ile birlikte bahçeye çıkar. Karagöz küpte kalan iki avuç altını Hacivat'a verir ve başka altın kalmadığını söyler. Hacivat düşer, bayılır. Daha sonra ayılan Hacivat, bu altınları da dağıtır korkusuyla Karagöz'ün verdiği altınlarla birlikte evinin yolunu tutar.<br />
Ertesi sabah küpteki altınların sıfırlandığını duyanlar, Karagöz'ün evinin önünden uzaklaşır. Karagöz bakkala peynir, ekmek almak için gider ama borç bini aştı, dün neden ödemedin borcunu diyen bakkal veresiyeyi kestiğini söyler. Karagöz başı önde evine döner.<br />
Daha ertesi sabah Hacivat eve gelir. Karagöz üzgündür. Keşke altınları dağıtmasaydım, seni çağırsaydım. Böyle aç- susuz kalmazdım, der.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yani artık akıllandın. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Akıllandım ama gitti altınlar, tükendi. "<br />
Hacivat, Karagöz'ün verdiği altınları çıkarır. Altınlar tükenmedi Karagözüm, bunlar bana verdiğin altınlar. Al, hepsi senin der ve altınları verir. Karagöz altınları alır ve gözlerinden iki damla yaş akar. Hacivat'a sıkıca sarılır. İşte gerçek dost böyle olur, der.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bir küp altın daha bulsan yine dağıtır mısın? " diye sorar.<br />
Bunun üzerine <span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bir daha yanlışa düşmem. Kimseye haber vermem. Altınları bozdurur harcarım. " der.<br />
<br />
-----------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: ÜZÜM ÜZÜME BAKAR</span></span><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sana bir atasözü söyleyeyim, Hacivat. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Söyle bakalım Karagözüm. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Üzüm üzüme baka baka conki. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bu ne biçim atasözü? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yanlış mı söyledim. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tabi yanlış söyledin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Üzüm üzüme baka baka Karagöz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yine yanlış. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Neresi yanlış. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sonu yanlış. Atasözünde adının işi ne? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Karalı bir şey vardı sonunda. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Doğru. Üzüm üzüme baka baka kara.. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Buldum. Kara kara. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayır. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Karabiber. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Belki şöyle olur. Ben kendi aklıma göre söylesem. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Söyle bakalım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hacivat Karagöz'e baka baka Karagöz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayda? Bu ne demek? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yani sen bana baka baka Karagöz oldun. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben Karagöz olduysam sen de bana bakarak Hacivat oldun. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman gel yer değiştirelim. Ben oraya sen buraya. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şimdi ne oldu? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben Hacivat oldum, sen Karagöz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Öyle olsun. Senin sohbetine doyulmaz. Bir yere uğramam gerek. Sonra görüşürüz. "<br />
Kendini Hacivat zanneden Karagöz Hacivat'ın evine gider. Kapıyı çalar. Kapıyı açan Hacivat'ın hanımına ben Hacivat oldum der ve içeri girmeye kalkar. Hacivat'ın hanımı, seni kendini bilmez, diye bağırır ve mutfaktan kaptığı oklavayla Karagöz'ün kafasına vurur. Aklı başına gelen Karagöz kaçıp gider.<br />
Akşamüstü eve gelen Hacivat'a hanımı olanları anlatır. Hacivat ise, bugün Karagöz'le konuştuklarını nakleder. Karagöz'ün ikisi arasındaki konuşmaların etkisinde kaldığını söyler. Böylelikle Karagöz evleri şaşırıp bizim eve gelmiş, der.<br />
Hacivat'ın Hanımı: " Şu senin gözü kara başka birinin daha evine girmeye kalkmasın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yok daha neler? Dersini almış. Karagöz aynı yanlışa iki kere düşmez. "<br />
<br />
-----------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: İNEGÖL'E ON İŞÇİ</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Haydi, son bir kişi araba kalkıyor. Vay Karagözüm, hoş geldin. Araba kalkıyor. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " At arabası kalkıyor. İşçi gideceksin. İnegöl'e patates toplamaya. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Dişim ağrımıyor ki, İnegöl'e dişçiye niye gideyim? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dişçiye değil, işçi gideceksin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Piştide çok iyiyimdir. Geçen gün nasıl seni kahvede yenmiştim. Herkesin içinde ağlamıştın. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ah Karagözüm, benim ağlamam yenildim diye değil. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman neden ağladın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Benim aldığım sayıları kendine yazmışsın. Senin zavallı haline acıdım da ağladım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Doğru, yenilince zavallı durumuna düşmüştün. Bak ısrar etme yine ağlatırım seni. "<br />
Bir işçi gelir, araba dolar ve gider. İkinci bir at arabası gelir, kenara yanaşır.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Haydi, İnegöl'e on işçi. Günübirlik iş. Gündelik iki akçe. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Az önce kalkan araba nereye gitti, Hacivat? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İnegöl'e gitti. Patatese. Gündelik iki akçe. Çalışan kazanır. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Yazıklar olsun sana Hacivat. Bana neden söylemedin? O paraya ihtiyacım vardı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aha? Söyledim ya. Son bir kişi dedim. İnegöl'e patates toplamaya dedim. İşçi gideceksin dedim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Öyle söylemedin. Dişçiyle, piştiyle kandırdın beni. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dur Karagözüm, bu arabaya bin. Aynı yer, aynı iş. Atları biraz kırbaçlarsınız, onlardan önce varırsınız. "<br />
" Demek beni adamlara kırbaçlatacaksın? Bir daha seninle konuşursam iki olsun, " diye yürüyüp giden Karagöz'ün arkasından Hacivat bakakalır.<br />
<br />
----------------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">EN AKILLI KARAGÖZ</span></span><br />
<br />
Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşır.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, bal almak ister misin? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Şu köşede bal satıyorlar. Kilosu dört akçe. Al istersen. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Zaten eskiden beri benim hayalim. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Hayalin mi? Ne hayali? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sal satıyorlar dedin ya. Bir sal alıp dünya turuna çıkmak. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sal değil, bal satıyorlar. Hey koca kafalı, sağır kulaklı. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Doldururdum çoluk çocuğu sala, kürek çeker, okyanusa ulaşırdım. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Okyanusu bırak, herkes bal alıyor. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Herkes fal bakar ama kimse benim gibi fal bakamaz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " ... "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Geçen gün kahve falıma baktım. İyi yerdeydim. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Nasıl yani? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çıkmışım kavağın ucuna, yukarıdan akıl dağıtıyorlar. Ben yüksekteyim ya en çok aklı ben aldım. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sorması ayıp olmasın, ne yaptın o akılları? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kaybolmasın diye beynime doldurdum. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Senin beynin akıl dolu da, sen çok akıllısın da ben mi fark edemedim? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Boşuna akıllıyım deme Hacivat, akıl dağıtılırken sen orada yoktun. "<br />
<br />
------------------------------------------------------------------<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">KARAGÖZ İLE HACİVAT: MANDA</span></span><br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, sana bir bilmece sorayım da bil. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sor bakalım ama kolay olsun. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Canı kaymak isteyen, neyi yanında taşır? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Parayı yanında taşır. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Parasız kaymak nasıl alacak? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Bilmeceyi sulandırma. Olmaz dedim. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Süthaneyi yanında taşır. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Mandırayı yanında taşır. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Olmaz Karagözüm, olmaz. Bu şey bir hayvan. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hayvan mı? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Evet, büyükbaş bir hayvan. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Buldum. Fil. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Fil değil. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Filin de sütü var. Sütünden kaymak olmaz mı? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karıştırma şimdi fili. Bu bir ahır hayvanı. Çamura yatmayı çok sever. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Çamur hayvanı. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " ... "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hayvan çamuru. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " ... "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Tamam buldum. Öküz. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Öküzün sütü nerede? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " O zaman inek. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İnek benzeri, manda gibi. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Şimdi aklıma geldi: Manda. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Doğru Karagözüm, bildin. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Bilirim tabi. Benim adım Karagöz. Her sorunun cevabını şıp diye bilirim. "</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karagöz İle Hacivat Part2]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=17897</link>
			<pubDate>Tue, 27 Sep 2022 18:48:02 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=17897</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Karagöz İle Hacivat Part2  İşkembe Çorbası</span></span><br />
<br />
KARAGÖZ İLE HACİVAT: İŞKEMBE ÇORBASI<br />
Hacivat evden çıkar, bir koşu gidip Karagöz'ün evinin kapısını çalar. Karagöz kapıyı açar.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, koş, hanım işkembe çorbası pişirdi. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hanım işkence çorbası mı pişirdi? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İşkencenin çorbası mı olurmuş? İşkembe çorbası: Bol sirkeli, sarımsaklı. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Beni evine götürüp işkence mi yapacaksın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, ne işkencesi? Seni çorba içmeye çağırdım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Demek bana işkence yapmaya kararlısın? Seni kolculara söyleyeyim de falakaya yatırsınlar. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, etme eyleme. Beni kolculara teslim etme. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sakın buradan ayrılma. Tabanlarına on sopa ye de aklın başına gelsin. "<br />
Karagöz gidince Hacivat evine döner ve samanlığa saklanır. Karagöz ile kolcular, biraz aradıktan sonra, Hacivat'ı samanlıkta bulur. 1. kolcu Karagöz'e sorar: " Bu sana ne yaptı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Beni evine çağırdı. İşkence yapacakmış. Sonra da pişirip çorbamı içecekmiş. On sopa vurun da akıllansın. "<br />
2. kolcu: " Yüz sopa vuralım "<br />
1. kolcu: " O kadarı fazla. Elli sopa yeter. "<br />
Çaresiz kalan Hacivat, Karagöz'ün boynuna sarılır: "Aman Karagözüm, sen büyüksün. Suçum azdır. On sopa yeter. "<br />
Karagöz'ün demesiyle kolcular on sopa vurup gider. Karagöz Hacivat'ı ayağa kaldırır, sırtına biner, çevrede dolaştırır. Böyle yapmasının sebebi, Hacivat'ın tabanlarının şişmesini önlemektir. Yoksa Hacivat yürüyemez hale gelirdi.<br />
Karagöz'den ayrıldıktan sonra Hacivat ağır aksak evine doğru giderken, düşüncelere dalar: " Söylediklerimi yanlış anlayan Karagöz'e mi kızsam, beni dinlemek zahmetine katlanmayan kolculara mı kızsam bilemedim. Belki her üçüne kızmak daha doğru. Bu dünyada niye böyle haksızlıklar, adaletsizlikler olur, onu da çözemedim. Gel de isyan etme. "</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<br />
<span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Karagöz İle Hacivat Part2  İşkembe Çorbası</span></span><br />
<br />
KARAGÖZ İLE HACİVAT: İŞKEMBE ÇORBASI<br />
Hacivat evden çıkar, bir koşu gidip Karagöz'ün evinin kapısını çalar. Karagöz kapıyı açar.<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Karagözüm, koş, hanım işkembe çorbası pişirdi. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hanım işkence çorbası mı pişirdi? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İşkencenin çorbası mı olurmuş? İşkembe çorbası: Bol sirkeli, sarımsaklı. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Beni evine götürüp işkence mi yapacaksın? "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, ne işkencesi? Seni çorba içmeye çağırdım. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Demek bana işkence yapmaya kararlısın? Seni kolculara söyleyeyim de falakaya yatırsınlar. "<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Aman Karagözüm, etme eyleme. Beni kolculara teslim etme. "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sakın buradan ayrılma. Tabanlarına on sopa ye de aklın başına gelsin. "<br />
Karagöz gidince Hacivat evine döner ve samanlığa saklanır. Karagöz ile kolcular, biraz aradıktan sonra, Hacivat'ı samanlıkta bulur. 1. kolcu Karagöz'e sorar: " Bu sana ne yaptı? "<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Beni evine çağırdı. İşkence yapacakmış. Sonra da pişirip çorbamı içecekmiş. On sopa vurun da akıllansın. "<br />
2. kolcu: " Yüz sopa vuralım "<br />
1. kolcu: " O kadarı fazla. Elli sopa yeter. "<br />
Çaresiz kalan Hacivat, Karagöz'ün boynuna sarılır: "Aman Karagözüm, sen büyüksün. Suçum azdır. On sopa yeter. "<br />
Karagöz'ün demesiyle kolcular on sopa vurup gider. Karagöz Hacivat'ı ayağa kaldırır, sırtına biner, çevrede dolaştırır. Böyle yapmasının sebebi, Hacivat'ın tabanlarının şişmesini önlemektir. Yoksa Hacivat yürüyemez hale gelirdi.<br />
Karagöz'den ayrıldıktan sonra Hacivat ağır aksak evine doğru giderken, düşüncelere dalar: " Söylediklerimi yanlış anlayan Karagöz'e mi kızsam, beni dinlemek zahmetine katlanmayan kolculara mı kızsam bilemedim. Belki her üçüne kızmak daha doğru. Bu dünyada niye böyle haksızlıklar, adaletsizlikler olur, onu da çözemedim. Gel de isyan etme. "</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Karagöz İle Hacivat Part1]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=17896</link>
			<pubDate>Tue, 27 Sep 2022 18:44:06 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=17896</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz İle Hacivat Part1 Matiz</span></span><br />
<br />
Hacivat'ı gece uyku tutmaz. Sabah erkenden kalkar, giyinip dışarı çıkar.<br />
Karagöz'ün evinin kapısını çalar. Bir daha çalar. Karagöz uykulu gözlerle<br />
pencereye çıkar. Bakar kapıyı çalan Hacivat'tır:<br />
<br />
<br />
<br />
" Hacivat, sabahın seher vakti neden kapıyı çalarsın? " diye sorar.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İn aşağı Karagözüm, yarenlik edelim. Ben söyleyeyim, sen dinle.<br />
Sen söyle ben dinleyeyim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " De git Hacivat, başka işin yok mu senin? Alırım ayağımın<br />
altına. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Gel aşağı Karagözüm, gece uyku tutmadı. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Seni uyku tutmadı ama benim uykumu kaçırdın. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Uykunu mu kaçırdım? Uykun nereye kaçtı? "<br />
<br />
" Uykum sana kaçtı, " diyen Karagöz, pencereden Hacivat'ın üstüne<br />
atlar. Boğuşmaya başlarlar. Karagöz'ün elinden kurtulan <span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dur<br />
Karagözüm, sana bir hesap sorusu sorayım, bilirsen hemen giderim. " der.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sor bakayım, benim hesabım kuvvetlidir. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İki iki daha kaç eder? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yani ikiyle ikiyi toplasan kaç olur? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kaç mı olur? İkiyle ikiyi toplasan kaç olur? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tamam işte Karagözüm, ben sana soruyorum. İkiyle ikiyi topla<br />
kaç buldun? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen kaç buldun? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben sorduğum sorunun cevabını biliyorum. Sen biliyor musun?<br />
"<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben biliyorum. Sen bilmiyor musun? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben biliyorum. Sen biliyorsan söyle? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İki iki daha şey eder. Ya Hacivat, bu soru kolay, daha zorunu<br />
sor. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sen bunu bil, daha zorunu sorarım. "<br />
<br />
Karagöz düşünürken, aradan zaman geçer. Sağa sola bakınıp bir kurtarıcı<br />
ararken, Tuzsuz Deli Bekir çıkagelir. Hacivat'tan çok Karagöz'le haşır<br />
neşirliği vardır: " Vay Karagöz, arpacık kumrusu gibi ne düşünürsün?<br />
Karadeniz'de gemilerin batamaz, kayığın olsa Marmara'da batardı. Bilmem anladın<br />
mı? "<br />
<br />
<br />
<br />
Karagöz bu matizden oldum olası hoşlanmamıştır. Onun olduğu ortamda dut yemiş<br />
bülbüle döner. Matize korkuyla karışık saygı duyar. Her zaman, matizin<br />
belindeki bıçak olmasa ben bilirim yapacağımı, der. Ama ufaktan da olsa racon<br />
kesmeden duramaz: " Ya matiz, Hacivat beni gece rüyasında görmüş. Sabah<br />
erkenden kapıma üşüştü. Soru soracağım, dedi. Şimdi sen söyle: İki iki daha kaç<br />
eder, ben bilemem mi? "<br />
<br />
Matiz: " Bilemezsin. Bilirsen seni sokak sokak sırtımda gezdiririm. "<br />
Der ve belinden bıçağını çıkarır, aha bak şuraya yazıyorum, diyerek çömelip<br />
toprağı eşeler.<br />
<br />
<br />
<br />
Bunun üzerine Karagöz sadece küçük değil, büyük dilini de yutar. Sus pus olur<br />
ve gözlerini aşağı indirir. İçinden, matiz geldi, beni Hacivat'ın elinden<br />
kurtardı ama rezil etmese bari, diye düşünür.<br />
<br />
<br />
<br />
Karagöz'ün süngüsünün düştüğünü gören matiz Hacivat'a döner: "Bak Hacivat,<br />
ben ilk mektebin birinci sınıfına giderken, sınıfın en tembeliydim. Arap hoca<br />
bize dua öğretirdi. Evde kitaptan iyice çalışın, ezberleyin, gelin. İşte şu, şu<br />
duaları okutucam, derdi. Ben evde tastamam duaları ezberlerdim ama arap hoca<br />
karşıma dikilince duaları unutuverirdim. Bana kızardı, bağırırdı. Senenin<br />
ortasına doğru bu Karagöz bizim sınıfa geldi. Arap hoca beni bıraktı, buna<br />
yöneldi. Karagöz araptan çok azar işitti. Üçe gitmedi. Daha sonra başka<br />
mahalleye taşındılar, bu da araptan kurtuldu. Arap hoca tekrardan bana döndü.<br />
Bir sene sonra ben de araptan kurtuldum, dörde gitmedim. "<br />
<br />
<br />
<br />
Matiz derin bir iç geçirir, hal ve gidiş böyle Hacivat kardeş. Haydi, kalın<br />
sağlıcakla, der ve yürüyüp gider. Karagöz ile Hacivat ise, az sonra selamlaşıp<br />
dostça ayrışırlar. </span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz İle Hacivat Part1 Matiz</span></span><br />
<br />
Hacivat'ı gece uyku tutmaz. Sabah erkenden kalkar, giyinip dışarı çıkar.<br />
Karagöz'ün evinin kapısını çalar. Bir daha çalar. Karagöz uykulu gözlerle<br />
pencereye çıkar. Bakar kapıyı çalan Hacivat'tır:<br />
<br />
<br />
<br />
" Hacivat, sabahın seher vakti neden kapıyı çalarsın? " diye sorar.<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İn aşağı Karagözüm, yarenlik edelim. Ben söyleyeyim, sen dinle.<br />
Sen söyle ben dinleyeyim. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " De git Hacivat, başka işin yok mu senin? Alırım ayağımın<br />
altına. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Gel aşağı Karagözüm, gece uyku tutmadı. "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Seni uyku tutmadı ama benim uykumu kaçırdın. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Uykunu mu kaçırdım? Uykun nereye kaçtı? "<br />
<br />
" Uykum sana kaçtı, " diyen Karagöz, pencereden Hacivat'ın üstüne<br />
atlar. Boğuşmaya başlarlar. Karagöz'ün elinden kurtulan <span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Dur<br />
Karagözüm, sana bir hesap sorusu sorayım, bilirsen hemen giderim. " der.<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sor bakayım, benim hesabım kuvvetlidir. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " İki iki daha kaç eder? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Hı.. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Yani ikiyle ikiyi toplasan kaç olur? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Kaç mı olur? İkiyle ikiyi toplasan kaç olur? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Tamam işte Karagözüm, ben sana soruyorum. İkiyle ikiyi topla<br />
kaç buldun? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Sen kaç buldun? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben sorduğum sorunun cevabını biliyorum. Sen biliyor musun?<br />
"<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " Ben biliyorum. Sen bilmiyor musun? "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Ben biliyorum. Sen biliyorsan söyle? "<br />
<br />
<span style="font-weight: bold;" class="mycode_b"><span style="color: #E82A1F;" class="mycode_color">Karagöz:</span></span> " İki iki daha şey eder. Ya Hacivat, bu soru kolay, daha zorunu<br />
sor. "<br />
<br />
<span style="color: #005DC2;" class="mycode_color"><span style="font-weight: bold;" class="mycode_b">Hacivat:</span></span> " Sen bunu bil, daha zorunu sorarım. "<br />
<br />
Karagöz düşünürken, aradan zaman geçer. Sağa sola bakınıp bir kurtarıcı<br />
ararken, Tuzsuz Deli Bekir çıkagelir. Hacivat'tan çok Karagöz'le haşır<br />
neşirliği vardır: " Vay Karagöz, arpacık kumrusu gibi ne düşünürsün?<br />
Karadeniz'de gemilerin batamaz, kayığın olsa Marmara'da batardı. Bilmem anladın<br />
mı? "<br />
<br />
<br />
<br />
Karagöz bu matizden oldum olası hoşlanmamıştır. Onun olduğu ortamda dut yemiş<br />
bülbüle döner. Matize korkuyla karışık saygı duyar. Her zaman, matizin<br />
belindeki bıçak olmasa ben bilirim yapacağımı, der. Ama ufaktan da olsa racon<br />
kesmeden duramaz: " Ya matiz, Hacivat beni gece rüyasında görmüş. Sabah<br />
erkenden kapıma üşüştü. Soru soracağım, dedi. Şimdi sen söyle: İki iki daha kaç<br />
eder, ben bilemem mi? "<br />
<br />
Matiz: " Bilemezsin. Bilirsen seni sokak sokak sırtımda gezdiririm. "<br />
Der ve belinden bıçağını çıkarır, aha bak şuraya yazıyorum, diyerek çömelip<br />
toprağı eşeler.<br />
<br />
<br />
<br />
Bunun üzerine Karagöz sadece küçük değil, büyük dilini de yutar. Sus pus olur<br />
ve gözlerini aşağı indirir. İçinden, matiz geldi, beni Hacivat'ın elinden<br />
kurtardı ama rezil etmese bari, diye düşünür.<br />
<br />
<br />
<br />
Karagöz'ün süngüsünün düştüğünü gören matiz Hacivat'a döner: "Bak Hacivat,<br />
ben ilk mektebin birinci sınıfına giderken, sınıfın en tembeliydim. Arap hoca<br />
bize dua öğretirdi. Evde kitaptan iyice çalışın, ezberleyin, gelin. İşte şu, şu<br />
duaları okutucam, derdi. Ben evde tastamam duaları ezberlerdim ama arap hoca<br />
karşıma dikilince duaları unutuverirdim. Bana kızardı, bağırırdı. Senenin<br />
ortasına doğru bu Karagöz bizim sınıfa geldi. Arap hoca beni bıraktı, buna<br />
yöneldi. Karagöz araptan çok azar işitti. Üçe gitmedi. Daha sonra başka<br />
mahalleye taşındılar, bu da araptan kurtuldu. Arap hoca tekrardan bana döndü.<br />
Bir sene sonra ben de araptan kurtuldum, dörde gitmedim. "<br />
<br />
<br />
<br />
Matiz derin bir iç geçirir, hal ve gidiş böyle Hacivat kardeş. Haydi, kalın<br />
sağlıcakla, der ve yürüyüp gider. Karagöz ile Hacivat ise, az sonra selamlaşıp<br />
dostça ayrışırlar. </span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[•••Rakı ve Almanlar•••]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=5925</link>
			<pubDate>Mon, 22 Apr 2019 20:05:10 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=5925</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">•••Rakı ve Almanlar•••</span><br />
<br />
İki Alman Karl ve Hans, Türklerin neden bu kadar rakıya<br />
düşkün olduklarını ve içerken ne hissettiklerini merak<br />
etmektedirler.<br />
<br />
Konuyu araştırmak için İstanbula gelirler. Bir meyhane<br />
seçerek içeri girerler. Acemice etrafa bakındıktan sonra<br />
bir masaya oturarak yan masadakilerin söylediklerinin aynısını<br />
sipariş edip başlarlar mezeler eşliğinde içmeye. İlk kadehler<br />
bittikten sonra Hans Karla sorar:<br />
<br />
-Ne hissediyorsun?<br />
<br />
-Daha bir şey anlamadım. Devam edelim.<br />
<br />
İkinci kadehten sonra Karl Hansa:<br />
<br />
-Nasıl gidiyor. Değişiklik varmı?<br />
<br />
-Hiç bir şey yok. Devam edelim.<br />
<br />
Mezeler eşliğinde bir iki kadeh daha içildikten sonra Hans tekrar sorar:<br />
<br />
-Ne hissediyorsun?<br />
<br />
Karl ağırlaşan göz kapaklarını ağır ağır açarak:<br />
<br />
-S... et şimdi ne hissettiğimi Hans, ne olacak bu Almanyanın hali..? </span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">•••Rakı ve Almanlar•••</span><br />
<br />
İki Alman Karl ve Hans, Türklerin neden bu kadar rakıya<br />
düşkün olduklarını ve içerken ne hissettiklerini merak<br />
etmektedirler.<br />
<br />
Konuyu araştırmak için İstanbula gelirler. Bir meyhane<br />
seçerek içeri girerler. Acemice etrafa bakındıktan sonra<br />
bir masaya oturarak yan masadakilerin söylediklerinin aynısını<br />
sipariş edip başlarlar mezeler eşliğinde içmeye. İlk kadehler<br />
bittikten sonra Hans Karla sorar:<br />
<br />
-Ne hissediyorsun?<br />
<br />
-Daha bir şey anlamadım. Devam edelim.<br />
<br />
İkinci kadehten sonra Karl Hansa:<br />
<br />
-Nasıl gidiyor. Değişiklik varmı?<br />
<br />
-Hiç bir şey yok. Devam edelim.<br />
<br />
Mezeler eşliğinde bir iki kadeh daha içildikten sonra Hans tekrar sorar:<br />
<br />
-Ne hissediyorsun?<br />
<br />
Karl ağırlaşan göz kapaklarını ağır ağır açarak:<br />
<br />
-S... et şimdi ne hissettiğimi Hans, ne olacak bu Almanyanın hali..? </span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Bu Sarki isimlerine dikkat]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=5924</link>
			<pubDate>Mon, 22 Apr 2019 20:02:55 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=5924</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">şarkı isimlerini bu şekilde dizince güzel diyaloglar çıktı ,,,</span><br />
<br />
yıldız tilbe- seni o sanmıstım <br />
hande yener - üzgünüm o kadın ben degilim <br />
celik - afedersin <br />
izel - eyvallah <br />
<br />
berksan - öpüşelim mi <br />
petek dincöz- git işine <br />
kenan dogulu- bir kereden hiçbirsey olmaz <br />
gülben ergen- kandıramazsın beni <br />
<br />
çelik - benimle evlenir misin <br />
kayahan - neden olmasın <br />
gülben ergen- teşekkür ederim <br />
tan - rica ederim <br />
<br />
bomb - sen hic sevdin mi <br />
hülya avsar - sevdim <br />
tarkan - kimdi <br />
kutsi - sana ne <br />
ibrahim tatlıses - haydi söyle <br />
sezen aksu - adI bende saklI <br />
ebru gündeş - erkeksen söyle <br />
seda sayan - o kendini biliyor <br />
özcan deniz - yalvarırım<br />
ibrahim tatlıses - sabuha <br />
askin nur yengi- ay inanmıyorum <br />
ajda pekkan - o benim dunyam <br />
petek dinçöz- zevksiz sende</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">şarkı isimlerini bu şekilde dizince güzel diyaloglar çıktı ,,,</span><br />
<br />
yıldız tilbe- seni o sanmıstım <br />
hande yener - üzgünüm o kadın ben degilim <br />
celik - afedersin <br />
izel - eyvallah <br />
<br />
berksan - öpüşelim mi <br />
petek dincöz- git işine <br />
kenan dogulu- bir kereden hiçbirsey olmaz <br />
gülben ergen- kandıramazsın beni <br />
<br />
çelik - benimle evlenir misin <br />
kayahan - neden olmasın <br />
gülben ergen- teşekkür ederim <br />
tan - rica ederim <br />
<br />
bomb - sen hic sevdin mi <br />
hülya avsar - sevdim <br />
tarkan - kimdi <br />
kutsi - sana ne <br />
ibrahim tatlıses - haydi söyle <br />
sezen aksu - adI bende saklI <br />
ebru gündeş - erkeksen söyle <br />
seda sayan - o kendini biliyor <br />
özcan deniz - yalvarırım<br />
ibrahim tatlıses - sabuha <br />
askin nur yengi- ay inanmıyorum <br />
ajda pekkan - o benim dunyam <br />
petek dinçöz- zevksiz sende</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Garfield Felsefesi :)]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=5923</link>
			<pubDate>Mon, 22 Apr 2019 19:59:57 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=5923</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Garfield Felsefesi :)</span><br />
Madde 1 : İnsanlar yorgun doğar, dinlenmek için yaşar.<br />
Madde 2 : Çalışmak yorar.<br />
Madde 3 : Gündüz dinlen ki gece rahat edesin.<br />
Madde 4 : Yatağını kendini sevdiğin gibi sev, içinden çıkamayacağın gibi yap.<br />
Madde 5 : Yarın yapabileceğin işi bugün yapma.<br />
Madde 6 : Bugünün işini yarına bırakma, erteleyebileceğin kadar ertele.<br />
Madde 7 : Dinlenen birini görünce otur ona yardım et.<br />
Madde 8 : Oturmak mümkünse ayakta durma, yatmak mümkünse oturma.<br />
Madde 9 : Tembellikten kimse ölmemiş.<br />
Madde 10 : Çalışma isteği duyunca biryere otur isteğin geçmesini bekle.</span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Garfield Felsefesi :)</span><br />
Madde 1 : İnsanlar yorgun doğar, dinlenmek için yaşar.<br />
Madde 2 : Çalışmak yorar.<br />
Madde 3 : Gündüz dinlen ki gece rahat edesin.<br />
Madde 4 : Yatağını kendini sevdiğin gibi sev, içinden çıkamayacağın gibi yap.<br />
Madde 5 : Yarın yapabileceğin işi bugün yapma.<br />
Madde 6 : Bugünün işini yarına bırakma, erteleyebileceğin kadar ertele.<br />
Madde 7 : Dinlenen birini görünce otur ona yardım et.<br />
Madde 8 : Oturmak mümkünse ayakta durma, yatmak mümkünse oturma.<br />
Madde 9 : Tembellikten kimse ölmemiş.<br />
Madde 10 : Çalışma isteği duyunca biryere otur isteğin geçmesini bekle.</span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[En Komik ve En Güzel Duvar Yazıları]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=5922</link>
			<pubDate>Mon, 22 Apr 2019 19:57:20 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=5922</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">En Komik ve En Güzel Duvar Yazıları</span><br />
<br />
<br />
Kalbimi ona verdim saklasın diye, salak buzdolabına koymuş kokmasın diye<br />
<br />
Benim annem ben doğmadan önce ölmüş o yüzden beni teyzem doğurmuş<br />
<br />
Açım diye ağlama, Hipermarketleri yağmala<br />
<br />
KADININ BİRİ KIRIŞTIRIYORMUŞ KOCASI DA ÜTÜLÜYORMUŞ<br />
<br />
Bu dünya yuvarlaksa, bazıları köşeyi nasıl dönüyor?<br />
<br />
Fark edilmek istiyorsan, sarIMsak ye <br />
<br />
Deli sormuş deliye aşk nedir diye deli gülmüş deliye ben niye delirdim diye<br />
<br />
Ölsem de gam yemem, gaz yapıyor<br />
<br />
Ne davamıza göre bir kız bulduk, ne de bir kızın istediği gibi basit olduk, kız dediğin İstanbul gibi olmalı, fethi zor, fatihi tek!!!!!<br />
<br />
Ey Türk Kadını . Birinci Vazifen Bulaşık, Çamaşır Yıkamak ve Kocana Sahip Çıkmaktır.<br />
<br />
Allah ikinci zenciyi yaratırken ne demiş? “tüh bunu da yaktık!!” :) )<br />
<br />
Adim gibi bildiğim birsek daha var oda, soyadım<br />
<br />
Bu erik son başka erik yok.<br />
<br />
ASKER:550 GÜN UZUNLUĞUNDA,18 AY GENİŞLİĞİNDE,DAYAK İLE USLANAN,TAS İLE SÜSLENEN,BULGUR PİLAVIYLA BESLENEN,BOT İLE KEP ARASINA PALASKA İLE SIKIŞTIRILMIŞ KIŞIDIR.<br />
<br />
NOKTA KADAR MENFAAT İÇİN VİRGÜL KADAR EĞİLME -<br />
<br />
Erkek erkeğe yenen yemeğe ne denir menemen<br />
<br />
Askımız 2 gözlüklünün öpüşme çabasıydı , yalnız gözlükleri çıkarmayı akil edemedik<br />
<br />
Karim öyle hamarat ki, çok iyi kafa ütüler.<br />
<br />
DEVEYE SORMUŞLAR SENİN BOYNUN NEDEN EĞRİ CEVAP:ARTIK BU KONUYLA GÜNDEME GELMEK İSTEMİYORUM DEMİŞ<br />
<br />
Kim demiş kırmızı ışıkta geçilmez diye? rahmetli geçerdi<br />
<br />
Sevgili geleceğim, Ben postaneye kadar gidiyorum. Gelirde evde bulamazsan, anahtar paspasın altında.<br />
<br />
Türkçeci katlettiler.Cümlemizin bası sağ olsun<br />
<br />
AIDS virüsü de, ebola virüsü de maymun patentli. Maymundan gelip gelmediğimiz belli değil ama… Maymundan gideceğimiz kesin.<br />
<br />
Temel Fransa’ya gitmiş , Tabelada .Fransa. yazıyormuş. Oda AA! burayı da mi sabancı almış dedi<br />
<br />
Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu, uyanmaktır.<br />
<br />
Elektriği Edison buldu Faturayı biz ödüyoruz.<br />
<br />
Ayda 200 milyon kazanmak ister misiniz.. O zaman aya gidin.<br />
<br />
İnsanlar ikiye ayrılır. Bacak arasından cart diye<br />
<br />
Kadında önemli olan ruh güzelliğidir. İyi bir ruhun sahip olması gereken vücut ölçüleri ise 90-60-90 olmalıdır<br />
<br />
Hani O Dalgalar Sahile Vurur da Yazıları Siler ya, Hani Rüzgar O Beyaz Martıları Bir O Yana Bir Bu Yana Savurur ya; İşte <br />
<br />
O Martılar Kafana Sıçsın. / Söz Meclisten Dışarı /.<br />
<br />
Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı.<br />
<br />
Hakkimi istiyorum, hakkinin karisi<br />
<br />
Pişmemiş hamburgere ham burger denir.<br />
<br />
Ekonomi kilitlendi. reset’leyelim lütfen.<br />
<br />
Gençliğim acı veriyordu, ameliyatla ALDIRDIM<br />
<br />
Oğlumun adını MAFYA koydum, artık MAFYA BABASIYIM.<br />
<br />
İlahi azrail sen adamı öldürürsün.<br />
<br />
Üzülme son gülen sen olacaksın. Çünkü hep geç anlıyorsun.<br />
<br />
Senin söylediklerine kim inanır. Tabi ki <br />
Kadir İNANIR.<br />
<br />
1961de içilen kahvenin hatırı dolmuştur. Önemle duyrulur!..<br />
<br />
Ey yükselen yeni nesil İn ulan aşağı<br />
<br />
Ya paranı,ya namusunu dediler; beş kuruş verdiysem şerefsizim.<br />
<br />
Beni ben olduğum için sevenin bin yıl kölesi olayım.<br />
<br />
Üzüm üzüme baka baka kararabilir,ama körle yatanın şaşı kalktığı görülmemiştir.<br />
<br />
İnsan icat oldu. Ekoloji bozuldu.<br />
<br />
Okusaydım adam olacaktım, şimdi milyarderim!<br />
<br />
Bazı parazitler bağırsakta yaşar, bağırmasak da.<br />
<br />
deli gibi sevdim manyak gibi evlendim<br />
<br />
Dış görünüşe önem vermem, röntgen filmi çektirip gelin.<br />
<br />
Trabzon’da satılan su şişelerinin altında ne yazar<br />
Cevap : Buradan açılmaz.<br />
<br />
İnsanların seni ezmesine izin verme;<br />
Ehliyet al, sen onları ez.<br />
<br />
Erkekler park yeri gibidir. İyilerin Hepsi kapılmıştır.<br />
<br />
Yüzmek zayıflatıyorsa balinalar neyi yanlış yapıyorlar<br />
<br />
Beni bir sen anladın, sen de yanlış anladın.<br />
<br />
Bu dünyada iki kör tanıdım. Biri senden başka hiç kimseyi görmeyen ben, diğeri beni hiç görmeyen sen.<br />
<br />
En akıllı insan en güzel akıllı taklidi yapan delidir.<br />
<br />
bir zamanlar toz pembe hayallerim vardı tozu gitti pembesi kaldı<br />
<br />
Ölüm korkusu sürekli değil, mezarda biten geçici bir duygudur.<br />
<br />
Paraya para demezdi,çünkü “r” leri söyleyemezdi.<br />
<br />
Çiçekleri kopartmayın, onları kökünden sökün!<br />
<br />
Bir şey biliyorsan konuş alim sansınlar<br />
<br />
Bir şey bilmiyorsan sus adam sansınlar<br />
<br />
“UNUTTUM” BİR MAZERET DEĞİL, BAŞARISIZLIĞIN İTİRAFIDIR.<br />
<br />
YÖNETİCİNİN BAŞARISININ YARISI AKILLI YARDIMCILAR, YARISI AKILSIZ RAKİPLERDİR.<br />
<br />
kalbimi kırdın o bana dedemden hatıraydı<br />
<br />
Hırsızlık yapmayın, Hükümet rekabetten hoşlanmaz…<br />
Silginiz kaleminizden önce bitiyorsa; yanlışınız çok demektir.<br />
Bütün hayatı emir alıp vermekle geçti. Allah’ın emriyle öldü…<br />
Tam öğrenmeye başlamıştım ki, okullar kapandı.<br />
Bilmediğin boku git mektebinde oku.<br />
Ağlama sevgilim ıslanıyorum.<br />
İşi olmayan giremez çünkü içerde yeterince issiz var.<br />
Sen seni bil sen seni sen seni bilmezsen patlatırlar enseni.<br />
Helalara sigara izmariti atmayın.Biz sizin kül tablalarınıza işiyor muyuz?<br />
Gecekonducular dikkat Mars’ta hayat varmış .<br />
Ya askıma karşılık ver. yada pesinde eskittiğim ayakkabıların parasını.<br />
Unut dediler , unuttum. Ama seni değil, unut diyenleri .<br />
YENİ NÜKLEER SİLAHLARA HAYIR!ESKİLERİNİ KULLANIN.<br />
Altın gibi çocuktu, bozdura bozdura harcadılar…<br />
Kaynanamı kaybettim görenlerin görmezlikten gelmeleri rica olur hahahahahahahahaha :) )<br />
<br />
<br />
yüzüne güleni deyil arkandan ağlayanı sev<br />
<br />
oğlum seni boğaz köprüsünde bi döverim, iki kıtaya birden rezil olursn<br />
Bilginin efendisi olmak istiyorsan,çalışmanın uşağı olacaksın.<br />
<br />
parası olan parasını harcar parası olmayan zamanını harcar<br />
<br />
kopyala tarzımı yapıştır hayatına<br />
<br />
madem geldin dünyaya çalış fizik kimyaya<br />
<br />
İNSANLAR ÖLDÜKTEN SONRA RUHLARI HAYVANLARA GEÇERMİŞ KORKMA SENİNKİ PEK YABANCILIK ÇEKMEZ<br />
TAM UNUTTUM DERKAN DİLENCİNİN BİR LAFI KOYDU ALLAH SENİ SEVDİĞİNE BAĞIŞLASIN<br />
<br />
ADAMIN BİRİ GÜNEŞTE YANMIŞ AMA AY’DA DÜZMÜŞ<br />
<br />
Arkamsan konuşup beste yapacağına yüzüme konuş da düet yapalım<br />
ARKAMDAN KONUŞUP BESTE YAPACAĞINA YÜZÜME KONUŞTA DÜET YAPALIM<br />
<br />
duvarda resmimiz alemde ismimiz yazar<br />
<br />
şu üç günluk dunyada 5 gun okula gidioz <br />
<br />
Bağırsak kurtları bağırsakta yaşar bağırmasakta<br />
<br />
varlığmla yetinmeyeni yokluğumla terbiye ederim senin artistlik yaptığın yerde ben yönetmenim<br />
<br />
hayatı kendime tesbih yaptım bazen çekiyorum bazen sallıyorum <br />
sanmasınlar yıkıldık sanmasınlar çöktük bir başka bahar için sadece yaprak döktük .<br />
<br />
alıp kırsalarda kalemimi kanımla yazarım SENİ SEVDİGİMİ.<br />
<br />
anan güzelmi güzel olmasa babam almazdı <br />
<br />
<br />
Ruhumun senden ilahi şudur ancak emeli.Annem gelirse kırar kemiklerimi.<br />
<br />
HAYAT KISA GÜZELİM BİRLİKTE EĞLENELİM<br />
<br />
<br />
en güzel şey karıyer sen çalışırsın karı yer<br />
<br />
çaresizseniz çare sizsiniz<br />
<br />
örtüsüz kadın perdesiz eve benzer o evde ya kiralıktır yada satılıktır .<br />
<br />
aşk bir futbol topu gibidir önce tekme atarsın sonra peşinden koşarsın<br />
<br />
yanlızlık paylaşılmaz paylaşılsa yanlızlık olmaz<br />
<br />
insana hak ettiği kadar değil, taşıyabileceği kadar değer vereceksin ki benliğini yitirmesin.<br />
<br />
karanlıkta koşan elbet bir ğün düşücek AMA ben yaşatıKca hayaT devaM edeceK..<br />
Biz Kimsenin Peşinde Koşmayız, İsterse Beraber Yürürüz..<br />
HAYAT BANA ÖZEL KAFAM SENİNLE GÜZEL <br />
<br />
Derdini söylemeyen iyi yapar; birde onun derdiyle uğraşamayız<br />
<br />
sigaramın üstüne yazdım ismini bitince unutacaktım seni ama nerden bil bilirdim ki seni duman duman içime çektiğimi…<br />
<br />
Acele İşe Bende İşeyeceğim<br />
<br />
Zayıflı Bir Karne Bulan,İnsaniyet Namına Çöpe Atsın<br />
<br />
Eskiden Hapishanenin Karşısındaki Evde Oturuyordum,Şimdi Evimin Karşısında Oturuyorum<br />
<br />
Üzülme son gülen sen olacaksın. Çünkü hep gec anlıyorsun.<br />
Çocuk yap aklını oynat.<br />
Evlilik hıyardır. Acak evlenince anlarsın.<br />
En iyi patron ZAM yapandır.<br />
Hayat bir don gibidir, kısa ve pislenmiş.<br />
Tecrübe hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir.<br />
Atom silahlarına evet de, komik çocukların olsun<br />
Aşkım, aşkımıza NOKTA koyma, sana istedigim kadar VİRGÜL vereyim.<br />
Aşk salakların yüzdügü bir havuzdur ama beni ittiler.<br />
Size DOYUM olmaz. Ben bir ÇORBA içeyim.<br />
Sınava kopyasız girmek, savaşa silahsız girmek gibidir.<br />
Allah yürü ya kulum dedi. Bende arabamı sattım.<br />
Karım öyle hamarat ki, çok iyi kafa ütüler.<br />
Allah kadını yarattı,erkek Allah yarattı demedi.Aşk, elmayı yemekle başlar, ayvayı yemekle biter.<br />
Bütün kızlar çiçek olsun, arı olmazsam adiyim.<br />
Zamlar memurun stres topudur.<br />
Love: aşk, Lavuk: aşık<br />
KUMARI bırakacağıma BAHSE girerim.<br />
Bizi çekemediler, halat koptu cınım.<br />
Koş Ali koş. Baban karneni gördü.<br />
Bebeğe araba çarpmış fakat ölmemiş, neden? Çünki bebeğin bezi BARİYERLİymiş.<br />
<br />
Ey dağları taşları yaratan rabbim. Herşeye bir güzellik ayrı bir tat, insanlara akıl, mantık,zeka dağıtırken bu yazıyı okuyan öküzü niye unuttun.<br />
Aşk bir sudur. İç iç kudur.<br />
SaçMALANMAZ taranır.<br />
Yangın dolabını açma yoksa YANG kızar.<br />
Bu erikSON, başka erik yok.<br />
İstediğinizi söyleyin emniyettesiniz dediler, söyledik, EMNİYET’teyiz.<br />
Egemenlik kaytsiz şartsız ve %21.8 milletindir<br />
Ayakkabının kalleşi ayağı arkadan vurur.<br />
Bekarlık canıma tak etti. Bende KIZ kulesini kaçırdım.<br />
Birgün adam gidiyormus, çukura düsmüs ölmüş. Çünkü adam körmüs.<br />
Alkol yavaş yavaş öldürür. cevap: Kimin acelesi var?<br />
İçmek problemlerini çözmese de, sana bir sürü yeni ve ilginç problem yaratir. Yeni yil iptal edildi. Çünkü eskisini buldular!..<br />
Maliyeden yeni bi vergi daha duvar yazisi vergisi Flaş. Flaş. Fatih Terim GS’da. Cep telefonunu kapat Monitörümde depreme sebeb oluyor.<br />
Hirsizlar, hortumcular Nereden Buldun Yasasi ertendi, Yasasin<br />
Bu yazıyı FARKEDERSEN, FARKEDECEKSIN ki bu yazıyı FARKETMEN ya da FARKETMEMEN hiç FARKETMEZ. Sen en iyisi bu yazıyı hiç FARKETME.<br />
Aşk bir muz kabuğudur. Bastını AYAĞIN değil HAYATIN kayar..<br />
Şu araba benim olsun. 5 milyar borcum olsun. SATINCA ÖDERİM.<br />
Türküm, Doğruyum, Çalışkanım.Ben bu krizlere alışkınım.<br />
Bir hortumcu Türkiye’ye bedeldir.<br />
Vatandaş çok BONKÖR. Krizlerin faturasını o ödüyor çünkü.<br />
Artık her çocuk ZAMane çocuğu.<br />
KERİZİ çok olan yerin, KRİZİ erken olur.<br />
Ülkemdeki ZAMLAR, yağmur gibi DAMLAR.<br />
Ekonomi kilitlendi. RESET’leyelim lütfen.<br />
Zamlaya zamlaya kriz olur.<br />
Eskiden zamPARA’ydım. Kriz geldi zamSEFİL oldum.<br />
Türkiş şeytan üçgeni; Kriz, Develüasyon ve Zam.<br />
Bir Derviş, bir yokmuş. Bize yine masal anlatılıyor galiba.<br />
Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Şimdi aslanda aç.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">En Komik ve En Güzel Duvar Yazıları</span><br />
<br />
<br />
Kalbimi ona verdim saklasın diye, salak buzdolabına koymuş kokmasın diye<br />
<br />
Benim annem ben doğmadan önce ölmüş o yüzden beni teyzem doğurmuş<br />
<br />
Açım diye ağlama, Hipermarketleri yağmala<br />
<br />
KADININ BİRİ KIRIŞTIRIYORMUŞ KOCASI DA ÜTÜLÜYORMUŞ<br />
<br />
Bu dünya yuvarlaksa, bazıları köşeyi nasıl dönüyor?<br />
<br />
Fark edilmek istiyorsan, sarIMsak ye <br />
<br />
Deli sormuş deliye aşk nedir diye deli gülmüş deliye ben niye delirdim diye<br />
<br />
Ölsem de gam yemem, gaz yapıyor<br />
<br />
Ne davamıza göre bir kız bulduk, ne de bir kızın istediği gibi basit olduk, kız dediğin İstanbul gibi olmalı, fethi zor, fatihi tek!!!!!<br />
<br />
Ey Türk Kadını . Birinci Vazifen Bulaşık, Çamaşır Yıkamak ve Kocana Sahip Çıkmaktır.<br />
<br />
Allah ikinci zenciyi yaratırken ne demiş? “tüh bunu da yaktık!!” :) )<br />
<br />
Adim gibi bildiğim birsek daha var oda, soyadım<br />
<br />
Bu erik son başka erik yok.<br />
<br />
ASKER:550 GÜN UZUNLUĞUNDA,18 AY GENİŞLİĞİNDE,DAYAK İLE USLANAN,TAS İLE SÜSLENEN,BULGUR PİLAVIYLA BESLENEN,BOT İLE KEP ARASINA PALASKA İLE SIKIŞTIRILMIŞ KIŞIDIR.<br />
<br />
NOKTA KADAR MENFAAT İÇİN VİRGÜL KADAR EĞİLME -<br />
<br />
Erkek erkeğe yenen yemeğe ne denir menemen<br />
<br />
Askımız 2 gözlüklünün öpüşme çabasıydı , yalnız gözlükleri çıkarmayı akil edemedik<br />
<br />
Karim öyle hamarat ki, çok iyi kafa ütüler.<br />
<br />
DEVEYE SORMUŞLAR SENİN BOYNUN NEDEN EĞRİ CEVAP:ARTIK BU KONUYLA GÜNDEME GELMEK İSTEMİYORUM DEMİŞ<br />
<br />
Kim demiş kırmızı ışıkta geçilmez diye? rahmetli geçerdi<br />
<br />
Sevgili geleceğim, Ben postaneye kadar gidiyorum. Gelirde evde bulamazsan, anahtar paspasın altında.<br />
<br />
Türkçeci katlettiler.Cümlemizin bası sağ olsun<br />
<br />
AIDS virüsü de, ebola virüsü de maymun patentli. Maymundan gelip gelmediğimiz belli değil ama… Maymundan gideceğimiz kesin.<br />
<br />
Temel Fransa’ya gitmiş , Tabelada .Fransa. yazıyormuş. Oda AA! burayı da mi sabancı almış dedi<br />
<br />
Rüyaları gerçekleştirmenin en kısa yolu, uyanmaktır.<br />
<br />
Elektriği Edison buldu Faturayı biz ödüyoruz.<br />
<br />
Ayda 200 milyon kazanmak ister misiniz.. O zaman aya gidin.<br />
<br />
İnsanlar ikiye ayrılır. Bacak arasından cart diye<br />
<br />
Kadında önemli olan ruh güzelliğidir. İyi bir ruhun sahip olması gereken vücut ölçüleri ise 90-60-90 olmalıdır<br />
<br />
Hani O Dalgalar Sahile Vurur da Yazıları Siler ya, Hani Rüzgar O Beyaz Martıları Bir O Yana Bir Bu Yana Savurur ya; İşte <br />
<br />
O Martılar Kafana Sıçsın. / Söz Meclisten Dışarı /.<br />
<br />
Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı.<br />
<br />
Hakkimi istiyorum, hakkinin karisi<br />
<br />
Pişmemiş hamburgere ham burger denir.<br />
<br />
Ekonomi kilitlendi. reset’leyelim lütfen.<br />
<br />
Gençliğim acı veriyordu, ameliyatla ALDIRDIM<br />
<br />
Oğlumun adını MAFYA koydum, artık MAFYA BABASIYIM.<br />
<br />
İlahi azrail sen adamı öldürürsün.<br />
<br />
Üzülme son gülen sen olacaksın. Çünkü hep geç anlıyorsun.<br />
<br />
Senin söylediklerine kim inanır. Tabi ki <br />
Kadir İNANIR.<br />
<br />
1961de içilen kahvenin hatırı dolmuştur. Önemle duyrulur!..<br />
<br />
Ey yükselen yeni nesil İn ulan aşağı<br />
<br />
Ya paranı,ya namusunu dediler; beş kuruş verdiysem şerefsizim.<br />
<br />
Beni ben olduğum için sevenin bin yıl kölesi olayım.<br />
<br />
Üzüm üzüme baka baka kararabilir,ama körle yatanın şaşı kalktığı görülmemiştir.<br />
<br />
İnsan icat oldu. Ekoloji bozuldu.<br />
<br />
Okusaydım adam olacaktım, şimdi milyarderim!<br />
<br />
Bazı parazitler bağırsakta yaşar, bağırmasak da.<br />
<br />
deli gibi sevdim manyak gibi evlendim<br />
<br />
Dış görünüşe önem vermem, röntgen filmi çektirip gelin.<br />
<br />
Trabzon’da satılan su şişelerinin altında ne yazar<br />
Cevap : Buradan açılmaz.<br />
<br />
İnsanların seni ezmesine izin verme;<br />
Ehliyet al, sen onları ez.<br />
<br />
Erkekler park yeri gibidir. İyilerin Hepsi kapılmıştır.<br />
<br />
Yüzmek zayıflatıyorsa balinalar neyi yanlış yapıyorlar<br />
<br />
Beni bir sen anladın, sen de yanlış anladın.<br />
<br />
Bu dünyada iki kör tanıdım. Biri senden başka hiç kimseyi görmeyen ben, diğeri beni hiç görmeyen sen.<br />
<br />
En akıllı insan en güzel akıllı taklidi yapan delidir.<br />
<br />
bir zamanlar toz pembe hayallerim vardı tozu gitti pembesi kaldı<br />
<br />
Ölüm korkusu sürekli değil, mezarda biten geçici bir duygudur.<br />
<br />
Paraya para demezdi,çünkü “r” leri söyleyemezdi.<br />
<br />
Çiçekleri kopartmayın, onları kökünden sökün!<br />
<br />
Bir şey biliyorsan konuş alim sansınlar<br />
<br />
Bir şey bilmiyorsan sus adam sansınlar<br />
<br />
“UNUTTUM” BİR MAZERET DEĞİL, BAŞARISIZLIĞIN İTİRAFIDIR.<br />
<br />
YÖNETİCİNİN BAŞARISININ YARISI AKILLI YARDIMCILAR, YARISI AKILSIZ RAKİPLERDİR.<br />
<br />
kalbimi kırdın o bana dedemden hatıraydı<br />
<br />
Hırsızlık yapmayın, Hükümet rekabetten hoşlanmaz…<br />
Silginiz kaleminizden önce bitiyorsa; yanlışınız çok demektir.<br />
Bütün hayatı emir alıp vermekle geçti. Allah’ın emriyle öldü…<br />
Tam öğrenmeye başlamıştım ki, okullar kapandı.<br />
Bilmediğin boku git mektebinde oku.<br />
Ağlama sevgilim ıslanıyorum.<br />
İşi olmayan giremez çünkü içerde yeterince issiz var.<br />
Sen seni bil sen seni sen seni bilmezsen patlatırlar enseni.<br />
Helalara sigara izmariti atmayın.Biz sizin kül tablalarınıza işiyor muyuz?<br />
Gecekonducular dikkat Mars’ta hayat varmış .<br />
Ya askıma karşılık ver. yada pesinde eskittiğim ayakkabıların parasını.<br />
Unut dediler , unuttum. Ama seni değil, unut diyenleri .<br />
YENİ NÜKLEER SİLAHLARA HAYIR!ESKİLERİNİ KULLANIN.<br />
Altın gibi çocuktu, bozdura bozdura harcadılar…<br />
Kaynanamı kaybettim görenlerin görmezlikten gelmeleri rica olur hahahahahahahahaha :) )<br />
<br />
<br />
yüzüne güleni deyil arkandan ağlayanı sev<br />
<br />
oğlum seni boğaz köprüsünde bi döverim, iki kıtaya birden rezil olursn<br />
Bilginin efendisi olmak istiyorsan,çalışmanın uşağı olacaksın.<br />
<br />
parası olan parasını harcar parası olmayan zamanını harcar<br />
<br />
kopyala tarzımı yapıştır hayatına<br />
<br />
madem geldin dünyaya çalış fizik kimyaya<br />
<br />
İNSANLAR ÖLDÜKTEN SONRA RUHLARI HAYVANLARA GEÇERMİŞ KORKMA SENİNKİ PEK YABANCILIK ÇEKMEZ<br />
TAM UNUTTUM DERKAN DİLENCİNİN BİR LAFI KOYDU ALLAH SENİ SEVDİĞİNE BAĞIŞLASIN<br />
<br />
ADAMIN BİRİ GÜNEŞTE YANMIŞ AMA AY’DA DÜZMÜŞ<br />
<br />
Arkamsan konuşup beste yapacağına yüzüme konuş da düet yapalım<br />
ARKAMDAN KONUŞUP BESTE YAPACAĞINA YÜZÜME KONUŞTA DÜET YAPALIM<br />
<br />
duvarda resmimiz alemde ismimiz yazar<br />
<br />
şu üç günluk dunyada 5 gun okula gidioz <br />
<br />
Bağırsak kurtları bağırsakta yaşar bağırmasakta<br />
<br />
varlığmla yetinmeyeni yokluğumla terbiye ederim senin artistlik yaptığın yerde ben yönetmenim<br />
<br />
hayatı kendime tesbih yaptım bazen çekiyorum bazen sallıyorum <br />
sanmasınlar yıkıldık sanmasınlar çöktük bir başka bahar için sadece yaprak döktük .<br />
<br />
alıp kırsalarda kalemimi kanımla yazarım SENİ SEVDİGİMİ.<br />
<br />
anan güzelmi güzel olmasa babam almazdı <br />
<br />
<br />
Ruhumun senden ilahi şudur ancak emeli.Annem gelirse kırar kemiklerimi.<br />
<br />
HAYAT KISA GÜZELİM BİRLİKTE EĞLENELİM<br />
<br />
<br />
en güzel şey karıyer sen çalışırsın karı yer<br />
<br />
çaresizseniz çare sizsiniz<br />
<br />
örtüsüz kadın perdesiz eve benzer o evde ya kiralıktır yada satılıktır .<br />
<br />
aşk bir futbol topu gibidir önce tekme atarsın sonra peşinden koşarsın<br />
<br />
yanlızlık paylaşılmaz paylaşılsa yanlızlık olmaz<br />
<br />
insana hak ettiği kadar değil, taşıyabileceği kadar değer vereceksin ki benliğini yitirmesin.<br />
<br />
karanlıkta koşan elbet bir ğün düşücek AMA ben yaşatıKca hayaT devaM edeceK..<br />
Biz Kimsenin Peşinde Koşmayız, İsterse Beraber Yürürüz..<br />
HAYAT BANA ÖZEL KAFAM SENİNLE GÜZEL <br />
<br />
Derdini söylemeyen iyi yapar; birde onun derdiyle uğraşamayız<br />
<br />
sigaramın üstüne yazdım ismini bitince unutacaktım seni ama nerden bil bilirdim ki seni duman duman içime çektiğimi…<br />
<br />
Acele İşe Bende İşeyeceğim<br />
<br />
Zayıflı Bir Karne Bulan,İnsaniyet Namına Çöpe Atsın<br />
<br />
Eskiden Hapishanenin Karşısındaki Evde Oturuyordum,Şimdi Evimin Karşısında Oturuyorum<br />
<br />
Üzülme son gülen sen olacaksın. Çünkü hep gec anlıyorsun.<br />
Çocuk yap aklını oynat.<br />
Evlilik hıyardır. Acak evlenince anlarsın.<br />
En iyi patron ZAM yapandır.<br />
Hayat bir don gibidir, kısa ve pislenmiş.<br />
Tecrübe hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir.<br />
Atom silahlarına evet de, komik çocukların olsun<br />
Aşkım, aşkımıza NOKTA koyma, sana istedigim kadar VİRGÜL vereyim.<br />
Aşk salakların yüzdügü bir havuzdur ama beni ittiler.<br />
Size DOYUM olmaz. Ben bir ÇORBA içeyim.<br />
Sınava kopyasız girmek, savaşa silahsız girmek gibidir.<br />
Allah yürü ya kulum dedi. Bende arabamı sattım.<br />
Karım öyle hamarat ki, çok iyi kafa ütüler.<br />
Allah kadını yarattı,erkek Allah yarattı demedi.Aşk, elmayı yemekle başlar, ayvayı yemekle biter.<br />
Bütün kızlar çiçek olsun, arı olmazsam adiyim.<br />
Zamlar memurun stres topudur.<br />
Love: aşk, Lavuk: aşık<br />
KUMARI bırakacağıma BAHSE girerim.<br />
Bizi çekemediler, halat koptu cınım.<br />
Koş Ali koş. Baban karneni gördü.<br />
Bebeğe araba çarpmış fakat ölmemiş, neden? Çünki bebeğin bezi BARİYERLİymiş.<br />
<br />
Ey dağları taşları yaratan rabbim. Herşeye bir güzellik ayrı bir tat, insanlara akıl, mantık,zeka dağıtırken bu yazıyı okuyan öküzü niye unuttun.<br />
Aşk bir sudur. İç iç kudur.<br />
SaçMALANMAZ taranır.<br />
Yangın dolabını açma yoksa YANG kızar.<br />
Bu erikSON, başka erik yok.<br />
İstediğinizi söyleyin emniyettesiniz dediler, söyledik, EMNİYET’teyiz.<br />
Egemenlik kaytsiz şartsız ve %21.8 milletindir<br />
Ayakkabının kalleşi ayağı arkadan vurur.<br />
Bekarlık canıma tak etti. Bende KIZ kulesini kaçırdım.<br />
Birgün adam gidiyormus, çukura düsmüs ölmüş. Çünkü adam körmüs.<br />
Alkol yavaş yavaş öldürür. cevap: Kimin acelesi var?<br />
İçmek problemlerini çözmese de, sana bir sürü yeni ve ilginç problem yaratir. Yeni yil iptal edildi. Çünkü eskisini buldular!..<br />
Maliyeden yeni bi vergi daha duvar yazisi vergisi Flaş. Flaş. Fatih Terim GS’da. Cep telefonunu kapat Monitörümde depreme sebeb oluyor.<br />
Hirsizlar, hortumcular Nereden Buldun Yasasi ertendi, Yasasin<br />
Bu yazıyı FARKEDERSEN, FARKEDECEKSIN ki bu yazıyı FARKETMEN ya da FARKETMEMEN hiç FARKETMEZ. Sen en iyisi bu yazıyı hiç FARKETME.<br />
Aşk bir muz kabuğudur. Bastını AYAĞIN değil HAYATIN kayar..<br />
Şu araba benim olsun. 5 milyar borcum olsun. SATINCA ÖDERİM.<br />
Türküm, Doğruyum, Çalışkanım.Ben bu krizlere alışkınım.<br />
Bir hortumcu Türkiye’ye bedeldir.<br />
Vatandaş çok BONKÖR. Krizlerin faturasını o ödüyor çünkü.<br />
Artık her çocuk ZAMane çocuğu.<br />
KERİZİ çok olan yerin, KRİZİ erken olur.<br />
Ülkemdeki ZAMLAR, yağmur gibi DAMLAR.<br />
Ekonomi kilitlendi. RESET’leyelim lütfen.<br />
Zamlaya zamlaya kriz olur.<br />
Eskiden zamPARA’ydım. Kriz geldi zamSEFİL oldum.<br />
Türkiş şeytan üçgeni; Kriz, Develüasyon ve Zam.<br />
Bir Derviş, bir yokmuş. Bize yine masal anlatılıyor galiba.<br />
Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Şimdi aslanda aç.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Şahane Duvar Yazıları ve Güzel Anlamlı Sözler]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=5921</link>
			<pubDate>Mon, 22 Apr 2019 19:53:36 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=5921</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Şahane Duvar Yazıları</span><br />
<br />
Bazı parazitler bağırsakta yaşar, bağırmasak da<br />
<br />
<br />
Kendimi öldürüp intihar süsü verecem.<br />
<br />
<br />
Merak etme, kısırlık kalıtsal değildir: oğluna geçmez...<br />
<br />
<br />
Eskiden kibirliydim; artık kusursuzum...<br />
<br />
<br />
Fakirlik kader değildir, sadece kalıtsaldır<br />
<br />
<br />
Bilmemek ayıp değil, Yeter ki çaktırma...<br />
<br />
<br />
DELİ GİBİ SEVDİM, MANYAK GİBİ EVLENDİM.<br />
<br />
<br />
Bunu yazan sinus, Okuyana kosinus...<br />
<br />
<br />
<br />
Ne kadar sallarsan salla, Dört yanlış bir doğruyu götürür..<br />
<br />
<br />
Dereceye girmek için çok çalıştı,<br />
<br />
Ama hasta oldu derece ona girdi...<br />
<br />
<br />
Size yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapın.<br />
<br />
Çok zevkli oluyor...<br />
<br />
<br />
Dış görünüşe önem vermem, röntgen filmi çektirip gelin<br />
<br />
<br />
Kafanı çevirip durma, aklından geçenleri okuyamıyorum.<br />
<br />
<br />
Ben ettim sen etme ! Bırak tuvalet temiz kalsın<br />
<br />
<br />
Trabzon'da satılan su şişelerinin altında ne yazar ?<br />
<br />
Cevap : Buradan açılmaz<br />
<br />
<br />
Bu tüp bebek hatalı; hep gaz kaçırıyor...<br />
<br />
<br />
Kızda bir fizik var abi! Einstein yanında halt etmiş...<br />
<br />
<br />
Korkunun ecele faydası yoktur, sadece iç çamaşırları kirletir...<br />
<br />
<br />
İnsanların seni ezmesine izin verme;<br />
<br />
Ehliyet al, sen onları ez...<br />
<br />
<br />
Bir erkek en çok sevgilisini, en iyi karısını, en uzun annesini severmiş<br />
<br />
<br />
Ruhunuzu satmayın! Kiralayın<br />
<br />
<br />
Ölüm korkusu sürekli değil mezarda biten geçici bir duygu<br />
<br />
<br />
Benim için hayatta 8 önemli sey vardır: Pamuk prenses ve yedi cüceler<br />
<br />
<br />
Hiişşt sen... Hey oradaki... Arkana bakmasana lan... Sana diyom...<br />
<br />
<br />
Dünya delikanlı olsaydı, yuvarlak olmazdı<br />
<br />
<br />
Kurtlardan teklif geldi. Sürüden ayrılıyorum<br />
<br />
<br />
Papağanımı konuşması için terörle mücadeleye verdim.<br />
<br />
Sonuçtan memnunum.<br />
<br />
<br />
Sigara içen birini öpmek küllük yalamaktan farksızdır<br />
<br />
<br />
Gençler deneme-yamulma yöntemi ile yetişiyor<br />
<br />
<br />
Her türlü iyi niyet itina ile suistimal edilir<br />
<br />
<br />
"Bütün kadınlar güzeldir." lafı sürümden kazanmak isteyen erkeklerin uydurmasıdır<br />
<br />
<br />
Ayrılık içimde bir kor, her gün sobayı tutuşturuyorum.<br />
<br />
<br />
İnsan icat oldu. Ekoloji bozuldu<br />
<br />
<br />
Atalarımız zamanında Orta Asya'dan çıkıp da ters yöne gitselerdi, şimdi Japon olurduk<br />
<br />
<br />
Allah seni mutluluk yağmuru altında şemsiyesiz bıraksın<br />
<br />
<br />
Bakarsan bağ olur, bakmazsan göremezsin<br />
<br />
<br />
Şiddete karşı savaş açın! Şiddet yanlılarını kurşunlayın<br />
<br />
<br />
Dünya yuvarlak, ozon delik. Abi ne sapık bir gezegende yaşıyoruz be<br />
<br />
<br />
Süperman de uçuyor ama kimse ona kuşbeyinli muamelesi yapmşyor.<br />
<br />
<br />
Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı<br />
<br />
<br />
Herkes iyiliğimizi istiyor ama vermiyeceğiz işte<br />
<br />
Bilmemek ayıp değil yeterki çaktırma.<br />
<br />
<br />
Dünya delikanlı olsaydı yuvarlak olmazdı.<br />
<br />
<br />
<br />
Üniversite öğrencisinden okey, bilardo dersleri.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Sanık! Ayağa kalk! ve çocuklu kadınlara yer ver.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Bizi çekemediler halat koptu.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Nefes alamıyorum. Atmosferi açın.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Bedavaya sadece güneş doğar.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Sana her şeyimi veririm diyemem. Çünkü her şeyim sensin.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Gerçekler acıdır, baklava tatlıdır. O zaman baklava gerçek değildir.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Sigara içme torununu gör. Sigara iç dedeni gör.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Boks spor ise savaş olimpiyattır.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Hızlı yaşa genç öl. Cesedin yakışıklı olsun.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Ey yükselen nesil ! Aşağı in lan.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Ölürsem kabrime gelme... sıkışırız.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Haydi, keselim şu ağacı yaşına bakalım.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Tam düne alışırken bugün oldu.<br />
<br />
*******************************************<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">ATA SÖZLERIMIZ</span><br />
<br />
- Acıkan yanağından, susayan dudağından belli olur.<br />
- Ah alan onmaz, ah yerde kalmaz.<br />
- Ak köpeğe koyun diye sarılma.<br />
- Akıl yiğide sermayedir.<br />
- Al malın iyisini çekme kaygısını.<br />
- Almak kolay ödemek zordur.<br />
- Altın kılıç demir kapıyı açar.<br />
- Alçak tavuk kendini ferik gösterir.<br />
- Arap eli öpmeyenen dudak kara olmaz.<br />
- At ölür meydan kalır,yiğit ölür şan kalır.<br />
- Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.<br />
- Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür.<br />
- Az kazanan çok kazanır,çok kazanan hiç kazanır.<br />
- Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.<br />
- Ağlayanın malı gülene hayır gelmez.<br />
- Ağustosta beynin kaynasın, kışın da tencere kaynasın.<br />
- Ağır baş iyidir, yenlik olsa uçar.<br />
- Babasına hayır etmeyenin kimseye hayrı olmaz.<br />
- Bahar çiçeğiyle güzeldir.<br />
- Bal yiyen baldan bıkar.<br />
- Bebeler birbirinden huy kapar, ayranlarına su katar.<br />
- Besle kargayı oysun gözünü.<br />
- Bin atın varsa bin dinlen, bir atın varsa in dinlen.<br />
- Bir bütün bir yarımdan iyidir.<br />
- Bu dünya iki kapılı handır, gelen bilmez geden bilmez.<br />
- Budalanın yağı çok olursa sakalına sürer.<br />
- Çocuk evin meyvesidir.<br />
- Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider.<br />
- Darlıkta dirlik olmaz.<br />
- Dağ dumansız insan hatasız olmaz.<br />
- Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış.<br />
- Dert saklayanda kalır.<br />
- Devden büyük dert var.<br />
- Dişi kuş yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı.<br />
- Dost kazandost; düşman anadan da doğar.<br />
- Düşmanı karıncaysa, sen fil olur.<br />
- Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.<br />
- Fırsat eldeyken sürün devranı.<br />
- Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.<br />
- Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.<br />
- Gittiğin yer kör ise, yözünü yum da bak.<br />
- Göz görmeyince gönül katlanır.<br />
- Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.<br />
- Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.<br />
- Herşey incelikten insan kabalıktan kırılır.<br />
- Hocanın dediğini tut, yoluna gitme.<br />
- Hıdırellez yaz kapısı, yedi gün sürer tipisi.<br />
- Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz.<br />
- Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.<br />
- Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni.<br />
- Mum dibine karanlık.<br />
- Sen işlersen mal işler, insan böyle genişler.<br />
- Tasa doyurur, acı acıktırır.<br />
- Üzerine laf düşmedikçe konuşma.<br />
- Vakitsiz açılan gül çabuk solar.<br />
- Yardımcının yardımcısı olur.<br />
- Yağmurlu gün tavuk su içmez.<br />
- Zahmeriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">SAVAŞ Üzerine Güzel Sözler</span><br />
<br />
<br />
Harp zorunlu ve kaçınılmaz olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça harp bir cinayettir. ATATÜRK<br />
Savaşta bütün gecikmeler tehlikelidir. DRYDEN<br />
Savaşı bilmeyen, barışı da bilmez. JAPON ATASÖZÜ<br />
Savaş, bulduğu ülkeyi bir daha bırakmaz. BURKE<br />
Savaşta yasalar susar. CİCERO<br />
Kötü bir barış, savaştan daha berbattır. TACİTUS<br />
Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler. ZHUGE LİANG<br />
<br />
Ders Alınacak Güzel Sözler<br />
<br />
*Musibet zekayı eğitir.<br />
*Kişinin sözü, amelinden çok olursa akli noksandır.<br />
*Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmazsan cahilsin demektir.<br />
*Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarım.<br />
*Felaketler, ayak seslerini duymayanlara geliyorum demez.<br />
*Mal kazanmakla, şeref kazanılmaz.<br />
*Zalime, ancak, onu zulümden alıkoymak için yardım et.<br />
*Harekette birlik olmazsa, fikirde bilgi faydasızdır.<br />
*Yarin, yorgun kimselerin değil, rahatlarına kıyabilenlerindir.<br />
*Kuvvetine güvenenler, korkutma küçüklüğünde bulunmazlar.<br />
*Tarihte her hareket hep bir kişinin ayağa kalkmasıyla baslar.<br />
*Kesilmiş koyuna, derisini yüzülmesi elem vermez.<br />
*Kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder.<br />
*Herseyi bilmek çok kötüdür.<br />
*İlimsiz ibadette, tefekkürsüz Kuran tilavetinde hayır yoktur.<br />
*El agzına bakan karısını tez boşar.<br />
*Gerçek dost, arkadaşının kusurunu görünce onu uyarır. Fakat bu kusurları başkalarına açıklamaz.<br />
*Şahsi gayret yuvayı, toplu gayret vatani ayakta tutar.<br />
*Küçük insanların gururu büyük olur.<br />
*Kitap aklın ilacıdır.<br />
*Dost acı söyler.<br />
*Kardeş kardeşi atmış, yar basında tutmuş.<br />
*Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz.<br />
*Dost ağlatır, düşman güldürür.<br />
*Ecel geldi cihana, basarısı bahane.<br />
*Gençliğine güvenme, ölen hep ihtiyar mı ?<br />
*İnsan ne kadar yükselirse, gönlü o kadar alçalmalıdır.<br />
*Tecrübe bilgiyi artırır. Her şeye inanmak ise insanı yanıltır.<br />
*Küçük taş, baş yarar.<br />
*Bir kimseyi tanımak istiyorsan, arkadaşına bak.<br />
*Ahmaklık, hatada ısrar etmektedir.<br />
*Nasihat tutmayanı musibet tutar.<br />
*Herkesi kendi gibi sanan aldanır.<br />
*Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.<br />
*Özü doğru olanın sözü de doğru olur.<br />
*Küçük bir delik, büyük bir gemiyi batırır.<br />
*Doğru sarsılır, ama yıkılmaz.<br />
*Adaletin bulunmadığı bir ülkede herkes suçludur.<br />
*Zeka, kafanın içindeki altın madenidir.<br />
*İtaatsizlik şerlerin en kötüsüdür.<br />
*İnsan idare etme sanatına siyaset denir.<br />
*Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz vardır.<br />
*Dağa çıkan düz aramaz.<br />
*Adamın aynası arkadaşıdır.<br />
*Danışan dağı asmış, danışmayan düz yolda şaşmış.<br />
*Korkak dostun olacağına, cesur dostun olsun.<br />
*Özlü konuşmanın yolu, yersiz sözleri bırakmaktır.<br />
*Destursuz bağa giren, hesapsız dayak yer.<br />
*İnsan, düşeceği yere çıkmamalıdır.<br />
*İyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik ER kişinin karı.<br />
*Yanlış, iktidarı artmakla hiçbir zaman doğru hale gelmez.<br />
*Kovandan çıkmayan Ari bal yapmaz.<br />
*Ancak içinden aydınlanan, dışına ışık verir.<br />
*Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.<br />
*Bize değer kazandıran şeyler, yaptığımız islerdir.<br />
*Bir münafık, bir orduyu bozar.<br />
*Acıyan çok ama ekmek veren az.<br />
*İnsanların şahsiyetlerini, iktidarlı zamanlarında ölçmelidir.<br />
*İnsanin sözü hikmet, bakisi ibret ve susması ders olmalıdır.<br />
*Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan.<br />
*Tarih tekerrürden ibarettir.<br />
*Birlik olmayan yerde, dirlik olmaz.<br />
*Sükut kavgayı keser, fitneyi önler.<br />
*İffet, güzelliğin zekatıdır.<br />
*Hiç bir zafere çiçekli yollardan gidilmez.<br />
*Fitne aslında uykudadır, Allah &copy; onu uyandıranlara lanet eder.<br />
*Alışmış, kudurmuştan beterdir.<br />
*Akilli insan tüm yumurtalarını ayni sepete koymaz.<br />
*Buldum bilemedim, bildim bulamadım.<br />
*Ölümü hatırlamak, hırs ateşini söndürür.<br />
*Cahil, yaşlı dahi olsa küçüktür; Alim, küçük de olsa büyüktür.<br />
*Gençlikte vaktini geçiren sefa ile, ihtiyarlıkta ömrünü geçirir cefa ile.<br />
*Körler memleketinde şaşılar padişah olur.<br />
*Arkanı güneşe çevirme, gölgen öne düşer.<br />
*Acıyı tatmayan, tatlıyı anlamaz.<br />
*Oda oda laf arayan, kapı kapı ekmek arar.<br />
*Okumadan alim, gezmeden seyyah olunmaz.<br />
*Doğru; her zaman yüce; yalan, her zaman cücedir.<br />
*Paranın çoğu da, yoğu da ahlakı bozar.<br />
*Ceza topaldır, ama er geç hedefine ulaşır.<br />
*Başını semaya çarpmaktan cüceler korkar.<br />
*Hastalık hissedilir de, sağlık hissedilmez.<br />
*Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam.<br />
*Kadın duyduğuna inanır, erkek gördüğüne.<br />
*Yiğitlik intikam almada değil, tahammüldedir.<br />
*İyilik, insanları birbirine bağlayan altın zincirdir.<br />
*İyilik iyilikten, kötülük kötülükten doğar.<br />
*Ayakta ölmek, diz üstü yasamaktan evladır.<br />
*Hafif acılar konuşabilir, ama derin acılar dilsizdir<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">BİLGİ ÜZERINE GÜZEL SÖZLER</span><br />
<br />
<br />
Gençken bilgi ağacını dikmesek, yaşlandığımız zaman gölgesine sığınacak bir yerimiz olmayacaktır. S.R.CHAMFORT<br />
Bilgi, sevgiyle zekanın anasıdır. A.W.HARE<br />
Bütün bildiğim, bir şey bilmediğimdir. SOKRATES<br />
Bazı şeyleri yarım bileceğine, bir şey bilme daha iyi. NİETZSCHE<br />
İnsanın, cahil olduğunu bilmesi bilgiye atılmış ilk adımdır. DİSRAELİ<br />
Dünyada en zor şey, insanın kendini bilmesidir. THALES<br />
Bildiklerini saatin gibi kullan; kendine sakla. Herkesin ortasında sık sık çıkarıp caka satma. CHESTERFİELD<br />
Başkalarını bilen kimse bilgili, Kendini bilen kimse akıllıdır. LAO-TSZE<br />
Ne olacağımızı değil, ne olduğumuzu biliriz. SHAKESPEARE<br />
Bazı insanlar koca evreni bilirler de kendilerini bilmezler. LA FONTAİNE<br />
Çok bilenin,derdi de çok olur. LESSİNG<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">AŞK ÜZERINE GÜZEL SÖZLER</span><br />
<br />
<br />
İlk ve son aşkımız kendimize karşı olandır. BOVEE<br />
Aşk, masraflarla çevrilmiş bir duygu okyanusudur. LORD DEWAR<br />
Gençlerin istekleri: Aşk, Para, sağlık. Yaşlıların istekleri: Sağlık, para, aşk. Erkekler aşka aşık olarak başlarlar,kadınlara aşık olarak bitirirler; kadınlarda erkeklere aşık olarak başlar, aşka aşık olarak bitirirler. REMY DE GOURMONT<br />
Aşk Fransa'da bir komedi, İngiltere'de bir trajedi,İ talya'da bir opera, Almanya'da bir melodramdır. MARGUERİTE BLESSİNGTON<br />
Aşk, deniz meltemleri gibidir; sesini duyarız, nereden nereye gittiğini kestiremeyiz. BORNE<br />
Aşkın gözü kördür. PROPERTİUS<br />
Aşk, yüreklerden gökyüzüne kadar uzanan ateşten bir merdivendir. E.GEİBEL<br />
Aşk, yepyeni kalabilen eski bir masaldır. H.HEİNE<br />
Aşkın gelişi, aklın gidişidir. ANTOİNE BRET<br />
Beni az, ama uzun sev. MARLOWE<br />
Aşk, geceyi bile gün ışığına boğabilir. A. SALLE<br />
Sevmeyi bilmeyen, ölmeyi de bilmez. ANONİM<br />
Aşk, sürekli bir mutluluktur. GEORGE SAND<br />
En tatlı gelen sevinç ve en kötü gelen acı aşktır. BAİLEY<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hayvanlar Üzerine Güzel Sözler</span><br />
<br />
Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.<br />
H. DUNANT<br />
<br />
Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar.<br />
MEVLÂNA<br />
<br />
Bir yengece, doğru yürümesini asla öğretemezsiniz.<br />
ARISTOPHANES<br />
<br />
Ağzında bal olan arının, kuyruğunda iğnesi de vardır.<br />
JOHN LYLY<br />
<br />
Böcek olmayı kabullenenler, ezilince şikayet etmemelidirler.<br />
F. SCHILLER<br />
<br />
Kurtlarla arkadas ol, yalnız elinden baltayı bırakma.<br />
RUS ATASÖZÜ<br />
<br />
Ne kadar çok insanla tanışırsam, köpeğimi o kadar, daha çok seviyorum.<br />
Bülbülü altın kafese koymuşlar, ille de vatanım demiş.<br />
<br />
<br />
Havlayan köpek ısırmaz.<br />
Sürüden ayrılan koyunu, kurt kapar.<br />
Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkartır.<br />
Su içerken yılan bile dokunmaz.<br />
Kurt kocayınca, köpeklerin maskarası olur.<br />
Okumak cehaleti alır, eşeklik baki kalır.<br />
TÜRK ATASÖZLERI<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Güzel Sözler ACI</span><br />
<br />
■ Bütün acılara dayanılır, yeterki ekmeğin olsun. CERVANTES<br />
■ İşi çok olanların gözyaşları için vakitleri yoktur. LORD BYRON<br />
■ Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister. NAPOLEON<br />
■ Tatlı şeyler, sonu iyi biten acılardır. AESKHYLOS<br />
■ Hiçbir şey, acıdan daha hızlı gelemez. BAİLEY<br />
■ Dünkü acılar, bugünkü sevinçlerin kaynağını oluşturur. POLLOK<br />
■ Acı, acıyı bastırır. TÜRK ATASÖZÜ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">YAŞ Üzerine Güzel Sözler</span><br />
<br />
En iyi yananlar, eski odunlar; en güvenilen kimseler, eski dostlar; en rahat okunanlar da,eski yazarlardır. BACON<br />
Yirmi yaşında yakışıklı, otuz yaşında güçlü, kırk yaşında zengin, elli yaşında akıllı olmayan insan hiçbir zaman yakışıklı, güçlü, zengin ve akıllı<br />
olamaz. HERBERT<br />
Yirmi yaşında istek, otuz yaşında zeka, kırk yaşında akıl önemlidir. FRANKLIN<br />
Çizgiler, yüreklerimizde değil, yalnız alınlarımızda belirir. Çünkü insanın ruhu hiçbir zaman yaşlanmaz. JAMES A.GARFİELD<br />
Gençlikte günler kısa, yıllar uzun; yaşlılıkta da günler uzun, yıllar kısadır. PANİN<br />
İnsanın kırk yaşına kadar geçen yılları bir kitap, geri kalan yılları da o kitabın eleştirmesidir. SCHOPENHAUER<br />
Yaşlılar her şeye inanırlar; orta yaşlılar her şeyden kuşkulanırlar; gençler de her şeyi bilirler.<br />
Herkesi bıktırıncaya kadar yaşayan, çok yaşamış demektir. H.GEOGE BOHN<br />
Yaş da sevgi gibidir; saklanamaz. THOMAS DEKKER<br />
Kalbin yaşı yoktur. EUGENE IONESCO<br />
Eğlence, gençlikte günah, yaşlılıkta çılgınlıktır. SAMUEL DANİEL<br />
Pek az kimse yaşlanmasını bilir. LA ROCHEFOUCAULD<br />
Yaşlanmak isteriz.ama yaşlılıktan korkarız; bu hayatı ne kadar sevip, ölümden nasıl kaçmak istediğimizi gösterir. LA BRUYERE<br />
Hiçbir akıllı adam, daha genç olmayı istememiştir. JONATHAN SWİFT<br />
Yaşlanmadan önce iyi yaşamak; yaşlandıktan sonra da iyi ölmek istedim. SENECA<br />
Kimse, yaşlı bir adam kadar sevemez. SOFOKLES<br />
Yaşlılık ölümden çok daha korkunçtur. JUVENAL<br />
Yaşlılar için, öğretmenimin zamanı hiç geçmez. AESKHYLOS<br />
Kadınlarla müziğin yaşı yoktur. GOLDSMİTH<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">APTALLIK ÜZERINE GÜZEL SÖZLER</span><br />
<br />
Her aptal onu beğenen başka bir aptal bulur. BOİLEAU<br />
Gençler, yaşlıların aptal olduklarını sanırlar, ama yaşlılar gençlerin aptal olduklarını bilirler.<br />
Bilgili bir aptal, bilgisiz bir aptaldan daha aptaldır. MOLİERE<br />
Büyük tehlike, yarı aptallarla yarı akıllıların arasında yatar. GEOTHE<br />
Eğer hiç aptal görmek istemiyorsanız, gözlüklerinizi kırın. RABELAİS<br />
İnsanlar aptal olarak yaşayabilirler; ama aptal olarak ölemezler. YOUNG<br />
Aptal ata binmiş, bey oldum sanmış. TÜRK ATASÖZÜ<br />
Kendini akıllı sanan herkes aptaldır. VOLTAİRE<br />
Yaşamanın tadını çıkarmaktan korkana aptal derim. ALBERT CAMUS<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ÜZERINE GÜZEL SÖZLER</span><br />
<br />
Övülmek isterseniz,alçak gönüllülüğü yem olarak kullanabilirsiniz. CHESTERFİELD<br />
Gerçekten alçak gönüllü olan bir insan, kendisinden hiç söz etmeyen insandır. LA BRUYERE<br />
İnsan gururu yüzünden de alçak gönüllü olabilir. MANTAİGNE<br />
İnsan yüzü kızaran hayvandır. MARK TWAİN<br />
Bir adamın gerçekten büyük olup olmadığını, onun alçak gönüllülüğünden anlayabilirsiniz.<br />
Senden iyilere yerini vermesini bil. KEBLE<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">GENÇLİK ÜZERINE GÜZEL SÖZLER</span><br />
<br />
Geçlik, insanın başına hayatta bir kere gelir. LONGFELLOW<br />
Gençliğimizin rüyalarından ayrılmalıyız. SCHİLLER<br />
Ne kadar uzun yaşarsanız yaşayın; ilk yirmi yıl ömrünüzün en uzun yarısıdır. SOUTHEY<br />
Gençlikte, güzellikte akıl arama! HOMEROS<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Ders Alınacak Güzel Sözler</span><br />
<br />
*Musibet zekayı eğitir.<br />
*Kişinin sözü, amelinden çok olursa akli noksandır.<br />
*Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmazsan cahilsin demektir.<br />
*Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarım.<br />
*Felaketler, ayak seslerini duymayanlara geliyorum demez.<br />
*Mal kazanmakla, şeref kazanılmaz.<br />
*Zalime, ancak, onu zulümden alıkoymak için yardım et.<br />
*Harekette birlik olmazsa, fikirde bilgi faydasızdır.<br />
*Yarin, yorgun kimselerin değil, rahatlarına kıyabilenlerindir.<br />
*Kuvvetine güvenenler, korkutma küçüklüğünde bulunmazlar.<br />
*Tarihte her hareket hep bir kişinin ayağa kalkmasıyla baslar.<br />
*Kesilmiş koyuna, derisini yüzülmesi elem vermez.<br />
*Kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder.<br />
*Herseyi bilmek çok kötüdür.<br />
*İlimsiz ibadette, tefekkürsüz Kuran tilavetinde hayır yoktur.<br />
*El agzına bakan karısını tez boşar.<br />
*Gerçek dost, arkadaşının kusurunu görünce onu uyarır. Fakat bu kusurları başkalarına açıklamaz.<br />
*Şahsi gayret yuvayı, toplu gayret vatani ayakta tutar.<br />
*Küçük insanların gururu büyük olur.<br />
*Kitap aklın ilacıdır.<br />
*Dost acı söyler.<br />
*Kardeş kardeşi atmış, yar basında tutmuş.<br />
*Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz.<br />
*Dost ağlatır, düşman güldürür.<br />
*Ecel geldi cihana, basarısı bahane.<br />
*Gençliğine güvenme, ölen hep ihtiyar mı ?<br />
*İnsan ne kadar yükselirse, gönlü o kadar alçalmalıdır.<br />
*Tecrübe bilgiyi artırır. Her şeye inanmak ise insanı yanıltır.<br />
*Küçük taş, baş yarar.<br />
*Bir kimseyi tanımak istiyorsan, arkadaşına bak.<br />
*Ahmaklık, hatada ısrar etmektedir.<br />
*Nasihat tutmayanı musibet tutar.<br />
*Herkesi kendi gibi sanan aldanır.<br />
*Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.<br />
*Özü doğru olanın sözü de doğru olur.<br />
*Küçük bir delik, büyük bir gemiyi batırır.<br />
*Doğru sarsılır, ama yıkılmaz.<br />
*Adaletin bulunmadığı bir ülkede herkes suçludur.<br />
*Zeka, kafanın içindeki altın madenidir.<br />
*İtaatsizlik şerlerin en kötüsüdür.<br />
*İnsan idare etme sanatına siyaset denir.<br />
*Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz vardır.<br />
*Dağa çıkan düz aramaz.<br />
*Adamın aynası arkadaşıdır.<br />
*Danışan dağı asmış, danışmayan düz yolda şaşmış.<br />
*Korkak dostun olacağına, cesur dostun olsun.<br />
*Özlü konuşmanın yolu, yersiz sözleri bırakmaktır.<br />
*Destursuz bağa giren, hesapsız dayak yer.<br />
*İnsan, düşeceği yere çıkmamalıdır.<br />
*İyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik ER kişinin karı.<br />
*Yanlış, iktidarı artmakla hiçbir zaman doğru hale gelmez.<br />
*Kovandan çıkmayan Ari bal yapmaz.<br />
*Ancak içinden aydınlanan, dışına ışık verir.<br />
*Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.<br />
*Bize değer kazandıran şeyler, yaptığımız islerdir.<br />
*Bir münafık, bir orduyu bozar.<br />
*Acıyan çok ama ekmek veren az.<br />
*İnsanların şahsiyetlerini, iktidarlı zamanlarında ölçmelidir.<br />
*İnsanin sözü hikmet, bakisi ibret ve susması ders olmalıdır.<br />
*Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan.<br />
*Tarih tekerrürden ibarettir.<br />
*Birlik olmayan yerde, dirlik olmaz.<br />
*Sükut kavgayı keser, fitneyi önler.<br />
*İffet, güzelliğin zekatıdır.<br />
*Hiç bir zafere çiçekli yollardan gidilmez.<br />
*Fitne aslında uykudadır, Allah &copy; onu uyandıranlara lanet eder.<br />
*Alışmış, kudurmuştan beterdir.<br />
*Akilli insan tüm yumurtalarını ayni sepete koymaz.<br />
*Buldum bilemedim, bildim bulamadım.<br />
*Ölümü hatırlamak, hırs ateşini söndürür.<br />
*Cahil, yaşlı dahi olsa küçüktür; Alim, küçük de olsa büyüktür.<br />
*Gençlikte vaktini geçiren sefa ile, ihtiyarlıkta ömrünü geçirir cefa ile.<br />
*Körler memleketinde şaşılar padişah olur.<br />
*Arkanı güneşe çevirme, gölgen öne düşer.<br />
*Acıyı tatmayan, tatlıyı anlamaz.<br />
*Oda oda laf arayan, kapı kapı ekmek arar.<br />
*Okumadan alim, gezmeden seyyah olunmaz.<br />
*Doğru; her zaman yüce; yalan, her zaman cücedir.<br />
*Paranın çoğu da, yoğu da ahlakı bozar.<br />
*Ceza topaldır, ama er geç hedefine ulaşır.<br />
*Başını semaya çarpmaktan cüceler korkar.<br />
*Hastalık hissedilir de, sağlık hissedilmez.<br />
*Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam.<br />
*Kadın duyduğuna inanır, erkek gördüğüne.<br />
*Yiğitlik intikam almada değil, tahammüldedir.<br />
*İyilik, insanları birbirine bağlayan altın zincirdir.<br />
*İyilik iyilikten, kötülük kötülükten doğar.<br />
*Ayakta ölmek, diz üstü yasamaktan evladır.<br />
*Hafif acılar konuşabilir, ama derin acılar dilsizdir.<br />
<br />
Ünlü insanlardan Güzel Sözler<br />
<br />
Hakiki arkadaşlık, sıhhatten farksızdır, kıymeti,<br />
ancak elden gittiktensonra anlaşılır.<br />
Golti<br />
<br />
Hiçbir arkadaş arkadaşlığını ispat edene kadar gerçek<br />
arkadaş değildir.<br />
Baumont Fletcher<br />
<br />
İstemek yetmez, amacımıza ulaşmak için şiddetle<br />
arzulamamız gerekir.<br />
Ovidivs<br />
<br />
Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa.<br />
Aşık Veysel<br />
<br />
En sürekli aşk karşılıklı olmayan aşktır.<br />
S. Maugham<br />
<br />
Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur.<br />
Antoine Bret<br />
<br />
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki, bir bütün<br />
olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır.<br />
Marcel Proust<br />
<br />
Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlarda erkeklerin<br />
son aşkı olmak isterler.<br />
Oscar Wilde<br />
<br />
Her gün birbirini görmenin tadı başka, ayrılıp<br />
kavuşmanın tadı başka.<br />
Montaigne<br />
<br />
Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar<br />
geçen zaman yıl gibi gelir.<br />
Mevlana<br />
<br />
En büyük kötülük, zorluklara karşı koyamamak<br />
zafiyetinden gelir.<br />
Goethe<br />
<br />
Dünyada insana yardım eden şey, tesadüf değil, azim ve<br />
sebattır.<br />
Samuel Smiles<br />
<br />
Güçlü olan, yenilmeyen yalnız azimdir.<br />
Yahya Kemal Beyatlı<br />
<br />
Suçu bağışlayan asildir, ancak özür dileyen daha<br />
asildir.<br />
Alphons Daudet<br />
<br />
En tatlı balın bile fazlasının tadı bıkkınlık verir.<br />
Shakespeare<br />
<br />
Acemi avcıların oltasına takılacak ahmak balıklar<br />
çoktur.<br />
Mahmut Yesari<br />
<br />
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.<br />
Cervantes<br />
<br />
Alabalık tutmak için, sineği feda etmelisin.<br />
George Herbert<br />
<br />
Kötü bir barış, iyi bir savaştan daha iyidir.<br />
Puşkin<br />
<br />
Barış bile, büyük ücretlerle satın alınır.<br />
Benjamin Franklin<br />
<br />
Barışı sevin, kini ve kavgayı bir tarafa atın. Çünkü<br />
bunlar kötülüklerin anasıdır.<br />
Tscherming<br />
<br />
Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden<br />
büyük iş gelmeyenlerdir.<br />
Eflatun<br />
<br />
Basit adam, karmaşık adamdan daha korku vericidir.<br />
Dostoyevski<br />
<br />
Tez elde edilen başarı, insanı kararsız ve<br />
maceraperest yapar.<br />
Bacon<br />
<br />
Güçlükler başarının değerini artıran süslerdir.<br />
Moliere<br />
<br />
Düşünmek ve söylemek kolay, fakat yaşamak, hele başarı<br />
ile sonuçlandırmak çok zordur.<br />
Ziya Gökalp<br />
<br />
Hayatta başarılı olanlar, kendilerine gereken<br />
bilgileri öğrenmekten bir an geri kalmazlar ve<br />
hadiselerin sebeblerini her zaman araştırırlar.<br />
Rudyard Kipling<br />
<br />
Ne başarırsanız başarın, size yardım eden biri mutlaka<br />
vardır.<br />
Athea Gibson<br />
<br />
En sıradan iş bile büyük başarılar getirme<br />
potansiyeline sahiptir.<br />
H. Jackson Brown<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kıssadan Hisseler</span><br />
<br />
Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi:<br />
- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya<br />
başlayınca, Sokrat:<br />
- Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi<br />
öldürülseydim!<br />
----------------<br />
Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve<br />
felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta<br />
zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla<br />
karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir...<br />
Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben bir serserinin önünden kenara<br />
çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:<br />
- Ben çekilirim!!<br />
----------------<br />
Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri<br />
incelemesi için<br />
Sheaksper'a gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur:<br />
- Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın,<br />
sadece şemsiye yapın..<br />
----------------<br />
Meşhur bir filozofa:<br />
- Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden<br />
bu kadar fakirsiniz, diye sorulduğunda:<br />
- Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.<br />
----------------<br />
Dostlarında biri, Fransız kralı 15. Lui' ye:<br />
- Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç<br />
düşündünüz mü? Hiç<br />
kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle<br />
bir vergiyi seve seve öder.<br />
Kral, alaylı alaylı gülerek:<br />
- Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş.<br />
Bu buluşunuza karşılık,sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.<br />
----------------<br />
Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye<br />
hasımlarından biri:<br />
- Efendim, demiş. Kulaklarınız, bir insan için<br />
biraz büyük değil mi?<br />
Galile:<br />
- Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için<br />
biraz büyük ama,<br />
seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?<br />
----------------<br />
Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un bir<br />
muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:<br />
- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini<br />
zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:<br />
- Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.<br />
----------------<br />
Bir toplantıda bir genç M. Akif küçük düşürmek için:<br />
- Affedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M.<br />
Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş:<br />
- Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?<br />
----------------<br />
İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:<br />
- Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:<br />
- Bu bana iyi bir ders oldu!!<br />
----------------<br />
Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi<br />
sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında,<br />
vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:<br />
- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş.<br />
Vezir:<br />
- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:<br />
- Bende bilirim.<br />
----------------<br />
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans<br />
topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip<br />
telaşla:<br />
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.<br />
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:<br />
-Bizde onlara yaklaşıyoruz.<br />
----------------<br />
Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanır mısınız?<br />
Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların<br />
başarısını neyle açıklardım<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3366;" class="mycode_color">Ünlülerden aşk sözleri</span><br />
<br />
Aristo:<br />
"Sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek. Sevmek zevktir ama yanlız sevilmenin hiçbir zevki yoktur"<br />
<br />
Augustinus:<br />
"Sevgi ruhun güzelliğidir."<br />
<br />
Franz Xaver Von Baader:<br />
"Özgürlük aşk değildir, yalnız aşkın kapısıdır."<br />
<br />
François Bacon:<br />
"Büyük insanlarda, liyakat sahibi olanların kendilerini budalaca aşka kaptırdıkları görülmez. Büyük ruhlar ve büyük işler aşkla uzlaşmaz"<br />
<br />
Bailey:<br />
"Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır"<br />
<br />
Balzac:<br />
"Aşk yaşamında kadın, ancak hünerli bir çalgıcının elinde dile gelen bir lir gibidir. Kadınlar bizleri sevdikleri zaman her suçumuzu bağışlarlar"<br />
<br />
Basta:<br />
"Erkek az fakat sık sever, kadın ise çok ancak bir kez sever"<br />
<br />
Jeremy Bentham:<br />
"Aşk hazzı, dostlukla duyu hazlarından yoğrulmuştur"<br />
<br />
Bulor:<br />
"Aşk cennetin dilinden bize kalan tek andır"<br />
<br />
Antoine Bret:<br />
"Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur"<br />
<br />
Jacob Boehme:<br />
"İstek, hareket/genişleme, yön veren tezlere bilgelik eklendiğinde aşk olur"<br />
<br />
La Cordaire:<br />
"Aşk her şeyin başlangıcı, ortası ve sonudur"<br />
<br />
Dante:<br />
"Geniş varlık denizinin her yanında geniş bir aşk akışı vardır. Fiziksel devinim, bitkisel yaşam, zihinsel yaşam... hep evrensel aşkın derece derece yükselen aşamalarını oluşturur. Aşağı derecelerinde yanılmayan aşk, akılla aydınlandığı zaman iyilik ve kötülüğe eğilim kazanır. Aşk kusursuz olmayan iyiliklerin üzerinde de vardır. Hatta irade, hile ve şiddet kullanmak yoluyla bir başkasının kötülüğüne çalışmış olsa bile yine aşka uyar. Kötülükler aşktan uzaklaşma oranında bir takım derecelere sahiptir ve kötülük aşka yaklaşmak için sarf ettiği üç oranında erdeme yaklaşmış olur... Cehennem bile adalet kadar aşkın eseridir."<br />
<br />
Eugene Delacroix:<br />
"Aşkı anlatabilmek için yeryüzünde var olan dillerden başka bir dil ister"<br />
<br />
Descartes:<br />
"Bir şey kendimiz için iyi, yani uygun gibi sunulmuşsa ona karşı aşk duyarız."<br />
<br />
Duclos:<br />
"Aşk bıkılmayandır. Her şeyden bıkılabilir ama aşktan ... hayır"<br />
<br />
Epiktet:<br />
"Hareket etmenin nedeni 'istek' ve 'sevmektir', bu ise düşünmektir. Aşk<br />
tutkudur. İyi ya da kötünün ne olduğunu fark edemeyen insan nasıl sevebilir"<br />
<br />
Epikür:<br />
"Bilge olan evlenmez. Evlense bile aşkın vehimlerine kapılmaz... Bir uygarlığın yetkinliği ve insanlığı ancak kardeşlik ve sevgiyle olasıdır."<br />
<br />
Douglas Ferrola:<br />
"Aşk kızamığa benzer, insan ne kadar geç yakalanırsa o kadar ağır geçer"<br />
<br />
Faulkner:<br />
"Aşkı kitaplara soktukları iyi oldu, yoksa belki de başka yerde<br />
yaşayamayacaktı."<br />
<br />
Fenelon:<br />
"Sevmeden yaşamak yaşamak değildir. Az sevmek ise sürüklenmektir."<br />
<br />
Feuerbach:<br />
"Varlık sezginin, duyunun ve aşkın bir sırrıdır. Bu kişi, bu şey yani bireysel, yalnız duyumda, yalnız aşkta, mutlak bir değere sahiptir. Sonlu ve sonsuz orada bulunur. Aşkın sonsuz derinliği ve aşkın gerçeği, bununla yalnız bununla kaimdir" "... En derin ve en yüce gerçekler duyumlarda saklıdır. Böylece genel olarak başımız dışında bulunan bir nesne varoluşun gerçek ve ontolojik belgesi aşktır, varoluşun aşktan ve duyumdan başka belgesi yoktur."<br />
<br />
Costance Foster:<br />
"Sevgi bizi zamanın yıkımından koruyan yıkılmaz bir kaledir"<br />
<br />
François M. C. Fourier:<br />
1) Geçici ya da keyif verici aşklar ki, bu oyuncular, kahpeler, arsızlık aşkları gibi şekillere ayrılır.<br />
2) Az çok bir süresi fakat kısır aşklar ki, bunlar gözde aşklardır.<br />
3) Yalnız bir çocuk doğurtan geçici aşklar ki, bunlar dölleyen aşklardır.<br />
4) Karılar ve kocalar aşkıdır ki, bu iki tarafın isteği ile yıllarca sürer ve bir çok çocuk doğurturur. Fakat bunlar birbirleriyle yaşayıp yaşamamakta serbesttir."<br />
<br />
"Her erkek bütün kadınlara ve bir kadın bütün erkeklere sahiptir."<br />
<br />
Freud:<br />
"Yaşam belirtisinin kökeninde duygulanma; duygulanmanın da temeli aşktır"<br />
<br />
Geraldy:<br />
"Erkeğin yaradılışında sevmek yoktu. Ona aşkı öğreten kadındır"<br />
<br />
Geothe:<br />
"Sevilenin kusurlarını hoş görmeyen sevmiyor demektir"<br />
<br />
Efes'li Heraklitos:<br />
"Duyu organları akılsız ruhlara hizmet ettikleri zaman kötü tanıklardır. Eşek samanı altına tercih eder; köpek tanımadıklarına havlar. Domuz için çamur saf sudan daha değerlidir. Deniz suyu ister temiz ister kirli olsun, balıklar için kurtarıcı insanlar için uğursuzdur."<br />
<br />
Victor Hugo:<br />
"Aşk bir deniz, kadın onun kıyısıdır."<br />
<br />
Paul Henri D. Holbach:<br />
"İnsanlara kendi akıllarına saygı duymaları ve cesur olmaları telkin edilmeli ve kendileri için arkasından koşması gereken hayallere gereksinimleri varsa, doğruluk, iyilik ve barış sevgisini benimsemeleri öğretilmelidir"<br />
<br />
Holty:<br />
"Aşk kulübeyi altından bir saraya benzetir."<br />
<br />
Albert Hubbart:<br />
"Aşk yaşamdır deriz, ancak umutsuz inançsız aşk ölümden beterdir."<br />
<br />
Konfüçyus:<br />
"Dinsel erdem, insanlığı sevmekle olanaklıdır. Bu sevgi hissi, aileden toplumdan hükümete dek karşılıklı olarak uzamalıdır"<br />
<br />
François La Rocheffoucauld:<br />
"Tüm duygularımız ve tutkularımız rastlantı ve çıkarın eseridir ve bizim erdem, aşk, karşılık beklemezlik dediğimiz şeyler de hoşgörülerden başka bir şey değildir. Adalet aşkı nedir? Adaletsizlik ıstırabından korkmaktır. Aşk sahip olduklarımızın bizden alınması korkusudur. Aşk duyuların bir hummasıdır." <br />
</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Şahane Duvar Yazıları</span><br />
<br />
Bazı parazitler bağırsakta yaşar, bağırmasak da<br />
<br />
<br />
Kendimi öldürüp intihar süsü verecem.<br />
<br />
<br />
Merak etme, kısırlık kalıtsal değildir: oğluna geçmez...<br />
<br />
<br />
Eskiden kibirliydim; artık kusursuzum...<br />
<br />
<br />
Fakirlik kader değildir, sadece kalıtsaldır<br />
<br />
<br />
Bilmemek ayıp değil, Yeter ki çaktırma...<br />
<br />
<br />
DELİ GİBİ SEVDİM, MANYAK GİBİ EVLENDİM.<br />
<br />
<br />
Bunu yazan sinus, Okuyana kosinus...<br />
<br />
<br />
<br />
Ne kadar sallarsan salla, Dört yanlış bir doğruyu götürür..<br />
<br />
<br />
Dereceye girmek için çok çalıştı,<br />
<br />
Ama hasta oldu derece ona girdi...<br />
<br />
<br />
Size yapılmasını istemediğiniz bir şeyi başkasına yapın.<br />
<br />
Çok zevkli oluyor...<br />
<br />
<br />
Dış görünüşe önem vermem, röntgen filmi çektirip gelin<br />
<br />
<br />
Kafanı çevirip durma, aklından geçenleri okuyamıyorum.<br />
<br />
<br />
Ben ettim sen etme ! Bırak tuvalet temiz kalsın<br />
<br />
<br />
Trabzon'da satılan su şişelerinin altında ne yazar ?<br />
<br />
Cevap : Buradan açılmaz<br />
<br />
<br />
Bu tüp bebek hatalı; hep gaz kaçırıyor...<br />
<br />
<br />
Kızda bir fizik var abi! Einstein yanında halt etmiş...<br />
<br />
<br />
Korkunun ecele faydası yoktur, sadece iç çamaşırları kirletir...<br />
<br />
<br />
İnsanların seni ezmesine izin verme;<br />
<br />
Ehliyet al, sen onları ez...<br />
<br />
<br />
Bir erkek en çok sevgilisini, en iyi karısını, en uzun annesini severmiş<br />
<br />
<br />
Ruhunuzu satmayın! Kiralayın<br />
<br />
<br />
Ölüm korkusu sürekli değil mezarda biten geçici bir duygu<br />
<br />
<br />
Benim için hayatta 8 önemli sey vardır: Pamuk prenses ve yedi cüceler<br />
<br />
<br />
Hiişşt sen... Hey oradaki... Arkana bakmasana lan... Sana diyom...<br />
<br />
<br />
Dünya delikanlı olsaydı, yuvarlak olmazdı<br />
<br />
<br />
Kurtlardan teklif geldi. Sürüden ayrılıyorum<br />
<br />
<br />
Papağanımı konuşması için terörle mücadeleye verdim.<br />
<br />
Sonuçtan memnunum.<br />
<br />
<br />
Sigara içen birini öpmek küllük yalamaktan farksızdır<br />
<br />
<br />
Gençler deneme-yamulma yöntemi ile yetişiyor<br />
<br />
<br />
Her türlü iyi niyet itina ile suistimal edilir<br />
<br />
<br />
"Bütün kadınlar güzeldir." lafı sürümden kazanmak isteyen erkeklerin uydurmasıdır<br />
<br />
<br />
Ayrılık içimde bir kor, her gün sobayı tutuşturuyorum.<br />
<br />
<br />
İnsan icat oldu. Ekoloji bozuldu<br />
<br />
<br />
Atalarımız zamanında Orta Asya'dan çıkıp da ters yöne gitselerdi, şimdi Japon olurduk<br />
<br />
<br />
Allah seni mutluluk yağmuru altında şemsiyesiz bıraksın<br />
<br />
<br />
Bakarsan bağ olur, bakmazsan göremezsin<br />
<br />
<br />
Şiddete karşı savaş açın! Şiddet yanlılarını kurşunlayın<br />
<br />
<br />
Dünya yuvarlak, ozon delik. Abi ne sapık bir gezegende yaşıyoruz be<br />
<br />
<br />
Süperman de uçuyor ama kimse ona kuşbeyinli muamelesi yapmşyor.<br />
<br />
<br />
Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı<br />
<br />
<br />
Herkes iyiliğimizi istiyor ama vermiyeceğiz işte<br />
<br />
Bilmemek ayıp değil yeterki çaktırma.<br />
<br />
<br />
Dünya delikanlı olsaydı yuvarlak olmazdı.<br />
<br />
<br />
<br />
Üniversite öğrencisinden okey, bilardo dersleri.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Sanık! Ayağa kalk! ve çocuklu kadınlara yer ver.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Bizi çekemediler halat koptu.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Nefes alamıyorum. Atmosferi açın.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Bedavaya sadece güneş doğar.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Sana her şeyimi veririm diyemem. Çünkü her şeyim sensin.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Gerçekler acıdır, baklava tatlıdır. O zaman baklava gerçek değildir.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Sigara içme torununu gör. Sigara iç dedeni gör.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
İnsanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Boks spor ise savaş olimpiyattır.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Hızlı yaşa genç öl. Cesedin yakışıklı olsun.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Ey yükselen nesil ! Aşağı in lan.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Ölürsem kabrime gelme... sıkışırız.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Haydi, keselim şu ağacı yaşına bakalım.<br />
<br />
********************************************<br />
<br />
Tam düne alışırken bugün oldu.<br />
<br />
*******************************************<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">ATA SÖZLERIMIZ</span><br />
<br />
- Acıkan yanağından, susayan dudağından belli olur.<br />
- Ah alan onmaz, ah yerde kalmaz.<br />
- Ak köpeğe koyun diye sarılma.<br />
- Akıl yiğide sermayedir.<br />
- Al malın iyisini çekme kaygısını.<br />
- Almak kolay ödemek zordur.<br />
- Altın kılıç demir kapıyı açar.<br />
- Alçak tavuk kendini ferik gösterir.<br />
- Arap eli öpmeyenen dudak kara olmaz.<br />
- At ölür meydan kalır,yiğit ölür şan kalır.<br />
- Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.<br />
- Attan düşen ölmez, eşekten düşen ölür.<br />
- Az kazanan çok kazanır,çok kazanan hiç kazanır.<br />
- Aç koyma hırsız olur, çok söyleme yüzsüz olur, çok değme arsız olur.<br />
- Ağlayanın malı gülene hayır gelmez.<br />
- Ağustosta beynin kaynasın, kışın da tencere kaynasın.<br />
- Ağır baş iyidir, yenlik olsa uçar.<br />
- Babasına hayır etmeyenin kimseye hayrı olmaz.<br />
- Bahar çiçeğiyle güzeldir.<br />
- Bal yiyen baldan bıkar.<br />
- Bebeler birbirinden huy kapar, ayranlarına su katar.<br />
- Besle kargayı oysun gözünü.<br />
- Bin atın varsa bin dinlen, bir atın varsa in dinlen.<br />
- Bir bütün bir yarımdan iyidir.<br />
- Bu dünya iki kapılı handır, gelen bilmez geden bilmez.<br />
- Budalanın yağı çok olursa sakalına sürer.<br />
- Çocuk evin meyvesidir.<br />
- Çocuğa iş buyuran, ardınca kendi gider.<br />
- Darlıkta dirlik olmaz.<br />
- Dağ dumansız insan hatasız olmaz.<br />
- Deniz yoğurt olmuş da yemeye kaşık bulunmamış.<br />
- Dert saklayanda kalır.<br />
- Devden büyük dert var.<br />
- Dişi kuş yapar yuvayı, içini dışını sıvayı sıvayı.<br />
- Dost kazandost; düşman anadan da doğar.<br />
- Düşmanı karıncaysa, sen fil olur.<br />
- Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez.<br />
- Fırsat eldeyken sürün devranı.<br />
- Gelin bindi deveye gör kısmeti nereye.<br />
- Geniş günün de dar gezen, dar günün de geniş gezer.<br />
- Gittiğin yer kör ise, yözünü yum da bak.<br />
- Göz görmeyince gönül katlanır.<br />
- Hasta sağ kalırsa hekime karşı gelir.<br />
- Herkes kaşık yapar ama sapını yapamaz.<br />
- Herşey incelikten insan kabalıktan kırılır.<br />
- Hocanın dediğini tut, yoluna gitme.<br />
- Hıdırellez yaz kapısı, yedi gün sürer tipisi.<br />
- Kavakta nar olmaz, kötülerde ar olmaz.<br />
- Kimi bağ bozar, kimi bostan bozar.<br />
- Minnetle gül koklama, dikeni sancar seni.<br />
- Mum dibine karanlık.<br />
- Sen işlersen mal işler, insan böyle genişler.<br />
- Tasa doyurur, acı acıktırır.<br />
- Üzerine laf düşmedikçe konuşma.<br />
- Vakitsiz açılan gül çabuk solar.<br />
- Yardımcının yardımcısı olur.<br />
- Yağmurlu gün tavuk su içmez.<br />
- Zahmeriden sonra ekilen darıdan, kocasından sonra kalkan karıdan hayır gelmez.<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">SAVAŞ Üzerine Güzel Sözler</span><br />
<br />
<br />
Harp zorunlu ve kaçınılmaz olmalıdır. Milletin hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça harp bir cinayettir. ATATÜRK<br />
Savaşta bütün gecikmeler tehlikelidir. DRYDEN<br />
Savaşı bilmeyen, barışı da bilmez. JAPON ATASÖZÜ<br />
Savaş, bulduğu ülkeyi bir daha bırakmaz. BURKE<br />
Savaşta yasalar susar. CİCERO<br />
Kötü bir barış, savaştan daha berbattır. TACİTUS<br />
Akıllılar dövüşmeden önce kazanırlar, cahiller kazanmak için dövüşürler. ZHUGE LİANG<br />
<br />
Ders Alınacak Güzel Sözler<br />
<br />
*Musibet zekayı eğitir.<br />
*Kişinin sözü, amelinden çok olursa akli noksandır.<br />
*Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmazsan cahilsin demektir.<br />
*Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarım.<br />
*Felaketler, ayak seslerini duymayanlara geliyorum demez.<br />
*Mal kazanmakla, şeref kazanılmaz.<br />
*Zalime, ancak, onu zulümden alıkoymak için yardım et.<br />
*Harekette birlik olmazsa, fikirde bilgi faydasızdır.<br />
*Yarin, yorgun kimselerin değil, rahatlarına kıyabilenlerindir.<br />
*Kuvvetine güvenenler, korkutma küçüklüğünde bulunmazlar.<br />
*Tarihte her hareket hep bir kişinin ayağa kalkmasıyla baslar.<br />
*Kesilmiş koyuna, derisini yüzülmesi elem vermez.<br />
*Kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder.<br />
*Herseyi bilmek çok kötüdür.<br />
*İlimsiz ibadette, tefekkürsüz Kuran tilavetinde hayır yoktur.<br />
*El agzına bakan karısını tez boşar.<br />
*Gerçek dost, arkadaşının kusurunu görünce onu uyarır. Fakat bu kusurları başkalarına açıklamaz.<br />
*Şahsi gayret yuvayı, toplu gayret vatani ayakta tutar.<br />
*Küçük insanların gururu büyük olur.<br />
*Kitap aklın ilacıdır.<br />
*Dost acı söyler.<br />
*Kardeş kardeşi atmış, yar basında tutmuş.<br />
*Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz.<br />
*Dost ağlatır, düşman güldürür.<br />
*Ecel geldi cihana, basarısı bahane.<br />
*Gençliğine güvenme, ölen hep ihtiyar mı ?<br />
*İnsan ne kadar yükselirse, gönlü o kadar alçalmalıdır.<br />
*Tecrübe bilgiyi artırır. Her şeye inanmak ise insanı yanıltır.<br />
*Küçük taş, baş yarar.<br />
*Bir kimseyi tanımak istiyorsan, arkadaşına bak.<br />
*Ahmaklık, hatada ısrar etmektedir.<br />
*Nasihat tutmayanı musibet tutar.<br />
*Herkesi kendi gibi sanan aldanır.<br />
*Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.<br />
*Özü doğru olanın sözü de doğru olur.<br />
*Küçük bir delik, büyük bir gemiyi batırır.<br />
*Doğru sarsılır, ama yıkılmaz.<br />
*Adaletin bulunmadığı bir ülkede herkes suçludur.<br />
*Zeka, kafanın içindeki altın madenidir.<br />
*İtaatsizlik şerlerin en kötüsüdür.<br />
*İnsan idare etme sanatına siyaset denir.<br />
*Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz vardır.<br />
*Dağa çıkan düz aramaz.<br />
*Adamın aynası arkadaşıdır.<br />
*Danışan dağı asmış, danışmayan düz yolda şaşmış.<br />
*Korkak dostun olacağına, cesur dostun olsun.<br />
*Özlü konuşmanın yolu, yersiz sözleri bırakmaktır.<br />
*Destursuz bağa giren, hesapsız dayak yer.<br />
*İnsan, düşeceği yere çıkmamalıdır.<br />
*İyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik ER kişinin karı.<br />
*Yanlış, iktidarı artmakla hiçbir zaman doğru hale gelmez.<br />
*Kovandan çıkmayan Ari bal yapmaz.<br />
*Ancak içinden aydınlanan, dışına ışık verir.<br />
*Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.<br />
*Bize değer kazandıran şeyler, yaptığımız islerdir.<br />
*Bir münafık, bir orduyu bozar.<br />
*Acıyan çok ama ekmek veren az.<br />
*İnsanların şahsiyetlerini, iktidarlı zamanlarında ölçmelidir.<br />
*İnsanin sözü hikmet, bakisi ibret ve susması ders olmalıdır.<br />
*Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan.<br />
*Tarih tekerrürden ibarettir.<br />
*Birlik olmayan yerde, dirlik olmaz.<br />
*Sükut kavgayı keser, fitneyi önler.<br />
*İffet, güzelliğin zekatıdır.<br />
*Hiç bir zafere çiçekli yollardan gidilmez.<br />
*Fitne aslında uykudadır, Allah &copy; onu uyandıranlara lanet eder.<br />
*Alışmış, kudurmuştan beterdir.<br />
*Akilli insan tüm yumurtalarını ayni sepete koymaz.<br />
*Buldum bilemedim, bildim bulamadım.<br />
*Ölümü hatırlamak, hırs ateşini söndürür.<br />
*Cahil, yaşlı dahi olsa küçüktür; Alim, küçük de olsa büyüktür.<br />
*Gençlikte vaktini geçiren sefa ile, ihtiyarlıkta ömrünü geçirir cefa ile.<br />
*Körler memleketinde şaşılar padişah olur.<br />
*Arkanı güneşe çevirme, gölgen öne düşer.<br />
*Acıyı tatmayan, tatlıyı anlamaz.<br />
*Oda oda laf arayan, kapı kapı ekmek arar.<br />
*Okumadan alim, gezmeden seyyah olunmaz.<br />
*Doğru; her zaman yüce; yalan, her zaman cücedir.<br />
*Paranın çoğu da, yoğu da ahlakı bozar.<br />
*Ceza topaldır, ama er geç hedefine ulaşır.<br />
*Başını semaya çarpmaktan cüceler korkar.<br />
*Hastalık hissedilir de, sağlık hissedilmez.<br />
*Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam.<br />
*Kadın duyduğuna inanır, erkek gördüğüne.<br />
*Yiğitlik intikam almada değil, tahammüldedir.<br />
*İyilik, insanları birbirine bağlayan altın zincirdir.<br />
*İyilik iyilikten, kötülük kötülükten doğar.<br />
*Ayakta ölmek, diz üstü yasamaktan evladır.<br />
*Hafif acılar konuşabilir, ama derin acılar dilsizdir<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">BİLGİ ÜZERINE GÜZEL SÖZLER</span><br />
<br />
<br />
Gençken bilgi ağacını dikmesek, yaşlandığımız zaman gölgesine sığınacak bir yerimiz olmayacaktır. S.R.CHAMFORT<br />
Bilgi, sevgiyle zekanın anasıdır. A.W.HARE<br />
Bütün bildiğim, bir şey bilmediğimdir. SOKRATES<br />
Bazı şeyleri yarım bileceğine, bir şey bilme daha iyi. NİETZSCHE<br />
İnsanın, cahil olduğunu bilmesi bilgiye atılmış ilk adımdır. DİSRAELİ<br />
Dünyada en zor şey, insanın kendini bilmesidir. THALES<br />
Bildiklerini saatin gibi kullan; kendine sakla. Herkesin ortasında sık sık çıkarıp caka satma. CHESTERFİELD<br />
Başkalarını bilen kimse bilgili, Kendini bilen kimse akıllıdır. LAO-TSZE<br />
Ne olacağımızı değil, ne olduğumuzu biliriz. SHAKESPEARE<br />
Bazı insanlar koca evreni bilirler de kendilerini bilmezler. LA FONTAİNE<br />
Çok bilenin,derdi de çok olur. LESSİNG<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">AŞK ÜZERINE GÜZEL SÖZLER</span><br />
<br />
<br />
İlk ve son aşkımız kendimize karşı olandır. BOVEE<br />
Aşk, masraflarla çevrilmiş bir duygu okyanusudur. LORD DEWAR<br />
Gençlerin istekleri: Aşk, Para, sağlık. Yaşlıların istekleri: Sağlık, para, aşk. Erkekler aşka aşık olarak başlarlar,kadınlara aşık olarak bitirirler; kadınlarda erkeklere aşık olarak başlar, aşka aşık olarak bitirirler. REMY DE GOURMONT<br />
Aşk Fransa'da bir komedi, İngiltere'de bir trajedi,İ talya'da bir opera, Almanya'da bir melodramdır. MARGUERİTE BLESSİNGTON<br />
Aşk, deniz meltemleri gibidir; sesini duyarız, nereden nereye gittiğini kestiremeyiz. BORNE<br />
Aşkın gözü kördür. PROPERTİUS<br />
Aşk, yüreklerden gökyüzüne kadar uzanan ateşten bir merdivendir. E.GEİBEL<br />
Aşk, yepyeni kalabilen eski bir masaldır. H.HEİNE<br />
Aşkın gelişi, aklın gidişidir. ANTOİNE BRET<br />
Beni az, ama uzun sev. MARLOWE<br />
Aşk, geceyi bile gün ışığına boğabilir. A. SALLE<br />
Sevmeyi bilmeyen, ölmeyi de bilmez. ANONİM<br />
Aşk, sürekli bir mutluluktur. GEORGE SAND<br />
En tatlı gelen sevinç ve en kötü gelen acı aşktır. BAİLEY<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Hayvanlar Üzerine Güzel Sözler</span><br />
<br />
Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.<br />
H. DUNANT<br />
<br />
Kargalar ötmeye başlayınca bülbüller susar.<br />
MEVLÂNA<br />
<br />
Bir yengece, doğru yürümesini asla öğretemezsiniz.<br />
ARISTOPHANES<br />
<br />
Ağzında bal olan arının, kuyruğunda iğnesi de vardır.<br />
JOHN LYLY<br />
<br />
Böcek olmayı kabullenenler, ezilince şikayet etmemelidirler.<br />
F. SCHILLER<br />
<br />
Kurtlarla arkadas ol, yalnız elinden baltayı bırakma.<br />
RUS ATASÖZÜ<br />
<br />
Ne kadar çok insanla tanışırsam, köpeğimi o kadar, daha çok seviyorum.<br />
Bülbülü altın kafese koymuşlar, ille de vatanım demiş.<br />
<br />
<br />
Havlayan köpek ısırmaz.<br />
Sürüden ayrılan koyunu, kurt kapar.<br />
Tatlı dil, yılanı deliğinden çıkartır.<br />
Su içerken yılan bile dokunmaz.<br />
Kurt kocayınca, köpeklerin maskarası olur.<br />
Okumak cehaleti alır, eşeklik baki kalır.<br />
TÜRK ATASÖZLERI<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Güzel Sözler ACI</span><br />
<br />
■ Bütün acılara dayanılır, yeterki ekmeğin olsun. CERVANTES<br />
■ İşi çok olanların gözyaşları için vakitleri yoktur. LORD BYRON<br />
■ Acı çekmek, ölmekten daha çok cesaret ister. NAPOLEON<br />
■ Tatlı şeyler, sonu iyi biten acılardır. AESKHYLOS<br />
■ Hiçbir şey, acıdan daha hızlı gelemez. BAİLEY<br />
■ Dünkü acılar, bugünkü sevinçlerin kaynağını oluşturur. POLLOK<br />
■ Acı, acıyı bastırır. TÜRK ATASÖZÜ<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">YAŞ Üzerine Güzel Sözler</span><br />
<br />
En iyi yananlar, eski odunlar; en güvenilen kimseler, eski dostlar; en rahat okunanlar da,eski yazarlardır. BACON<br />
Yirmi yaşında yakışıklı, otuz yaşında güçlü, kırk yaşında zengin, elli yaşında akıllı olmayan insan hiçbir zaman yakışıklı, güçlü, zengin ve akıllı<br />
olamaz. HERBERT<br />
Yirmi yaşında istek, otuz yaşında zeka, kırk yaşında akıl önemlidir. FRANKLIN<br />
Çizgiler, yüreklerimizde değil, yalnız alınlarımızda belirir. Çünkü insanın ruhu hiçbir zaman yaşlanmaz. JAMES A.GARFİELD<br />
Gençlikte günler kısa, yıllar uzun; yaşlılıkta da günler uzun, yıllar kısadır. PANİN<br />
İnsanın kırk yaşına kadar geçen yılları bir kitap, geri kalan yılları da o kitabın eleştirmesidir. SCHOPENHAUER<br />
Yaşlılar her şeye inanırlar; orta yaşlılar her şeyden kuşkulanırlar; gençler de her şeyi bilirler.<br />
Herkesi bıktırıncaya kadar yaşayan, çok yaşamış demektir. H.GEOGE BOHN<br />
Yaş da sevgi gibidir; saklanamaz. THOMAS DEKKER<br />
Kalbin yaşı yoktur. EUGENE IONESCO<br />
Eğlence, gençlikte günah, yaşlılıkta çılgınlıktır. SAMUEL DANİEL<br />
Pek az kimse yaşlanmasını bilir. LA ROCHEFOUCAULD<br />
Yaşlanmak isteriz.ama yaşlılıktan korkarız; bu hayatı ne kadar sevip, ölümden nasıl kaçmak istediğimizi gösterir. LA BRUYERE<br />
Hiçbir akıllı adam, daha genç olmayı istememiştir. JONATHAN SWİFT<br />
Yaşlanmadan önce iyi yaşamak; yaşlandıktan sonra da iyi ölmek istedim. SENECA<br />
Kimse, yaşlı bir adam kadar sevemez. SOFOKLES<br />
Yaşlılık ölümden çok daha korkunçtur. JUVENAL<br />
Yaşlılar için, öğretmenimin zamanı hiç geçmez. AESKHYLOS<br />
Kadınlarla müziğin yaşı yoktur. GOLDSMİTH<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">APTALLIK ÜZERINE GÜZEL SÖZLER</span><br />
<br />
Her aptal onu beğenen başka bir aptal bulur. BOİLEAU<br />
Gençler, yaşlıların aptal olduklarını sanırlar, ama yaşlılar gençlerin aptal olduklarını bilirler.<br />
Bilgili bir aptal, bilgisiz bir aptaldan daha aptaldır. MOLİERE<br />
Büyük tehlike, yarı aptallarla yarı akıllıların arasında yatar. GEOTHE<br />
Eğer hiç aptal görmek istemiyorsanız, gözlüklerinizi kırın. RABELAİS<br />
İnsanlar aptal olarak yaşayabilirler; ama aptal olarak ölemezler. YOUNG<br />
Aptal ata binmiş, bey oldum sanmış. TÜRK ATASÖZÜ<br />
Kendini akıllı sanan herkes aptaldır. VOLTAİRE<br />
Yaşamanın tadını çıkarmaktan korkana aptal derim. ALBERT CAMUS<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK ÜZERINE GÜZEL SÖZLER</span><br />
<br />
Övülmek isterseniz,alçak gönüllülüğü yem olarak kullanabilirsiniz. CHESTERFİELD<br />
Gerçekten alçak gönüllü olan bir insan, kendisinden hiç söz etmeyen insandır. LA BRUYERE<br />
İnsan gururu yüzünden de alçak gönüllü olabilir. MANTAİGNE<br />
İnsan yüzü kızaran hayvandır. MARK TWAİN<br />
Bir adamın gerçekten büyük olup olmadığını, onun alçak gönüllülüğünden anlayabilirsiniz.<br />
Senden iyilere yerini vermesini bil. KEBLE<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">GENÇLİK ÜZERINE GÜZEL SÖZLER</span><br />
<br />
Geçlik, insanın başına hayatta bir kere gelir. LONGFELLOW<br />
Gençliğimizin rüyalarından ayrılmalıyız. SCHİLLER<br />
Ne kadar uzun yaşarsanız yaşayın; ilk yirmi yıl ömrünüzün en uzun yarısıdır. SOUTHEY<br />
Gençlikte, güzellikte akıl arama! HOMEROS<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Ders Alınacak Güzel Sözler</span><br />
<br />
*Musibet zekayı eğitir.<br />
*Kişinin sözü, amelinden çok olursa akli noksandır.<br />
*Ne kadar okursan oku, bilgine yakışır şekilde davranmazsan cahilsin demektir.<br />
*Tek dostum kitaplarım, tek düşmanım cahil dostlarım.<br />
*Felaketler, ayak seslerini duymayanlara geliyorum demez.<br />
*Mal kazanmakla, şeref kazanılmaz.<br />
*Zalime, ancak, onu zulümden alıkoymak için yardım et.<br />
*Harekette birlik olmazsa, fikirde bilgi faydasızdır.<br />
*Yarin, yorgun kimselerin değil, rahatlarına kıyabilenlerindir.<br />
*Kuvvetine güvenenler, korkutma küçüklüğünde bulunmazlar.<br />
*Tarihte her hareket hep bir kişinin ayağa kalkmasıyla baslar.<br />
*Kesilmiş koyuna, derisini yüzülmesi elem vermez.<br />
*Kendini hak ile meşgul etmezsen, batıl seni işgal eder.<br />
*Herseyi bilmek çok kötüdür.<br />
*İlimsiz ibadette, tefekkürsüz Kuran tilavetinde hayır yoktur.<br />
*El agzına bakan karısını tez boşar.<br />
*Gerçek dost, arkadaşının kusurunu görünce onu uyarır. Fakat bu kusurları başkalarına açıklamaz.<br />
*Şahsi gayret yuvayı, toplu gayret vatani ayakta tutar.<br />
*Küçük insanların gururu büyük olur.<br />
*Kitap aklın ilacıdır.<br />
*Dost acı söyler.<br />
*Kardeş kardeşi atmış, yar basında tutmuş.<br />
*Islanmışın yağmurdan korkusu olmaz.<br />
*Dost ağlatır, düşman güldürür.<br />
*Ecel geldi cihana, basarısı bahane.<br />
*Gençliğine güvenme, ölen hep ihtiyar mı ?<br />
*İnsan ne kadar yükselirse, gönlü o kadar alçalmalıdır.<br />
*Tecrübe bilgiyi artırır. Her şeye inanmak ise insanı yanıltır.<br />
*Küçük taş, baş yarar.<br />
*Bir kimseyi tanımak istiyorsan, arkadaşına bak.<br />
*Ahmaklık, hatada ısrar etmektedir.<br />
*Nasihat tutmayanı musibet tutar.<br />
*Herkesi kendi gibi sanan aldanır.<br />
*Yerinde söz söylemesini bilen, özür dilemek zorunda kalmaz.<br />
*Özü doğru olanın sözü de doğru olur.<br />
*Küçük bir delik, büyük bir gemiyi batırır.<br />
*Doğru sarsılır, ama yıkılmaz.<br />
*Adaletin bulunmadığı bir ülkede herkes suçludur.<br />
*Zeka, kafanın içindeki altın madenidir.<br />
*İtaatsizlik şerlerin en kötüsüdür.<br />
*İnsan idare etme sanatına siyaset denir.<br />
*Çok dinlememiz ve az konuşmamız için, iki kulağımız ve bir dilimiz vardır.<br />
*Dağa çıkan düz aramaz.<br />
*Adamın aynası arkadaşıdır.<br />
*Danışan dağı asmış, danışmayan düz yolda şaşmış.<br />
*Korkak dostun olacağına, cesur dostun olsun.<br />
*Özlü konuşmanın yolu, yersiz sözleri bırakmaktır.<br />
*Destursuz bağa giren, hesapsız dayak yer.<br />
*İnsan, düşeceği yere çıkmamalıdır.<br />
*İyiliğe iyilik her kişinin karı, kötülüğe iyilik ER kişinin karı.<br />
*Yanlış, iktidarı artmakla hiçbir zaman doğru hale gelmez.<br />
*Kovandan çıkmayan Ari bal yapmaz.<br />
*Ancak içinden aydınlanan, dışına ışık verir.<br />
*Adam adama yük değil, can gövdeye mülk değil.<br />
*Bize değer kazandıran şeyler, yaptığımız islerdir.<br />
*Bir münafık, bir orduyu bozar.<br />
*Acıyan çok ama ekmek veren az.<br />
*İnsanların şahsiyetlerini, iktidarlı zamanlarında ölçmelidir.<br />
*İnsanin sözü hikmet, bakisi ibret ve susması ders olmalıdır.<br />
*Her deliğe elini sokma, ya yılan çıkar ya çıyan.<br />
*Tarih tekerrürden ibarettir.<br />
*Birlik olmayan yerde, dirlik olmaz.<br />
*Sükut kavgayı keser, fitneyi önler.<br />
*İffet, güzelliğin zekatıdır.<br />
*Hiç bir zafere çiçekli yollardan gidilmez.<br />
*Fitne aslında uykudadır, Allah &copy; onu uyandıranlara lanet eder.<br />
*Alışmış, kudurmuştan beterdir.<br />
*Akilli insan tüm yumurtalarını ayni sepete koymaz.<br />
*Buldum bilemedim, bildim bulamadım.<br />
*Ölümü hatırlamak, hırs ateşini söndürür.<br />
*Cahil, yaşlı dahi olsa küçüktür; Alim, küçük de olsa büyüktür.<br />
*Gençlikte vaktini geçiren sefa ile, ihtiyarlıkta ömrünü geçirir cefa ile.<br />
*Körler memleketinde şaşılar padişah olur.<br />
*Arkanı güneşe çevirme, gölgen öne düşer.<br />
*Acıyı tatmayan, tatlıyı anlamaz.<br />
*Oda oda laf arayan, kapı kapı ekmek arar.<br />
*Okumadan alim, gezmeden seyyah olunmaz.<br />
*Doğru; her zaman yüce; yalan, her zaman cücedir.<br />
*Paranın çoğu da, yoğu da ahlakı bozar.<br />
*Ceza topaldır, ama er geç hedefine ulaşır.<br />
*Başını semaya çarpmaktan cüceler korkar.<br />
*Hastalık hissedilir de, sağlık hissedilmez.<br />
*Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam.<br />
*Kadın duyduğuna inanır, erkek gördüğüne.<br />
*Yiğitlik intikam almada değil, tahammüldedir.<br />
*İyilik, insanları birbirine bağlayan altın zincirdir.<br />
*İyilik iyilikten, kötülük kötülükten doğar.<br />
*Ayakta ölmek, diz üstü yasamaktan evladır.<br />
*Hafif acılar konuşabilir, ama derin acılar dilsizdir.<br />
<br />
Ünlü insanlardan Güzel Sözler<br />
<br />
Hakiki arkadaşlık, sıhhatten farksızdır, kıymeti,<br />
ancak elden gittiktensonra anlaşılır.<br />
Golti<br />
<br />
Hiçbir arkadaş arkadaşlığını ispat edene kadar gerçek<br />
arkadaş değildir.<br />
Baumont Fletcher<br />
<br />
İstemek yetmez, amacımıza ulaşmak için şiddetle<br />
arzulamamız gerekir.<br />
Ovidivs<br />
<br />
Güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa.<br />
Aşık Veysel<br />
<br />
En sürekli aşk karşılıklı olmayan aşktır.<br />
S. Maugham<br />
<br />
Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur.<br />
Antoine Bret<br />
<br />
Sevdiğimiz zaman, aşk o kadar büyüktür ki, bir bütün<br />
olarak içimize sığmaz; sevdiğimiz insana doğru yayılır.<br />
Marcel Proust<br />
<br />
Erkekler kadınların ilk aşkı, kadınlarda erkeklerin<br />
son aşkı olmak isterler.<br />
Oscar Wilde<br />
<br />
Her gün birbirini görmenin tadı başka, ayrılıp<br />
kavuşmanın tadı başka.<br />
Montaigne<br />
<br />
Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar<br />
geçen zaman yıl gibi gelir.<br />
Mevlana<br />
<br />
En büyük kötülük, zorluklara karşı koyamamak<br />
zafiyetinden gelir.<br />
Goethe<br />
<br />
Dünyada insana yardım eden şey, tesadüf değil, azim ve<br />
sebattır.<br />
Samuel Smiles<br />
<br />
Güçlü olan, yenilmeyen yalnız azimdir.<br />
Yahya Kemal Beyatlı<br />
<br />
Suçu bağışlayan asildir, ancak özür dileyen daha<br />
asildir.<br />
Alphons Daudet<br />
<br />
En tatlı balın bile fazlasının tadı bıkkınlık verir.<br />
Shakespeare<br />
<br />
Acemi avcıların oltasına takılacak ahmak balıklar<br />
çoktur.<br />
Mahmut Yesari<br />
<br />
Kuru pantolon ile balık tutulmaz.<br />
Cervantes<br />
<br />
Alabalık tutmak için, sineği feda etmelisin.<br />
George Herbert<br />
<br />
Kötü bir barış, iyi bir savaştan daha iyidir.<br />
Puşkin<br />
<br />
Barış bile, büyük ücretlerle satın alınır.<br />
Benjamin Franklin<br />
<br />
Barışı sevin, kini ve kavgayı bir tarafa atın. Çünkü<br />
bunlar kötülüklerin anasıdır.<br />
Tscherming<br />
<br />
Küçük şeylere gereğinden çok önem verenler, elinden<br />
büyük iş gelmeyenlerdir.<br />
Eflatun<br />
<br />
Basit adam, karmaşık adamdan daha korku vericidir.<br />
Dostoyevski<br />
<br />
Tez elde edilen başarı, insanı kararsız ve<br />
maceraperest yapar.<br />
Bacon<br />
<br />
Güçlükler başarının değerini artıran süslerdir.<br />
Moliere<br />
<br />
Düşünmek ve söylemek kolay, fakat yaşamak, hele başarı<br />
ile sonuçlandırmak çok zordur.<br />
Ziya Gökalp<br />
<br />
Hayatta başarılı olanlar, kendilerine gereken<br />
bilgileri öğrenmekten bir an geri kalmazlar ve<br />
hadiselerin sebeblerini her zaman araştırırlar.<br />
Rudyard Kipling<br />
<br />
Ne başarırsanız başarın, size yardım eden biri mutlaka<br />
vardır.<br />
Athea Gibson<br />
<br />
En sıradan iş bile büyük başarılar getirme<br />
potansiyeline sahiptir.<br />
H. Jackson Brown<br />
<br />
<span style="color: #ff3333;" class="mycode_color">Kıssadan Hisseler</span><br />
<br />
Sokrat Ölüme mahkum edildiğinde, eşi:<br />
- Haksız yere öldürülüyorsun, diye ağlamaya<br />
başlayınca, Sokrat:<br />
- Ne yani, demiş. Birde haklı yere mi<br />
öldürülseydim!<br />
----------------<br />
Dünya nimetlerine ehemmiyet vermeyen yaşayış ve<br />
felsefesiyle ünlü filozof Diyojen, bir gün çok dar bir sokakta<br />
zenginliğinden başka hiçbir şeyi olmayan kibirli bir adamla<br />
karşılaşır. İkisinden biri kenara çekilmedikçe geçmek mümkün değildir...<br />
Mağrur zengin, hor gördüğü filozofa: "Ben bir serserinin önünden kenara<br />
çekilmem" der. Diyojen, kenara çekilerek gayet sakin şu karşılığı verir:<br />
- Ben çekilirim!!<br />
----------------<br />
Bir şemsiye tamircisi, yazmış olduğu şiirleri<br />
incelemesi için<br />
Sheaksper'a gönderdiğinde, ünlü yazarın cevabı şu olur:<br />
- Dostum siz şemsiye yapın, hep şemsiye yapın,<br />
sadece şemsiye yapın..<br />
----------------<br />
Meşhur bir filozofa:<br />
- Servet ayaklarınızın altında olduğu halde neden<br />
bu kadar fakirsiniz, diye sorulduğunda:<br />
- Ona ulaşmak için eğilmek lazım da ondan, demiş.<br />
----------------<br />
Dostlarında biri, Fransız kralı 15. Lui' ye:<br />
- Majesteleri, demiş. Akıl vergisi almayı hiç<br />
düşündünüz mü? Hiç<br />
kimse budalalığı kabul etmeyeceğine göre, herkes böyle<br />
bir vergiyi seve seve öder.<br />
Kral, alaylı alaylı gülerek:<br />
- Hakikatten enteresan bir fikir, cevabını vermiş.<br />
Bu buluşunuza karşılık,sizi akıl vergisinden muaf tutuyorum.<br />
----------------<br />
Kulaklarının büyüklüğü ile ünlü Galile' ye<br />
hasımlarından biri:<br />
- Efendim, demiş. Kulaklarınız, bir insan için<br />
biraz büyük değil mi?<br />
Galile:<br />
- Doğru, demiş. Benim kulaklarım bir insan için<br />
biraz büyük ama,<br />
seninkiler bir eşek için fazla küçük sayılmaz mı?<br />
----------------<br />
Fransa hükümet ricalinden biri Napolyon' un bir<br />
muharebede tenkide kalkışıp parmağını harita üzerinde gezdirerek:<br />
- Önce şurasını almalıydınız, sonra buradan geçerek ötesini<br />
zaptetmeliydiniz, gibi fikirler belirtmeye başlayınca, Napolyon:<br />
- Evet, demiş. Onlar parmakla alınabilseydi dediğin gibi yapardım.<br />
----------------<br />
Bir toplantıda bir genç M. Akif küçük düşürmek için:<br />
- Affedersiniz, siz veteriner misiniz? demiş. M.<br />
Akif hiç istifini bozmadan şu cevabı vermiş:<br />
- Evet, bir yeriniz mi ağrıyordu?<br />
----------------<br />
İdam edilmek üzere olan bir mahkuma:<br />
- Diyeceğin bir şey var mı? diye sorduklarında:<br />
- Bu bana iyi bir ders oldu!!<br />
----------------<br />
Yavuz Sultan Selim, birçok Osmanlı padişahı gibi<br />
sefere çıkacağı yerleri gizli tutarmış. Bir sefer hazırlığında,<br />
vezirlerinden biri ısrarla seferin yapılacağı ülkeyi sorunca, Yavuz ona:<br />
- Sen sır saklamayı bilir misin? diye sormuş.<br />
Vezir:<br />
- Evet hünkarım, bilirim dediğinde, Yavuz cevabı yapıştırmış:<br />
- Bende bilirim.<br />
----------------<br />
Sultan Alparslan 27 bin askeriyle bizans<br />
topraklarında ilerlerken, keşfe gönderdiği askerlerden biri huzuruna gelip<br />
telaşla:<br />
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.<br />
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:<br />
-Bizde onlara yaklaşıyoruz.<br />
----------------<br />
Bir filozofa sormuşlar: Şansa inanır mısınız?<br />
Filozof: Evet, yoksa sevmediğim insanların<br />
başarısını neyle açıklardım<br />
<br />
<br />
<span style="color: #ff3366;" class="mycode_color">Ünlülerden aşk sözleri</span><br />
<br />
Aristo:<br />
"Sevmek acı çekmektir, sevmemek ölmek. Sevmek zevktir ama yanlız sevilmenin hiçbir zevki yoktur"<br />
<br />
Augustinus:<br />
"Sevgi ruhun güzelliğidir."<br />
<br />
Franz Xaver Von Baader:<br />
"Özgürlük aşk değildir, yalnız aşkın kapısıdır."<br />
<br />
François Bacon:<br />
"Büyük insanlarda, liyakat sahibi olanların kendilerini budalaca aşka kaptırdıkları görülmez. Büyük ruhlar ve büyük işler aşkla uzlaşmaz"<br />
<br />
Bailey:<br />
"Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ile en derin acısından yaratılmıştır"<br />
<br />
Balzac:<br />
"Aşk yaşamında kadın, ancak hünerli bir çalgıcının elinde dile gelen bir lir gibidir. Kadınlar bizleri sevdikleri zaman her suçumuzu bağışlarlar"<br />
<br />
Basta:<br />
"Erkek az fakat sık sever, kadın ise çok ancak bir kez sever"<br />
<br />
Jeremy Bentham:<br />
"Aşk hazzı, dostlukla duyu hazlarından yoğrulmuştur"<br />
<br />
Bulor:<br />
"Aşk cennetin dilinden bize kalan tek andır"<br />
<br />
Antoine Bret:<br />
"Aşkın ilk soluğu mantığın son soluğudur"<br />
<br />
Jacob Boehme:<br />
"İstek, hareket/genişleme, yön veren tezlere bilgelik eklendiğinde aşk olur"<br />
<br />
La Cordaire:<br />
"Aşk her şeyin başlangıcı, ortası ve sonudur"<br />
<br />
Dante:<br />
"Geniş varlık denizinin her yanında geniş bir aşk akışı vardır. Fiziksel devinim, bitkisel yaşam, zihinsel yaşam... hep evrensel aşkın derece derece yükselen aşamalarını oluşturur. Aşağı derecelerinde yanılmayan aşk, akılla aydınlandığı zaman iyilik ve kötülüğe eğilim kazanır. Aşk kusursuz olmayan iyiliklerin üzerinde de vardır. Hatta irade, hile ve şiddet kullanmak yoluyla bir başkasının kötülüğüne çalışmış olsa bile yine aşka uyar. Kötülükler aşktan uzaklaşma oranında bir takım derecelere sahiptir ve kötülük aşka yaklaşmak için sarf ettiği üç oranında erdeme yaklaşmış olur... Cehennem bile adalet kadar aşkın eseridir."<br />
<br />
Eugene Delacroix:<br />
"Aşkı anlatabilmek için yeryüzünde var olan dillerden başka bir dil ister"<br />
<br />
Descartes:<br />
"Bir şey kendimiz için iyi, yani uygun gibi sunulmuşsa ona karşı aşk duyarız."<br />
<br />
Duclos:<br />
"Aşk bıkılmayandır. Her şeyden bıkılabilir ama aşktan ... hayır"<br />
<br />
Epiktet:<br />
"Hareket etmenin nedeni 'istek' ve 'sevmektir', bu ise düşünmektir. Aşk<br />
tutkudur. İyi ya da kötünün ne olduğunu fark edemeyen insan nasıl sevebilir"<br />
<br />
Epikür:<br />
"Bilge olan evlenmez. Evlense bile aşkın vehimlerine kapılmaz... Bir uygarlığın yetkinliği ve insanlığı ancak kardeşlik ve sevgiyle olasıdır."<br />
<br />
Douglas Ferrola:<br />
"Aşk kızamığa benzer, insan ne kadar geç yakalanırsa o kadar ağır geçer"<br />
<br />
Faulkner:<br />
"Aşkı kitaplara soktukları iyi oldu, yoksa belki de başka yerde<br />
yaşayamayacaktı."<br />
<br />
Fenelon:<br />
"Sevmeden yaşamak yaşamak değildir. Az sevmek ise sürüklenmektir."<br />
<br />
Feuerbach:<br />
"Varlık sezginin, duyunun ve aşkın bir sırrıdır. Bu kişi, bu şey yani bireysel, yalnız duyumda, yalnız aşkta, mutlak bir değere sahiptir. Sonlu ve sonsuz orada bulunur. Aşkın sonsuz derinliği ve aşkın gerçeği, bununla yalnız bununla kaimdir" "... En derin ve en yüce gerçekler duyumlarda saklıdır. Böylece genel olarak başımız dışında bulunan bir nesne varoluşun gerçek ve ontolojik belgesi aşktır, varoluşun aşktan ve duyumdan başka belgesi yoktur."<br />
<br />
Costance Foster:<br />
"Sevgi bizi zamanın yıkımından koruyan yıkılmaz bir kaledir"<br />
<br />
François M. C. Fourier:<br />
1) Geçici ya da keyif verici aşklar ki, bu oyuncular, kahpeler, arsızlık aşkları gibi şekillere ayrılır.<br />
2) Az çok bir süresi fakat kısır aşklar ki, bunlar gözde aşklardır.<br />
3) Yalnız bir çocuk doğurtan geçici aşklar ki, bunlar dölleyen aşklardır.<br />
4) Karılar ve kocalar aşkıdır ki, bu iki tarafın isteği ile yıllarca sürer ve bir çok çocuk doğurturur. Fakat bunlar birbirleriyle yaşayıp yaşamamakta serbesttir."<br />
<br />
"Her erkek bütün kadınlara ve bir kadın bütün erkeklere sahiptir."<br />
<br />
Freud:<br />
"Yaşam belirtisinin kökeninde duygulanma; duygulanmanın da temeli aşktır"<br />
<br />
Geraldy:<br />
"Erkeğin yaradılışında sevmek yoktu. Ona aşkı öğreten kadındır"<br />
<br />
Geothe:<br />
"Sevilenin kusurlarını hoş görmeyen sevmiyor demektir"<br />
<br />
Efes'li Heraklitos:<br />
"Duyu organları akılsız ruhlara hizmet ettikleri zaman kötü tanıklardır. Eşek samanı altına tercih eder; köpek tanımadıklarına havlar. Domuz için çamur saf sudan daha değerlidir. Deniz suyu ister temiz ister kirli olsun, balıklar için kurtarıcı insanlar için uğursuzdur."<br />
<br />
Victor Hugo:<br />
"Aşk bir deniz, kadın onun kıyısıdır."<br />
<br />
Paul Henri D. Holbach:<br />
"İnsanlara kendi akıllarına saygı duymaları ve cesur olmaları telkin edilmeli ve kendileri için arkasından koşması gereken hayallere gereksinimleri varsa, doğruluk, iyilik ve barış sevgisini benimsemeleri öğretilmelidir"<br />
<br />
Holty:<br />
"Aşk kulübeyi altından bir saraya benzetir."<br />
<br />
Albert Hubbart:<br />
"Aşk yaşamdır deriz, ancak umutsuz inançsız aşk ölümden beterdir."<br />
<br />
Konfüçyus:<br />
"Dinsel erdem, insanlığı sevmekle olanaklıdır. Bu sevgi hissi, aileden toplumdan hükümete dek karşılıklı olarak uzamalıdır"<br />
<br />
François La Rocheffoucauld:<br />
"Tüm duygularımız ve tutkularımız rastlantı ve çıkarın eseridir ve bizim erdem, aşk, karşılık beklemezlik dediğimiz şeyler de hoşgörülerden başka bir şey değildir. Adalet aşkı nedir? Adaletsizlik ıstırabından korkmaktır. Aşk sahip olduklarımızın bizden alınması korkusudur. Aşk duyuların bir hummasıdır." <br />
</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Komik Duvar Yazilari]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=5920</link>
			<pubDate>Mon, 22 Apr 2019 19:35:49 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=5920</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">KOMİK DUVAR YAZILARI</span><br />
<br />
    Gülü seven dikenine katlanır; Kaktüsü sevenin vay haline!<br />
    Akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine deli ol dünya senin kahrını çeksin!<br />
    Deveye cilve yap demişler dokuz dükkan yıkmış!<br />
    Bakmakla aşık olunsaydı öküz trene aşık olurdu!<br />
    Bülbülü altın kafese koymuşlar “cik cik cik” demiş!<br />
    Derdini söylemeyen iyi yapar; birde onun derdiyle uğraşamayız!<br />
    İşleyen kafa pas tutmaz çok işleyen kafa tarak tutmaz!<br />
    “Acele kan aranıyor grubu önemli değil” imza: vampir!<br />
    Kopya bir sanattır ama bizim öğretmen sanattan anlamıyor!<br />
<br />
    Gökyüzü..Güneş…Sahil.. Gel de ödev yap!<br />
    -kaç yaşındasın? – Bende bilmiyorum her sene değişiyor!<br />
    Acemi desinler.. korkak desinler..Ama rahmetli demesinler!<br />
    Duyuru! Sekiz zayıflı bir karne kaybolmuştur…<br />
<br />
Bulanların insaniyetlik namına yırtmaları rica olunur!<br />
<br />
    Konferanslarda ön sıralara oturmayın uyuyamazsınız!<br />
    Enflasyonu yok etme formülü:Öldürüp kaza süsü verelim<br />
<br />
    Ne güzel senin zeka sorunun yok çünkü zekan yok!<br />
    Ölülerin çenesini bağlarlar, burada gördüklerini orada söylemesinler diye.<br />
    Eğer dünya görüşünüz tuvalet duvarında ise sizin işiniz sifona kalmıştır.<br />
    Düşmanlarınızı affedin bu bir büyüklüktür. Ama onları unutmak büyük bir aptallıktır.<br />
    Para her kapıyı açar ama kitleyemez.<br />
    Dünya ve ahirette yanmanın yolu plajlardan geçer.<br />
    Kusuru kendisine söylenmeyen adam ayıbını hüner sanır..<br />
    Kele yıkandın mi ? demişler. ” tarandım bile demiş.<br />
    Herkes iyiliğimizi istiyor ama vermeyeceğiz işte<br />
    Bir elin nesi var iki elin çetesi var.<br />
    Üzüm üzüme baka baka kararabilir,ama körle yatanın şaşı kalktığı görülmemiştir.<br />
    Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir<br />
    İstisnalar kaideyi bozmaz ama bütçeyi bozar<br />
    Dal rüzgarı affeder ama kırılmıştır bir kere…<br />
    Her türlü iyi niyet itina ile suistimal edilir<br />
    Turiste güler yüz gösterin ki, aldatıldığını anlamasın<br />
    Beni soran olursa cevap (e) şıkkı<br />
    Paranın ne önemi var mühim olan miktarıdır.<br />
    Tavşanı tazı tutar, çalımı avcı satar<br />
    Bozuk sinirler kalıtsaldır, Çocuklarımızdan bize intikal eder<br />
    Gerçekçi ol imkansızı iste<br />
    Temiz hava garip kokar<br />
    Beş bin kere söyledim abartmayı bırak<br />
    Evlenme uzun bir pazarlıktır (Macar atasözü)<br />
    Allah seni mutluluk yağmuru altında şemsiyesiz bıraksın<br />
    Türk öğün, çalış, babana bile güvenme<br />
    Yıkanmamış eşek kirlidir.<br />
    Türküm,doğruyum,Çalışkanım, iyi gelirli bir bayanla evlenmek istiyorum.<br />
    İlahi Azrail sen adamı öldürürsün<br />
    Atalarımız zamanında orta Asya’dan çıkıp da ters yöne gitselerdi, şimdi Japon olurduk.<br />
    Allah yürü ya kulum dedi,ben de arabamı sattım.<br />
    Bakarsan bağ olur,bakmasan göremezsin.<br />
    Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı.<br />
    Ayrılık içimde bir kor, her gün sobayı tutuşturuyorum.<br />
    Yerçekimini yenirseniz dünyanın yükünden kurtulursunuz.<br />
    Rüşvet, uluslararası para birimidir.<br />
    “Bütün kadınlar güzeldir.” lafı sürümden kazanmak isteyen erkeklerin uydurmasıdır.<br />
    Apolet resmiyet kazanmış vatkadır.<br />
    Beş fincan kahve içtim. Falımda uykusuzluk çıktı.<br />
    Karganın inadı kartal olmaya yetmez.<br />
    Aynı işe bıraktığın yerin gerisinden başlamaktansa, başka bir işe sıfırdan başla.<br />
    İnsan icat oldu. Ekoloji bozuldu.<br />
    Papağanımı konuşması için terörle mücadeleye verdim. Sonuçtan memnunum.<br />
    Internet: global köyün postanesi.<br />
    Nefes alamıyorum. Atmosferi açın<br />
    İnsan tecrübe kazanarak hata yamaktan kurtulur; insan ancak hata yaparak tecrübe kazanabilir.<br />
    Ben ölümsüzüm, şimdilik.<br />
    İki tür insan vardır: “İki tür insan vardır.” diyenler ve demeyenler.<br />
    İçmek, problemlerini çözmese de sana bir sürü yeni ve ilginç problem yaratır<br />
    Tam düne alışırken bugün oldu<br />
    Başına gelenleri daha korkuncu da olabilir, mesela benim başıma da gelebilirdi<br />
    Kumarda kazanmanın tek yolu oynamamaktır.<br />
    Her şey kötü gidiyor olabilir ama hiç değilse gelecek yıldan daha iyidir.<br />
    Yerinde olsan yalan söyleyeceğini bildiğin bir kişiye inanmak ne güçtür.<br />
    Bitkisel hayata girdim. Maksat yeşillik olsun<br />
    Bugün, bundan sonraki hayatının ilk günü<br />
    Sigara içen birini öpmek küllük yalamaktan farksızdır<br />
    Offff… Çok sıkıldım bu hayatın ikinci kanalı yok mu?<br />
    “ben ve beynim” diyebilen insan yalnız değildir<br />
    Varsayalım yokuz!<br />
    Kim vurduya gittim geleceğim!<br />
    Hayat doluydum. Boşalttılar!<br />
    İnsanlar üçe ayrılır: sayı saymasını bilenler ve bilmeyenler<br />
    Yalancının mumu üfleyince söner!<br />
    Her gönülde bir çiçek olacağına bir gönülde buket ol.<br />
    Sınavları kazanamayanlar değil kazananlar düşünsün!<br />
    Ak akçe eskidendi; şimdi dolar euro<br />
    Hakkımı aradım meşgul çıktı.<br />
    İşi olmayan giremez.İş ve İşçi Bulma Kurumu<br />
    Babama değerimi sordum; dünyalar kadar dedi. dünyanın değerini sordum; beş para etmez dedi.<br />
    Ne kadar sallarsan salla bacağa damlar son damla..<br />
    Sakla samanı inekler aç kalsın.<br />
    Sana yaza yaza yaz geldi, senin yanında olmak daha güzeldi.<br />
    Senin söylediklerine kim inanır. Tabi ki Kadir İNANIR.<br />
    Yarasa çok faydalı bir hayvandır. Öyle olmasa YARAMASA derlerdi.<br />
    Bu erikSON, başka erik yok.<br />
    Ey dağları taşları yaratan rabbim. Herşeye bir güzellik ayrı bir tat, insanlara akıl, mantık, zeka dağıtırken bu yazıyı okuyan öküzü niye unuttun.<br />
    Bebeğe araba çarpmış fakat ölmemiş, neden? Çünki bebeğin bezi BARİYERLİymiş.<br />
    Koş Ali koş. Baban karneni gördü.<br />
    Bizi çekemediler, halat koptu cınım.<br />
    KUMARI bırakacağıma BAHSE girerim.<br />
    Love: aşk, Lavuk: aşık<br />
    Temel beyninden kurşun yemiş 3 gün sonra ölmüş. Neden: Kurşun Temel in beynini 3 gün sonra bulmuş.<br />
    Zamlar memurun stres topudur.<br />
    Bütün kızlar çiçek olsun, arı olmazsam adiyim.<br />
    Aşk, elmayı yemekle başlar, ayvayı yemekle biter.<br />
    Karım öyle hamarat ki, çok iyi kafa ütüler.<br />
    Sınava kopyasız girmek, savaşa silahsız girmek gibidir.<br />
    Aşk salakların yüzdügü bir havuzdur ama beni ittiler.<br />
    Aşkım, aşkımıza NOKTA koyma, sana istedigim kadar VİRGÜL vereyim.<br />
    Atom silahlarına evet de, komik çocukların olsun.<br />
    Tecrübe hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir.<br />
    Hayat bir don gibidir, kısa ve pislenmiş.<br />
    En iyi patron ZAM yapandır.<br />
    Üzülme son gülen sen olacaksın. Çünkü hep gec anlıyorsun.<br />
    Sen hayatım boyunca tanıdığım en iyi insansın. Sen benim kötü gün dostumsun. Seninle her yola gidilir.<br />
    Sen benim için melekten ötesin. Seni dikip çoğaltmak lazım.<br />
    Hükümete Uyarı!..Krizini başıboş bırakırsan ya işçiye kaçar yada memura.<br />
    İstediğinizi söyleyin emniyettesiniz” dediler, söyledik, EMNİYET’teyiz…<br />
    Egemenlik kaytsiz şartsız ve %21.8 milletindir!<br />
    Ayakkabının kalleşi ayağı arkadan vurur.<br />
    Bekarlık canıma tak etti. Bende KIZ kulesini kaçırdım.<br />
    İçmek problemlerini çözmese de, sana bir sürü yeni ve ilginç problem yaratir. Yeni yil iptal edildi. Çünkü eskisini buldular!..<br />
    Şu araba benim olsun. 5 milyar borcum olsun. SATINCA ÖDERİM.<br />
    Türküm, Doğruyum, Çalışkanım.Ben bu krizlere alışkınım.<br />
    Bir hortumcu Türkiye’ye bedeldir.<br />
    Vatandaş çok BONKÖR. Krizlerin faturasını o ödüyor çünkü..<br />
    Oyunu doğru partiye ver. Sonra oooy anam oy deme.<br />
    Vatandaş öldü. Allah TAKSİTLERİNİ affetsin.<br />
    Bütün umutlarım suya düştü.Ama boğulmadılar. Çünkü onlara yüzme öğretmiştim.<br />
    Dost kara ğünde KARANLIĞA KARIŞIR.<br />
    Yeter artık bu yediğin ericson olsun. Cemi gördün mü ? Hangi cem? Sivilcem böööööööööö<br />
    Babam sevdi annemi aldı,Mecnun sevdi Leyla’yı aldı,ben sevdim babayı aldım.<br />
    ALLAHIM!! Kendim için bir şey istemiyorum,Sadece anneme elma yanaklı, bal dudaklı, sütun bacaklı bir gelin nasip eyle…<br />
    İnsanların seni ezmesine izin verme; Ehliyet al, sen onları ez.<br />
    DELİ gibi sevdim, MANYAK gibi evlendim.<br />
    Tenyalar bağırsakta yaşar,bağırmasakta yaşar. böööööö<br />
    Gerçekler acıdır ,baklava tatlıdır, o zaman baklava gerçek değildir.<br />
    Kafanı çevirip durma! Aklından geçenleri okuyamıyorum.<br />
    Anlayana sivri sinek saz, anlmayana KIZILORDU ORKESTRASI az.<br />
    SUDAN UCUZ cep telefonu alıp, ATEŞ PAHASI faturalar ödüyoruz.<br />
    Sık sık Ameliyat olun, içiniz açılır.<br />
    Bu tüp bebek hatalı, hep GAZ kaçırıyor.<br />
    Kim vurduya gittim,birazdan gelicem.<br />
    Büyük jetona para verme, küçükten al besle büyüt.<br />
    Bilmemek ayıp değil, yeterki çaktırma.<br />
    Adam o kadar fakirmiş ki VİRAJI bile alamamış.<br />
    Sıfır alınca üzülme hayat zaten boş.<br />
    Tarihin hatalarindan biri surekli kendini tekrar etmesi.<br />
    Uğruna ölünecek birşey gösterin ilk önce ben öleyim.<br />
    Sonsuz ucuzluk istiyorsanız uzaya gidin.<br />
    Seni sevdigim kadar ibadet etseydim;cennette köşküm olurdu.<br />
    Tam öğrenmeye başlamıştım ki okul bitti.<br />
    Hakan Şükür sonunda ÇİZMEyi aştı.gol attı.<br />
    Artık devir değişti, tabi ÇELİKte degişti. PLASTİK oldu.<br />
    Bir YOLSUZLUK yap , sende YOL al.<br />
    Vampirler hep imKANSIZLIKtan ölürler..<br />
    Türkçeyi katlettiler.CÜMLEmizin başı sağolsun.<br />
    Kalbimi kırdın o bana dedemden hatıraydı!<br />
    Sen bana baktın ben sana şimdi beraber beş cocuğa bakıyoruz!<br />
    İnsanlara asla güvenme sırlarını bir tavukla paylaş!<br />
    Malın ucuzunu seç tamir ederken canın sıkılmasın!<br />
    Acemi desinler.. korkak desinler..Ama rahmetli demesinler!<br />
    Dünyanın en kötü şeyini sana vermek isterdim ama seni sana veremem ki!<br />
    Konferanslarda ön sıralara oturmayın uyuyamazsınız!<br />
    Enflasyonu yok etme formülü:Öldürüp kaza süsü verelim!<br />
    Kibar ol; Karını dövmeden önce ceketini düzelt!<br />
    Ne güzel senin zeka sorunun yok çünkü zekan yok!<br />
    İkna edemiyorsan kafalarını karıştır!<br />
    Sabah kahvaltı edemedim çünkü seni düşünüyordum…<br />
    Öğlen yemek yiyemedim çünkü seni düşünüyordum…<br />
    Akşam yemek yiyemedim çünkü seni düşünüyordum…<br />
    Gece uyuyamadım çünkü açım ulan!<br />
    Nişanlıyken erkek konuşur kız dinler; evlenince ikisi konuşur mahalle dinler!<br />
    “Acele kan aranıyor grubu önemli değil” imza: wampir!<br />
    Kopya bir sanattır ama bizim öğretmen sanattan anlamıyor!<br />
    Gökyüzü..Güneş…Sahil.. Gelde ödev yap!<br />
    -kaç yaşındasın? – Bende bilmiyorum her sene değişiyor!<br />
    Turiste güleryüz gösterin bizimkilere surat asın!<br />
    O kadar düşünceliydi ki milli gelir yükselsin diye intihar etti!<br />
    Sen hayatı olduğu gibi kabul et; çünkü hayat seni olduğun gibi kabul ediyor.<br />
    Deli sormuş deliye -aşk nedir? Diye.<br />
    Deli gülmüş deliye -Ben niye deli oldum! Diye.<br />
    Ölenle ölünmez; mirasına konulur!<br />
    Papağanımı konuşması için terörle mücadeleye verdim. Sonuçtan memnunum.<br />
    İnsanlar üçe ayrılır. Sayı saymasını bilenler ve bilmeyenler<br />
    Yüce şeytan sen bizim sevaplarımızı bağışla.<br />
    Öldürdüğü insan 8 dil biliyordu. Toplu katliamdan yargılandı.<br />
    1959 yılında içilen kahvelerin hatırı dolmuştur. İlgilenenlere duyurulur.<br />
    Mozomlar ikiye ayrılır. Kibarmozomlar ve kromozomlar<br />
    Yuvayı dişi kuş yapar ama masrafları erkek kuş karşılar.<br />
    Asansör bozuktur. En yakın asansör karşı apartmandadır.<br />
    Çok büyük bir atletti. Hayatı boyunca dereceye girmeye çalıştı. Sonra hasta oldu. Derece ona girdi.<br />
    68 kuşağından mısınız? yoo hayır 80 sonrası büyüdüm. Alacakaranlık kuşağındanım.<br />
    Gençler deneme- yamulma yöntemiyle yetiştiriliyor.<br />
    Oturduğu yerden başarıya ulaşan tek şey tavuktur.<br />
    Benim için hayatta 8 önemli şey vardır. Pamuk prenses ve 7 cüceler.<br />
    Köpeğiniz çok büyük.Cinsi nedir bunun? – Aslan<br />
    Süpermanda uçuyor ama kimse ona kuş beyinli muamelesi yapmıyor.<br />
    Ölüm korkusu sürekli değil mezarda biten geçici bir korkudur.<br />
    Kaptan pilotunuz konuşuyor: Çıkarın beni bu kaptaaaaaaannnn!!!!!!!!!<br />
    Başına gelenlerin daha korkuncu da olabilir. Mesela…Benim başıma da gelebilirdi.<br />
    Sol kulağını kapatırsan sağ duyulu olursun.<br />
    Ali kaptan ne demiş? “-Çıkarın beni bu kaptan”demiş.</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><br />
<span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">KOMİK DUVAR YAZILARI</span><br />
<br />
    Gülü seven dikenine katlanır; Kaktüsü sevenin vay haline!<br />
    Akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine deli ol dünya senin kahrını çeksin!<br />
    Deveye cilve yap demişler dokuz dükkan yıkmış!<br />
    Bakmakla aşık olunsaydı öküz trene aşık olurdu!<br />
    Bülbülü altın kafese koymuşlar “cik cik cik” demiş!<br />
    Derdini söylemeyen iyi yapar; birde onun derdiyle uğraşamayız!<br />
    İşleyen kafa pas tutmaz çok işleyen kafa tarak tutmaz!<br />
    “Acele kan aranıyor grubu önemli değil” imza: vampir!<br />
    Kopya bir sanattır ama bizim öğretmen sanattan anlamıyor!<br />
<br />
    Gökyüzü..Güneş…Sahil.. Gel de ödev yap!<br />
    -kaç yaşındasın? – Bende bilmiyorum her sene değişiyor!<br />
    Acemi desinler.. korkak desinler..Ama rahmetli demesinler!<br />
    Duyuru! Sekiz zayıflı bir karne kaybolmuştur…<br />
<br />
Bulanların insaniyetlik namına yırtmaları rica olunur!<br />
<br />
    Konferanslarda ön sıralara oturmayın uyuyamazsınız!<br />
    Enflasyonu yok etme formülü:Öldürüp kaza süsü verelim<br />
<br />
    Ne güzel senin zeka sorunun yok çünkü zekan yok!<br />
    Ölülerin çenesini bağlarlar, burada gördüklerini orada söylemesinler diye.<br />
    Eğer dünya görüşünüz tuvalet duvarında ise sizin işiniz sifona kalmıştır.<br />
    Düşmanlarınızı affedin bu bir büyüklüktür. Ama onları unutmak büyük bir aptallıktır.<br />
    Para her kapıyı açar ama kitleyemez.<br />
    Dünya ve ahirette yanmanın yolu plajlardan geçer.<br />
    Kusuru kendisine söylenmeyen adam ayıbını hüner sanır..<br />
    Kele yıkandın mi ? demişler. ” tarandım bile demiş.<br />
    Herkes iyiliğimizi istiyor ama vermeyeceğiz işte<br />
    Bir elin nesi var iki elin çetesi var.<br />
    Üzüm üzüme baka baka kararabilir,ama körle yatanın şaşı kalktığı görülmemiştir.<br />
    Tecrübe yenilen kazıkların bileşkesidir<br />
    İstisnalar kaideyi bozmaz ama bütçeyi bozar<br />
    Dal rüzgarı affeder ama kırılmıştır bir kere…<br />
    Her türlü iyi niyet itina ile suistimal edilir<br />
    Turiste güler yüz gösterin ki, aldatıldığını anlamasın<br />
    Beni soran olursa cevap (e) şıkkı<br />
    Paranın ne önemi var mühim olan miktarıdır.<br />
    Tavşanı tazı tutar, çalımı avcı satar<br />
    Bozuk sinirler kalıtsaldır, Çocuklarımızdan bize intikal eder<br />
    Gerçekçi ol imkansızı iste<br />
    Temiz hava garip kokar<br />
    Beş bin kere söyledim abartmayı bırak<br />
    Evlenme uzun bir pazarlıktır (Macar atasözü)<br />
    Allah seni mutluluk yağmuru altında şemsiyesiz bıraksın<br />
    Türk öğün, çalış, babana bile güvenme<br />
    Yıkanmamış eşek kirlidir.<br />
    Türküm,doğruyum,Çalışkanım, iyi gelirli bir bayanla evlenmek istiyorum.<br />
    İlahi Azrail sen adamı öldürürsün<br />
    Atalarımız zamanında orta Asya’dan çıkıp da ters yöne gitselerdi, şimdi Japon olurduk.<br />
    Allah yürü ya kulum dedi,ben de arabamı sattım.<br />
    Bakarsan bağ olur,bakmasan göremezsin.<br />
    Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı.<br />
    Ayrılık içimde bir kor, her gün sobayı tutuşturuyorum.<br />
    Yerçekimini yenirseniz dünyanın yükünden kurtulursunuz.<br />
    Rüşvet, uluslararası para birimidir.<br />
    “Bütün kadınlar güzeldir.” lafı sürümden kazanmak isteyen erkeklerin uydurmasıdır.<br />
    Apolet resmiyet kazanmış vatkadır.<br />
    Beş fincan kahve içtim. Falımda uykusuzluk çıktı.<br />
    Karganın inadı kartal olmaya yetmez.<br />
    Aynı işe bıraktığın yerin gerisinden başlamaktansa, başka bir işe sıfırdan başla.<br />
    İnsan icat oldu. Ekoloji bozuldu.<br />
    Papağanımı konuşması için terörle mücadeleye verdim. Sonuçtan memnunum.<br />
    Internet: global köyün postanesi.<br />
    Nefes alamıyorum. Atmosferi açın<br />
    İnsan tecrübe kazanarak hata yamaktan kurtulur; insan ancak hata yaparak tecrübe kazanabilir.<br />
    Ben ölümsüzüm, şimdilik.<br />
    İki tür insan vardır: “İki tür insan vardır.” diyenler ve demeyenler.<br />
    İçmek, problemlerini çözmese de sana bir sürü yeni ve ilginç problem yaratır<br />
    Tam düne alışırken bugün oldu<br />
    Başına gelenleri daha korkuncu da olabilir, mesela benim başıma da gelebilirdi<br />
    Kumarda kazanmanın tek yolu oynamamaktır.<br />
    Her şey kötü gidiyor olabilir ama hiç değilse gelecek yıldan daha iyidir.<br />
    Yerinde olsan yalan söyleyeceğini bildiğin bir kişiye inanmak ne güçtür.<br />
    Bitkisel hayata girdim. Maksat yeşillik olsun<br />
    Bugün, bundan sonraki hayatının ilk günü<br />
    Sigara içen birini öpmek küllük yalamaktan farksızdır<br />
    Offff… Çok sıkıldım bu hayatın ikinci kanalı yok mu?<br />
    “ben ve beynim” diyebilen insan yalnız değildir<br />
    Varsayalım yokuz!<br />
    Kim vurduya gittim geleceğim!<br />
    Hayat doluydum. Boşalttılar!<br />
    İnsanlar üçe ayrılır: sayı saymasını bilenler ve bilmeyenler<br />
    Yalancının mumu üfleyince söner!<br />
    Her gönülde bir çiçek olacağına bir gönülde buket ol.<br />
    Sınavları kazanamayanlar değil kazananlar düşünsün!<br />
    Ak akçe eskidendi; şimdi dolar euro<br />
    Hakkımı aradım meşgul çıktı.<br />
    İşi olmayan giremez.İş ve İşçi Bulma Kurumu<br />
    Babama değerimi sordum; dünyalar kadar dedi. dünyanın değerini sordum; beş para etmez dedi.<br />
    Ne kadar sallarsan salla bacağa damlar son damla..<br />
    Sakla samanı inekler aç kalsın.<br />
    Sana yaza yaza yaz geldi, senin yanında olmak daha güzeldi.<br />
    Senin söylediklerine kim inanır. Tabi ki Kadir İNANIR.<br />
    Yarasa çok faydalı bir hayvandır. Öyle olmasa YARAMASA derlerdi.<br />
    Bu erikSON, başka erik yok.<br />
    Ey dağları taşları yaratan rabbim. Herşeye bir güzellik ayrı bir tat, insanlara akıl, mantık, zeka dağıtırken bu yazıyı okuyan öküzü niye unuttun.<br />
    Bebeğe araba çarpmış fakat ölmemiş, neden? Çünki bebeğin bezi BARİYERLİymiş.<br />
    Koş Ali koş. Baban karneni gördü.<br />
    Bizi çekemediler, halat koptu cınım.<br />
    KUMARI bırakacağıma BAHSE girerim.<br />
    Love: aşk, Lavuk: aşık<br />
    Temel beyninden kurşun yemiş 3 gün sonra ölmüş. Neden: Kurşun Temel in beynini 3 gün sonra bulmuş.<br />
    Zamlar memurun stres topudur.<br />
    Bütün kızlar çiçek olsun, arı olmazsam adiyim.<br />
    Aşk, elmayı yemekle başlar, ayvayı yemekle biter.<br />
    Karım öyle hamarat ki, çok iyi kafa ütüler.<br />
    Sınava kopyasız girmek, savaşa silahsız girmek gibidir.<br />
    Aşk salakların yüzdügü bir havuzdur ama beni ittiler.<br />
    Aşkım, aşkımıza NOKTA koyma, sana istedigim kadar VİRGÜL vereyim.<br />
    Atom silahlarına evet de, komik çocukların olsun.<br />
    Tecrübe hayatta yenilen kazıkların bileşkesidir.<br />
    Hayat bir don gibidir, kısa ve pislenmiş.<br />
    En iyi patron ZAM yapandır.<br />
    Üzülme son gülen sen olacaksın. Çünkü hep gec anlıyorsun.<br />
    Sen hayatım boyunca tanıdığım en iyi insansın. Sen benim kötü gün dostumsun. Seninle her yola gidilir.<br />
    Sen benim için melekten ötesin. Seni dikip çoğaltmak lazım.<br />
    Hükümete Uyarı!..Krizini başıboş bırakırsan ya işçiye kaçar yada memura.<br />
    İstediğinizi söyleyin emniyettesiniz” dediler, söyledik, EMNİYET’teyiz…<br />
    Egemenlik kaytsiz şartsız ve %21.8 milletindir!<br />
    Ayakkabının kalleşi ayağı arkadan vurur.<br />
    Bekarlık canıma tak etti. Bende KIZ kulesini kaçırdım.<br />
    İçmek problemlerini çözmese de, sana bir sürü yeni ve ilginç problem yaratir. Yeni yil iptal edildi. Çünkü eskisini buldular!..<br />
    Şu araba benim olsun. 5 milyar borcum olsun. SATINCA ÖDERİM.<br />
    Türküm, Doğruyum, Çalışkanım.Ben bu krizlere alışkınım.<br />
    Bir hortumcu Türkiye’ye bedeldir.<br />
    Vatandaş çok BONKÖR. Krizlerin faturasını o ödüyor çünkü..<br />
    Oyunu doğru partiye ver. Sonra oooy anam oy deme.<br />
    Vatandaş öldü. Allah TAKSİTLERİNİ affetsin.<br />
    Bütün umutlarım suya düştü.Ama boğulmadılar. Çünkü onlara yüzme öğretmiştim.<br />
    Dost kara ğünde KARANLIĞA KARIŞIR.<br />
    Yeter artık bu yediğin ericson olsun. Cemi gördün mü ? Hangi cem? Sivilcem böööööööööö<br />
    Babam sevdi annemi aldı,Mecnun sevdi Leyla’yı aldı,ben sevdim babayı aldım.<br />
    ALLAHIM!! Kendim için bir şey istemiyorum,Sadece anneme elma yanaklı, bal dudaklı, sütun bacaklı bir gelin nasip eyle…<br />
    İnsanların seni ezmesine izin verme; Ehliyet al, sen onları ez.<br />
    DELİ gibi sevdim, MANYAK gibi evlendim.<br />
    Tenyalar bağırsakta yaşar,bağırmasakta yaşar. böööööö<br />
    Gerçekler acıdır ,baklava tatlıdır, o zaman baklava gerçek değildir.<br />
    Kafanı çevirip durma! Aklından geçenleri okuyamıyorum.<br />
    Anlayana sivri sinek saz, anlmayana KIZILORDU ORKESTRASI az.<br />
    SUDAN UCUZ cep telefonu alıp, ATEŞ PAHASI faturalar ödüyoruz.<br />
    Sık sık Ameliyat olun, içiniz açılır.<br />
    Bu tüp bebek hatalı, hep GAZ kaçırıyor.<br />
    Kim vurduya gittim,birazdan gelicem.<br />
    Büyük jetona para verme, küçükten al besle büyüt.<br />
    Bilmemek ayıp değil, yeterki çaktırma.<br />
    Adam o kadar fakirmiş ki VİRAJI bile alamamış.<br />
    Sıfır alınca üzülme hayat zaten boş.<br />
    Tarihin hatalarindan biri surekli kendini tekrar etmesi.<br />
    Uğruna ölünecek birşey gösterin ilk önce ben öleyim.<br />
    Sonsuz ucuzluk istiyorsanız uzaya gidin.<br />
    Seni sevdigim kadar ibadet etseydim;cennette köşküm olurdu.<br />
    Tam öğrenmeye başlamıştım ki okul bitti.<br />
    Hakan Şükür sonunda ÇİZMEyi aştı.gol attı.<br />
    Artık devir değişti, tabi ÇELİKte degişti. PLASTİK oldu.<br />
    Bir YOLSUZLUK yap , sende YOL al.<br />
    Vampirler hep imKANSIZLIKtan ölürler..<br />
    Türkçeyi katlettiler.CÜMLEmizin başı sağolsun.<br />
    Kalbimi kırdın o bana dedemden hatıraydı!<br />
    Sen bana baktın ben sana şimdi beraber beş cocuğa bakıyoruz!<br />
    İnsanlara asla güvenme sırlarını bir tavukla paylaş!<br />
    Malın ucuzunu seç tamir ederken canın sıkılmasın!<br />
    Acemi desinler.. korkak desinler..Ama rahmetli demesinler!<br />
    Dünyanın en kötü şeyini sana vermek isterdim ama seni sana veremem ki!<br />
    Konferanslarda ön sıralara oturmayın uyuyamazsınız!<br />
    Enflasyonu yok etme formülü:Öldürüp kaza süsü verelim!<br />
    Kibar ol; Karını dövmeden önce ceketini düzelt!<br />
    Ne güzel senin zeka sorunun yok çünkü zekan yok!<br />
    İkna edemiyorsan kafalarını karıştır!<br />
    Sabah kahvaltı edemedim çünkü seni düşünüyordum…<br />
    Öğlen yemek yiyemedim çünkü seni düşünüyordum…<br />
    Akşam yemek yiyemedim çünkü seni düşünüyordum…<br />
    Gece uyuyamadım çünkü açım ulan!<br />
    Nişanlıyken erkek konuşur kız dinler; evlenince ikisi konuşur mahalle dinler!<br />
    “Acele kan aranıyor grubu önemli değil” imza: wampir!<br />
    Kopya bir sanattır ama bizim öğretmen sanattan anlamıyor!<br />
    Gökyüzü..Güneş…Sahil.. Gelde ödev yap!<br />
    -kaç yaşındasın? – Bende bilmiyorum her sene değişiyor!<br />
    Turiste güleryüz gösterin bizimkilere surat asın!<br />
    O kadar düşünceliydi ki milli gelir yükselsin diye intihar etti!<br />
    Sen hayatı olduğu gibi kabul et; çünkü hayat seni olduğun gibi kabul ediyor.<br />
    Deli sormuş deliye -aşk nedir? Diye.<br />
    Deli gülmüş deliye -Ben niye deli oldum! Diye.<br />
    Ölenle ölünmez; mirasına konulur!<br />
    Papağanımı konuşması için terörle mücadeleye verdim. Sonuçtan memnunum.<br />
    İnsanlar üçe ayrılır. Sayı saymasını bilenler ve bilmeyenler<br />
    Yüce şeytan sen bizim sevaplarımızı bağışla.<br />
    Öldürdüğü insan 8 dil biliyordu. Toplu katliamdan yargılandı.<br />
    1959 yılında içilen kahvelerin hatırı dolmuştur. İlgilenenlere duyurulur.<br />
    Mozomlar ikiye ayrılır. Kibarmozomlar ve kromozomlar<br />
    Yuvayı dişi kuş yapar ama masrafları erkek kuş karşılar.<br />
    Asansör bozuktur. En yakın asansör karşı apartmandadır.<br />
    Çok büyük bir atletti. Hayatı boyunca dereceye girmeye çalıştı. Sonra hasta oldu. Derece ona girdi.<br />
    68 kuşağından mısınız? yoo hayır 80 sonrası büyüdüm. Alacakaranlık kuşağındanım.<br />
    Gençler deneme- yamulma yöntemiyle yetiştiriliyor.<br />
    Oturduğu yerden başarıya ulaşan tek şey tavuktur.<br />
    Benim için hayatta 8 önemli şey vardır. Pamuk prenses ve 7 cüceler.<br />
    Köpeğiniz çok büyük.Cinsi nedir bunun? – Aslan<br />
    Süpermanda uçuyor ama kimse ona kuş beyinli muamelesi yapmıyor.<br />
    Ölüm korkusu sürekli değil mezarda biten geçici bir korkudur.<br />
    Kaptan pilotunuz konuşuyor: Çıkarın beni bu kaptaaaaaaannnn!!!!!!!!!<br />
    Başına gelenlerin daha korkuncu da olabilir. Mesela…Benim başıma da gelebilirdi.<br />
    Sol kulağını kapatırsan sağ duyulu olursun.<br />
    Ali kaptan ne demiş? “-Çıkarın beni bu kaptan”demiş.</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Forumla Gercek Hayat Karısırsa]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=5919</link>
			<pubDate>Mon, 22 Apr 2019 19:33:34 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=5919</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Forumla Gercek Hayat Karısırsa !!!!! </span><br />
<br />
Anne yemek yaptıktan sonra:<br />
-Emeğine sağlık çok güzel bir paylaşım anne....<br />
<br />
Biri elinde kağıtla size adres sorunca:<br />
-Dostum link yanlış.İstersen bir kontrol et....<br />
<br />
Fotoraf albümüne bakarken:<br />
-Capslar bir harika.......<br />
<br />
Biri beyendiği bir şey verince:<br />
-repi hakettin........<br />
<br />
Kardeşten bir bardak su isterken:<br />
-Kardeşim bir bardak su getirirsen seni rep'e boğarım........<br />
<br />
Birine hediye alırken:<br />
-Bu harika!Hemen indiriyorum........<br />
<br />
Birine bir şey hazırladıktan sonra:<br />
-Senin için upload ettim........<br />
<br />
Arkadaşlarına yemek yaptıktan sonra:<br />
-karmalarınızı bekliyorum.....<br />
<br />
Sanatçıdan imzalı foto alan üye:<br />
-hocam imzanız izin verilen boyutlardan büyük.......<br />
<br />
- ablaaaaa yeni aldıgım ayakkabılara bakmıycanmıııı ?<br />
- salondayım ben .. link ver.....<br />
<br />
<br />
-kızım kardeşinle oyun oyna az<br />
-tamam en son ne zaman.... kelime türetmece....şarkıyı tamalamaca.... hangisi seç.....<br />
<br />
<br />
+Ablaaa baksana bugün şu siyah elbisemi mi giyim yoksa pembe elbisemi?<br />
-Admine bi danış bakalım...<br />
<br />
<br />
-ay ablaa öldüm gülmekten<br />
+rep ver o zaman<br />
-ne repi beea<br />
+smiley yapmasını biliyosun ama<br />
<br />
<br />
-anneeee ben mod oldum<br />
+sen hala modmusun benim kendime ait bi sitem bile var<br />
-benim niye haberim yok<br />
+sölimde hackle diimi....<br />
<br />
<br />
-baba araba nerde<br />
+garaja koydum olum<br />
-olmaz baba al sana eksi karma valla yakınlık makınlık tanımam basarım eksiyi<br />
+neden ne oldu?<br />
-motorlu taşıtlar ve modifiye bölümüne götür arabayı</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Forumla Gercek Hayat Karısırsa !!!!! </span><br />
<br />
Anne yemek yaptıktan sonra:<br />
-Emeğine sağlık çok güzel bir paylaşım anne....<br />
<br />
Biri elinde kağıtla size adres sorunca:<br />
-Dostum link yanlış.İstersen bir kontrol et....<br />
<br />
Fotoraf albümüne bakarken:<br />
-Capslar bir harika.......<br />
<br />
Biri beyendiği bir şey verince:<br />
-repi hakettin........<br />
<br />
Kardeşten bir bardak su isterken:<br />
-Kardeşim bir bardak su getirirsen seni rep'e boğarım........<br />
<br />
Birine hediye alırken:<br />
-Bu harika!Hemen indiriyorum........<br />
<br />
Birine bir şey hazırladıktan sonra:<br />
-Senin için upload ettim........<br />
<br />
Arkadaşlarına yemek yaptıktan sonra:<br />
-karmalarınızı bekliyorum.....<br />
<br />
Sanatçıdan imzalı foto alan üye:<br />
-hocam imzanız izin verilen boyutlardan büyük.......<br />
<br />
- ablaaaaa yeni aldıgım ayakkabılara bakmıycanmıııı ?<br />
- salondayım ben .. link ver.....<br />
<br />
<br />
-kızım kardeşinle oyun oyna az<br />
-tamam en son ne zaman.... kelime türetmece....şarkıyı tamalamaca.... hangisi seç.....<br />
<br />
<br />
+Ablaaa baksana bugün şu siyah elbisemi mi giyim yoksa pembe elbisemi?<br />
-Admine bi danış bakalım...<br />
<br />
<br />
-ay ablaa öldüm gülmekten<br />
+rep ver o zaman<br />
-ne repi beea<br />
+smiley yapmasını biliyosun ama<br />
<br />
<br />
-anneeee ben mod oldum<br />
+sen hala modmusun benim kendime ait bi sitem bile var<br />
-benim niye haberim yok<br />
+sölimde hackle diimi....<br />
<br />
<br />
-baba araba nerde<br />
+garaja koydum olum<br />
-olmaz baba al sana eksi karma valla yakınlık makınlık tanımam basarım eksiyi<br />
+neden ne oldu?<br />
-motorlu taşıtlar ve modifiye bölümüne götür arabayı</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kaynananın Eşitlik Anlayışı...]]></title>
			<link>/showthread.php?tid=5918</link>
			<pubDate>Mon, 22 Apr 2019 19:31:25 +0200</pubDate>
			<dc:creator><![CDATA[<a href="/member.php?action=profile&uid=8">RasitTunca</a>]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="false">/showthread.php?tid=5918</guid>
			<description><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Kaynananın Eşitlik Anlayışı...</span><br />
<br />
Damadına: Alacaksın tabii, benim kızım her şeyin en iyisine lâyık...<br />
Gelinine: Sabredeceksin tabii, oğlum kolay mı kazanıyor?...<br />
...<br />
Damadına: Terbiyesizlik etme öyle konuşulur mu hiç?...<br />
Gelinine: Oğlum öyle dediyse kesin bir sebebi vardır...<br />
...<br />
Damadına: Benim kızım her şeyin en iyisini bilir...<br />
Gelinine: Daha cahilsiniz tabii öğrenecek çok şeyiniz var...<br />
...<br />
Damadına: Biz kızımızın elini sıcak sudan soğuk suya sokmadık narindir kızımız...<br />
Gelinine: Ah ah bizim zamanımızda işler bu kadar az mıydı çamaşırı bile elimizde yıkardık şimdiki gençler çok rahat çoook...<br />
...<br />
Damadına: Bir kere de yemeği tuzlu yesen ne olur sanki?...<br />
Gelinine: Oğlum tuzu kaçmış yemeği yiyemez...<br />
...<br />
Damadına: Her sabah kahvaltı hazırlanmayabilir yorgunluk olur bir şey olur hoş görmek lazım...<br />
Gelinine: Biz seni boşuna mı aldık, kahvaltı ettirmeden koca evden gönderilir mi hiç?...<br />
...<br />
Damadına: Kızım akşama kadar koşturuyor çocuğun peşinde, akşamları bakacaksın tabii babası değil misin?...<br />
Gelinine: Erkekler eve yorgun gelir bizim zamanımızda kocalarımız eve gelmeden çocukları uyuturduk, gelince dinlensinler diye...<br />
...<br />
Damadına: Niye geç geliyorsun benim kızım yalnız kalsın diye mi verdim sana?...<br />
Gelinine: Bazı akşamlar çıkacaklar tabii hep evde olurlarsa canları sıkılır hoş görmek lazım...<br />
...<br />
Damadına: Hafta sonları niye çıkarmıyorsun hanımını çocuğunu evde otur otur hasta olacak kızım...<br />
Gelinine: Eee hafta içi çalışıyorlar yoruluyorlar tabii, pazar günü dinlenmek ister oğlum..</span></span>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: Georgia, Times New Roman, Times, serif;" class="mycode_font"><span style="font-size: large;" class="mycode_size"><span style="color: #ff0000;" class="mycode_color">Kaynananın Eşitlik Anlayışı...</span><br />
<br />
Damadına: Alacaksın tabii, benim kızım her şeyin en iyisine lâyık...<br />
Gelinine: Sabredeceksin tabii, oğlum kolay mı kazanıyor?...<br />
...<br />
Damadına: Terbiyesizlik etme öyle konuşulur mu hiç?...<br />
Gelinine: Oğlum öyle dediyse kesin bir sebebi vardır...<br />
...<br />
Damadına: Benim kızım her şeyin en iyisini bilir...<br />
Gelinine: Daha cahilsiniz tabii öğrenecek çok şeyiniz var...<br />
...<br />
Damadına: Biz kızımızın elini sıcak sudan soğuk suya sokmadık narindir kızımız...<br />
Gelinine: Ah ah bizim zamanımızda işler bu kadar az mıydı çamaşırı bile elimizde yıkardık şimdiki gençler çok rahat çoook...<br />
...<br />
Damadına: Bir kere de yemeği tuzlu yesen ne olur sanki?...<br />
Gelinine: Oğlum tuzu kaçmış yemeği yiyemez...<br />
...<br />
Damadına: Her sabah kahvaltı hazırlanmayabilir yorgunluk olur bir şey olur hoş görmek lazım...<br />
Gelinine: Biz seni boşuna mı aldık, kahvaltı ettirmeden koca evden gönderilir mi hiç?...<br />
...<br />
Damadına: Kızım akşama kadar koşturuyor çocuğun peşinde, akşamları bakacaksın tabii babası değil misin?...<br />
Gelinine: Erkekler eve yorgun gelir bizim zamanımızda kocalarımız eve gelmeden çocukları uyuturduk, gelince dinlensinler diye...<br />
...<br />
Damadına: Niye geç geliyorsun benim kızım yalnız kalsın diye mi verdim sana?...<br />
Gelinine: Bazı akşamlar çıkacaklar tabii hep evde olurlarsa canları sıkılır hoş görmek lazım...<br />
...<br />
Damadına: Hafta sonları niye çıkarmıyorsun hanımını çocuğunu evde otur otur hasta olacak kızım...<br />
Gelinine: Eee hafta içi çalışıyorlar yoruluyorlar tabii, pazar günü dinlenmek ister oğlum..</span></span>]]></content:encoded>
		</item>
	</channel>
</rss>