Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 2.5/5 - 2 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye
#2
RasitTunca-4 
Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye'deki Arapça ifadelerin Türkçe mealleri (anlamları)

Giriş (Eûzü-Besmele)
Eûzü billâhi mine’ş-şeytâni’r-racîm
Anlamı: Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım.
Bismillâhi’r-rahmâni’r-rahîm
Anlamı: Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla.

Hasbünallah
Hasbünallâhu ve ni’me’l-vekîl
Anlamı: Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.
Ni’me’l-Mevlâ ve ni’me’n-Nasîr
Anlamı: Ne güzel Mevlâ’dır, ne güzel Yardımcı’dır.
Ğufrâneke rabbenâ ve ileyke’l-masîr
Anlamı: Rabbimiz, affını dileriz; dönüş sanadır.

Meker (Tuzak)
Ve mekerû ve mekarallâhu, vallâhu hayru’l-mâkirîn
Anlamı: Onlar tuzak kurdular, Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

İhlas Suresi (1 defa anlamı)
Hüvellâhü ehad. Allâhussamed. Lem yelid ve lem yûled. Ve lem yekün lehû küfüven ehad.
Anlamı: O Allah birdir. Allah Samed’dir (her şey O’na muhtaçtır). Doğurmamış ve doğmamıştır. O’nun hiçbir dengi yoktur.

Fatiha Suresi (1 defa anlamı)
Elhamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn. Errahmânir’rahîm. Mâliki yevmiddîn. İyyâke na’budu ve iyyâke neste’în. İhdinessırâtel mustakîm. Sırâtellezîne en’amte aleyhim ğayrilmağdûbi aleyhim ve leddâllîn.
Anlamı: Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. O Rahman’dır, Rahim’dir. Ceza gününün malikidir. Yalnız sana kulluk eder, yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapmışların yoluna değil.

Felak Suresi (1 defa anlamı)
Eûzü birabbi’l-felak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikin izâ vekab. Ve min şerri’n-neffâsâti fi’l-ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.
Anlamı: Felak’ın Rabbine sığınırım. Yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğünde gecenin şerrinden, düğümlere üfürenlerin şerrinden, kıskandığında kıskanç kişinin şerrinden.

Nas Suresi (1 defa anlamı)
Eûzü birabbi’n-nâs. Meliki’n-nâs. İlâhi’n-nâs. Min şerri’l-vesvâsi’l-hannâs. Ellezi yüvesvisü fî sudûri’n-nâsi, mine’l-cinneti ve’n-nâs.
Anlamı: İnsanların Rabbine, insanların Meliki’ne (hükümdarına), insanların İlahı’na sığınırım. Sinsi vesvesecinin şerrinden; ki o, insanların göğüslerine vesvese verir, cinlerden ve insanlardandır.

Ayetel Kürsi (1 defa anlamı)
Allâhü lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûm. Lâ te’huzühu sinetün ve lâ nevm. Lehu mâ fi’s-semâvâti ve mâ fi’l-ard. Men zellezi yeşfeu indehu illâ bi iznih. Ya’lemü mâ beyne eydîhim ve mâ halfehüm. Ve lâ yuhîtûne bi şey’in min ilmihî illâ bimâ şâe. Vesia kürsiyyühü’s-semâvâti ve’l-ard. Ve lâ yeûdühü hıfzuhümâ. Ve hüve’l-aliyyü’l-azîm.
Anlamı: Allah, O’ndan başka ilah yoktur. O, diri ve her şeyi ayakta tutandır. O’nu uyuklama ve uyku tutmaz. Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O’nun izni olmadan yanında şefaat edecek kimdir? Önlerindekini ve arkalarındakini bilir. O’nun ilminden, dilediği kadarından başkasını kavrayamazlar. Kürsüsü gökleri ve yeri kapsar. Onları korumak O’na ağır gelmez. O, yücedir, büyüktür.

La Havle
Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm
Anlamı: Güç ve kuvvet ancak yüce ve büyük olan Allah’tandır.

Eûzü bi kelimâtillah
Eûzü bi kelimâtillâhi’t-tâmmâti min şerri mâ halak
Anlamı: Yarattığı şeylerin şerrinden, Allah’ın tam ve eksiksiz kelimelerine sığınırım.

Bismillâhillezî lâ yedurru
Bismillâhillezî lâ yedurru ma’asmihî şey’ün fi’l-ardı ve lâ fi’s-semâi ve hüve’s-semîu’l-alîm
Anlamı: İsmi anıldığında yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah’ın adıyla. O, işitendir, bilendir.

Estağfirullah
Estağfirullâhe’llezî lâ ilâhe illâ hüve’l-hayyü’l-kayyûmu ve etûbü ileyh
Anlamı: Kendisinden başka ilah olmayan, diri ve kayyum olan Allah’tan af diler ve O’na tövbe ederim.
Estağfirullâhe’l-azîme ve etûbü ileyh
Anlamı: Yüce Allah’tan af diler ve O’na tövbe ederim.

Vallâhu gâlibun
Vallâhu gâlibun alâ emrihî ve lâkinne eksere’n-nâsi lâ ya’lemûn
Anlamı: Allah, işinde galiptir (mutlak üstündür), fakat insanların çoğu bilmez.

Mâ terâ fî halkı’r-rahmân
Mâ terâ fî halkı’r-rahmâni min tefâvut, ferci’i’l-basara hel terâ min futûr. Summerci’i’l-basara kerreteyni yenkalib ileyke’l-basaru hâsien ve huve hasîr.
Anlamı: Rahman’ın yaratışında hiçbir uyumsuzluk göremezsin. Gözünü çevir, bir kusur görüyor musun? Sonra gözünü iki kere daha çevir; o göz, bitkin ve yorgun halde sana döner.

Ve in yekâdü’llezîne keferû
Ve in yekâdü’llezîne keferû le yuzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semiû’z-zikra ve yekûlûne innehu le mecnûn. Ve mâ huve illâ zikrun li’l-âlemîn.
Anlamı: İnkâr edenler, zikri işittiklerinde neredeyse gözleriyle seni yıkacaklar (kaydıracaklar) ve “O kesinlikle delidir” diyorlar. Oysa o (Kur’an), âlemler için ancak bir öğüttür.

Allâhümme innî es’elüke
Allâhümme innî es’elüke ilmen nâfian ve rızkan vâsian ve şifâen min külli dâin
Anlamı: Allah’ım, senden faydalı ilim, geniş rızık ve her hastalıktan şifa istiyorum.

Sübhanallahi velhamdü
Sübhanallâhi ve’l-hamdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm
Anlamı: Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim, hamd Allah’a mahsustur, Allah’tan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür. Güç ve kuvvet ancak yüce ve büyük olan Allah’tandır.

Lâ ilâhe illallahü vahdeh
Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh, lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü, yuhyî ve yümîtü ve hüve hayyün lâ yemûtü, biyedihi’l-hayr, ve hüve alâ külli şey’in kadîr
Anlamı: Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur. Diriltir ve öldürür. O, diridir, ölmez. Hayır O’nun elindedir. O, her şeye kadirdir.

Sübhanallahi ve bihamdih
Sübhânallâhi ve bihamdihî, Sübhânallâhi’l-azîm, Estağfirullah
Anlamı: Allah’ı hamd ile tenzih ederim. Yüce Allah’ı tenzih ederim. Allah’tan af dilerim.

Vağfu annâ
Vağfu annâ vağfirlenâ verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ ale’l-kavmi’l-kâfirîn
Anlamı: Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâ’mızsın, bizi kâfirler topluluğuna karşı zafere ulaştır.

Rabbenâ efriğ
Rabbenâ efriğ aleynâ sabran ve sebbit akdâmenâ vensurnâ ale’l-kavmi’l-kâfirîn
Anlamı: Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, ayaklarımızı sabit kıl ve bizi kâfir topluluğa karşı zafere ulaştır.

Allâhümme mâlike’l-mülk
Allahümme mâlike’l-mülki, tü’ti’l-mülke men teşâü, ve tenziu’l-mülke mimmen teşâü, ve tüızzü men teşâü, ve tüzillü men teşâü, bi yedike’l-hayr, inneke alâ külli şey’in kadîr. Tûlicü’l-leyle fi’n-nehâri, ve tûlicü’n-nehâra fi’l-leyli, ve tuhricü’l-hayye mine’l-meyyiti, ve tuhricü’l-meyyite mine’l-hayyi, ve terzüku men teşâü bi ğayri hisâb.
Anlamı: Allah’ım, mülkün sahibi sensin! Mülkü dilediğine verir, dilediğinden çekip alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini alçaltırsın. Hayır senin elindedir. Sen her şeye kadirsin. Geceyi gündüze sokar, gündüzü geceye sokarsın. Diriyi ölüden çıkarır, ölüyü diriden çıkarırsın. Dilediğini hesapsız rızıklandırırsın.

Kul lev kâne’l-bahru
Kul lev kâne’l-bahru midâden li kelimâti rabbî le nefide’l-bahru kable en tenfede kelimâtu rabbî ve lev ci’nâ bi mislihî mededâ
Anlamı: De ki: “Rabbimin kelimeleri için deniz mürekkep olsa, Rabbimin kelimeleri tükenmeden önce deniz tükenirdi, bir o kadarını daha getirsek bile.”

Sübhaneke ente’l-ilâh
Sübhaneke ente’l-ilâhu hayru’r-râzikîn
Anlamı: Sensin ilah, ne yücesin! Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.
İnnallâhe yerzuku men yeşâu bi ğayri hisâb
Anlamı: Şüphesiz Allah dilediğini hesapsız rızıklandırır.

Es’elüke yâ Rabbe’l-arş
Es’elüke yâ Rabbe’l-arşi’l-azîmi en yerzükanî rızkan halâlen tayyiben vesiân bi rahmetike yâ erhamer’râhimîn
Anlamı: Ey yüce Arş’ın Rabbi! Bana helal, temiz ve bol rızık vermeni senden diliyorum. Rahmetinle ey merhametlilerin en merhametlisi!

İnne’l-hasenât
İnne’l-hasenâti yüzhibne’s-seyyiât
Anlamı: İyilikler kötülükleri giderir.
Ve kul rabbi’rhamhumâ kemâ rabbeyânî sagîrâ
Anlamı: Ve de ki: “Rabbim, onlar beni küçükken nasıl şefkatle büyüttülerse, sen de onlara merhamet et.”

Rabbenâ lâ tüâhıznâ
Rabbenâ lâ tüâhıznâ in nesînâ ev ahta’nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehu alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tühammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih
Anlamı: Rabbimiz, unutur veya hata edersek bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır bir yük bize yükleme. Rabbimiz, gücümüzün yetmediğini bize taşıtma.

Feinne mea’l-usri yusrâ
Feinne mea’l-usri yusrâ, inne mea’l-usri yusrâ. Fe izâ feragte fensab. Ve ilâ rabbike fergab.
Anlamı: Artık zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Boş kaldığında hemen (ibadete) yorul ve yalnız Rabbine yönel.

Rabbenâ âtinâ
Rabbenâ âtinâ fi’d-dünyâ haseneten ve fi’l-âhireti haseneten ve gınâ azâbe’n-nâr.
Anlamı: Rabbimiz, bize dünyada iyilik, ahirette iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.

Rabbenâğfir lî
Rabbenâğfir lî ve li vâlideyye ve li’l-mü’minîne yevme yekûmü’l-hisâb
Anlamı: Rabbimiz, hesap günü beni, ana babamı ve tüm müminleri bağışla.

Rabbi edhılnî
Rabbi edhılnî mudhale sıdkın ve ahricnî muhrace sıdkın vec’al lî min ledunke sultânen nasîrâ
Anlamı: Rabbim, beni doğru bir girişle girdir, doğru bir çıkışla çıkar ve katından bana yardımcı bir güç ver.

Rabbişrah lî sadrî
Rabbişrah lî sadrî, ve yessir lî emrî, vahlul ukdeten min lisânî, yefkahû kavlî. Rabbi zidnî ilmen ve fehmen ve elhıknî bi’s-sâlihîn.
Anlamı: Rabbim, göğsümü aç, işimi bana kolaylaştır, dilimden düğümü çöz ki sözümü anlasınlar. Rabbim, ilmimi ve anlayışımı artır ve beni salihlerle birlikte kıl.

Salavat (Peygamber ve Mehdi için)
Allâhümme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed. Kemâ salleyte alâ seyyidinâ ibrâhîme ve alâ âli seyyidinâ ibrâhîme inneke hamîdun mecîd. Allâhümme bârik alâ seyyidinâ Muhammed...
Anlamı: Allah’ım, Muhammed’e ve âline rahmet et, İbrahim’e ve âline rahmet ettiğin gibi. Şüphesiz sen övgüye layık, şan ve şeref sahibisin. Allah’ım, Muhammed’i ve âlini mübarek kıl...
(Mehdi için aynı şekilde anlamı: “Allah’ım, Mehdi’ye ve âline rahmet et...”)

Hâ Mîm ve Feseyekfîke
Feseyekfîkehumullâhu ve hüve’s-semîu’l-alîm
Anlamı: Allah sana onlara karşı yeter. O, işitendir, bilendir.

Tecdid-i iman
Allâhümme innî ürîdü en üceddide li’l-îmâni ve’n-nikâhı tecdîden bi kavli lâ ilâhe illallâh Muhammedün resûlullah
Anlamı: Allah’ım, “Lâ ilâhe illallâh Muhammedün resûlullah” sözüyle imanımı ve nikâhımı (ahdimi) yenilemek istiyorum.

Radıytü billâhi Rabben
Radıytü billâhi Rabben, ve bi’l-İslâmi dînen, ve bi Muhammedin sallallâhü aleyhi ve selleme rasûlen ve nebiyyen
Anlamı: Rab olarak Allah’tan, din olarak İslam’dan, elçi ve peygamber olarak Muhammed’den (s.a.v.) razı oldum.

Yâ mukallibe’l-kulûb
Yâ mukallibe’l-kulûb, sebbit kulûbenâ alâ dînik
Anlamı: Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım! Kalplerimizi dinin üzere sabit kıl.

Hasbiyallah
Hasbiyallâhu tevekkeltü alallâh
Anlamı: Allah bana yeter, Allah’a tevekkül ettim.
Fe in tevellev fe kul hasbiyallâhü lâ ilâhe illâ hüve, aleyhi tevekkeltü ve hüve rabbü’l-arşi’l-azîm
Anlamı: Eğer yüz çevirirlerse de ki: “Allah bana yeter. O’ndan başka ilah yoktur. O’na tevekkül ettim. O, büyük Arş’ın Rabbidir.”

Âmener resûlü (Bakara 285-286)
Âmener resûlü bimâ ünzile ileyhi min rabbihî ve’l-mü’minûn...
Anlamı: Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de… (devamı yukarıda Rabbenâ lâ tüâhıznâ ile benzer, affı, bağışlanmayı ve yardımı içerir.)

Bakara Suresi 285-286. Ayetlerin Meali
285. Ayet:
"Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine iman ettiler ve şöyle dediler: 'O'nun peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affını dileriz; dönüş sanadır.'"
286. Ayet:
"Allah, hiçbir kimseye gücünün yeteceğinden başka sorumluluk yüklemez. Herkesin kazandığı (iyilik) lehine, yaptığı (kötülük) ise aleyhinedir. (Müminler şöyle dua ederler:) 'Ey Rabbimiz, unutur veya hata edersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır bir yükü bize yükleme. Ey Rabbimiz, gücümüzün yetmediğini bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâ’mızsın. Bizi kâfirler topluluğuna karşı zafere ulaştır.'"

İhdina’s-sırât
İhdina’s-sırâta’l-müstakîm. Sırâtallezîne en’amte aleyhim ğayri’l-mağdûbi aleyhim ve le’d-dâllîn. Âmîn.
Anlamı: Bizi doğru yola ilet. Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna; gazaba uğrayanların ve sapmışların yoluna değil. Âmîn.

Allah, Allah...
(66 defa çekilir, anlamı:)
Allah – En yüce varlığın özel ismi.

Dua ile bitiş
Rabbi inneke semîu’d-duâ
Anlamı: Rabbim, şüphesiz sen duayı işitensin.
Tekabbel minnâ inneke ente’s-semîu’l-alîm
Anlamı: Bizden kabul buyur, şüphesiz sen işitensin, bilensin.
Sadakallâhü’l-azîm
Anlamı: Yüce Allah doğru söyledi.
Vesselâmü ale’l-mürselîn, velhamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn
Anlamı: Gönderilen peygamberlere selam olsun. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.

Bu metin, Nakşibendî veya Râşidî geleneklerinde okunan uzun bir tesbih ve dua derlemesidir. Her bir cümle belirtilen defa tekrarlanarak okunur. Size sadece birer defa Türkçe mealini verdim.







Signing of RasitTunca
Kar©glan Başağaçlı Raşit Tunca
Smileys-2
Cevapla


Bu Konudaki Yorumlar
RE: Tesbihat-ı Selase Müselsilât-ı Râşidiye - Yazar: RasitTunca - 05-07-2026, 05:18 PM

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 2 Ziyaretçi